Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Yargıtay Bozmasına Mahkeme Uymak Zorunda mı? Direnme Kararı

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanma davasında Yargıtay bozmasına mahkeme uyabilir ya da direnebilir. Direnme kararının ne olduğunu ve Hukuk Genel Kurulu’na giden süreci öğrenin.

Kısaca

  • Bozmaya uyma, mahkemenin Yargıtay’ın bozma gerekçesini benimseyip yeni kararı ona göre vermesidir; direnme ise önceki kararda ısrar etmesidir.
  • Bölge adliye mahkemesi, tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozmaya uyup uymayacağına karar verir.
  • Direnme kararı temyiz edilirse inceleme, kararına direnilen daire tarafından yapılır; daire direnmeyi yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilir.
  • Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği karara uymak zorunludur; bu noktada ihtilaf kanunun öngördüğü yolla sonlanır.

Yargıtay dosyayı bozduğunda mahkeme bu kararı kayıtsız şartsız uygulamak zorunda değildir. Kanun iki yol tanır: bozmaya uymak ya da önceki kararda direnmek. Uyma hâlinde dosya, Yargıtay’ın gösterdiği hata giderilerek yeniden karara bağlanır. Direnme hâlinde ise mahkeme, bozma kararına rağmen kendi kararında ısrar eder ve bu kez uyuşmazlığı Yargıtay’ın kendi içindeki bir mekanizma çözer. Bu iki kavramı doğru anlamak, bozma sonrası dosyanızın nasıl ilerleyeceğini önceden görmenizi sağlar.

Bozmaya Uyma Nedir?

Bozmaya uymak, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararındaki gerekçeyi benimseyip yeniden vereceği kararda ona uygun davranmasıdır. Mahkeme yeniden delil toplayabilir, eksik araştırmayı tamamlayabilir ya da hukuki değerlendirmesini düzeltebilir. Verilen yeni karara bozmaya uygun karar denir. Bozmaya uygun karar verilirse, bu karara karşı yeniden temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m. 373/4).

Tek başına “bozmaya uygun” olması, kararın doğru olduğu anlamına gelmez. Karşı taraf ya da siz yeni kararda başka bir hukuka aykırılık görüyorsanız temyiz yolu açıktır. Temyiz süresi kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 361/1); kesin süreyi kararın tebliğ evrakından kontrol edin. Temyiz dilekçesinde bozmaya uygun olarak verilen yeni kararın hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı gösterilir (HMK m. 364/2).

Mahkeme Uymaya Nasıl Karar Verir?

Bölge adliye mahkemesi, istinaf aşamasında HMK m. 344 uyarınca peşin alınmış gideri kullanarak kendiliğinden tarafları duruşmaya davet eder; dinledikten sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyup uymayacağına karar verir (HMK m. 373/3). Bu kural önemli, çünkü bölge adliye mahkemesinin uyma ya da direnme kararı tarafları dinlemeden verilmez. Davetiye aldıysanız duruşmaya katılmak, bozma gerekçesine karşı ya da lehe görüşlerinizi sunma fırsatıdır.

Kanun metni bu duruşmayı bölge adliye mahkemesi için açıkça düzenler. Dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde ise mahkeme bozma gerekçesi doğrultusunda yargılamayı sürdürür ya da önceki kararında ısrar eder; ısrar hâlinde ortaya çıkan karar direnme kararıdır (HMK m. 373/5). Hangi mahkemenin hangi usulle karar verdiği, kararın dayanağını ve temyiz yolunu belirlediği için kararın başlığına ve gerekçesine dikkat etmek gerekir.

Direnme Kararı Nedir ve Neden Verilir?

Direnme, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uymayıp önceki kararında ısrar etmesidir. İlk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi, Yargıtay’ın hukuki değerlendirmesini yerinde bulmayabilir ve kendi gerekçesinde diretebilir. Direnme bir keyfilik değil, hukuki değerlendirme farkıdır; mahkeme direnme kararında bunun gerekçesini yazar. Örneğin bir boşanma sebebinin şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda iki farklı hukuki yorum varsa, mahkeme önceki yorumunda kalabilir.

Direnme bir sonraki aşamayı doğurur. Direnme kararı temyiz edildiğinde inceleme, kararına direnilen daire tarafından yapılır ve direnme kararı öncelikle incelenir. Daire direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; yani kendi bozma kararından döner. Görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderir (HMK m. 373/5).

Hukuk Genel Kurulu’nun rolü

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, direnme kararı üzerine daire ile alt mahkeme arasında çıkan ihtilafta kanunun son söz merci olarak gösterdiği kuruldur. Dairenin direnme kararını yerinde görmeyip dosyayı Genel Kurul’a göndermesi, kanunun öngördüğü bir yoldur. Genel Kurul’un verdiği karara uymak zorunludur (HMK m. 373/7). Yani uyuşmazlık bu noktada kesin bir sonuca bağlanır; mahkeme artık yeniden direnemez.

Bozmaya Uyulduktan Sonra Yeniden Bozulursa

Kanun ayrı bir ihtimali de düzenler: davanın esastan reddi ya da kabulünü içeren bozmaya uyularak yeni bir karar verilmişse ve bu yeni karar önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulursa, bu ikinci bozma üzerine alt mahkemenin vereceği kararın temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca yapılır (HMK m. 373/6). Bu hâlde son sözü Hukuk Genel Kurulu söyler.

Bu hüküm doğrudan boşanma dosyalarına özgü değildir; bütün hukuk davaları için geçerlidir. Boşanma dosyasında bu ifadenin nafaka, tazminat gibi kalemleri nasıl kapsadığı somut dosyaya göre değerlendirilir.

Uyma ve Direnme Arasındaki Farkı Gündelik Dille Anlamak

İkisini bir benzetmeyle düşünebilirsiniz. Yargıtay, dosyaya “burada bir hata var, düzeltin” der. Mahkeme ya “haklısınız, düzeltiyorum” der ya da “ben kararımda haklıyım, aynen duruyorum” der. Birincisi uymadır, ikincisi direnmedir. Direnme, mahkemenin Yargıtay’a karşı gelmesi gibi görünse de kanunun tanıdığı bir imkândır ve mahkeme gerekçesini yazarak kullanır. Sonunda söz hakkı Yargıtay’dadır: önce ilgili daire, daire kararından dönmezse Hukuk Genel Kurulu karar verir.

Bu mekanizmanın taraflar için pratik sonucu şudur: direnme kararı çıktığında dosya bir kez daha Yargıtay’a gider, yani bekleme süresi uzar. Ancak bu uzun yol belirsiz değildir; kanun, uyuşmazlığın nerede sona ereceğini açıkça gösterir. Hukuk Genel Kurulu’nun kararından sonra mahkemenin uyması zorunludur.

Kendi Dosyanızda Hangi Sorulara Bakmalısınız?

Bozma kararı elinize ulaştığında şu soruları kendinize sorun. Bozulan, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı mıydı, yoksa düzelterek ya da yeniden esas hakkında verdiği karar mı? Çünkü kanun, bozma sonrası dosyanın gideceği yeri buna göre ayırır (HMK m. 373/1, 373/2). Ardından mahkemenin duruşma günü verip vermediğine bakın; bölge adliye mahkemesi bozmaya uyup uymayacağına tarafları dinleyerek karar verecektir.

Mahkeme uyma kararı verdiyse bozmanın gerekçesi doğrultusunda hangi işlemlerin yapılacağını izleyin. Direnme kararı verdiyse bu kararın tebliğ tarihini not edin ve temyiz süresini hesaplayın. Direnme kararına karşı temyiz yoluna gidecekseniz dilekçede direnme kararının hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı belirtilmelidir (HMK m. 364/2). Dilekçe, kararı veren mahkemeye ya da bulunduğunuz yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir (HMK m. 365/1).

Direnme Boşanma Davalarında Neden Dikkat İster?

Boşanma davası, tek konulu bir uyuşmazlık değildir. Aynı dosyada boşanma sebebi, kusur, velayet, nafaka ve tazminat bir arada bulunur. Yargıtay bu kalemlerden birini bozduğunda mahkeme yalnızca o kalem hakkında uyma ya da direnme kararı verebilir. Böyle bir durumda karar metninde hangi kalem için uyulduğunu, hangi kalem için direnildiğini ayırarak okumak gerekir.

Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 367/2). Bu nedenle bozma ve direnme süreci uzadıkça, kesinleşmeyen kısımların uygulanması da bekler. Nafaka için kanun ayrıca, nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini söyler (HMK m. 367/1). Boşanmayla birlikte hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası ise uygulamada boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işler; o güne kadar dava sırasında verilmiş bir tedbir nafakası kararı varsa o uygulanmaya devam eder (TMK m. 169). Nafaka hükmünün kendisi bozulmuşsa durum bozmanın kapsamına göre ayrıca değerlendirilir.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Aile mahkemesi, eşlerden birinin ağır kusurlu olduğunu belirterek yoksulluk nafakasına hükmetmiş. Yargıtay, mahkemenin kusur değerlendirmesini hukuka aykırı bulup kararı bozmuş. Dosya ilk derece mahkemesine dönünce hâkim bozma kararını inceler. İki ihtimal doğar.

Birincisinde mahkeme bozmaya uyar, kusur değerlendirmesini Yargıtay’ın gösterdiği doğrultuda yeniden yapar ve yeni bir karar verir. Bu karar yine temyize açıktır. İkincisinde mahkeme, kendi kusur değerlendirmesinin doğru olduğunu savunarak direnir. Direnme kararı temyiz edilirse ilgili Yargıtay dairesi ya kendi kararını düzeltir ya da dosyayı Hukuk Genel Kurulu’na gönderir. Hangi ihtimalin gerçekleşeceği, dosyadaki delillere ve mahkemenin gerekçesine bağlıdır.

Direnme Sürecinde Taraflara Düşen Adımlar

İlk adım, direnme kararının tebliğ edilip edilmediğini ve tebliğ tarihini doğrulamaktır; temyiz süresi bu tarihten işler. İkinci adım, direnme kararının gerekçesini bozma gerekçesiyle yan yana okumaktır. Mahkeme neden Yargıtay’ın görüşüne katılmamıştır, hangi hukuki dayanağı kullanmıştır? Bu karşılaştırma, temyiz dilekçesinin içeriğini belirler.

Üçüncü adım, temyiz giderlerinin yatırılmasıdır. Temyiz tebliğ giderleri, temyiz isteyenden peşin alınır ve yatırılmazsa HMK m. 344 uygulanır (HMK m. 372/2). Dördüncü adım, Hukuk Genel Kurulu aşamasına gelirse süreci takip etmektir; Genel Kurul’a giden dosyalarda bekleme süresi uzayabilir, ama bunun ne kadar süreceğine dair genel bir söz söylemek mümkün değildir.

Sık Yapılan Hatalar

Bir hata, bozmaya uyma kararını mahkemenin sizi haksız çıkardığı şeklinde yorumlamaktır. Bozmaya uyma, yeniden yargılamanın bozma gerekçesi doğrultusunda yapılacağını gösterir; sonucu belirlemez. Diğer bir hata, direnme kararını “dosya kapandı” diye karşılamaktır; direnme, kanun yolunun açık olduğu bir karardır.

Üçüncü hata, duruşma davetiyesini önemsememektir. Bölge adliye mahkemesinin uyma ya da direnme kararı taraflar dinlendikten sonra verilir. Dördüncü hata, kesinleşme sonrası işlemleri planlamamaktır; kesinleşmenin üzerinden bir yıl geçmekle boşanmadan doğan dava hakları zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Bozma sonrasında dosyanın gittiği mahkemeyi bozma sonrası dosya nereye gider yazısında, bozmanın kendisini Yargıtay bozma kararı ne demek yazısında, süreç sonundaki kesinleşmeyi ise boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazısında bulabilirsiniz.

Bozma ve Direnme Sürecinde Dosyanızı Birlikte İncelemek

Mahkemenin bozmaya uyup uymadığı, direnme kararının gerekçesi ve temyizde izlenecek yol dosyanızdaki somut ayrıntılara bağlıdır. Elinizdeki kararı birlikte okumak isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Mahkeme Yargıtay bozmasına uymak zorunda mı?

Kanun, mahkemeye bozmaya uyma ya da direnme seçeneği tanır. Bölge adliye mahkemesi, tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozmaya uyup uymayacağına karar verir. Direnirse bu karar temyiz edilebilir ve ihtilafı önce ilgili Yargıtay dairesi inceler; daire direnmeyi yerinde görmezse Hukuk Genel Kurulu çözer.

Direnme kararı ne demek?

Direnme, ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesinin Yargıtay’ın bozma kararına uymayıp önceki kararında ısrar etmesidir. Direnme kararı temyiz edildiğinde öncelikle incelenir.

Direnme kararını kim inceler?

Kararına direnilen daire önce inceler. Daire direnme kararını yerinde görürse kendi bozma kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderir. Hukuk Genel Kurulu’nun kararına uymak zorunludur.

Direnme kararına karşı temyiz süresi kaçtır?

Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Direnme kararının temyizi için de bu süre dikkate alınmalıdır; kesin bilgiyi kararın tebliğ evrakında yazılı kanun yolu ve süre bölümünden kontrol edebilirsiniz.

Bozmaya uyulursa dava biter mi?

Hayır. Bozmaya uygun verilen yeni karar tebliğ edildikten sonra yeniden temyiz edilebilir. Dosya birden fazla kez Yargıtay’a gidip gelebilir; ancak kanun, uyuşmazlığın Hukuk Genel Kurulu’nda sonlanacağı hâlleri de düzenler.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 344, 361, 364, 365, 367, 372, 373
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 178
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler