İdare Hukuku

Acele Kamulaştırmada El Koyma Kararına Karşı Hangi Yollara Başvurulur? (2942 sayılı Kanun m. 27)

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

Acele kamulaştırmada Cumhurbaşkanı kararı, yedi günlük mahkeme süreci, bedelin bankaya yatırılması ve idari işleme karşı iptal davası yolları.

Kısaca

  • Acele kamulaştırma, yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğe Cumhurbaşkanınca karar verilen hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda uygulanır (2942 sayılı Kanun m. 27).
  • Bu usulde kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanır; mahkeme yedi gün içinde değeri tespit ettirir ve idare bedeli bankaya yatırarak taşınmaza el koyar.
  • El koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir, devir ve temlik yasağı şerh edilir ve taşınmaz boşaltılır.
  • Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, tebligat veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde açılmalıdır (m. 14).

Kamulaştırma sürecinin en sert görünen türü acele kamulaştırmadır. Normal usulde satın alma görüşmeleri, bedel tespiti davası ve tescil aşamaları sırayla yürürken, acele usulde idare taşınmaza kısa sürede el koyar ve geriye kalan işlemleri sonradan tamamlar. Bu nedenle mal sahibi çoğu zaman “hakkım elimden alındı, ne yapabilirim?” sorusuyla karşı karşıya kalır. Bu yazıda acele kamulaştırmanın hukuki çerçevesini, el koyma kararının nasıl verildiğini ve mal sahibinin idari yargı yoluyla hangi imkânlara sahip olduğunu anlatıyoruz. Acele kamulaştırmanın genel tanımı için sitemizdeki acele kamulaştırma nedir yazısına da göz atabilirsiniz; burada asıl vurgumuz idari denetim ve dava yolları olacak.

Acele Kamulaştırmanın Yasal Dayanağı

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi acele kamulaştırmayı düzenler. Maddeye göre 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde ya da özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere işleme başlanabilir. Buradaki kilit kavram “Cumhurbaşkanınca karar alınması”dır. Yani acele kamulaştırma, idarenin kendi takdiriyle her projede başvurabileceği bir kısayol değildir; yetkili makamın ayrı bir kararına ve gerekçesine dayanmak zorundadır. Bu karar, idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir.

El Koyma Süreci Nasıl İşler?

Acele usulde ilgili idarenin istemi üzerine mahkeme, taşınmazın değerinin tespit edilmesi için yedi gün içinde işlem yapar. Kanun metnine göre değer, 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilir. İdare bu değeri, mal sahibi adına, 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırır ve bundan sonra taşınmaz mala el koyabilir. Yani el koymanın koşulu, önce tespit edilen bedelin bankaya yatırılmasıdır. 3. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen büyük projelerde taksitle ödeme söz konusuysa, yatırılacak miktar ödenecek ilk taksit bedelidir.

Mahkemenin verdiği el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20. madde uyarınca boşaltılır. Bu aşamadan sonra mal sahibinin taşınmaz üzerindeki fiili tasarruf imkânı fiilen sona erer; bu yüzden sürelerin doğru takip edilmesi çok önemlidir.

Bilirkişi Kurulu ve Değer Tespiti

Acele usulde bile değeri belirleyen bilirkişiler rastgele seçilmez. 15. madde gereğince mahkemelerce görevlendirilen bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir. Kamulaştırmaya konu yerin cins ve niteliğine göre en az üç kişilik bir bilirkişi kurulu oluşturulur ve bunlardan birinin taşınmaz geliştirme konusunda yüksek lisans veya doktora yapmış uzmanlar ya da gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi zorunludur. Bilirkişi kurulu değeri 11. ve 12. maddelerdeki ölçütlere göre tespit eder ve gerekçeli raporunu on beş gün içinde mahkemeye verir. Değer tespitinde, idare tarafından belgelerin mahkemeye verildiği gün esas alınır. Mal sahibi, tespit edilen değerin düşük olduğunu düşünüyorsa, bedel yönünden ilerleyen aşamada itiraz ve artırım imkânlarını kullanmalıdır; ayrıntılar için kamulaştırma bedeli tespiti ve artırım davası yazısı yararlıdır.

İdari Yargıda İptal Davası

Kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğu adli yargının değil idari yargının konusudur. 2942 sayılı Kanun m. 14’e göre kamulaştırmaya konu taşınmazın maliki, 10. madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, tebligat yapılamayanlar için mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açabilir. Aynı sürede maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açmak da mümkündür. İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür.

Acele kamulaştırmaya konu Cumhurbaşkanı kararı ya da özel kanun hükmü, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden denetlenir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 iptal davasının bu unsurlardan biri yönünden hukuka aykırılık iddiasına dayanabileceğini belirtir. Örneğin “acelelik” sebebinin somut olayda gerçekten var olup olmadığı, kararın gerekçesiz olup olmadığı veya taşınmazın kamulaştırma amacıyla bağlantısının bulunup bulunmadığı bu denetimin konusu olabilir. İdari yargı, yerindelik denetimi yapamaz; ancak hukuka uygunluk denetimi kapsamında sebep unsurunun gerçekliğini inceleyebilir.

Yürütmenin Durdurulması Talebi

Dava açılması, kural olarak dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz (İYUK m. 27/1). Ancak idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda mahkeme, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Acele kamulaştırmada taşınmazın boşaltılması ve yıkım gibi geri dönüşü zor sonuçlar doğabildiğinden, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebinin açıkça ve gerekçeli biçimde ileri sürülmesi önem taşır. Bu tür istemler için aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez (m. 27/10); bu yüzden ilk talebin iyi hazırlanması gerekir.

Sürelerin Takibi ve Tebligat Sorunları

Otuz günlük dava süresi hak düşürücü niteliktedir; kaçırılan süre nedeniyle dava süreden reddedilir. Süre, mahkemece yapılan tebligat günü veya ilan tarihinden başlar. Mal sahibine meşruhatlı davetiyede bulunması gereken unsurlar 10. maddede sayılmıştır: taşınmazın bilgileri, malik adı, kamulaştırmayı yapan idarenin adı, dava açma süresi, husumetin kime yöneltileceği ve bedel savunmaları için tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yazılı bildirim gerekliliği. Bu unsurlardan birinin eksik veya hatalı olması hak kayıplarını önlemek için önemlidir. Nitekim kanun, husumetin tebligat ve ilan belgelerinde açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmişse, gerçek hasma tebligat yapılarak davaya devam olunmasını öngörür.

Ortak Maliklerin Konumu

İştirak halinde veya müşterek mülkiyette paydaşların tek başına dava hakkı vardır (m. 14). Yani miras yoluyla birden çok kişiye geçmiş bir taşınmazda, paydaşlardan her biri diğerlerinin katılımını beklemeden iptal davası açabilir. Ancak dava sonucunda verilen karar, hukuki sonuçları bakımından taşınmaz bütününü etkileyeceğinden paydaşların birlikte hareket etmesi çoğu zaman daha sağlıklıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Otuz günlük dava süresini “bedel davası” süresiyle karıştırmak,
  • Tebligatı almadığı için sürenin işlemediğini varsaymak,
  • İdari yargıda iptal davası açmadan yalnızca bedel itirazıyla yetinmek,
  • Yürütmenin durdurulması talebini gerekçesiz bırakmak,
  • El koyma sonrası taşınmazdaki eşya ve tesisatların tespitini yaptırmamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tarla maliki, Cumhurbaşkanı kararıyla acele kamulaştırma kapsamına alındığını mahkeme tebligatıyla öğrenir. Bilirkişilerce belirlenen bedel bankaya yatırılır ve mahkeme el koyma kararı verir. Malik, tebligat tarihinden itibaren otuz gün dolmadan idare mahkemesinde iptal davası açar; dilekçede acelelik sebebinin somut olayda gerçekleşmediğini, taşınmazın projenin güzergâhı dışında kaldığını ileri sürer ve yürütmenin durdurulmasını ister. Süre kaçırılmadığı için dava esastan incelenir.

Sonuç

Acele kamulaştırma, idareye hız kazandırır; fakat mal sahibinin dava ve bedel haklarını ortadan kaldırmaz. Sürelerin doğru takip edilmesi, tebligat unsurlarının incelenmesi ve dava yolunun zamanında seçilmesi belirleyicidir. Kamulaştırma tebligatı almış veya el koyma kararıyla karşılaşmışsanız, dosyanızı idare hukuku kapsamında birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Acele kamulaştırma hangi hallerde yapılabilir?

2942 sayılı Kanun m. 27’ye göre yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğe Cumhurbaşkanınca karar alınan hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmazlar için başvurulur. Sıradan bir kamu projesi tek başına acele kamulaştırma sebebi sayılmaz; gerekçenin Cumhurbaşkanı kararı veya özel kanun hükmüyle desteklenmesi gerekir.

Acele kamulaştırmada bedel önceden ödenir mi?

Evet. Mahkemece yedi gün içinde 10. madde esaslarına göre bilirkişilerce tespit ettirilen değer, idare tarafından mal sahibi adına davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılır ve bundan sonra taşınmaza el konulabilir. Bedele itiraz hakkı ise kural olarak devam eder.

El koymaya karşı dava açılabilir mi?

Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, maddi hatalara karşı ise adli yargıda düzeltim davası açılabilir. Bu davalar için kanun otuz günlük süre öngörür; sürenin başlangıcı mahkemece yapılan tebligat veya ilan tarihidir. Yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülebilir.

El koyma sonrası taşınmaz ne zaman boşaltılır?

El koyma kararından sonra taşınmaz mal, 2942 sayılı Kanun m. 20 uyarınca boşaltılır. Bu aşamada işlemin dayandığı idari kararın hukuka uygunluğu konusundaki uyuşmazlıklar idari yargıda ayrı bir dava konusudur.

Dayanak mevzuat

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 10, 14, 15, 20, 27
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 7, 27
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler