Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmış Ebeveyn Çocuğun Tedavi Masraflarına Nasıl Katılır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşandıktan sonra çocuğun olağanüstü sağlık giderlerini iki ebeveyn gücü oranında karşılar. Masrafın nafakaya yansıması, artırım talebi ve belgeler.

Kısaca

  • Çocuğun bakım ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır; velayeti olmayan ebeveyn de gücü oranında katılır (TMK m. 327, 182/3).
  • Nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçlarına ve ebeveynlerin ödeme gücüne göre belirlenir; sürekli tedavi gideri bu hesabın içine girer (TMK m. 330).
  • Durum değişmişse, örneğin çocuk yeni ve sürekli bir tedavi gerektiriyorsa nafaka miktarının yeniden belirlenmesi istenebilir (TMK m. 331).
  • Tek seferlik büyük masrafların paylaşımı için anlaşma, protokol maddesi ya da mahkeme yolu kullanılır; ödemeleri belgelemek önemlidir.

Çocuk hastalandığında ya da uzun süreli bir tedavi gerektirdiğinde masrafın kimin üzerinde kalacağı, boşanmış ebeveynler arasında hızla gerilim yaratır. Hukuki cevap şudur: Çocuğun bakım ve korunması için gerekli giderler ana ve babanın ortak sorumluluğundadır. Velayeti kullanmayan ebeveyn de çocuğun giderlerine gücü oranında katılır. Masrafın paylaşımının biçimi ise kararın içeriğine, protokole ve tedavinin süresine göre değişir.

Kanunun temel ilkesi: giderler ana ve babaya aittir

Türk Medeni Kanunu’nun 327. maddesi, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağını söyler. “Korunması” ifadesi sağlık harcamalarını da içine alacak biçimde anlaşılabilir. Boşanma, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. TMK m. 182/3, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğunu özellikle belirtir. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.

Bu iki hükmün ortak anlamı şudur: Çocuğun tedavisi bir ebeveynin “tercihi” olarak görülmez; çocuğun ihtiyacıdır ve iki ebeveynin gücü ölçüsünde karşılanır. “Gücü oranında” ifadesi eşit bölüşümü zorunlu kılmaz. Geliri yüksek olan ebeveynin payı da yüksek olabilir.

Olağan sağlık gideri ile olağanüstü tedavi gideri

Çocuğun günlük sağlık gideri, örneğin bir ateş nedeniyle doktora gitmek, basit ilaçlar, aşılar ve rutin kontroller, çocuk nafakasının kapsamında düşünülür. Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır (TMK m. 330). Bu kalemler nafakanın belirlenmesinde çocuğun ihtiyaçları arasında düşünülür.

Olağanüstü sağlık giderleri ise farklı bir kategoridir. Bir ameliyat, uzun süreli bir hastane yatışı, özel bir tedavi yöntemi, sürekli kullanılan pahalı ilaçlar, diş ortodontisi gibi masraflar nafaka içinde doğal olarak karşılanamayacak boyutta olabilir. Kanunda bu giderler için ayrı bir madde yoktur; çözüm, genel ilkelerin nasıl uygulandığına bağlıdır. Tek seferlik masraflar için ebeveynlerin anlaşması, sürekli masraflar için nafakanın yeniden belirlenmesi en pratik yollardır.

Sürekli tedavi gerekiyorsa nafaka artırılabilir mi?

TMK m. 331’e göre durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Çocuğun kronik bir hastalık nedeniyle düzenli ilaç ya da seans ihtiyacı doğmuşsa, bu durum nafaka kararı verildiği sırada mevcut olmayan yeni bir ihtiyaçtır. Mahkeme çocuğun yeni ihtiyaç tutarını, ebeveynlerin gelirini ve yaşam giderlerini yeniden değerlendirir.

Artırım talebinde dosyaya sunulacak belgeler önemlidir: hekim raporu, tedavi planı, ilaç reçeteleri, hastane faturaları, sağlık kurulu raporu varsa o ve ödeme dekontları. Çocuğun gideri sigorta tarafından ne ölçüde karşılanıyor, karşılanmayan kısım ne kadar, bunlar da gösterilmelidir. Artırım talebinin süreci için çocuk nafakasının artırımı makalesine bakabilirsiniz. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m. 329).

Tek seferlik büyük masraflarda hangi yol izlenir?

Ameliyat gibi tek seferlik masraflar nafaka artırımıyla çözülemeyebilir; çünkü artırım ileriye dönük bir düzenlemedir. Bu durumda önce diğer ebeveynle masrafın paylaşımı konusunda yazılı bir anlaşma yapmak en kısa yoldur. Masraf öncesinde teklif almak, hastane maliyet tablosunu paylaşmak ve payların oranını netleştirmek ileride çıkacak uyuşmazlıkları azaltır.

Anlaşma olmazsa, mevcut nafaka kararının ve protokolün nasıl yazıldığına bakılır. Karar ya da protokol eğitim ve sağlık giderlerine katılımı düzenliyorsa, o hükme dayanılır. Düzenleme yoksa, geçmişe dönük masrafın hangi hukuki yolla ve hangi kapsamda istenebileceği dosyanın ayrıntılarına bağlıdır; bu konuda kesin bir kural olarak sunmak doğru olmaz. Bu nedenle masrafı yapmadan önce durumu bir hukuki değerlendirmeden geçirmek, sonradan tahsil sorunu yaşamamak için yararlıdır.

Masraf paylaşımında hâkim hangi bilgilere bakar?

Tedavi masrafıyla ilgili bir uyuşmazlık mahkemeye geldiğinde hâkimin değerlendirmesinde şu üç soru öne çıkabilir. Birincisi, tedavi çocuğun sağlığı için gerçekten gerekli mi? Hekim raporu, tedavi planı ve gerekirse sağlık kurulu görüşü bu soruyu cevaplar. Estetik ya da erteleyebilecek bir işlem ile hayati ya da gelişimi etkileyen bir tedavi aynı ağırlıkta değerlendirilmeyebilir. İkincisi, masraf makul mü? Aynı tedavi için birden fazla kurumdan fiyat bilgisi almak, masrafın makul olduğunu göstermeye yardım eder. Üçüncüsü, ebeveynlerin ödeme gücü nedir? Gelir belgeleri, borçlar ve bakmakla yükümlü olunan diğer kişiler bu değerlendirmenin parçasıdır.

TMK m. 330 nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirlerinin de göz önünde bulundurulacağını söyler. Çocuğun kendi adına bir geliri ya da malvarlığı varsa bu veri de hesaba katılır. Hâkimin bu üç soruya verdiği cevap, katılım payını ve nafakanın yeniden belirlenip belirlenmeyeceğini şekillendirir.

Diğer ebeveyn masrafa itiraz ederse

Masrafa itiraz eden ebeveynin ileri sürdüğü gerekçeler genellikle üç grupta toplanır: tedavinin gerekli olmadığı, masrafın fazla olduğu ya da kendi ödeme gücünün yetmediği. Her gerekçenin karşılığı belge ile verilir. Tedavinin gerekliliği hekim raporuyla, masrafın makul olduğu fiyat tekliflerinin karşılaştırılmasıyla, ödeme gücü ise gelir belgeleriyle ortaya konur.

Karşı çıkış çocuğun tedaviye ulaşmasını geciktiriyorsa süreyi kaybetmemek önemlidir. Acil olmayan ama zaman kaybına tahammülü az olan tedavilerde hızlı bir yazılı anlaşma teklifi göndermek, hem çocuğun sağlığını korur hem de ileride dosyada iyi niyetinizi gösterir. Tedavinin kimin onayıyla yapıldığı konusu ise ayrıca tartışılabilir; bu konuda çocuğun sağlık kararları yazısındaki ilkeler geçerlidir.

Çocuk ergin olunca sağlık giderleri nasıl ele alınır?

TMK m. 328’e göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Bu hüküm sağlık giderleri için ayrıca bir kural koymaz; ergin çocuğun tedavi masrafları, bakım yükümlülüğünün kapsamı ve çocuğun kendi geliri üzerinden değerlendirilir. Ergin çocuğun kendi adına nafaka isteyip isteyemeyeceği konusu ergin çocuk nafakayı kendisi ister mi yazısında anlatılmıştır.

Çocuğun malvarlığından masraf karşılanabilir mi?

TMK m. 327’nin ikinci fıkrası istisnai bir yol tanır: Ana ve baba yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar harcayabilirler. Çocuğun tedavisi için çocuğun adına bir birikim ya da miras kalan bir varlık varsa bu fıkra gündeme gelebilir. Ancak bu yol hâkim iznine bağlıdır ve ebeveynin kendi sorumluluğunu çocuğun malvarlığına yüklemesi anlamına gelmez.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Gül ile Murat boşanmış ve dokuz yaşındaki çocuğun velayeti Gül’de. Çocuğa ortodonti tedavisi öneriliyor ve toplam maliyet birkaç ayrı ödeme hâlinde yapılacak. Murat’ın geliri Gül’ünkinden yüksek. Gül, Murat’a tedavi planını ve maliyet tablosunu gönderiyor ve masrafın paylaşılmasını istiyor.

Murat’ın itirazı yoksa taraflar, yazılı bir mesajla masrafın hangi oranda paylaşılacağını belirleyebilir. İtiraz ederse Gül önce mevcut nafaka kararında sağlık giderlerine ilişkin bir hüküm olup olmadığına bakmalıdır. Hüküm yoksa, tedavinin süreklilik göstermesi nedeniyle nafaka artırımı yolu değerlendirilebilir. Mahkemenin tedaviyi “gerekli” bulup bulmayacağı, hekim raporlarına ve çocuğun yararına bakılarak belirlenir; sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, masrafı yaptıktan sonra diğer ebeveyne bildirmektir. Ödemeden önce plan, hekim görüşü ve maliyet bilgisi paylaşılırsa, diğer ebeveynin katkı sağlama ihtimali artar.

İkinci hata, ödemeleri belgelememektir. Fatura, dekont ve hekim raporları saklanmalıdır; nakit ödemelerde makbuz alınmalıdır.

Üçüncü hata, sağlık güvencesini göz ardı etmektir. Çocuğun hangi sigorta kapsamında olduğu, tedavinin ne kadarının karşılandığı ve geri kalan miktar öğrenilmeden yapılan talep eksik kalır. Konuyu çocuğun sağlık güvencesi yazısında ayrıca ele aldık.

Dördüncü hata, tedavi kararını diğer ebeveyn yokmuş gibi almak ve ardından masrafı talep etmektir. Karar yetkisi velayet sahibinde olsa bile, masrafa katılım istiyorsanız süreci diğer ebeveynle paylaşmanız dava hâlinde iyi niyetinizi göstermeye yardımcı olabilir. Tedavi kararının kimde olduğunu çocuğun ameliyat ve tedavi izni yazısında anlattık.

Beşinci hata, protokole belirsiz bir ifade yazmaktır. “Sağlık giderlerini birlikte karşılarlar” gibi bir cümle, hangi gider kalemlerinin ve hangi oranın kastedildiğini belirtmez. Protokolde iştirak nafakası maddesi yazısı, çocukla ilgili protokol maddelerinin nasıl yazılacağını anlatır.

Nafaka ile tedavi masrafı arasındaki sınır

Hangi giderin nafakanın içinde sayılacağı, kararın ve hâkimin değerlendirmesinin konusudur. Nafaka çocuğun genel ihtiyaçlarını karşılamak için belirlenmişse, ayrıca büyük bir tedavi masrafının getireceği yük nafakanın kapsamını aşabilir. İştirak nafakasının ne olduğunu ve nasıl belirlendiğini iştirak nafakası nedir makalesinde bulabilirsiniz.

Kendi dosyanızda neye bakmalısınız?

Önce mahkeme kararındaki nafaka hükmüne ve protokol varsa sağlık giderlerine ilişkin maddeye bakın. Ardından tedavinin tek seferlik mi, sürekli mi olduğunu ayırın. Hekim raporu, maliyet tablosu ve sigorta kapsamını bir araya getirin. Bu bilgilerle hem diğer ebeveynle yapılacak görüşme hem de gerekirse açılacak dava daha net ilerler.

Çocuğunuzun tedavi masraflarının paylaşımı konusunda bir sorun yaşıyorsanız, telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, aile hukuku alanındaki çalışmalar hakkında bilgi alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuğun tedavi masrafını eski eşimden isteyebilir miyim?

Çocuğun bakım ve korunması için gerekli giderler her iki ebeveynin sorumluluğundadır. Velayeti sizde ise, diğer ebeveynin gücü oranında katılması gerekir. Hangi yolla ve ne kadar isteyeceğiniz, mevcut nafaka kararına, protokole ve masrafın niteliğine göre değişir.

Nafakaya ek olarak tedavi masrafı da ödenir mi?

Nafaka çocuğun genel bakım ihtiyacını karşılar. Olağanüstü ya da sürekli bir tedavi gideri yeni bir ihtiyaç doğuruyorsa nafakanın artırılması istenebilir. Bu talep, durumun değiştiği iddiasına dayanır ve mahkeme tarafların gelir durumunu birlikte değerlendirir.

Sağlık sigortası varsa masrafın tamamı karşılanır mı?

Sigorta kapsamı tedavinin türüne ve kurumuna göre değişir. Karşılanmayan kısım için ebeveynlerin sorumluluğu devam eder. Çocuğun sağlık güvencesinin hangi ebeveynden yürüdüğünü ayrıca kontrol etmek gerekir.

Anlaşmalı boşanma protokolüne tedavi masrafı yazılabilir mi?

Evet, taraflar çocuğun olağanüstü sağlık giderlerini hangi oranda paylaşacaklarını protokole yazabilir. Maddenin açık ve ölçülebilir olması gerekir. Hâkim, protokolü çocuğun yararına uygunluğu bakımından denetler.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 327, 328, 329, 330, 331
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler