İdare Hukuku

Yürütmenin Durdurulması Nasıl İstenir? Telafisi Güç Zarar ve Açık Hukuka Aykırılık Şartları

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

İYUK m. 27’ye göre yürütmenin durdurulması için telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık şartları, savunma alınması ve gerekçe zorunluluğu.

Kısaca

  • İdari yargıda dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kural olarak durdurmaz (İYUK m. 27/1).
  • Yürütmenin durdurulması için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşmelidir.
  • Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve doğacak zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır.
  • Dilekçe ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa idarenin savunması alınmadan istem reddedilebilir.

İdari işlem hukuka aykırı bile olsa, dava açıldıktan sonra da uygulanmaya devam edebilir. Bir kamu görevlisinin başka bir yere atanması, bir yapının mühürlenmesi, bir ruhsatın iptali ya da bir yaptırım kararı, dava sonuçlanıncaya kadar hukuki ve fiili sonuçlar doğurur. Bu nedenle idari yargıda dava dilekçesiyle birlikte en çok başvurulan araçlardan biri yürütmenin durdurulması istemidir. Bu yazıda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi çerçevesinde, istemin şartlarını, usulünü ve sınırlarını anlatıyoruz.

Kural: Dava Açılması İşlemi Durdurmaz

İYUK m. 27/1’e göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Bu ilke, idari işlemlerin “yürütülebilirlik” niteliğinden gelir: idare, işlemini kendiliğinden ve mahkeme kararına gerek olmaksızın uygulayabilir. Dava süreci ise aylar hatta yıllar sürebildiğinden, bu sürede işlem uygulanır ve bazı sonuçlar geri döndürülemez hale gelebilir. Yürütmenin durdurulması kurumu, işte bu riski dengelemek için tanınmış geçici bir hukuki korumadır.

Birlikte Aranan İki Şart

Kanun, yürütmenin durdurulması kararı için iki şartı birlikte arar. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir (m. 27/2). Şartlardan yalnızca birinin gerçekleşmesi yeterli değildir. Mahkeme, işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünse bile, uygulanmasından telafisi güç bir zarar doğmayacağı kanaatindeyse durdurma isteminin reddine karar verebilir. Tersine, telafisi güç zarar bulunsa bile işlem “açıkça” hukuka aykırı değilse, yani hukuka aykırılık ancak ayrıntılı bir incelemeyle anlaşılabiliyorsa, istem yine kabul edilmez.

Telafisi Güç veya İmkânsız Zarar Ne Demektir?

Telafisi güç veya imkânsız zarar, işlem uygulandıktan sonra dava kazanılsa bile eski duruma dönmenin mümkün olmadığı ya da ancak büyük güçlükle mümkün olduğu zarardır. Yıkım kararının uygulanması, işyerinin kapatılması ve faaliyetin fiilen sona ermesi, kişinin ülkeden çıkarılması gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir. Salt parasal zararın sonradan tazmin edilebilecek olması, çoğu durumda telafisi güç zarar sayılmaz; ancak zararın niteliği, büyüklüğü ve geri döndürülemezliği somut olaya göre incelenir. Bu nedenle dilekçede “zarar doğar” demek yetmez; zararın ne olduğu, neden telafi edilemeyeceği ve işlemin uygulanmasıyla arasındaki ilişki açıklanmalı, mümkünse belgelerle desteklenmelidir.

Açıkça Hukuka Aykırılık

İdari işlemin hukuka aykırılığı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden ileri sürülebilir. Yürütmenin durdurulması için ise bu aykırılığın “açık” olması aranır. Yani aykırılık, ayrıntılı bir bilirkişi incelemesi veya delil değerlendirmesi olmadan, dosya içeriğinden ve mevzuattan görülebilmelidir. Örneğin yetkisiz bir makam tarafından tesis edilen işlem, hiçbir gerekçe içermeyen bir yaptırım kararı veya kanunda öngörülen zorunlu usul kurallarına uyulmadan yapılmış işlem, açık aykırılık örnekleri arasında sayılabilir. Buna karşılık maddi olayın tartışmalı olduğu, delillerin değerlendirilmesini gerektirdiği hallerde açık aykırılıktan söz etmek güçleşir.

Gerekçe Zorunluluğu

Kanun, yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğunun ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesini zorunlu tutar. Ayrıca sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez (m. 27/2). Bu düzenleme, kararların ayrıntılı gerekçelendirilmesini ve iki şartın somut olarak ortaya konulmasını amaçlar. Davacı açısından da dilekçenin bu iki başlığa göre yapılandırılması önemlidir.

Savunma Alınması ve Alınmadan Karar

Danıştay veya idari mahkemeler, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde ise, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da yürütme durdurulabilir. Kanun bu bağlamda kamu görevlilerinin atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelerine ilişkin işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden saymaz. Diğer yandan dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir (m. 27/3). Bu nedenle dilekçenin baştan iyi hazırlanması, istemin ilk incelemede reddedilmesi riskini azaltır.

İstemin Dilekçede Yapılması

Yürütmenin durdurulması istemi genellikle dava dilekçesinde, “yürütmenin durdurulması talebimiz vardır” şeklinde ayrı bir başlık altında yapılır. Dilekçede dava konusu işlem, işlemin tarihi ve tebliğ tarihi, hukuka aykırılık nedenleri ve uygulanması halinde doğacak zararlar açıkça yazılmalıdır. İşlem dosyasının ve ilgili belgelerin dilekçeye eklenmesi, mahkemenin ilk değerlendirmesini kolaylaştırır. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda kanun, savunma ve cevap sürelerinin kısaltılabilmesine ve tebliğin memur eliyle yapılmasına imkân tanır (m. 27/5).

Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilen Dosyalar

Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır (m. 27/8). Yürütmenin durdurulmasına dair kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır (m. 27/9). Kararın gereği idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilmelidir; idarenin kararı uygulamaması halinde tazminat sorumluluğu doğabilir. Kararlara karşı itiraz yolu ile ilgili ayrıntılar için yürütmenin durdurulması kararına itiraz yazısına bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • İki şartı ayrı ayrı açıklamamak, yalnızca “işlem hukuka aykırıdır” demekle yetinmek,
  • Telafisi güç zararı somutlaştırmamak, belge sunmamak,
  • Yürütmenin durdurulması isteminde bulunmadan işlemin kendiliğinden durduğunu sanmak,
  • İstemi dava açma süresi geçtikten sonra yapmak,
  • Kamu görevlisi atamalarında işlemin etkisinin tükendiğini varsaymak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işletmenin ruhsatı, kanunda öngörülen usule uyulmadan ve gerekçe gösterilmeden iptal edilir. İşletme sahibi altmış gün içinde dava açar ve dilekçesinde iptal işleminin yetki ve şekil yönünden açıkça hukuka aykırı olduğunu, faaliyet durdurulursa müşteri ve çalışan kaybının geri döndürülemeyeceğini belgeleriyle anlatarak yürütmenin durdurulmasını ister. Mahkeme, savunma süresi geçtikten sonra iki şartın birlikte gerçekleştiği kanaatine varırsa kararında gerekçesini yazarak işlemin yürütülmesini durdurur.

Sonuç

Yürütmenin durdurulması, idari yargıda dava sonuçlanıncaya kadar hakların korunmasını sağlayan önemli bir geçici korumadır; ancak telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte ve somut olarak ortaya konması gerekir. İdari işleminiz için dava ve yürütmeyi durdurma stratejisini birlikte planlamak isterseniz idare hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim bölümünden bizimle telefon veya mesajla görüşebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Dava açınca idari işlem kendiliğinden durur mu?

Hayır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. İşlemin uygulanmasının durması için ayrıca yürütmenin durdurulması isteminde bulunmak ve kanundaki şartların gerçekleştiğini göstermek gerekir.

Yürütmenin durdurulması için hangi şartlar aranır?

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte aranır. Şartlardan biri eksikse istem kabul edilmez.

İdarenin savunması alınmadan karar verilebilir mi?

Kural olarak idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde savunma alınmadan da durdurma kararı verilebilir; dilekçe ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa da savunma alınmadan ret kararı verilebilir.

Yürütmenin durdurulması istemi ne zaman yapılır?

Genellikle dava dilekçesinde ayrı bir başlık altında istenir. İstem, dava açıldıktan sonra da yapılabilir; ancak işlemin uygulanmasıyla doğacak zararın gecikmeksizin ileri sürülmesi önem taşır.

Dayanak mevzuat

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler