Çocuğu eşe karşı yönlendirmek kusur sayılabilir ve velayet ile kişisel ilişki düzenini etkiler; TMK 166, 182, 336 ve 339 kapsamında ne beklenmeli, nasıl ispatlanır.
Kısaca
- Çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmek, boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir (TMK m. 166/1) ve çocuğun yararı bakımından ayrıca incelenir.
- Mahkeme, boşanma kararında çocukla kişisel ilişkiyi düzenlerken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak yararlarını esas alır (TMK m. 182).
- Mahkeme, kişisel ilişki kararında gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182/2).
- Çocuğun gelişimi tehlikeye düşerse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alabilir (TMK m. 346).
Boşanma sürecinde çocuk, iki ebeveynin arasında kalan en savunmasız kişidir. Bazı ebeveynler farkında olmadan, bazıları ise bilinçli olarak çocuğa diğer ebeveyn hakkında olumsuz şeyler söyler, onunla görüşmesini engeller ya da “annen/baban seni sevmiyor” gibi cümleler kurar. Bu davranışın hukuki sonuçları vardır. Kısa cevap şudur: çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmek, boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir; ayrıca velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde çocuğun yararı bakımından ayrı bir inceleme konusu olur. Kanun bu davranışı “çocuğu kışkırtma” adıyla saymaz; ama ana ve babadan her birinin, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınma yükümlülüğünü açıkça yazar (TMK m. 324/1).
Hangi hükümler devreye girer?
Temel kural TMK m. 324/1’dedir: ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki hakkını bu yükümlülüğe aykırı kullanan ebeveynin bu hakkı reddedilebilir veya kendisinden alınabilir (TMK m. 324/2). Bunun yanında konu üç ayrı yerden değerlendirilir.
Birincisi, boşanma sebebi ve kusur yönüdür. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Çocuk üzerinden diğer eşe baskı kurmak ve onu çocuğun gözünden düşürmek, birliğin sarsılmasına katkıda bulunan davranış olarak anlatılır.
İkincisi, çocuğun yararı ve velayet düzenidir. Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır; yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m. 335/1). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş ya da ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336).
Üçüncüsü, kişisel ilişkidir. Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m. 182/3).
Ebeveynin çocuğa karşı yükümlülüğü
TMK m. 339, ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları almasını ve uygulamasını söyler; çocuğun olgunluğu ölçüsünde düşüncesinin de dikkate alınmasını bekler. TMK m. 340 ise ana ve babanın çocuğu olanaklarına göre eğitmesini, onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamasını ve korumasını düzenler.
Bu iki madde, TMK m. 324/1’deki kaçınma yükümlülüğüyle birlikte okunur; çocuğun ruhsal ve toplumsal gelişimini korumak, onun diğer ebeveynle ilişkisini korumayı da içerir. Bir ebeveynin sistemli biçimde diğerini çocuğun gözünde küçük düşürmesi, bu yükümlülüğün zedelendiği iddiasının dayanağı olarak anlatılabilir. Yine de her sert söz veya tartışma, hukuki anlamda yükümlülük ihlali sayılmaz; hâkim yoğunluğa ve süreklilik derecesine bakar.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir çift ayrı eve çıkmış, dava devam ediyor. Çocuk bir hafta sonu babada kalıyor. Annenin çocuğu aradığı akşamlarda “babanın seni artık istemediğini biliyorsun” dediği, çocuğa babaya karşı konuşması gereken cümleler öğrettiği iddia ediliyor. Çocuk bir süre sonra babayla görüşmek istemediğini söylüyor. Baba, durumu mahkemeye taşıyor.
Bu iddiada hâkim; çocuğun yaşına, olgunluğuna, babaya karşı tepkisinin nasıl başladığına ve gerçekten dışarıdan yönlendirilip yönlendirilmediğine bakar. Çocuğun kendi yaşadığı olumsuz bir deneyim olabilir; ya da yönlendirme sonucu bir tutum gelişmiş olabilir. Bu ayrımı yapmak için sosyal inceleme raporu, pedagog ya da psikolog görüşü ve çocuğun dinlenmesi gündeme gelir. Sonuç önceden tahmin edilemez; çocuğun yararı belirleyicidir.
Kişisel ilişki düzenine uyulmazsa ne olur?
Kişisel ilişki kurulması kararında, çocuğun diğer ebeveynle görüşme günleri, saatleri ve usulü belirlenir. 7343 sayılı Kanun’la getirilen ek ikinci fıkra uyarınca mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182/2). Aynı kural, boşanmadan sonra verilen kişisel ilişki kararları için de geçerlidir (TMK m. 324/3). Yani çocuğu görüşmeden alıkoyan veya görüşmeyi sabote eden ebeveyn, bu davranışın velayet bakımından da bir sonuca bağlanabileceği uyarısıyla karşılaşır.
Durum değişirse yeni olgular ortaya çıkabilir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, kendiliğinden ya da ana ve babadan birinin isteği üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları, 5395 sayılı Kanun m. 41/A uyarınca Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince (çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü) yerine getirilir. Müdürlüğün gönderdiği teslim emrine aykırı davranan ebeveyn, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır; şikâyete müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi bakar (5395 sayılı Kanun m. 41/F). Müdürlük işlemlerine karşı şikâyet süresi ise öğrenme veya tebliğden itibaren bir haftadır (5395 sayılı Kanun m. 41/E). Süreci ayrıntılı okumak için çocuk teslimine ve görüşme kararına uymamanın sonuçları ve kişisel ilişki kurulması yazıları yardımcı olur.
Çocuğun korunması önlemleri
Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşerse ve ana-baba duruma çare bulamaz ya da buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m. 346). Sistemli yönlendirme çocuğun ruhsal gelişimini ciddi biçimde etkiliyorsa, bu başlık gündeme getirilebilir. Önlemin türü ve yoğunluğu hâkimin takdirindedir. Bu konuya çocuğun korunması için hâkimin alacağı önlemler yazısında ayrıca değinilmiştir.
Bu kavramın dışarıdaki adı “ebeveyn yabancılaştırması”dır; kanunda tanımlı bir kavram olmadığı için hukuki sonuçlar yine yukarıdaki hükümler üzerinden kurulur. Ayrıntı için ebeveyn yabancılaştırması nedir yazısına bakabilirsiniz.
Çocuğun sözü ne kadar ağırlık taşır?
Çocuk “babamla/annemle görüşmek istemiyorum” dediğinde bu söz mahkeme için önemli bir veridir, ama tek başına karar sebebi olmaz. Ana ve baba, çocuğa olgunluğu ölçüsünde hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339/3). Mahkeme de aynı hassasiyetle, çocuğun yaşına ve olgunluğuna bakar. Küçük yaştaki bir çocuğun kesin ifadeleri çevresindeki yetişkinlerden etkilenmiş olabilir; ergenlik çağındaki bir çocuğun tutumu ise kendi deneyimlerinden de kaynaklanabilir.
Bu yüzden hâkim, çocuğun anlatımını sosyal inceleme raporu, ebeveynlerin tutumu, okul gözlemleri ve gerekirse uzman görüşüyle birlikte okur. Çocuğun gerçek kaygısını ortaya çıkarmak için duruşma salonunda ya da uygun bir ortamda dinlenmesi de söz konusu olabilir. Çocuğu bu sürece hazırlamak ya da ona ne söyleyeceğini öğretmek dosyaya zarar verebilir.
Boşanma sürecinde ebeveyn nasıl davranmalı?
Çocuğu korumanın en sağlam yolu, diğer ebeveyn hakkında olumsuz değerlendirmeleri çocuğun yanında yapmamaktır. Çocuğun diğer ebeveynle görüşme günlerini planlı biçimde uygulamak, çocuğa yeni düzeni sakin biçimde anlatmak ve uyuşmazlıkları çocuğun yanında yaşamamak hem çocuğun ruh sağlığı hem de dosya açısından en sağlıklı tutumdur. Yönlendirme yaptığınızı düşünen eşinizle konuşmak mümkün değilse, iletişimi yazılı kanallara taşıyın.
Nasıl ispatlarsınız?
Boşanma davasında hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz; kanıtlar serbestçe takdir edilir (TMK m. 184). Çocukla ilgili iddialarda başlıca deliller şunlardır:
- Çocuğun diğer ebeveyne karşı kullandığı ifadelerin kaynağını gösteren mesajlar ve kayıtlar.
- Olaya şahit olan, çocukla günlük ilişkisi bulunan öğretmen, bakıcı ve akrabaların tanıklığı.
- Çocuğun okul ve sağlık kayıtlarında görülen davranış değişimleri.
- Mahkemenin yaptıracağı sosyal inceleme raporu ve gerekirse çocuğun dinlenmesi.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller dikkate alınmaz (HMK m. 189/2). Çocuğun odasına gizli ses kayıt cihazı yerleştirmek ya da çocuğu sorguya çekerek kaydetmek hem hukuka aykırı delil sayılabilir hem de çocuk üzerinde ek bir baskı oluşturur; katılmadığınız konuşmaları gizlice kaydetmek ayrıca suç oluşturabilir (TCK m. 133/1). Bu yola başvurmayın. Çocuğun dinlenmesinin ayrıntıları için velayet davasında çocuğun dinlenmesi ve velayet davasında sosyal inceleme raporu yazıları kullanışlıdır.
Tazminat ve kusur yönü
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir; mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Çocuğun yönlendirilmesi, diğer ebeveynin kişilik hakkına ve onurlu bir ebeveynlik rolüne saldırı olarak ileri sürülebilir. Kusurun dağılımı ve tazminatın kapsamı yine dosyadaki delillere göre belirlenir.
Sık yapılan hatalar
Çocuğu delil toplama aracı olarak kullanmak ağır bir hatadır. Çocuğa “babana şunu sor” ya da “anneni kaydet” demek hem sizin yönlendirme davranışınız olarak değerlendirilebilir, hem de çocuk üzerinde ek bir baskı oluşturur. İkinci hata, yalnız çocuğun sözünü delil sanmaktır; küçük çocukların beyanı yönlendirmeyle şekillenebileceği için hâkim bunu başka delillerle birlikte tartar. Üçüncü hata, görüşme günlerini kendi başınıza durdurmaktır; bu davranış sizin aleyhinize kişisel ilişkiye uymama olarak değerlendirilebilir. Dördüncü hata, kişisel ilişkiyi sınırlamak için sağlık gerekçesi öne sürüp bunu belgelemekte yetersiz kalmaktır.
Ne yapabilirsiniz?
Önce yaşananları tarih ve sözlerle kayda geçirin. Çocuğun tepkilerini, okul ve sağlık kayıtlarını, yazışmaları ve olaya şahit olan kişileri not edin. Dava açılmadıysa boşanma davası açmadan önce yapılması gerekenler yazısına göz atın. Dava devam ediyorsa çocuğun bakımı ve görüşme düzeni için geçici önlem talebinizi gözden geçirin. Hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169); yine de talebi açıkça yazmak faydalıdır. Ayrıntılar boşanma davasında geçici önlemler yazısında anlatılmıştır.
Kendi dosyanızı anlatmak isterseniz
Çocuğun yönlendirilmesi iddiaları, hukuki yönüyle olduğu kadar duygusal yönüyle de ağırdır. Her dosyada çocuğun yaşı, olgunluğu ve ebeveynlerle ilişkisi farklıdır. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, elinizdeki belgeleri birlikte gözden geçirebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgilerini, aile hukuku sayfasında çalışma alanımızı bulabilirsiniz. Velayet ve kişisel ilişkide hâkim çocuğun yararını esas aldığı için sonuç hakkında önceden bir şey söylenemez.
Sık sorulan sorular
Eşim çocuğu bana karşı dolduruyor, bunu mahkemeye nasıl anlatırım?
Somut olayları tarih, söz ve kişi bilgisiyle anlatın: çocuğun hangi sözü, nerede ve kime söylediği, o sırada kimlerin bulunduğu. Genel şikâyetler yerine tekrarlanan davranışları gösteren mesajlar, tanıklar ve gerekirse sosyal inceleme raporu daha güçlü bir zemin sağlar.
Çocuğu kışkırtan ebeveyn velayeti kaybeder mi?
Otomatik olarak kaybetmez. Velayet, çocuğun yararı gözetilerek düzenlenir. Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sistemli biçimde zedelemek, velayet değerlendirmesinde olumsuz bir olgu olarak tartılabilir; sonuç somut dosyaya göre değişir.
Çocuk benimle görüşmek istemiyor, mahkeme zorla görüştürür mü?
Kişisel ilişki düzenlemesi kararda belirlenir; kararın yerine getirilmesi 5395 sayılı Kanun m. 41/A vd. uyarınca adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sağlanır. Çocuğun nedenleri dinlenir, olgunluğu ölçüsünde düşüncesi göz önünde tutulur. Hâkim çocuğun yararını esas aldığı için her dosyada ayrı değerlendirme yapılır.
Çocuğun yanında eşimi kötülemek kusur sayılır mı?
Çocuğun yanında diğer ebeveyne hakaret etmek ya da onu kötülemek, ağırlığı ve sürekliliğine göre kusur olarak ileri sürülebilir. Tek bir öfke anı ile süreklilik taşıyan bir tutum aynı değerde değildir.
Bu durumda tazminat talep edebilir miyim?
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Bu talebin kabul edilip edilmeyeceği ve miktarı dosyadaki delillere göre değişir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 182, 183, 184, 324, 335, 336, 339, 340, 346
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A, 41/E, 41/F
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.