Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Mahkeme Keşfe Çıkar mı, Hangi Hâllerde Keşif Yapılır?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanma davasında keşif, hâkimin yerinde inceleme yapmasıdır (HMK m. 288). Hangi dosyalarda istenir, nasıl işler, karşı koymanın sonucu nedir?

Kısaca

  • Keşif, hâkimin uyuşmazlık konusunu bizzat duyu organlarıyla yerinde ya da mahkemede inceleyerek bilgi sahibi olmasıdır (HMK m. 288/1).
  • Keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden alınabilir (HMK m. 288/2).
  • Boşanma dosyalarında keşif nadir bir delildir; daha çok taşınmaz değeri, aile konutunun durumu veya işyeri gibi mal paylaşımı konularında gündeme gelir.
  • Keşfe taraflardan biri karşı koyarsa ispat yükü ona düşüyorsa delilden vazgeçmiş, diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır; hâkim bu sonucu uygulamayabilir (HMK m. 291/2).

Keşif sözcüğü akla genellikle bir inşaat uyuşmazlığını getirir: hâkim, bilirkişiyle birlikte araziye gider, sınırları ve yapıyı görür. Boşanma davasında ise aynı yol hâlâ açıktır, ama çok daha az kullanılır. Bir olayın nasıl geçtiğini hâkime bizzat göstermek istiyorsanız, ya da mal paylaşımında bir taşınmazın ya da işyerinin durumu tartışılıyorsa keşif gündeme gelebilir. Aşağıda keşfin ne olduğunu, boşanma dosyalarında hangi durumlarda istenebileceğini ve karşı koymanın sonuçlarını anlatıyoruz.

Keşif ne demektir?

Keşif, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 288 ila 291. maddelerinde düzenlenen bir delildir. Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organlarıyla, yani görerek, dinleyerek, dokunarak bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yapıp bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur (HMK m. 288/1). Keşif kararı sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden alınır (HMK m. 288/2).

Burada kanunun vurguladığı nokta, hâkimin bilgisinin bizzat edinilmesidir. Belge ya da tanık beyanı yoluyla dolaylı değil; yerinde görerek. Bu yüzden keşif, “görmek gerekir” diyebileceğiniz olgularda anlamlıdır: evin fiziksel koşulları, bir dükkânın düzeni, bir arazinin sınırları.

Keşif nasıl yapılır?

Keşif, davaya bakan mahkemece icra edilir. Keşif konusu mahkemenin yargı çevresi dışındaysa inceleme istinabe suretiyle, yani o yerdeki mahkeme aracılığıyla yapılır; konu büyükşehir belediye sınırları içindeyse davaya bakan mahkeme de yapabilir (HMK m. 289).

Keşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkeme tarafından belirlenir. Keşif, taraflar hazır ise huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır (HMK m. 290/1). Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Yapılan bütün işlemler ve beyanlar bir tutanağa yazılır; tutanağa hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de geçer. Plan, çizim ve fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir (HMK m. 290/2). Mahkeme, bir olayın nasıl geçmiş olabileceğini tespit etmek için temsili uygulama da yaptırabilir (HMK m. 290/3).

Keşif sırasında ne söylediğinize dikkat edin: tutanağa geçen beyanlar ve hâkimin gözlemi, sonradan dosyada değerlendirilen unsurlardır. Bir mekânda yapılan keşifte ayrıntılar kaydedilir; bu yüzden avukatınızın yanınızda bulunması, gözlemlerin doğru biçimde tutanağa geçmesini sağlar.

Boşanma davasında keşif hangi hâllerde gündeme gelir?

Boşanma davasında olgular çoğunlukla ev içinde yaşanır ve yerinde görülecek bir şey bırakmaz. Bu yüzden keşif sık kullanılan bir delil değildir. Ancak şu durumlarda mantıklı olabilir.

Aile konutu ve taşınmazlar. Mal paylaşımında ya da değer artış payı uyuşmazlığında bir taşınmazın durumu, kullanım biçimi veya değeri tartışılıyorsa mahkeme yerinde görmek ve bilirkişiyle inceleme yapmak isteyebilir. Taşınmazın tapu ve paylaşım boyutları için evlilikte alınan evin tapusu ve paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.

İşyeri ve ticari işletme. Eşlerden birinin işlettiği bir dükkânın ya da atölyenin değeri, stoğu ve gerçek faaliyeti tartışılıyorsa yerinde inceleme yardımcı olabilir. Bu tür konuda bilirkişi incelemesi de birlikte yapılır; ayrıntılı bilgi için bilirkişi görevlendirilmesi yazısına göz atabilirsiniz.

Çocuğun yaşam ortamı. Çocuğun hangi koşullarda yaşadığı tartışıldığında hâkim kendi inceleme yöntemlerini kullanabilir. Bu amaçla çoğunlukla sosyal inceleme raporu istenir; evin fiziksel durumuna dair doğrudan gözlem gerekirse keşif de bir seçenek olabilir. Sosyal inceleme için sosyal inceleme raporuna itiraz yazısı yararlı olabilir.

Olayın geçtiği yer. Bir olayın yerinde nasıl geçmiş olabileceği, örneğin bir ses ya da görüş mesafesi gibi somut bir olgu tartışmalıysa, temsili uygulama için keşif istenebilir. Bunun boşanma davasında kullanılması istisnaidir.

Keşif talebi nasıl yapılır?

Keşif talebinde bulunurken delilinizi ve hangi vakıanın ispatı için gösterdiğinizi açıkça belirtmeniz gerekir (HMK m. 194/2). Dilekçede “şu taşınmazın, şu tarihte şu durumda olduğunun tespiti için keşif yapılmasını talep ederim” gibi somut bir ifade kullanılır. Talep, kanunda sözlü yargılamaya kadar mümkün gösterilmiştir (HMK m. 288/2); ancak hâkim, tahkikat süresinde delil sunma kurallarını da gözetir. Bu nedenle talebi mümkün olduğunca erken yapmak daha güvenlidir. Delillerin sunulma zamanı için deliller ne zamana kadar sunulur yazısına bakabilirsiniz.

Keşif, bilirkişi ücreti ve ulaşım gibi giderler doğurur. Keşfi talep eden taraf, mahkemenin belirlediği avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır; yatırılmazsa ve diğer taraf da yatırmazsa o delilden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324). Bu yüzden ara karardaki süreyi kaçırmayın. Bu konu için delil giderleri avansı yazısını okuyabilirsiniz.

Hâkim talebi yerinde bulmayabilir. Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir (HMK m. 189/4) ve deliller serbestçe değerlendirilir (HMK m. 198). Keşif kararı verilmemesi, davanın kaybedileceği anlamına gelmez; ilgili olgu başka delillerle de ispat edilebilir.

Keşfe karşı koymanın sonucu

Taraflar ve üçüncü kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadır (HMK m. 291/1). Taraflardan biri keşif yapılmasına karşı koyarsa sonuç, kimin ispat yükü altında olduğuna göre değişir. İspat yükü o kişide ise bu delilden vazgeçmiş sayılır; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Şu kadar ki hâkim, duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir (HMK m. 291/2).

Üçüncü kişi, örneğin evde yaşayan bir yakın veya komşu, keşfe karşı koyarsa karşı koymanın sebep olduğu giderlere ve disiplin para cezasına mahkûm edilebilir; gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verilebilir. Ancak üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak keşfe katlanma yükümlülüğünden kaçınabilir (HMK m. 291/3). Keşfin üçüncü kişi için uygun bir zamanda yapılması ve zamanın ona bildirilmesi de kuraldır; gecikmesinde zarar umulan hâllerde ise bildirim yapılmadan keşif yapılabilir.

Keşfi engellemek çoğu zaman ihtiyatsız bir hamledir. Keşfin yapılması konusunda ciddi bir itirazınız varsa, örneğin çocuğun mahremiyeti ya da yerin başkasına ait olması gibi, bunu gerekçesiyle ve belgesiyle mahkemeye bildirmeniz gerekir; böylece hâkim karşı koymanın sebebini değerlendirebilir.

Keşif ile diğer deliller arasındaki ilişki

Keşif tek başına bir sonuç üretmez; hâkim keşifte gördüklerini dosyadaki belgeler, tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirir. Örneğin bir taşınmazın değeri tartışılıyorsa keşif, bilirkişinin hesabına zemin hazırlar; hâkimin gözlemi tutanağa yazılır ve bilirkişi raporunun doğruluğunu sınamada kullanılır. Keşifte bilirkişi bulunmuyorsa hâkim kendi gözlemini tutanağa geçirir, ancak teknik değerlendirme gerektiren noktalarda bilirkişi desteği ister.

Boşanmanın dayandığı olgular bakımından ise TMK m. 184/1 uyarınca hâkim, olguya vicdanen kanaat getirmedikçe bunu ispatlanmış saymaz. Yani keşifte bir şeyin görülmüş olması da hâkimin kanaatini oluşturan unsurlardan biridir; kanaati tek başına bağlamaz. Karşı tarafın keşfe karşı koymasına bağlanan “kabul etmiş sayılma” sonucu da boşanmanın dayandığı olgularda hâkimi tek başına bağlamaz; tarafların ikrarı bu olgularda hâkimi bağlamadığı için (TMK m. 184/3) hâkim yine vicdani kanaatine bakar.

Keşif, hukuka aykırı yoldan elde edilmiş bir delil sorununu da ortadan kaldırmaz. Eşinizin evine ya da işyerine izinsiz girip görüntü almak ile mahkeme kararıyla yapılan keşif aynı şey değildir; hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Yerinde görülmesi gereken bir şey varsa bunun yolu mahkemeden talep etmektir. Bu sınırı hukuka aykırı delil yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşlerden biri, evlilik süresince alınmış ve diğer eşin ailesinin işlettiği bir dükkânın bir bölümünün aslında ortak kazançla yenilendiğini iddia ediyor. Diğer taraf ise yenilemenin kendi ailesince yapıldığını söylüyor. Davacı, dükkânın mevcut durumunun ve yapılan işlerin yerinde görülmesi için keşif talep ediyor.

Hâkim keşfe karar veriyor ve bilirkişiyi de görevlendiriyor. Keşifte yenilenen kısımlar tespit ediliyor, tutanağa fotoğraflar ekleniyor. Keşif sonucu, ödemeleri gösteren banka kayıtlarıyla ve tanıklarla birlikte değerlendiriliyor. Karşı taraf keşfe karşı koysaydı, ispat yükü kendisinde olmadığı için iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılması gündeme gelebilirdi; ancak hâkim bunu uygulamayabilirdi. Bu örnek yalnızca işleyişi göstermek içindir; gerçek bir dosyada sonuç, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.

Sık yapılan hatalar

Keşfi, yazılı delil eksikliğini kapatmak için kullanmaya çalışmak yaygın bir hatadır. Hâkim keşfi, yerinde görmenin gerçekten bir şey katacağı durumlarda kabul eder. Bir diğer hata, keşfe avukatsız gidip hazırlıksız beyan vermektir: tutanağa geçen cümleler sonradan değerlendirilir. Üçüncü hata, ev sahibi veya komşu gibi üçüncü kişilere keşfi önceden anlatmamaktır; bu kişiler beklenmedik bir ziyarette karşı koyabilir ve bu durum hem onlar hem sizin için sonuç doğurabilir.

Genel delil çerçevesi için ispat yükü ve deliller ve delil listesi hazırlığı için delil listesi nasıl hazırlanır yazıları faydalı olabilir.

Keşif kararı için dosyanıza özgü değerlendirme

Keşfin gerekip gerekmediği, hangi olgunun yerinde görülmesi gerektiği ve masrafın nasıl planlanacağı dosyanın niteliğine göre değişir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Çalışma alanımız hakkında aile hukuku sayfasından bilgi alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasında mahkeme evime keşfe gelir mi?

Kanunen mümkündür; hâkim uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organlarıyla inceleme yaparak bilgi sahibi olmak istediğinde keşfe karar verebilir (HMK m. 288/1). Uygulamada boşanma davalarında bu delil nadirdir ve ancak yerinde görülmesi gereken somut bir olgu varsa gündeme gelir.

Keşif talebini ne zamana kadar yapabilirim?

Kanuna göre keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya hâkim tarafından kendiliğinden alınır (HMK m. 288/2). Yine de diğer deliller gibi talebi dilekçede ve zamanında bildirmek gerekir.

Keşfe katılmak zorunda mıyım?

Taraflar ve üçüncü kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici davranışlardan kaçınmak zorundadır (HMK m. 291/1). Keşif taraflar hazır ise huzurlarında, değilse yokluklarında yapılır (HMK m. 290/1).

Keşfe karşı koyarsam ne olur?

Karşı koyan taraf ispat yükü kendisine düşen taraf ise o delilden vazgeçmiş sayılır; diğer taraf ise iddia edilen olguyu kabul etmiş sayılır. Hâkim duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir (HMK m. 291/2). Boşanmanın dayandığı olgularda ise ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184/3).

Keşifte yabancılar ya da komşular bulunur mu?

Keşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkemece belirlenir ve hâkim keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir (HMK m. 290). Üçüncü kişi de keşif kararına uymak zorundadır; ancak tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak keşfe katlanma yükümlülüğünden kaçınabilir (HMK m. 291/3).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 184
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 194, 198, 288, 289, 290, 291, 324
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler