Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin bağlayıcılığı, icra edilebilirlik şerhi, ilam niteliği ve dava açma yasağı bu yazıda anlatılıyor.
Kısaca
- Arabuluculukta varılan anlaşmanın kapsamını taraflar serbestçe belirler ve belge taraflarca imzalanır.
- Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi, tarafların talebiyle sulh hukuk mahkemesinden istenebilir.
- İcra edilebilirlik şerhi verilen anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir.
- Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma, bazı hallerde şerhe gerek kalmadan ilam niteliğinde sayılır.
- Anlaşma sağlanan hususlar hakkında taraflarca ayrıca dava açılamaz.
Arabuluculuk sürecinin başarıyla sonuçlanması, taraflar arasında bir anlaşma belgesinin imzalanmasıyla mümkün olur. Bu yazıda bu belgenin hukuki bağlayıcılığını, icra edilebilirlik şerhinin işlevini ve sonuçlarını inceliyoruz.
Arabuluculuğun Sona Ermesi ve Tutanak Düzenlenmesi
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 17. maddesine göre arabuluculuk faaliyeti, tarafların anlaşmaya varması, arabulucunun sürecin devamının gereksiz olduğunu tespit etmesi, taraflardan birinin süreçten çekildiğini bildirmesi veya uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespiti gibi hallerde sona erer. Sürecin nasıl sonuçlandığı bir tutanakla belgelendirilir; bu belge arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Taraflarca imzalanmazsa, sebebi belirtilerek yalnızca arabulucu tarafından imzalanır.
Anlaşmanın Kapsamının Taraflarca Belirlenmesi
Kanun’un 18. maddesi, arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamının taraflarca serbestçe belirlendiğini düzenler. Bu, tarafların yalnızca dava konusu alacakla sınırlı kalmayıp, aralarındaki diğer hususları da (örneğin çalışma belgesi verilmesi, referans yazısı, gizlilik taahhüdü gibi) anlaşma kapsamına dahil edebileceği anlamına gelir. Anlaşma belgesi düzenlendiğinde, bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.
İcra Edilebilirlik Şerhi
Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa bu şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden; davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulmuşsa davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır; yani mahkeme kararı gibi doğrudan icra takibine konu edilebilir, ayrıca bir dava açılmasına gerek kalmaz.
İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi çekişmesiz yargı işi olup inceleme dosya üzerinden yapılır; incelemenin kapsamı, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Aile hukukuna ilişkin arabuluculuğa elverişli uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı yapılır; iş hukuku alacaklarında ise kural olarak dosya üzerinden inceleme yapılır.
Şerhe Gerek Kalmadan İlam Niteliği Kazanan Haller
Kanunun 2017 değişikliğiyle eklenen düzenlemeye göre, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge aynı sonucu doğurur. Bu düzenleme, tarafların avukatları aracılığıyla imzaladıkları anlaşmaların, ayrıca mahkemeye başvurmaya gerek kalmadan doğrudan icraya konulabilmesini sağlayarak süreci hızlandırmayı amaçlar.
Anlaşılan Hususlarda Yeniden Dava Açma Yasağı
Kanun’un 18. maddesinin beşinci fıkrası, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını düzenler. Bu hüküm, anlaşmanın kesin ve nihai bir uyuşmazlık çözümü sağladığını, tarafların aynı konuyu tekrar yargıya taşıyamayacağını güvence altına alır. Bu nedenle anlaşma imzalanmadan önce içeriğin dikkatle değerlendirilmesi büyük önem taşır; imzalandıktan sonra “aslında daha fazlasını isteseydim” şeklinde bir itiraz kural olarak dinlenmez.
İşçilik Alacaklarında Anlaşmanın Özellikleri
İş hukuku uyuşmazlıklarında (kıdem tazminatı, işe iade gibi) arabuluculukla varılan anlaşmalar, işçinin kanundan doğan asgari haklarından (örneğin kıdem tazminatının tamamen feragat edilmesi) makul bir karşılık olmaksızın vazgeçmesi sonucunu doğurmamalıdır; ancak somut ve karşılıklı tavizlere dayanan anlaşmalar (taksitli ödeme, kısmi feragat karşılığında hızlı tahsil gibi) geçerli kabul edilir. İşe iade anlaşmalarında işe başlama tarihi, ücret ve tazminat miktarlarının anlaşma tutanağında açıkça belirtilmesi kanunen aranır.
Anlaşmanın İptali veya Geçersizliği İddiası
Anlaşma belgesinin geçerliliği, ancak irade fesadı (hata, hile, tehdit) veya temsil yetkisi eksikliği gibi genel hukuki sebeplerle tartışma konusu yapılabilir; salt “pişman oldum” gerekçesiyle anlaşmanın iptali istenemez. Bu nedenle anlaşma imzalanmadan önce tüm şartların dikkatle müzakere edilmesi ve gerekiyorsa hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir işçi ile işveren, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı konusunda arabulucu huzurunda anlaşmaya varır; anlaşma belgesi taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından imzalanır. İşveren anlaşılan tutarı ödemezse, işçi ayrıca dava açmasına gerek kalmadan bu belgeyi doğrudan icra takibine koyabilir; zira belge, avukatlarca da imzalandığından ilam niteliğinde belge sayılır.
Kısmi Anlaşma Halleri
Taraflar, arabuluculuk sürecinde uyuşmazlık konusu alacakların bir kısmında anlaşıp diğer kısmında anlaşamayabilir. Bu durumda kısmi anlaşma tutanağa geçirilir ve anlaşılan kısım için yukarıda anlatılan bağlayıcılık kuralları geçerli olurken, anlaşılamayan kısım için dava açma yolu açık kalır. Kısmi anlaşmaların tutanakta net biçimde ayrıştırılması, sonraki dava sürecinde hangi kalemlerin dava konusu edilebileceğinin belirlenmesi açısından önemlidir.
Pratik Öneriler
- Arabuluculukta anlaşmaya varmadan önce, anlaşma metninde yer alan her bir kalemi (miktar, ödeme tarihi, ödeme şekli) dikkatle kontrol edin.
- Anlaşma belgesinin avukatlarca da imzalanmasını sağlayarak icra edilebilirlik şerhine gerek kalmadan ilam niteliği kazanmasını tercih edebilirsiniz.
- Ödeme yapılmazsa, elinizdeki anlaşma belgesiyle vakit kaybetmeden icra takibi başlatın.
Anlaşma Sonrası Vergisel ve Sigortasal Bildirim
İşveren, arabuluculukta anlaşılan tutarları öderken, bu ödemelerin niteliğine göre (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı) doğru vergi ve sigorta prim kesintilerini uygulamalıdır; anlaşma tutanağında yalnızca toplam bir rakam belirtilmesi, sonradan bu ayrımın yapılmasını zorlaştırabileceğinden, kalemlerin ayrı ayrı belirtilmesi önerilir.
Anlaşmanın Üçüncü Kişilere Etkisi
Arabuluculukta varılan anlaşma, kural olarak yalnızca sürece taraf olanları bağlar; anlaşmaya taraf olmayan üçüncü kişilerin hakları bu anlaşmadan etkilenmez. Örneğin bir alt işverenlik ilişkisinde yalnızca işçi ile alt işveren arasında anlaşma sağlanmışsa, asıl işverenin müteselsil sorumluluğu bu anlaşmayla otomatik olarak sona ermez; asıl işverenin de sürece dahil edilmesi veya ayrıca ibra edilmesi gerekir.
Sonuç
Arabuluculukta varılan anlaşma, doğru şekilde düzenlendiğinde mahkeme kararına yakın bir bağlayıcılık ve icra edilebilirlik kazanır. Anlaşma öncesi şartların dikkatle değerlendirilmesi, sonradan geri dönüşü olmayan bir taahhüde girilmesini önler. Sürecinizin doğru yönetilmesi için iş hukuku hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Arabuluculukta imzalanan anlaşma otomatik olarak icra edilebilir mi?
Hayır, kural olarak taraflardan birinin icra edilebilirlik şerhi talep etmesi gerekir; bu şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden (dava açılmadan önce başvurulmuşsa) veya davanın görüldüğü mahkemeden (dava sırasında başvurulmuşsa) talep edilir. Şerh verilen anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icra takibine konulabilir.
Şerh almadan da ilam niteliği kazanan anlaşmalar var mıdır?
Evet. Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller dışında, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge, şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
Anlaşılan konularda daha sonra dava açılabilir mi?
Hayır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca ayrıca dava açılamaz; bu, anlaşmanın uyuşmazlığı kesin olarak sonlandırdığını gösterir.
Anlaşma belgesi imzalanmazsa ne olur?
Anlaşma belgesi taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır; bu durumda belge tarafları bağlayan bir anlaşma niteliği taşımaz, sürecin sonuçsuz kaldığını gösteren bir tutanak işlevi görür.
Dayanak mevzuat
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18
İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.