Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Beş Yıllık Zamanaşımına Tabi Alacaklar: Kira, Ücret, Konaklama ve Eser Sözleşmesi Alacakları

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

Borçlar Kanunu m. 147’ye göre kira, ücret, faiz, konaklama, yeme içme, küçük sanat işleri ve vekâlet alacakları için beş yıllık zamanaşımı ve süre değiştirme yasağı.

Kısaca

  • Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; ancak kanun bazı alacaklar için beş yıllık kısa zamanaşımı öngörür (TBK m. 146-147).
  • Beş yıllık zamanaşımı kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimlere, konaklama ve yeme içme bedellerine, küçük sanat işlerine ve perakende satışlara ve ortaklık, vekâlet, komisyon, acentalık, simsarlık ve eser sözleşmesi alacaklarına uygulanır.
  • Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez (TBK m. 148).
  • Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.

Alacak hakkı sonsuza dek bekleyemez; borçlu için belirsizlik yaratmamak adına kanun, alacakların dava veya takip yoluyla istenebileceği süreyi sınırlar. Bu süreye zamanaşımı denir. Türk Borçlar Kanunu genel süre olarak on yıl öngörür; ancak birçok günlük alacak (kira, ücret, faiz, konaklama gibi) için beş yıllık kısa süre uygulanır. Hangi alacağın hangi süreye tabi olduğunu bilmeyen alacaklı, hakkını farkında olmadan kaybedebilir. Bu yazıda beş yıllık zamanaşımına tabi alacakları, sürenin nasıl işlediğini ve ihtiyat için nelerin yapılabileceğini anlatıyoruz.

Genel Kural: On Yıl

TBK m. 146’ya göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Örneğin satış sözleşmesinden doğan bedel alacağı, ödünç alacağı veya haksız fiil dışındaki genel borç ilişkileri kural olarak on yıl içinde dava edilebilir. Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu (istenebilir hale geldiği) tarihten başlar. Bu genel kural, özel süre öngören haller dışında uygulanır. Zamanaşımı sürelerinin genel çerçevesi için zamanaşımı süreleri ve hesaplanması yazısına bakabilirsiniz.

Beş Yıllık Zamanaşımına Tabi Alacaklar

TBK m. 147’ye göre şu alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

  1. Dönemsel edimler: Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.
  2. Konaklama ve yeme içme: Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.
  3. Küçük sanat işleri ve perakende satış: Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.
  4. Ortaklık ilişkileri: Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki alacaklar; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri ve denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.
  5. Vekâlet, komisyon, acentalık ve simsarlık: Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden ve ticari simsarlık ücreti alacağı dışında simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.
  6. Eser sözleşmesi: Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

Bu liste sınırlıdır; sayılmayan alacaklar genel on yıllık süreye tabidir. Uygulamada kira ve ücret alacakları en sık karşılaşılan beş yıllık alacaklardır.

Kira ve Ücret Alacaklarında Süre

Kira bedelleri beş yıllık zamanaşımına tabidir ve her kira dönemi için süre o dönemin ödeme tarihinden itibaren ayrı ayrı işler. Örneğin 2021 yılının Ocak ayı kirası için süre 2026 yılının Ocak ayına kadar işler; sonrasında bu alacak zamanaşımına uğrar. İşçilik ücretleri de benzer şekilde beş yıllık süreye tabidir; ancak iş hukukunda ayrıca özel düzenlemeler vardır. Ayrıntı için kira alacağının zamanaşımı süresi ve ücret alacağı davası ve zamanaşımı yazılarına bakabilirsiniz.

Süreler Sözleşmeyle Değiştirilemez

TBK m. 148’e göre bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez. Yani kira sözleşmesine “kira alacağı iki yıl içinde zamanaşımına uğrar” gibi bir hüküm konulması geçersizdir. Aynı şekilde süreyi uzatan hükümler de geçersizdir. Bu düzenleme, zamanaşımının kamu düzenine ilişkin bir kurum olduğunu ve tarafların iradesiyle serbestçe belirlenemeyeceğini gösterir. Ancak borçlu, zamanaşımına uğramış borcu ödemekte serbesttir; ödeme yapılmışsa geri istenemez.

Zamanaşımının Ileri Sürülmesi

TBK m. 161’e göre zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Zamanaşımı hak düşürücü sürelerden farklı olarak, borçlunun defi olarak ileri sürmesine bağlıdır. Borçlu dava dilekçesine cevapta zamanaşımı def’ini ileri sürmelidir; süresinde ileri sürmezse mahkeme zamanaşımını dikkate almadan alacağa karar verebilir. Zamanaşımı def’i, yargılamanın her aşamasında değil, kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; ancak yargı uygulamasında bazı esneklikler bulunabilir. Ayrıntı için zamanaşımı defi nasıl ileri sürülür yazısına bakabilirsiniz.

Zamanaşımının Kesilmesi ve Durması

Zamanaşımı bazı işlemlerle kesilir ve yeniden başlar: borçlunun borcu kabul etmesi, faiz ödemesi, kısmi ödeme yapması, rehin veya kefil verme gibi hareketler ile alacaklının dava veya takip yapması, def’i yoluyla ileri sürmesi, iflas masasına başvurması gibi işlemler. Zamanaşımı ayrıca bazı hallerde durur: alacaklı ile borçlu arasında evlilik ilişkisi devam ederken, çocuk ile ana baba arasında velayet süresince vb. Ayrıntı için zamanaşımının kesilmesi ve durması yazısına bakabilirsiniz. Kesilme halinde süre baştan işlemeye başlar; bu nedenle alacaklı, beş yıllık süreyi kaçırmak üzereyken takip veya dava yoluyla süreyi kesebilir.

İcra Takibi ve Zamanaşımı

Alacaklının icra takibi başlatması zamanaşımını keser. Ödeme emrine itiraz edilse bile, alacaklı itirazın iptali davası açarak süreyi koruyabilir. İcra takibi sırasında borçlunun mal beyanı vermesi, haciz uygulanması veya borcun kısmen ödenmesi de zamanaşımını keser. Bu nedenle beş yıllık alacaklarda süre dolmadan icra takibi başlatmak yaygın bir korunma yoludur. Ayrıntı için icra takibinde zamanaşımı ve yenileme emri yazısına bakabilirsiniz.

Zamanaşımına Uğramış Borcun Ödenmesi

Zamanaşımına uğramış borç ortadan kalkmaz; yalnızca dava edilemez hale gelir (eksik borç). Borçlu bu borcu bilerek ödemişse geri isteme hakkı yoktur. Borçlu ödeme sözü verirse veya borcu kabul ederse zamanaşımı def’inden vazgeçme sonucu doğabilir; ancak zamanaşımı gerçekleştikten sonra yapılan kabul ve vazgeçme geçerli olur, önceden vazgeçme ise geçersizdir. Bu ayrım, borçlunun haklarını korumak için önemlidir.

Alacaklı İçin Pratik Öneriler

  • Alacağın hangi zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirleyin.
  • Beş yıllık alacaklarda her dönem için ayrı süre işlediğini unutmayın.
  • Süre dolmadan icra takibi veya dava başlatın.
  • Borçlunun borcu kabul eden yazışmalarını saklayın; bunlar zamanaşımını keser.
  • Alacaklarınızı düzenli takip listesine alın.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kira ve ücret alacaklarının on yıl süreyle istenebileceğini sanmak,
  • Sözleşmeye kısa veya uzun süre yazıp geçerli olacağını düşünmek,
  • Zamanaşımı def’ini cevap dilekçesinde ileri sürmemek,
  • Ödeme emri gönderip takibi bırakmak ve süreyi kaçırmak,
  • Her dönemin ayrı süre işlediğini bilmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir ev sahibi, kiracıdan 2019-2022 yılları arasında biriken kira alacaklarını 2026 yılında dava eder. Beş yıllık zamanaşımı nedeniyle 2019 ve 2020 yıllarına ait kira alacakları zamanaşımına uğramıştır; kiracı zamanaşımı def’ini ileri sürerse mahkeme bu dönemleri reddeder. Ev sahibi daha önce icra takibi başlatmış olsaydı süre kesilmiş ve alacak korunmuş olurdu.

Sonuç

Kira, ücret, faiz, konaklama, vekâlet ve eser gibi alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir; bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez ve hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Alacaklı, süre dolmadan takip veya dava yoluyla hakkını korumalıdır. Alacağınızın zamanaşımı durumunu değerlendirmek için borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kira alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Kira bedelleri Türk Borçlar Kanunu m. 147 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Her kira dönemi için süre o dönemin muacceliyetinden itibaren ayrı işler. Bu nedenle kira alacağı için beş yıl geçmeden takip veya dava yoluyla süreyi kesmek gerekir.

Zamanaşımı süresi sözleşmeyle değiştirilebilir mi?

Hayır. Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez. Sözleşmeye konulan kısaltma veya uzatma hükümleri geçersizdir.

Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden inceler mi?

Hayır. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmesi gerekir; süresinde ileri sürülmezse alacak zamanaşımına uğramış olsa da mahkeme talebi kabul edebilir.

Ticari alacaklar beş yıllık zamanaşımına mı tabi?

Ticari alacakların zamanaşımı alacağın türüne göre belirlenir. Kanunda sayılan beş yıllık alacak kalemleri (kira, ücret, faiz, vekâlet, komisyon gibi) için beş yıl; diğer alacaklar için genel süre olan on yıl uygulanır. Bazı ticari senetlerde ise özel kısa süreler vardır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146-149, 161
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler