Aile Hukuku ve Boşanma

Kendini Savunmak İçin Karşılık Veren Eş Boşanmada Kusurlu Sayılır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Şiddete karşılık vererek kendini savunan eş boşanma davasında kusurlu sayılır mı? Savunma niteliği, orantı ve ispat yollarını TMK ve TCK çerçevesinde anlattık.

Kısaca

  • Boşanmada kusur medenî hukuk değerlendirmesidir; ceza hukukundaki meşru savunma ölçütleri (haksız saldırı, o an, orantı) hâkime yol gösterse de boşanma hâkimini bağlamaz.
  • Saldırıyı defetmek için orantılı biçimde verilen karşılık ile intikam ya da saldırıyı sürdüren davranış arasındaki fark, kusur değerlendirmesinin merkezindedir.
  • Kendini savunma iddiası somut olaya, rapora ve tanıklara dayandırılmalıdır; yalnız anlatım yeterli kabul edilmeyebilir (TMK m. 184).
  • Savunma yapan eş de hakaret, tehdit veya orantısız şiddet uyguladıysa bu davranışlar ayrıca kusur olarak tartılabilir.
  • Kusur dağılımı tazminat ve nafaka taleplerini doğrudan etkiler (TMK m. 174, 175).

“Bana vurdu, ben de karşılık verdim.” Bu cümle boşanma dosyalarında sık duyulur. Kendinizi korumak için yaptığınız bir davranışın, mahkemede size karşı kusur olarak kullanılması korkusu, insanı hiç şikâyet etmemeye iter. Oysa hukuk, savunma ile saldırıyı aynı kefeye koymaz.

Aşağıda boşanmada kusurun nasıl ölçüldüğünü, ceza hukukundaki meşru savunma kavramının bu ölçüme ne kadar yaklaştığını ve savunmanızı nasıl kanıtlayacağınızı anlatıyoruz.

Boşanmada kusur ile ceza hukukundaki sorumluluk aynı şey midir?

Hayır. Boşanma davası, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek derecede sarsılıp sarsılmadığını ve bu sarsılmada kimin payı olduğunu inceler (TMK m. 166/1). Burada amaç ceza vermek değil, evliliğin sonunu ve sonuçlarını (tazminat, nafaka, çocuklar) adil biçimde düzenlemektir.

Ceza hukuku ise başka bir soruyu sorar: bir kişi suç işlemiş mi, işlemişse cezalandırılacak mı? Türk Ceza Kanunu m. 25’e göre gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Bu tanım, haksız saldırı, savunmanın o an yapılması ve orantı unsurlarına dayanır.

Bu ölçütler boşanma hâkimine mantık olarak fikir verir. Ancak boşanma hâkimi ceza mahkemesinin kriterleriyle bağlı değildir ve bir olay ceza hukukunda meşru savunma sayılmasa da kusur değerlendirmesinde farklı tartılabilir (veya tersi). Medeni yargılamada esas olan, olayın evlilik birliğine ve eşler arasındaki ilişkiye etkisidir.

Savunma ile saldırı arasındaki çizgi

Hâkim, bir eşin karşılığını değerlendirirken şu ayrımlara bakar:

  • Saldırı önce kimden geldi? Karşılık, bir saldırıya cevap mıydı, yoksa tartışma iki taraftan birlikte mi büyüdü?
  • Karşılık orantılı mıydı? Kolu tutan eli itmek ya da saldırgandan uzaklaşmaya çalışmak gibi savunmaya yönelik bir davranış ile aletle karşı saldırı arasında fark vardır.
  • Karşılık saldırı sürerken mi verildi? Saldırı sona erdikten sonra devam eden öfke, intikam niteliği taşıyabilir.
  • Kaçma ya da yardım çağırma imkânı var mıydı? Kapıyı açıp çıkmak mümkünken ağır karşı saldırı, savunma sınırını tartışmalı kılar.
  • Karşılık sonrası tutum nasıldı? Olaydan sonra özür, kolluğa başvuru ya da rapor alma gibi davranışlar dosyaya yansır.

Burada TCK m. 29’daki haksız tahrik kavramı da bir ölçüde ilgili olabilir. Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişiye indirim yapılır. Bu da ceza hukukunda cezayı hafifleten bir sebeptir; boşanma kusurunu doğrudan düzenlemez, ancak olayın psikolojik arka planını anlamak için yardımcı olur.

Savunma iddiası kusuru tamamen ortadan kaldırır mı?

Her zaman değil. Savunma niteliği tamsa, o davranış kusur olarak sayılmayabilir. Ancak dosya içinde başka kusurlu davranışlarınız varsa (örneğin sürekli hakaret, karşılıklı tehdit ya da orantısız şiddet), bunlar ayrıca değerlendirilir.

Karşılıklı şiddet dosyalarında hâkim, iki tarafın davranışlarının ağırlığını karşılaştırır. Savunma amacıyla yapılan itme ile kasıtlı yaralama aynı ağırlıkta tartılmaz. Karşılıklı şiddetin genel mantığı için karşılıklı şiddette kusur yazısına bakabilirsiniz.

Kusur ölçüsü, boşanmanın mali sonuçlarını etkiler. Kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddî tazminat isteyebilir; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olandan manevî tazminat talep edebilir (TMK m. 174). Yoksulluk nafakasında ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır ve yasama düzenlemesi beklenmektedir. Kusur dağılımının işleyişi için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısı ayrıntı verir.

Savunma iddiasını nasıl kanıtlarsınız?

Boşanmada hâkim, dayanılan olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; kanıtları serbestçe takdir eder; tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Yani “kendimi savundum” beyanı yeterli değildir.

İşe yarayan deliller şunlardır:

  • Olaydan hemen sonra alınan sağlık raporu. İki tarafın raporları ağırlık açısından karşılaştırılır. Raporun nasıl alınacağını darp raporu nasıl alınır yazısında anlattık.
  • Polis veya jandarma tutanağı ve 112 çağrı kayıtları.
  • Olayı gören veya hemen sonrasında sizi gören kişilerin tanıklığı; süreç için tanık delili yazısına bakabilirsiniz.
  • Önceki saldırılara dair mesajlar, özür yazışmaları ve fotoğraflar.
  • Güvenlik veya ev kamerası kayıtları; bunların hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir.

Hukuka aykırı olarak elde edilen delilin nasıl sorun yaratabileceğini hukuka aykırı delil nedir yazısında inceledik. Genel çerçeve için boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısını okuyabilirsiniz.

Koruma kararı ile savunmanızı güçlendirmek

6284 sayılı Kanun’un şiddet tanımı fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü ve ekonomik her türlü davranışı kapsar (m. 2). Eşin saldırısına maruz kalmışsanız, kolluğa başvurmak ve tedbir talep etmek hem güvenliğinizi sağlar hem de olayı resmî kayda geçirir. Hâkim; şiddet uygulayan hakkında uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişimle rahatsız etmeme gibi önleyici tedbirler verebilir (m. 5/1). Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir (m. 8/2).

Karşılık verdiğiniz bir olayın ardından kolluğa başvurmak, kendinizi savunduğunuzu gösteren önemli bir kanıt olabilir; ancak bu kayıt, olayın aslını yansıtmalıdır. Başvuru yolu için 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Ali, tartışma sırasında Merve’nin saçından tutup duvara çarpıyor. Merve kendini kurtarmak için Ali’yi itiyor, Ali dengesini kaybedip yere düşüyor. Merve evden çıkıp komşusuna sığınıyor, ertesi gün rapor alıyor. Ali de kendi raporunu alarak “Merve bana saldırdı” diyor.

Hâkim bu dosyada saldırının kimde başladığını, Merve’nin itmesinin orantılı olup olmadığını, iki raporun içeriğini, komşunun ifadesini ve daha önce benzer olayların yaşanıp yaşanmadığını birlikte tartar. Merve’nin davranışı savunma niteliğindeyse kusur olarak sayılmayabilir; ancak başka kusurlu davranışları varsa onlar ayrıca değerlendirilir. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Dilekçede savunmayı nasıl anlatırsınız?

Savunma niteliğini ortaya koymanın etkili yolu, olayı dakika dakika değil ama mantıksal sırayla anlatmaktır. Dava dilekçesinde dayanılan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve her vakıanın hangi delille ispat edileceği yazılır (HMK m. 119/1-e ve f). Bu yüzden “eşim bana saldırdı, ben de kendimi korudum” yerine şu bilgileri vermek gerekir:

  • Tartışmanın nasıl başladığı ve kimin tarafından büyütüldüğü.
  • Saldırının nasıl yapıldığı; elle mi, aletle mi, nereye yönelik olduğu.
  • Sizin karşılığınızın tam olarak ne olduğu ve ne kadar sürdüğü.
  • Kaçış ya da yardım çağırma imkânınızın olup olmadığı.
  • Olaydan hemen sonra yaptıklarınız: kolluğu aramak, hastaneye gitmek, evden ayrılmak.

Bu ayrıntılar hâkimin “savunma mı, karşılıklı kavga mı?” sorusuna cevap vermesini kolaylaştırır. Kendi davranışınızı küçültmek veya gizlemek, karşı tarafın raporu ve tanıklarıyla çeliştiğinde güvenilirliğinizi zayıflatır.

Karşı taraf sizi şiddet uygulamakla suçluyorsa, cevap dilekçenizde iddiaları tek tek yanıtlamanız gerekir. Kabul ettiğiniz olayı savunma bağlamında, kabul etmediklerinizi ise kanıtlarla anlatmak daha sağlam bir yoldur. Karşı dava seçeneği ve iki tarafın şiddet iddialarının birlikte değerlendirilmesi için karşılıklı şiddette kusur yazısına bakabilirsiniz.

Şiddetin sürmesi ve haklı ayrılık

Savunma niteliği yalnız anlık bir karşılıkla ilgili değildir; şiddetin süregelmesi durumunda evden ayrılma, kolluğa başvuru ve koruma kararı alma da savunma çizgisinde yer alır. Kanun, boşanma davası sürerken eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri hâkimin resen almasını öngörür (TMK m. 169). Dava açılmadan önce de, dava sürerken de 6284 sayılı Kanun’a göre tedbir kararı ilgilinin talebi, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısının başvurusuyla en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden istenebilir (m. 8/1).

Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m. 197/1); terk sebebi de ancak haklı sebep olmaksızın ayrılıkta söz konusu olur (TMK m. 164). Bu yüzden şiddet gördüğü için müşterek konuttan ayrılan eşin ayrılığı evin terki sayılmaz. Ayrılma sebebini kayda geçirmek, bu bakımdan önemlidir. Ayrılığı doğuran şiddet olayı rapor, tutanak ve tanıkla belgelenebiliyorsa, eşin “evi terk etti” savunması zayıflar. Bu konuda aile içi şiddette hukuki haklar yazısı koruma, ceza ve boşanma yollarını bir arada anlatıyor.

Sık yapılan hatalar

  • Karşılık verdiğini gizleyip olayı yalnız karşı tarafın saldırısı gibi anlatmak.
  • Saldırıdan sonra tehdit veya hakaretle devam etmek; savunma çizgisi kaybolur.
  • Rapor almak için günlerce beklemek.
  • Karşı taraf şikâyet ettikten sonra kendi şikâyetinizi geç yapmak.
  • Dilekçede “savundum” demekle yetinip olayın saniye saniye akışını yazmamak.

Kendinizi savunduysanız hangi adımı atarsınız?

Önce güvenliğiniz, sonra belge. Olayın ardından rapor almak, kolluğa başvurmak ve tanık bilgilerini not etmek, ilerideki davada savunmanızın en güçlü dayanağı olabilir. Dilekçede olayı kendi kusurunuzu da içerecek şekilde dürüstçe aktarmak, güvenilirliğinizi artırır.

Dosyanızın ayrıntısı sonucu belirler; olayın sırası, raporlar ve tanıklar farklı sonuç doğurabilir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Daha geniş bilgi için aile hukuku sayfasına ve fiziksel şiddet gören eşin boşanma davası yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Bana vuran eşe karşılık verdim. Kusurlu sayılır mıyım?

Karşılığın saldırıyı defetmeye yönelik ve orantılı olup olmadığına bakılır. Savunma sınırını aşan, saldırı bittikten sonra devam eden ya da intikam niteliği taşıyan davranışlar kusur sayılabilir. Dosyadaki rapor ve tanıklar bu ayrımı belirler.

Meşru savunma ceza hukukunda ne demektir, boşanmayı etkiler mi?

TCK m. 25’e göre kendisine ya da başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Boşanma hâkimi bu ölçütten yararlanabilir ama ceza hükmüne bağlı değildir.

Karşılık olarak hakaret ettim; kusurum olur mu?

Savunma amacıyla bağırmak ya da korumaya yönelik söz söylemek ile süregelen hakaret aynı değildir. Ancak hakaretin saldırıya karşılık olması her zaman kusuru ortadan kaldırmaz. Hâkim olayın bütününü değerlendirir.

Savunma iddiamı nasıl kanıtlarım?

Sağlık raporu, polis veya jandarma tutanağı, komşu tanıklığı, mesajlar ve kamera kayıtları kullanılabilir. Önemli olan, saldırının önce kim tarafından başladığını ve karşılığın nasıl olduğunu zaman sırasıyla gösterebilmektir.

Karşı taraf bana şiddet uyguladığını iddia ediyor. Ne yapmalıyım?

Önce kendi olaylarınızı net ve tutarlı biçimde belgelemelisiniz. Kendi davranışınızı gizlemek yerine savunma niteliğini açıklamak güvenilirliğinizi artırır. Karşı dava ve koruma talebi gibi seçenekleri değerlendirmek gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164, 166, 169, 174, 175, 184, 197
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 25, 29
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 2, 5, 8
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler