Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Bağışlama Sözleşmesinin Şekli ve Türleri

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Bağışlama sözü verme hangi şekle tabidir, elden bağışlama nasıl kurulur? TBK m. 285-294 çerçevesinde bağışlamanın türleri anlatılıyor.

Kısaca

  • Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir; ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi bağışlama sayılmaz (TBK m. 285).
  • Bağışlama sözü verme, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; taşınmaz bağışlama sözü verme ise resmî şekle tabidir (TBK m. 288).
  • Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle, herhangi bir şekil şartı aranmaksızın kurulur (TBK m. 289).
  • Bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan ancak ağır kusuruyla sebep olmuşsa bağışlanana karşı sorumludur (TBK m. 294).

Bir kişiye karşılıksız bir kazandırmada bulunmak, yani bir malı veya hakkı hediye etmek, hukuken “bağışlama sözleşmesi” olarak nitelendirilir. Bu sözleşme türü, özellikle şekil şartları bakımından, satış veya kira gibi karşılıklı edimli sözleşmelerden farklı ve daha sıkı kurallara tabidir.

Bağışlama Sözleşmesinin Tanımı

TBK m. 285/1’e göre bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Kanun, bağışlama kavramının kapsamını da netleştirir: henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek veya bir mirası reddetmek bağışlama değildir; ahlaki bir ödevin (örneğin bir yakınına yardım etme ödevinin) yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz.

Bağışlama Ehliyeti

TBK m. 286/1’e göre fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere bağışlama yapabilir. İlginç bir koruma hükmü de öngörülmüştür: bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonucunda bağışlayanın savurganlığı yüzünden kısıtlanmasına karar verilirse, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir. TBK m. 287’ye göre fiil ehliyeti bulunmayan bir kişi ayırt etme gücüne sahipse bağışlamayı kabul edebilir; ancak yasal temsilcisi bu kabulü yasaklarsa veya geri verilmesini emrederse, bağışlama ortadan kalkar.

Bağışlama Sözü Vermenin Şekli

Bağışlama hukukunun en kritik kuralı, TBK m. 288’de yer alan şekil şartıdır: bağışlama sözü vermenin geçerliliği, bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği ise, ancak resmî şekilde (tapu sicil müdürlüğünde) yapılmış olmasına bağlıdır.

Kanun, bu şekil şartına uyulmadığında ilginç bir dönüşüm de öngörür: şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından fiilen yerine getirildiğinde, elden bağışlama hükmündedir. Ancak geçerliliği resmî şekle bağlanmış olan (taşınmaz) bağışlamalarda bu dönüşüm hükmü uygulanmaz; yani resmî şekle uyulmadan yapılan bir taşınmaz bağışlaması, fiilen yerine getirilse bile geçersizliğini korur.

Elden Bağışlama

TBK m. 289’a göre elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur. Bu, günlük hayatta en sık karşılaşılan bağışlama türüdür (bir hediyenin doğrudan verilmesi gibi) ve herhangi bir yazılı şekil şartına tabi değildir; teslim işlemi, sözleşmenin kurulması için yeterlidir.

Koşullu ve Yüklemeli Bağışlama

TBK m. 290’a göre bağışlama bir koşula bağlanarak yapılabilir; yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamada, vasiyete ilişkin hükümler uygulanır. TBK m. 291’e göre bağışlayan, bağışlamasına yüklemeler (belirli bir edimin yerine getirilmesi şartı) koyabilir ve sözleşme gereğince bağışlanan tarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir. Kamu yararına konulmuş bir yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra ilgili kamu kurumuna geçer. Bağışlama konusunun değeri yüklemenin masraflarını karşılamıyorsa ve aşan kısım kendisine ödenmezse, bağışlanan yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir.

Bağışlayana Dönme Koşullu Bağışlama

TBK m. 292’ye göre bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi durumunda bağışlama konusunun kendisine dönmesi koşulunu koyabilir. Bağışlama konusu bir taşınmaza veya taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ilişkinse, bu dönme koşulu tapu siciline şerh verilerek üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hâle getirilebilir.

Bağışlama Önerisinin Geri Alınması

TBK m. 293’e göre bir kimse başkasına bağışlamayı önerdiği bir malı, başka mallarından fiilen ayırmış olsa bile, bağışlananın kabulüne kadar bağışlama önerisini geri alabilir. Bu, henüz kabul edilmemiş bir bağışlama önerisinin, diğer sözleşme önerilerinde olduğu gibi tek taraflı olarak geri alınabileceğini gösterir.

Bağışlayanın Sorumluluğu

TBK m. 294’e göre bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan bu zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça, bağışlanana karşı sorumlu değildir. Bu, bağışlamanın karşılıksız niteliğinin doğal bir sonucudur; bağışlayandan, satıcıdan beklenen düzeyde bir özen ve garanti beklenmez. Ancak bağışlayan, bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse, bu garantiyle sorumlu tutulur.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir kişi, yakınına sözlü olarak bir taşınmazını bağışlayacağını vaat eder, ancak resmî şekilde bir işlem yapmaz. Bağışlayan daha sonra fikrini değiştirir. Bağışlanan, sözlü vaade dayanarak taşınmazın devrini talep eder. TBK m. 288/2 uyarınca taşınmaz bağışlaması resmî şekle tabi olduğundan, sözlü vaat geçersizdir ve bağışlayanı bağlamaz.

Bağışlama ile Diğer Karşılıksız Kazandırmaların Farkı

Bağışlama, her karşılıksız kazandırmayı kapsamaz. TBK m. 285/2-3’te açıkça belirtildiği gibi, henüz edinilmemiş bir haktan feragat etmek, bir mirası reddetmek veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi bağışlama sayılmaz. Bu ayrım önemlidir; çünkü bağışlama sayılmayan bu işlemler, bağışlamaya özgü şekil şartlarına ve geri alma sebeplerine tabi değildir. Örneğin bir kişinin, ahlaki bir yükümlülük hissiyle yakınına yaptığı bir yardım, sonradan bağışlamanın geri alınması hükümlerine göre geri istenemez.

Bağışlamanın Vergisel Boyutu

Bağışlama işlemleri, hukuki geçerlilik şartlarının yanı sıra, veraset ve intikal vergisi mevzuatı çerçevesinde vergisel yükümlülükler de doğurabilir. Özellikle önemli değerdeki taşınır ve taşınmaz bağışlamalarında, ilgili vergi dairesine bildirim ve vergi ödeme yükümlülüğünün ayrıca değerlendirilmesi gerekir; bu yükümlülüğün ihmal edilmesi, bağışlamanın hukuki geçerliliğini etkilemese de idari ve mali sonuçlar doğurabilir.

Bağışlama Sözü Verme ile Elden Bağışlamanın Karıştırılmaması

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hata, ileride yapılacağı sözü verilen bir bağışlamanın (bağışlama vaadi) elden bağışlama gibi şekilsiz kabul edilmesidir; oysa bağışlama vaadi yazılı şekle tabidir ve bu şekle uyulmadan yapılan vaat geçersizdir. Bağışlayanın “ileride sana bu evi vereceğim” şeklindeki sözlü beyanı, hukuken bağlayıcı bir bağışlama vaadi oluşturmaz; bu nedenle ciddi bağışlama niyetlerinin yazılı olarak ve mümkünse noter huzurunda belgelenmesi önerilir.

Sonuç

Bağışlama sözleşmesi, karşılıksız nitelik taşımasına rağmen, özellikle taşınmaz bağışlamalarında ve bağışlama vaadinde sıkı şekil şartlarına tabidir. Bu şartların bilinmemesi, hem bağışlayanın hem bağışlananın hiç beklemediği ciddi hukuki sonuçlarla karşılaşmasına yol açabilir. Bağışlama ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarınızda borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Sözlü olarak yapılan bir bağışlama vaadi geçerli midir?

Hayır. TBK m. 288/1’e göre bağışlama sözü vermenin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Taşınmaz bağışlanacaksa, resmî şekilde (tapuda) yapılması gerekir.

Elimdeki bir eşyayı hediye etmek için yazılı sözleşme gerekir mi?

Hayır. TBK m. 289’a göre elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur; herhangi bir yazılı şekil şartı aranmaz. Şekle uyulmadan yapılan bir bağışlama sözü, bağışlayan tarafından fiilen yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmüne dönüşür (TBK m. 288/3).

Bağışladığım mala koşul koyabilir miyim?

Evet, TBK m. 290’a göre bağışlama bir koşula bağlanarak yapılabilir. Ayrıca TBK m. 291’e göre bağışlayan, bağışlanana yüklemeler de koyabilir ve bunların yerine getirilmesini isteyebilir.

Bağışladığım eşyanın ayıplı çıkması hâlinde sorumlu olur muyum?

Kural olarak hayır. TBK m. 294/1’e göre bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan bu zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça bağışlanana karşı sorumlu değildir. Ancak bağışlayan, bağışlanan şey hakkında ayrıca garanti sözü vermişse, bununla sorumlu olur.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 285-294
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler