Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Sonrası Çocuğun Sağlık Güvencesi Hangi Ebeveynin Üzerinden Devam Eder?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanma sonrası çocuğun sigortası velayete bağlı değildir; çocuk, sigortalı ebeveynin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır. Şartları ve değişiklik yollarını öğrenin.

Kısaca

  • 5510 sayılı Kanun m. 3’e göre çocuk, on sekiz yaşına kadar (lise ve dengi öğrenimde yirmi, yükseköğrenimde yirmi beş) evli olmadığı sürece sigortalı ebeveynin bakmakla yükümlü olduğu kişidir.
  • Kanun, çocuğun sağlık güvencesini velayetin kime verildiğine bağlamaz; ölçüt ebeveynin sigortalılığı ve çocuğun yaş-öğrenim-medeni durumudur.
  • On sekiz yaş altı çocuklar için sağlık hizmetinden yararlanmada prim gün sayısı şartı aranmaz.
  • Velayeti bulunmayan ebeveyn, TMK m. 182 gereği çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır; sağlık giderlerinin bu katılımın kapsamına nasıl gireceği somut dosyada değerlendirilir.

Çocuğun sağlık güvencesi, boşanma kararıyla kendiliğinden değişmez ve kanunda velayetin kime verildiğine bağlanmaz. 5510 sayılı Kanun’a göre ölçüt, çocuğun genel sağlık sigortalısı bir ebeveynin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılıp sayılmayacağıdır; bu da çocuğun yaşına, öğrenim durumuna, evli olup olmamasına ve kendi sigortalılığı bulunup bulunmamasına bakılarak belirlenir. Dolayısıyla velayeti anneye verilen çocuk, sigortalı baba üzerinden yararlanmaya devam edebilir; tersi de geçerlidir.

Kanun çocuğu nasıl tanımlıyor?

5510 sayılı Kanun m. 3, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişiyi sayarken çocuğu şöyle tarif eder: on sekiz yaşını, lise ve dengi öğrenim veya mesleki eğitim görmesi hâlinde yirmi yaşını, yükseköğrenim görmesi hâlinde yirmi beş yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocuklar. Bunun yanında yaşına bakılmaksızın malul olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklar da kapsamdadır. Her iki durumda çocuğun kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması aranır.

Metinde “velayet” kavramı geçmez. Çocuğun hangi ebeveynin yanında yaşadığı, hangisinin velayeti kullandığı bu tanımda ölçüt değildir. Bu, pratikte önemli bir rahatlıktır: boşanma kararında velayetin kime verildiği, sigortanın devamını doğrudan etkilemez. Velayetin kime verileceğini belirleyen etkenleri velayet kime verilir yazısında ele aldık; sağlık güvencesi o tartışmadan ayrı yürür.

Çocuk için ayrı bir başvuru gerekir mi?

Genel sağlık sigortalısı sayılan ebeveynin çocukları için kanun ayrıca bir kolaylık getirmiştir. m. 61’in ikinci fıkrasına göre, m. 60 gereği genel sağlık sigortalısı sayılanların çocukları, ana ya da babanın tescil edilmiş olmasına bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın on sekiz yaşını dolduruncaya kadar genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. Yani on sekiz yaşına kadar çocuk için ayrı başvuru yapmak zorunlu değildir.

Boşanma sonrası çocuğun bakımını üstlenen ebeveyn için pratik sorun genellikle kayıtlardır. Çocuğun hangi ebeveynin sigorta kaydında göründüğünü ve Kurum sistemindeki adres ile hane bilgilerini kontrol etmek faydalıdır. Nüfus kayıtlarının güncellenmesi için boşanma kararının nüfus kaydına işlenmesi yazısına bakabilirsiniz.

İki ebeveyn de sigortalıysa hangisi esas alınır?

Bu soruya kanun metni açık bir seçim kuralı koymaz. Ebeveynlerin ikisi de çalışıyor ve sigortalıysa, çocuğun bakmakla yükümlü olunan kişi olarak hangi ebeveynin üzerinden kaydedileceğini belirleyen ayrı bir hüküm kanun metninde yer almaz. Kayıt değişikliği isteniyorsa bunun usulünü ve güncel uygulamayı Sosyal Güvenlik Kurumundan öğrenmek gerekir.

Prim şartı çocuk için aranır mı?

Hayır. 5510 sayılı Kanun m. 67, sağlık hizmetlerinden yararlanmak için otuz günlük prim ödeme gün sayısı arayan genel kuralı koyar; fakat on sekiz yaşını doldurmamış kişileri bu şarttan ayrık tutar. Ayrıca tıbben başkasının bakımına muhtaç kişiler, acil haller, trafik kazası ve iş kazası halleri de aynı muafiyet içindedir. Dolayısıyla ebeveynin prim günü eksik olsa bile, on sekiz yaşından küçük bir çocuk tedavi alabilir. Bu, boşanma sonrası ebeveynin işini kaybettiği ya da sigortasının kesildiği hâllerde önemli bir güvence sağlar.

Çocuk reşit olduktan sonra durum değişir mi?

Ana-baba bakım borcu, TMK m. 328 gereği çocuğun ergin olmasına kadar sürer. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Sigorta bakımından ise tanımdaki yaş sınırı ayrı işler: yirmi yaşına kadar lise ve dengi öğrenim, yirmi beş yaşına kadar yükseköğrenim. Çocuk bu sınırları aştığında ya da evlendiğinde veya kendi adına sigortalı olduğunda bakmakla yükümlü olunan kişi sayılmaktan çıkar.

Mezun olan çocuklar için de kanunda bir geçiş düzenlenmiştir: lise ve dengi öğrenimden mezun olanlar yirmi, yükseköğrenimden mezun olanlar yirmi beş yaşını geçmemek şartıyla, mezuniyeti izleyen günden itibaren iki yıl süreyle, prim borçlarına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olunan veya hak sahibi kişi sayılarak sağlık hizmetinden yararlandırılır (m. 67). Bunun şartı, çocuğun bakmakla yükümlü olunan kişi olmak ya da m. 60/1-g kapsamında bulunmak dışında başka bir sıfatla genel sağlık sigortalısı olmamasıdır. Üniversite okuyan çocuk için nafaka tartışması ayrıdır; bunu üniversite okuyan çocuk için nafaka yazısında anlattık.

Sigorta devam etse bile tedavi kararını kim verir?

Sigorta güvencesi ile çocuğun tedavisine ilişkin karar verme yetkisi farklı konulardır. Sigorta, giderin kimin tarafından karşılanacağını etkiler; tedavinin yapılıp yapılmayacağı ise velayetten doğan yetkilerle ilgilidir. Medeni Kanun’a göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada ise velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Velayeti kullanan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m. 339). Çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimini sağlamak ve korumak da ana ve babanın görevidir (TMK m. 340).

Velayeti kullanmayan ebeveyn, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir ve çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararı bu ilişkinin düzenlenmesinde esas tutulur (TMK m. 182). Pratikte sık yaşanan sorun, önemli bir tedavi ya da ameliyat için diğer ebeveynin onayının gerekip gerekmediğidir. Bu soru kanundaki yetki paylaşımına ve olayın niteliğine bağlıdır; ayrı bir değerlendirme gerektirir. Bu konuyu boşanma davası sürerken çocuğun eğitim ve sağlık kararlarını kim verir yazısında işledik.

Sigortanın kesilmesi çocuğun tedavisini engeller mi?

Eski eşin işini kaybetmesi, sigortasının kesilmesi ya da sigorta primlerinin ödenmemesi, kural olarak çocuğun tedavisini engellemez. On sekiz yaşından küçük çocuklar için sağlık hizmetinden yararlanmada prim gün şartı aranmadığı gibi (m. 67), çocuk ebeveynlerden birinin sigortasından çıksa bile, diğer ebeveynin sigortası üzerinden kayıt yapılabilir. Diğer ebeveyn sigortalıysa çocuk tanım gereği onun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılabilir; ilk iş, çocuğun güncel sigorta durumunu Kurumdan öğrenmektir. Ebeveynlerden hiçbiri sigortalı değilse, çocuğun durumu m. 60’taki diğer bentlere göre değerlendirilir. Kanun, örneğin genel sağlık sigortalılığı ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi bulunmayan on sekiz yaşından küçük Türk vatandaşı çocukları ve ana ve babası olmayan on sekiz yaş altı çocukları ayrıca sayar (m. 60/1-c-1 ve c-7).

Sağlık giderleri nafakaya dahil mi?

Sigorta güvencesi sağlık hizmetinin büyük kısmını kapsasa da katılım payı, sigorta dışı tedavi, ilaç, gözlük ve benzeri giderler çıkabilir. Kanun, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağını söyler (TMK m. 327). Velayeti kullanmayan eş de çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182). Nafaka miktarı ise çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir; çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur (TMK m. 330).

Kanun nafaka kalemlerini tek tek saymaz. Bu yüzden olağan sağlık harcamalarının iştirak nafakası içinde mi, yoksa ayrıca mı isteneceği somut dosyaya bağlıdır. İştirak nafakasının temelini iştirak nafakası nedir yazısında bulabilirsiniz. Nafaka belirlendikten sonra durum değişirse, hâkim istem üzerine miktarı yeniden belirler veya kaldırır (TMK m. 331).

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Boşanma sonrası velayet anneye verilmiş, anne çalışmıyor. Baba ise sigortalı çalışıyor ve çocuk onun bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak kayıtlı. Kanun metni, bu durumda çocuğun sağlık güvencesinin velayete göre değişmeyeceğini gösterir. Anne de sonradan işe girerse, çocuğun hangi ebeveynin üzerinden kayıtlı kalacağı konusunda kanun metninde seçim kuralı olmadığı için Kuruma başvurmak gerekir. Baba işini kaybederse, çocuk on sekiz yaşından küçük olduğu için prim gün şartı olmadan tedavi alabilir. Bu örnekte hiçbir tutar ya da sonuç tahmini yapılmamıştır.

Sık yapılan hatalar

  1. Çocuğun sigortasının velayete göre değiştiğini sanıp gereksiz işlem yapmak.
  2. Çocuğun yaş ve öğrenim sınırlarını takip etmemek.
  3. Çocuk malulse, malullüğün tespitine ilişkin Kurum işlemini yaptırmamak.
  4. Tedavi giderlerini ortak karşılama konusunda yazılı kayıt tutmamak.
  5. Boşanma protokolünde sağlık harcamalarına dair hiçbir madde yazmamak.

Protokolde çocukla ilgili maddeler için anlaşmalı boşanma protokolü yazısına bakabilirsiniz.

Dosyanız için yol haritası

Önce çocuğun mevcut sigorta kaydını öğrenin. Sonra ebeveynlerin sigorta durumunu karşılaştırın. Ardından çocuğun yaşı ve öğrenim durumuna göre kapsamda kalıp kalmayacağını hesaplayın. Dosyanızdaki ayrıntıları anlatmak için bizi telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler bulunuyor. Boşanmanın çocuklara ilişkin diğer yönleri için aile hukuku sayfamıza bakabilirsiniz. Kendi durumunuzdaki sonuç, belgelerinize ve kayıtlarınıza göre değişir.

Sık sorulan sorular

Boşanınca çocuğun sigortası otomatik olarak değişir mi?

Hayır. Çocuğun sağlık güvencesi, ebeveynlerin boşanmasıyla kendiliğinden değişmez; 5510 sayılı Kanun’daki bakmakla yükümlü olunan kişi tanımı çocuğun yaşına, evli olmamasına ve kendi sigortalılığına bakar. Velayetin kime verildiği bu tanımın unsuru değildir.

Velayet bende ama sigortalı olan eski eşimdir. Çocuk onun sigortasında kalabilir mi?

Evet. Çocuk, genel sağlık sigortalısı olan ebeveynin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılabilir. Bunun için çocuğun yaş, öğrenim ve medeni durumu kanundaki şartlara uygun olmalıdır.

İki ebeveyn de sigortalıysa çocuk hangisinin üzerinden yararlanır?

Mevcut kanun metninde, ebeveynlerin ikisi de sigortalı olduğunda hangisinin üzerinden kayıt yapılacağını belirleyen bir seçim kuralı yer almaz. Kayıt usulü için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurup güncel uygulamayı öğrenmek gerekir.

Çocuğun tedavi gideri için eski eşimden pay isteyebilir miyim?

Velayeti kullanmayan eş, TMK m. 182 gereği çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Sağlık giderleri çocuğun bakım ve korunması giderleri içinde değerlendirilebilir; ayrıntısı nafaka davasında belirlenir.

Çocuk on sekiz yaşını doldurunca sigorta güvencesi biter mi?

Kural olarak on sekiz yaş sınırı vardır; lise ve dengi öğrenimde yirmiye, yükseköğrenimde yirmi beşe çıkar. Çocuk malulse yaşa bakılmaksızın, evli olmaması ve kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmamış olması koşuluyla kapsamda kalır.

Dayanak mevzuat

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 3, 60, 61, 67
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 327, 328, 330, 331, 336, 339, 340
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler