Boşanma davasında ıslah, taraflardan her birinin yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir; aynı davada yalnızca bir kez yapılabilir.
Kısaca
- Islah, tarafın yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir; aynı davada ancak bir kez başvurulabilir.
- Islah, tahkikatın sona ermesine kadar sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.
- Islah eden taraf, geçersiz hâle gelen işlemlerin giderleri ve karşı tarafın zararı için hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde yatırmak zorundadır.
- Islah kötü niyetle yapılmışsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir ve ıslah edeni karşı tarafın zararını ödemeye ve disiplin para cezasına mahkûm eder.
Boşanma davasında ıslah, taraflardan birinin daha önce yaptığı bir usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir. Bu hak aynı davada yalnızca bir kez kullanılabilir ve tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah yapan taraf, bunun getirdiği giderleri karşılamak üzere teminat yatırmak zorundadır; yatırmazsa ıslah yapılmamış sayılır. Kısacası ıslah, ikinci bir şans gibi görünür ama şartları ve bedeli olan bir imkândır.
Islah ne demek, hangi sorunu çözer?
Usul hukukunun temel kurallarından biri, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın serbestçe genişletilememesi ya da değiştirilememesidir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebilir yahut değiştirebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise bu mümkün olmaz. Kanun bu kuralın karşısında iki imkân saklı tutar: ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati (HMK m. 141).
Islah işte bu imkânlardan biridir. Kanuna göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir (HMK m. 176/1). Bir örnekle düşünelim: dilekçede istediğiniz bir talebi eksik yazdınız ya da baştan yanlış hesapladınız. Dilekçeler aşaması bitmiş olduğundan düzeltmeniz normalde mümkün olmaz; ıslah bu düzeltmeyi, bedelini ödeyerek yapabilmenizi sağlar. Islahın boşanma davasındaki tipik kullanım alanlarından biri, miktara bağlı taleplerin sonradan artırılmasıdır; maddi tazminat (TMK m. 174/1), manevi tazminat (TMK m. 174/2) ve yoksulluk nafakası (TMK m. 175) bu tür taleplerdir.
Islahın şartları: bir kez, tahkikata kadar
Kanun ıslahı iki yönden sınırlar. Birincisi sayıdır: aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (HMK m. 176/2). Bu hak kullanıldıktan sonra yeni bir ıslah mümkün değildir. İkincisi zamandır: ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir (HMK m. 177/1). Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde de ilk derece mahkemesi tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz (HMK m. 177/2).
Tahkikat, delillerin toplandığı ve incelendiği aşamadır. Mahkeme tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçer (HMK m. 186); bu nedenle ıslah niyetiniz varsa tahkikatın bitişini beklemek yerine erken davranmak gerekir. Aşamanın nasıl işlediğini boşanma davasında tahkikat aşaması yazısında anlatıyoruz. Islahın süresine ilişkin ayrıntılar için boşanma davasında ıslah süresi yazısına da bakabilirsiniz.
Islah nasıl yapılır?
Islah sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep ya da tutanak örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir (HMK m. 177/3). Yani ıslahın geçerli olması için karşı tarafın onayı gerekmez; karşı tarafa yalnızca bilgi verilir.
Islahın kapsamına göre iki yol vardır. Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır; aksi hâlde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir (HMK m. 180). Kısmen ıslaha başvuran tarafa ise ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir; bu süre içinde işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir (HMK m. 181). Her iki hâlde de kanun bir haftalık süre koyar; tamamen ıslahta bu süre kaçırılırsa ıslah hakkı kullanılmış sayılır, kısmen ıslahta ise düzeltme yapılmamış olarak kalır.
Teminat yükümlülüğü
Islahın bedeli kanunda açıkça yazılıdır. Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere, hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Yatırılmazsa ıslah yapılmamış sayılır. Karşı tarafın zararı kesin olarak belli olduktan sonra yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazlaysa iade edilir (HMK m. 178).
Teminatın tutarını hâkim dosyanın durumuna göre belirler; bu nedenle burada rakam yazılamaz. Ancak şunu bilmek yeterlidir: ıslah bedelsiz bir düzeltme değildir ve bir haftalık sürenin kaçırılması, ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına yol açar. Kesin süreler konusunda boşanma davasında mahkemenin verdiği kesin süre yazısı yardımcı olur.
Islahın etkisi: hangi işlemler geçersiz olur?
Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur (HMK m. 179/1). Yani ıslah ettiğiniz noktadan itibaren yapılmış işlemler bir bakıma silinir. Bu kural ağır bir sonuçtur; o yüzden kanun bazı işlemleri koruma altına alır. İkrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ile yerine getirilmiş veya karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslahla geçersiz kılınamaz. Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır (HMK m. 179/2, 179/3).
Boşanma davasında ikrar konusunda ayrıca bir özellik vardır. Boşanmaya dayanak olgular bakımından hâkim vicdani kanaat aramak zorundadır ve tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Yani ıslahın korumaya aldığı ikrar, boşanmanın dayandığı olgular bakımından zaten hâkimi bağlamaz; ikrarın ıslah karşısındaki korunması daha çok bu olguların dışında kalan konularda anlam kazanır. İkrarın boşanma davasındaki yeri için boşanma davasında ikrar hâkimi bağlar mı yazısına bakabilirsiniz.
Kötü niyetli ıslah
Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle yapıldığı delillerden veya belirtilerden anlaşılırsa, mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca hâkim, kötü niyetle ıslaha başvuranı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve kanunda gösterilen sınırlar içinde disiplin para cezasına mahkûm eder (HMK m. 182). Ceza tutarı kanunda yazılıdır, ama yıllar içinde değişebilecek bir rakam olduğundan burada yer vermiyoruz.
Bu hüküm ıslahın bir hak olduğunu, ama kötüye kullanılamayacağını gösterir. Islahı yaparken dürüst bir gerekçeniz olması ve dilekçede bu gerekçeyi açıkça yazmanız, hem hâkime hem karşı tarafa yaklaşımınızı gösterir.
Islah mı, karşı tarafın muvafakati mi?
Dilekçeler aşamasından sonra iddia veya savunmayı değiştirmenin iki yolu vardır: ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati (HMK m. 141/2). Karşı taraf değişikliğe açıkça rıza gösterirse, ıslahın bedelini ödemeden ve bir kez hakkınızı kullanmadan iddiayı genişletebilirsiniz. Rıza göstermezse ıslaha başvurmanız gerekir. Bu seçim, ıslah hakkınızı daha önemli bir noktaya saklamak istiyorsanız stratejik olabilir. İddia ve savunmanın genişletilmesi için boşanma davasında iddia genişletme ve değiştirme yazısı var.
Islah dilekçesinde nelere yer verilir?
Kanun ıslah dilekçesi için ayrı bir şekil tarif etmez; ıslah sözlü ya da yazılı yapılabilir. Yine de yazılı ıslah, tartışmayı önleyen en güvenli yoldur. Dilekçede hangi usul işlemini ıslah ettiğinizi, bu işlemin yeni hâlini ve ıslahın gerekçesini açıkça belirtmeniz yerindedir. Örneğin dava dilekçesindeki hangi talebin hangi tutara ya da içeriğe çıkarıldığı, hâkimin neyin değiştiğini hemen anlamasını sağlar.
Bir de kapsam meselesi vardır. Islah ettiğiniz noktayla bağlantılı olarak yeniden yapılması gereken işlemler olabilir; kanun, ıslahın etkisinin teşmil edilen noktadan itibaren başladığını söyler (HMK m. 179/1). Bu nedenle ıslahın hangi işlemleri etkileyeceğini önceden düşünmek, yeniden delil sunma ya da yeniden savunma gibi sonuçları öngörmenize yardımcı olur. Islah sonrası ek süreler ve teminat takvimini de takvime işleyin.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim. Boşanma davasında bir eş, dilekçesinde belirli bir miktar maddi tazminat talep etmiş. Dava sürerken, tahkikat tamamlanmadan önce, taleplerini yeniden hesaplamış ve ilk yazdığı miktarın eksik olduğunu fark etmiş. Dilekçeler aşaması bittiği için artık talebini serbestçe değiştiremez; karşı taraf da rıza göstermiyor.
Bu eş, tahkikat bitmeden ıslah yoluna başvuruyor. Islah dilekçesinde hangi talebi hangi miktara çıkardığını yazıyor ve hâkimin belirleyeceği teminatı bir hafta içinde yatırıyor. Teminatı yatırmasaydı ıslah yapılmamış sayılacaktı. Bu örnekte hâkimin ıslahı kabul edip etmeyeceğini veya sonucu nasıl değerlendireceğini söylemiyoruz; sonucu dosyadaki delillere göre hâkim belirler. Örneğin gösterdiği şey, ıslahın zaman, bir kez hak ve teminat şartlarıyla birlikte düşünülmesi gereken bir araç olduğudur.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, ıslahı sınırsız bir düzeltme hakkı sanmaktır: hak yalnızca bir kez kullanılır. İkinci hata, teminat süresini kaçırmaktır. Üçüncü hata, ıslahı tahkikatın sonuna bırakıp son günde yapmaya çalışmaktır. Dördüncü hata, ıslahın tüm önceki işlemleri sildiğini düşünmektir; ikrar, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporu gibi işlemler kural olarak korunur. Beşinci hata, ıslah ile iddianın değiştirilmesini karıştırmaktır; her ikisinin şartları farklıdır.
Vekille takip edilen davada ıslah yetkisi ayrı bir konudur; bu konuda boşanma davasında vekilin ıslah yetkisi yazısına bakabilirsiniz.
Islahın sonucunu bilmeden harekete geçmemek de önemlidir. Islah, karşı tarafın da buna cevap vermesini gündeme getirebilir; ıslah ettiğiniz noktaya ilişkin işlemler yapılmamış sayılacağından yargılama o noktadan itibaren yeniden işleyebilir. Bu nedenle ıslahı, süreyi uzatma ihtimaliyle birlikte değerlendirmek gerekir.
Dosyanızda ıslah gerekiyor mu?
Islahın gerekli olup olmadığı; hangi talebi, neden ve ne zaman düzeltmek istediğinize bağlıdır. Aynı hak bir kez kullanılabildiğinden, onu ne zaman ve nasıl kullanacağınızı dosyanın bütününe bakarak karar vermek gerekir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Boşanma sürecine ilişkin diğer konular için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Islah ile dilekçe değiştirmek aynı şey midir?
Hayır. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia ve savunma kural olarak genişletilemez ya da değiştirilemez; bu kuralın istisnaları ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir. Islah, kanunda ayrı bir kurum olarak düzenlenir ve kendi şartlarına, teminat yükümlülüğüne tabidir.
Islahı kaç kez yapabilirim?
Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Bu hak kullanıldıktan sonra aynı dava içinde yeniden ıslah yapılamaz; bu yüzden ıslah talebinde neyi düzelteceğinizi baştan eksiksiz belirlemek gerekir.
Islah ne zamana kadar yapılabilir?
Tahkikatın sona ermesine kadar. Yargıtay bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde de, mahkemenin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir.
Islahla önceki tanık beyanları ve bilirkişi raporu geçersiz olur mu?
Islah, kural olarak ıslah edilen noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasına yol açar. Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ıslahla geçersiz kılınamaz. İstisnaları kanun düzenler.
Islah eden tarafa ne yükümlülük getirilir?
Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde ıslah yapılmamış sayılır.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 186
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174, 175, 184
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.