Aile Hukuku ve Boşanma

Karşılıklı Şiddet Varsa Boşanma Davasında Kusur Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

İki eş de birbirine şiddet uyguladıysa boşanma davasında kusur nasıl belirlenir? TMK 166/2, 174, 175 ve karşı dava çerçevesinde tazminat ve nafaka etkisi.

Kısaca

  • Karşılıklı şiddet, boşanmaya engel değildir; evlilik birliği temelinden sarsıldığı için iki taraf da dava açabilir (TMK m. 166/1).
  • Davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2).
  • Kusur dağılımı tazminat ve nafakayı etkiler: maddî tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa, yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmayan tarafa tanınır (TMK m. 174, 175).
  • Karşı dava, asıl dava sürerken ve bağlantı şartı varsa açılabilir (HMK m. 132); iki dava birlikte görülür.
  • Şiddetin başlangıcı, ağırlığı ve tekrar sıklığı raporlar, tutanaklar ve tanıklarla ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Evlilikte şiddet her zaman tek yönlü olmaz. Tartışmalar büyür, bir taraf itip kakar, öbürü karşılık verir. Sonra iki eş de kendisini mağdur görür ve mahkemede ikisi de “önce o başladı” der. Karşılıklı şiddet olduğunda boşanma mümkündür; asıl soru, kusurun nasıl dağıtılacağı ve bunun tazminat ile nafakaya nasıl yansıyacağıdır.

Aşağıda hâkimin iki yönlü şiddet dosyasında neye baktığını, kanunun bu durumda hangi araçları sunduğunu ve dilekçenin nasıl kurulması gerektiğini anlatıyoruz.

Karşılıklı şiddet boşanmaya engel midir?

Hayır. TMK m. 166/1’e göre evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. İki taraf da şiddet uyguluyorsa evliliğin sarsıldığı daha da açıktır.

Şiddetin ağırlığına göre dava hayata kast, pek kötü davranış ya da ağır onur kırıcı davranışa (TMK m. 162) da dayandırılabilir; bu sebeple dava hakkı, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl geçince düşer, affeden eşin dava hakkı yoktur. Karşılıklı şiddet hâlinde her iki tarafın da bu süreleri ayrı ayrı gözetmesi gerekir.

Davacının kusuru daha ağırsa ne olur?

TMK m. 166/2, kusur dengesinin bozulduğu durumda bir sınır koyar: davacının kusuru daha ağırsa, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Bunun pratik anlamı şudur: daha ağır kusurlu eş davayı açabilir, ama karşı taraf evliliğe devam etmekte gerçek bir yararı olduğunu savunuyorsa dava reddedilebilir. Davalı itirazı yalnızca eşi cezalandırmak ya da dava açana zorluk çıkarmak için kullanıyorsa, hâkim bunu hakkın kötüye kullanılması sayabilir. Öte yandan TMK m. 166/4’e göre, boşanma sebeplerinden biriyle açılmış davanın reddedilip bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu madde, reddedilen davanın ardından yeniden başvurma yolunu açıkça gösterir. Bu konuyu davacının ağır kusuru yazısında ayrıca ele aldık.

Karşı dava nasıl açılır?

Eşiniz size boşanma davası açtıysa ve siz de boşanmak istiyorsanız, ayrı bir dava açmak yerine karşı dava açabilirsiniz. HMK m. 132’ye göre karşı dava için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, ayrıca karşı davada ileri sürülen talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisi ya da bağlantı bulunması gerekir. Şartlar gerçekleşmeden açılan karşı dava, talep üzerine veya resen asıl davadan ayrılabilir. Karşı davaya karşı dava açılamaz. Karşı dava, cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde verilecek ayrı bir dilekçeyle açılır; süresinden sonra açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133). Esasa cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; bu sürede başvuran davalıya bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 127).

Karşılıklı şiddet dosyalarında karşı dava, kendi tazminat ve nafaka taleplerinizi ileri sürmenin bir yoludur. Asıl dava ile karşı dava aynı mahkemede birlikte görülür; böylece iki tarafın kusuru bir arada değerlendirilir.

Kusur nasıl dağıtılır?

Kusur, her eşin evliliği sarsan davranışlarına verilen ağırlıktır. Karşılıklı şiddet dosyasında hâkim şunlara bakar:

  • Şiddet kim tarafından başlatıldı ve ilk olay kimle ilgiliydi?
  • Karşılık veren taraf kendini mi savundu, yoksa intikam mı aldı?
  • Şiddetin ağırlığı iki tarafta benzer mi, yoksa biri çok daha ağır mı (rapor ve yaralanma düzeyi)?
  • Davranış tek seferlik mi, tekrar eden bir örüntü mü?
  • Çocukların yanında mı yaşandı?
  • Taraflar olaylardan sonra nasıl davrandı: özür, uzlaşma ya da yeni saldırılar?

Hâkim olguları vicdani kanaatiyle ve kanıtları serbestçe takdir ederek değerlendirir; eşlerin ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Genel mantık için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısına bakabilirsiniz. Savunma amacıyla verilen karşılığın kusura etkisini kendini savunma ve kusur yazısında ayrıca işledik.

Tazminat ve nafaka üzerindeki etkisi

Kusur dağılımı, boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkiler.

TMK m. 174’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olandan manevî tazminat isteyebilir. Eşit kusur durumunda maddî tazminatın “daha az kusurlu olma” şartı gerçekleşmez; uygulamada eşit kusurlu eşe manevî tazminat da kural olarak verilmez. Yoksulluk nafakası ise kusur daha ağır olmadığı için eşit kusurda istenebilir; ayrıntı için eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısına bakılabilir.

Yoksulluk nafakasında (TMK m. 175) ölçüt şudur: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir; bu sırada mevcut hüküm uygulanır ve kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz.

Dava sürerken geçim, barınma ve çocukların bakımı için geçici önlemleri hâkim resen alır (TMK m. 169). Ayrıntı için tedbir nafakası nedir yazısına bakabilirsiniz.

Koruma kararı karşılıklı şiddette nasıl çalışır?

6284 sayılı Kanun, şiddet mağduru ile şiddet uygulayanı olgulara göre ayırır. Şiddet tanımı fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü davranışı kapsar (m. 2). Hâkim, şiddet uygulayan kişi hakkında uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişimle rahatsız etmeme gibi önleyici tedbirler verebilir (m. 5/1). Tedbir kararı ilgilinin talebi, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir ve ilk defasında en çok altı ay için geçerlidir (m. 8).

İki tarafın da şiddet uyguladığı iddia edildiğinde, her başvuru kendi olguları içinde incelenir. Korunmak için başvururken kendi davranışlarınızı da açık ve dürüst biçimde anlatmak, güvenilirliğinizi artırır. Başvuru yolu için 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır yazısı kılavuz olabilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Burak ve Nilay uzun süredir tartışıyor. Bir akşam Burak, Nilay’ı kolundan sertçe tutup itiyor; Nilay da yanındaki bardağı Burak’a fırlatıyor, Burak’ın kaşı yarılıyor. Birkaç hafta sonra Nilay’ın omzuna Burak’ın vurduğu bir darbe nedeniyle rapor alınıyor.

Her iki taraf da birbirini suçlayan dilekçe verirse, hâkim olayların sırasını, iki tarafın raporlarının ağırlığını, daha önce başka olay yaşanıp yaşanmadığını ve çocukların durumunu inceler. Kusur dağılımı bu veriler üzerinden belirlenir. İki tarafın da şiddet uyguladığı noktasında dosya ortaya çıkarsa, tazminat ve nafaka taleplerinin akıbeti de buna göre şekillenir. Sonuç önceden söylenemez.

Dilekçeyi karşılıklı şiddet dosyasında nasıl kurarsınız?

Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği yazılır (HMK m. 119/1-e ve f). Karşılıklı şiddet dosyasında bu kural özellikle önemlidir; çünkü hâkim iki tarafın anlatısını yan yana okuyacaktır.

Dilekçeyi kurarken şu sırayı izlemek işe yarar: önce evliliğin kısa bir özeti, ardından şiddetin başladığı döneme ait olaylar tarih sırasıyla, sonra kendi verdiğiniz karşılığın hangi koşulda yapıldığı, en son da talepler. Her olay için tarih, yer, olayın akışı ve dayanak delil yazılır. Kendi davranışınızı da dürüstçe yazmanız, karşı tarafın “kendi kusurunu saklıyor” iddiasını boşa çıkarır.

Talepler bölümünde boşanma kararının yanında kusura bağlı mali haklarınızı da açıkça belirtmelisiniz: maddî ve manevî tazminat, varsa nafaka, çocuklar için velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi ve iştirak nafakası. Tedbir nafakası ve çocuklarla ilgili geçici önlemler için hâkim resen karar verse de (TMK m. 169), bunları dilekçede açıkça belirtmek süreci netleştirir. Çocuklar varsa şiddetin çocukların yanında yaşanıp yaşanmadığı da ayrıca yazılmalıdır; bu, hem kusur hem velayet değerlendirmesinde önem taşır.

Dilekçenin bir de savunma tarafı vardır. Karşı taraf size şiddet iddiasında bulunduysa, cevap dilekçenizde bu iddiaları madde madde yanıtlamanız gerekir. Kabul ettiğiniz olayları savunma niteliğiyle, kabul etmediklerinizi ise kanıtlarla birlikte açıklayın. Hâkim, tarafların ikrarlarıyla bağlı olmadığı için (TMK m. 184) her iki tarafın anlatısını delillerle karşılaştırır. Delillerin genel yönetimi için boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısına bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

  • Kendi şiddetini gizleyip yalnızca karşı tarafın davranışını anlatmak; tanık ve rapor ortaya çıkınca güvenilirlik zarar görür.
  • Savunma amacıyla yapılan karşılığı ayrıntısız bırakmak.
  • Süreleri gözetmeden bekleyip TMK m. 162 kapsamındaki dava hakkını kaybetmek.
  • Karşı dava açma imkânını fark etmeden iki haftalık cevap süresini kaçırmak.
  • Raporları, mesajları ve tutanakları tarih sırasıyla düzenlememek.

İki taraflı şiddet dosyasında nasıl bir yol haritası kurulur?

Önce kendi güvenliğiniz, sonra belgeler, en sonunda dilekçe. Hâkimin önüne sunacağınız anlatı, olayları tarih sırasıyla ve dürüstçe aktarmalıdır; özellikle kendinizi savunduğunuz anları, nedenleriyle birlikte yazmak önemlidir.

Her dosyanın ayrıntısı farklıdır; olayların sırası, raporlar ve çocukların durumu sonucu şekillendirir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için aile hukuku sayfasına ve boşanma davasında fiziksel şiddet yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İkimiz de birbirimize vurduk. Boşanabilir miyiz?

Evet. Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek derecede sarsılmışsa boşanma davası açılabilir. Karşılıklı şiddet kusur dağılımını etkiler ama boşanmayı engellemez.

Daha çok kusurlu olan eş boşanma davası açabilir mi?

Açabilir. Ancak davalı eş, davacının kusuru daha ağırsa davaya itiraz edebilir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim yine boşanmaya karar verebilir.

Karşı dava nedir, ne zaman açılır?

Karşı dava, asıl davanın görüldüğü sırada davalı tarafın açtığı davadır. Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ile talepler arasında bağlantının bulunması şarttır. Karşı dava, cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır (HMK m. 133). Cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 127).

Karşılıklı şiddette tazminat alabilir miyim?

Maddî tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınır. Manevî tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan isteyebileceği bir haktır. Eşit kusurda maddî tazminat şartı olan daha az kusurlu olma gerçekleşmez; uygulamada eşit kusurlu eşe manevî tazminat da kural olarak verilmez.

Karşılıklı şiddet varken koruma kararı alınır mı?

6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişinin talebiyle verilebilir. Hâkim her başvuruyu kendi olguları içinde değerlendirir; iki tarafın da başvuruda bulunması mümkündür.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 174, 175, 184
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 2, 5, 8
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 127, 132, 133
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler