İş aramayan, çalışmayan ya da ev hanımı olan eş boşanmada kusurlu sayılır mı? Kusur, nafaka ve katılma alacağı bakımından kanundaki ölçüleri anlatıyoruz.
Kısaca
- Kanun, çalışmamayı tek başına kusur saymaz; eşler giderlere emek ve malvarlıkları ile katılır, ev işi ve çocuk bakımı da emektir (TMK m. 186/3, 196/2).
- Gücü olduğu hâlde bilerek çalışmayıp yükü diğer eşe bırakmak, evlilik birliğini sarsan olay olarak ileri sürülebilir (TMK m. 166/1).
- Çalışmayan eş yoksulluğa düşecekse, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir (TMK m. 175).
- Mal rejimi tasfiyesinde ev emeği çalışmayan eşi katılma alacağından yoksun bırakmaz; her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236).
Çalışmamak, kanunda tek başına bir kusur olarak yazılmış değildir. Ev işlerini yürüten, çocuklara bakan ya da hastalığı nedeniyle çalışamayan eşin durumu ile gücü olduğu hâlde bilerek çalışmayıp ailenin yükünü diğer eşe bırakan eşin durumu hukuken aynı değildir. Hâkim bu farkı olayın ayrıntılarından çıkarır. Aşağıda kanundaki ölçüleri, nafaka ve mal paylaşımı üzerindeki etkilerini adım adım ele alıyoruz.
Kanun çalışmayı kimden bekler?
Medeni Kanun evlilik birliği içinde bir iş bölümü öngörmez. Eşler oturacakları konutu birlikte seçer, birliği beraberce yönetir ve birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılır (TMK m. 186). Maddenin kilit kavramı “emek ve malvarlıkları” olduğundan, katkı yalnız maaş getirmek anlamına gelmez.
Ev işlerini görmek, çocuklara bakmak, diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır (TMK m. 196/2). Dolayısıyla evde kalıp aileyi çekip çeviren bir eşi “çalışmıyor” diye kusurlu saymak kanunun anlayışına uymaz. Ayrıca eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir; ama iş seçiminde ve yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur (TMK m. 192). Bu konuda evlilik birliğinde meslek seçimi ve çalışma özgürlüğü yazısına bakabilirsiniz.
Ne zaman kusur gündeme gelir?
Kusur tartışması, çalışmamanın bir tercih ya da ihmal olduğu hâllerde ortaya çıkar. Hâkimin bakacağı soruları şöyle sıralayabiliriz:
- Eşin çalışma gücü ve imkânı var mı? Sağlık sorunu, engel, yaş, eğitim durumu gibi etkenler değerlendirilir.
- Çalışmama süresi ne kadar? Kısa bir işsizlik dönemi ile yıllarca süren bir tutum aynı ağırlıkta değildir.
- Çalışmama sebebi ne? İş aramayı reddetmek, işten çıkarılma, kişisel tercih, çocuk bakımı üstlenmek gibi gerekçeler ayrıdır.
- Aile bunun yüzünden ne yaşadı? Geçim sıkıntısı, borçlanma, yükün diğer eşe binmesi hâkim için önem taşır.
- Diğer eş bu durumu biliyor ve kabul ediyor muydu? Ortak kararla alınmış bir iş bölümü ile tek taraflı bırakmak ayrı sonuç doğurur.
Bu sorulara verilecek cevaplar doğrultusunda tutum, evlilik birliğini temelinden sarsan bir olay olarak (TMK m. 166/1) kusur sayılabilir ya da sayılmaz. Her halükârda hâkim, kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4).
Ev emeği kusura dönüşür mü?
Hayır. Evde bakım yükünü üstlenen eşin emeği, kanunda katkı olarak tanınmıştır (TMK m. 196/2). Dava sürecinde bu eş “çalışmıyorsun” diye suçlanıyorsa, hâkim aile içi iş bölümünü ve tarafların ortak kararını araştırır. Çocukların küçük olması, eşlerden birinin iş yaşamından ayrılmasının doğal bir sonucu olabilir.
Bu durumda çalışmamanın kusur olarak sayılması beklenmez. Karşı taraf ise çoğu zaman “gücü varken çalışmadı” iddiasıyla gelir. İddiayı ispat yükü, onu ileri süren tarafa aittir (TMK m. 6). Boşanma davasında ayrıca hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184).
Çalışmayan eş nafaka alabilir mi?
Yoksulluk nafakası isteyebilmek için boşanma yüzünden yoksulluğa düşmek gerekir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Mevcut hüküm bu süre içinde uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz.
Çalışmayan eşin geliri yoksa ve çalışma imkânı da sınırlıysa yoksulluk iddiası daha güçlü olur. Eşin sağlıklı ve genç olduğu, iş piyasasında uygun işlerin bulunduğu dosyada ise hâkim yoksulluğun gerçekten doğup doğmadığını araştırır. Nafaka miktarı yazılı bir tabloya göre belirlenmez; tarafların mali gücü, ihtiyaçları ve kusur durumu birlikte tartılır. Yoksulluk nafakasında işsiz eş yazısı bu konuyu ayrı işliyor.
Dava sürerken geçici önlem olarak eşin geçimi için tedbir nafakası da istenebilir (TMK m. 169). Davadan önce ise parasal katkı kararı gündeme gelebilir (TMK m. 196/1).
Tazminat bakımından durum
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/1). Eğer çalışmayan eş kusurlu bulunmuşsa, maddi tazminat talebi bakımından zayıf konumda olabilir. Kusursuz veya daha az kusurlu bulunmuşsa, boşanma yüzünden menfaatlerinin zedelenip zedelenmediği araştırılır.
Manevi tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu diğer taraftan isteyebileceği bir haktır (TMK m. 174/2). Çalışmama davranışı tek başına kişilik hakkına saldırı sayılmaz; ama bu davranışa eşlik eden hakaret, baskı gibi unsurlar ayrıca değerlendirilir. Boşanmada maddi tazminat yazısında tazminatın koşullarını bulabilirsiniz.
Mal paylaşımında çalışmayan eşin durumu
Mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa uygulanan yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). 1 Ocak 2002’den önce kurulan evliliklerde o tarihe kadar mal ayrılığı geçerlidir, o tarihten itibaren ise bu rejim uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10). Edinilmiş mal, her eşin rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir; çalışmanın karşılığı olan edinimler bunun başında gelir (TMK m. 219).
Çalışmayan eşin bu anlamda edinilmiş malı az olabilir; ama kanun bunu hesaba katar. Her eş diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236/1). Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Yani ev işini yürüten eşin payı, çalışan eşin kazandığı varlıklardan hesaplanır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını azaltabilir (TMK m. 236/2); ama çalışmama bu kapsamda değildir. Konunun ayrıntıları boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır yazısında anlatılıyor.
Boşandıktan sonra çalışmaya başlarsanız nafaka ne olur?
Çalışmayan eşin boşanma sonrasında iş bulması nafaka düzenini etkileyebilir. Kanuna göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m. 176/3). Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir (TMK m. 176/4).
Bu hükümler şu anlama gelir: Çalışmayan eş nafaka almaya başladıktan sonra düzenli bir gelir elde ederse, ödeyen eş durumun değiştiğini ileri sürerek indirim ya da kaldırma isteyebilir. Hâkim yeni gelirin yoksulluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığına bakar. Nafakanın ödenme biçimi ve değişmesi için nafaka ile gelir ilişkisi yazısındaki gelir ölçütlerini inceleyebilirsiniz.
Çalışmayı bırakmak ve tercihi kabul etmek arasındaki fark
Davanın seyrini belirleyen ince bir ayrım vardır: eşiniz sizin isteğinizle mi çalışmayı bıraktı, yoksa kendi tercihiyle mi? Eşlerden biri diğerinin isteğiyle ya da ortak kararla işten ayrılmışsa, sonradan “çalışmıyor” iddiası kolayca kusura dönüşmez. Hatta diğer eş çalışmasını engellemişse, kusur ona yüklenebilir. Bu konuda eşinin çalışmasını engelleme yazısı daha ayrıntılıdır.
Hâkim gerekirse tarafların ortak hayat boyunca kurduğu düzene bakar: evlenirken çalışıyor muydu, ne zaman ve neden ayrıldı, işe dönme imkânı vardı mı? Bu cevaplar tanık beyanlarıyla ve işyeri kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim. İki çocuklu bir çift var. Kadın ilk çocuğun doğumundan sonra işten ayrılmış, yıllardır ev ve bakım işlerini yürütüyor. Koca boşanma davasında, eşinin hiç çalışmadığını ve ailenin yükünü yalnız taşıdığını söylüyor.
Burada hâkimin soracağı sorular: İşten ayrılma ortak karar mıydı? Çocuk bakımı için başka bir imkân var mıydı? Kadının eğitim ve sağlık durumu çalışmaya elverişli miydi? Koca, çalışması için kadını teşvik etti mi, yoksa evde kalmasını mı bekledi? Bu bilgiler doğrultusunda çalışmama durumunun kusur sayılıp sayılmayacağı belirlenir. Sonucu önceden tahmin etmek mümkün değildir; hâkim bütün olguları birlikte tartar.
Sık yapılan hatalar
Bu tür dosyalarda dikkat çeken yanlışlar, çoğunlukla hazırlık eksikliğinden ve acele davranmaktan doğar. Aşağıdaki noktalara önceden bakmak dosyanın sağlamlığını artırır.
Çalışmama iddiası taşıyan dosyalarda şu yanlışlar sık görülür:
- Ev emeğini belgelemeden “katkım yok” kabul etmek. Tanıklarla ve dosyadaki olgularla ev emeği gösterilebilir.
- Çalışma gücü olduğu hâlde işsiz olan eşin iş arama çabalarını göstermemek.
- Karşı tarafın çalışma iddiasına karşı sağlık raporu, bakım yükünü gösteren belgeler sunmamak.
- Nafaka talebini yazarken yoksulluğun nedenini açıklamamak.
- Mal rejimi alacağının boşanma kararından ayrı bir dava konusu olabileceğini bilmemek.
Aile bütçesi uyuşmazlıkları için aile giderlerine katılmama ve eşin çalışmasını engelleme için çalışmayı engelleme yazıları da işinize yarayabilir.
Çalışmama iddiasıyla karşı karşıyaysanız
Çalışmama, gerçekte çok farklı hikâyelerin ortak adıdır: bakım yükü, hastalık, işten çıkarılma ya da tercih. Hangisinin sizin dosyanıza uyduğunu belgeler ve tanıklarla göstermek gerekir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak kısaca anlatabilirsiniz. İletişim için iletişim sayfasına, büronun çalışma alanları için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ev hanımı olmak boşanmada kusur sayılır mı?
Hayır. Ev işlerini görmek ve çocuklara bakmak, kanunda birliğin giderlerine katkı olarak kabul edilir (TMK m. 196/2). Evde kalmak tek başına kusur doğurmaz.
Eşim bilerek iş aramıyor, bu boşanma sebebi olur mu?
Gücü ve imkânı olduğu hâlde çalışmayı reddeden, yükü diğer eşe bırakan ve ailenin geçimini zora sokan davranış TMK m. 166/1 kapsamında ileri sürülebilir. Hâkim sağlık durumu, iş piyasası, çocuk bakımı gibi sebepleri de değerlendirir.
Çalışmayan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer tarafın mali gücü oranında nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Çalışmama hâli, yoksulluğun varlığını göstermek bakımından önem taşır.
Çalışmayan eş mal paylaşımından pay alır mı?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236/1). Çalışmayan eşin kendi edinilmiş malı olmasa bile, çalışan eşin edinimlerinin artık değerinden pay alması mümkündür.
Eşimin çalışmasını ben istemedim, yine de kusurlu sayılır mıyım?
Eşinizin çalışmasına engel olmanız kusur olarak değerlendirilebilir. Meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak gerekmez (TMK m. 192). Bu durumda eşinizin çalışmamasının ona yüklenmesi güçleşir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 6, 166, 169, 174, 175, 176, 184, 186, 192, 196, 202, 219, 231, 236
- 4722 sayılı Kanun m. 10
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.