Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Reşit Ama Kısıtlı Çocuğun Velayeti Kimde Olur?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davasında kısıtlanmış ergin çocuk, hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana babanın velayeti altında kalır. Kısıtlama şartlarını ve süreci öğrenin.

Kısaca

  • Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalır.
  • Yaşça ergin olmak tek başına velayeti bitirmez; kısıtlama kararı verilmişse velayet devam edebilir.
  • Kısıtlama kararı yoksa ana baba ergin çocuğu kendiliğinden temsil edemez; ayırt etme gücü ve kısıtlı olmama fiil ehliyetinin şartlarıdır.
  • Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir; hâkim çocuğun durumunu ve ana babanın bakım gücünü değerlendirir; çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini alır.

Bir çocuğun on sekiz yaşına gelmesi çoğu zaman velayetin sona erdiği, ebeveynlerin artık sadece danışman olduğu bir dönüm noktasıdır. Ama akıl hastalığı, zihinsel engel ya da bağımlılık gibi sebeplerle işlerini yürütemeyen bir gencin ailesi için tablo farklı olabilir; kısıtlama kararı verilmişse velayet sürebilir. Boşanma davası böyle bir ailede açıldığında, “çocuk ergin ama kendi işlerini göremiyor, velayet kimde olacak?” sorusu hem hukuki hem insani bir ağırlık taşır. Medeni Kanun’un 335. maddesinin ikinci fıkrası bu soruya doğrudan değinir.

Erginlik ile velayet arasındaki ilişki

Medeni Kanun’un 11. maddesine göre erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar. Velayet, ergin olmayan çocuk için söz konusudur (m. 335/1). Normal akışta çocuk ergin olduğunda velayet kendiliğinden biter.

Kanun, burada bir istisna tanır. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalır (m. 335/2). Yani ergin bir kişi hakkında kısıtlama kararı verilmişse, ona vasi atanmadığı sürece ana babanın velayeti devam eder. Vasi atanmasına gerek olup olmadığı hâkimin değerlendirmesine bağlıdır; kanun, kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağını ayrıca söyler (m. 419/3).

Kısıtlanma şartları

Kısıtlanma bir mahkeme sürecidir; ergin birinin bir hastalığı olması yetmez. Medeni Kanun’un 405. maddesine göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. 406. madde ise savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden kişiyi kapsar.

Kısıtlama sürecinin ayrıntıları için kısıtlama kararı ve kısıtlamanın kaldırılması yazısına bakabilirsiniz. Önemli olan, kısıtlamanın bir mahkeme kararı istemesidir. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan ergin kişinin fiil ehliyeti vardır (m. 10); fiil ehliyeti ise ayırt etme gücü bulunmayanlar ile kısıtlılar için yoktur (m. 14). Kısıtlama kararı çıkmamış bir ergin için ana baba, velayet sona erdiği için onu kendiliğinden temsil edemez; çocuğun ayırt etme gücü yoksa işlemleri geçerli sonuç doğurmaz (m. 15), üstelik işlem yapabilecek yetkili bir temsilcisi de bulunmaz. Bu boşluğu kısıtlama ve gerekirse vasi atanması kapatır.

Boşanma davasında kısıtlı ergin çocuk nasıl ele alınır?

Boşanma davasında ana babanın kendi aralarındaki düzenleme kadar, ergin çocuğun durumu da hâkimin önüne gelir. Medeni Kanun’un 182. maddesi, mahkemenin boşanmaya karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini söyler. Velayet ise 336. maddeye göre boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

Kanunun, boşanmada kısıtlı ergin çocuğun velayetinin kime bırakılacağı için ayrı bir kural koymadığını açıkça söylemek gerekir. Genel ilkeler birlikte okunur: 335/2 uyarınca kısıtlı ergin çocuk ana babanın velayeti altında kalabiliyorsa, boşanmada bu velayetin kimde olacağı konusu da 336 ve 182 çerçevesinde düzenlenir. Hâkim bu kararda çocuğun hangi ebeveynle yaşadığına, bakım ihtiyacına, ebeveynlerin bakım gücüne bakar. Çocuk vesayet altındaysa 182. madde gereği vasinin ve vesayet makamının düşüncesi de alınır. Vasi atanmışsa çocuk velayet altında kalmaz; böyle bir çocuğun temsilini vasi üstlenir.

Ana babanın yükümlülüğü ve nafaka

Ana babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (m. 328). Çocuk ergin olduğu halde eğitimi sürüyorsa eğitim sona erene kadar kendilerinden beklenebilecek ölçüde destek sürer. Eğitimi olmayan, kısıtlı ve çalışamayan ergin çocuk için ise yardım nafakası hükümleri gündeme gelebilir; kısıtlı ergin çocuğun geçimi, yoksulluğa düşecek altsoya yardım yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilir (m. 364). Ayrıntı için yardım nafakası yazısını okuyabilirsiniz.

Velayet ile vasi arasındaki fark

Velayet sahibi ebeveyn, çocuğun kişisel bakımını ve temsilini üstlenir; malvarlığı bakımından ise kural olarak yönetim hakkı vardır. Vasi ise vesayet makamının denetiminde çalışır. Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (m. 448); ancak vesayet daireleri yetkilerine ilişkin hükümler saklıdır. Vasinin sorumlulukları vasinin görev ve sorumlulukları yazısında ayrıntılı. Vasi atanıp atanmayacağı, hâkimin dosyadaki duruma göre vereceği bir takdir kararıdır.

Velayetin kaldırılması konusu da ayrıdır: 348. madde uyarınca çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamazsa ya da yetersiz olacağı anlaşılırsa, ana babanın deneyimsizliği, hastalığı veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi hâlinde hâkim velayetin kaldırılmasına karar verir. Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. Velayetin kaldırılması yazısı ayrıntıyı veriyor.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: On dokuz yaşındaki bir genç, zihinsel yetersizlik nedeniyle kendi başına bankaya gidemiyor, sözleşme okuyup anlayamıyor ve günlük bakım için sürekli yardıma muhtaç. Ana babası boşanma davası açmıştır. Gençle ilgili kısıtlama kararı daha önce alınmış ve vasi atanmamış. Bu durumda genç ana babanın velayeti altındadır. Boşanma kararında hâkim, gencin kimin yanında yaşadığını, bakım yükünü kimin taşıdığını ve diğer ebeveynin kişisel ilişki talebini değerlendirir. Eğer kısıtlama kararı hiç alınmamışsa, ebeveynler gençten artık yasal temsilci sıfatıyla işlem yapamaz; gencin ayırt etme gücü yoksa kendi işlemleri de geçerli sonuç doğurmaz. Bu yüzden ebeveynlerin ilk yapacağı iş, kısıtlama sürecini başlatmaktır. Bu örnekte sonucun ne olacağını tahmin etmek doğru olmaz; hâkim çocuğun menfaatini, belgelerle ortaya konan durumuna göre değerlendirir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, çocuğun on sekiz yaşına geldiği ve kısıtlama kararı bulunmadığı hâlde ona karşı hâlâ velayet yetkisiyle hareket etmektir. Bu, banka, sağlık kurumu ve üçüncü kişiler açısından sorun yaratır. İkinci hata, kısıtlama sürecini boşanma davasının sona ermesine bırakmaktır; bakım düzeni ve temsil yetkisi belirsiz kalır. Üçüncü hata, durumu hâkime eksik bildirmektir. Çocuğun sağlık raporları, tedavi kayıtları ve bakım düzeni açıkça ortaya konmalıdır. Dördüncü hata, kısıtlama sonrası hâkim vasi atamışsa bunun velayeti etkileyeceğini düşünmemektir.

Durum değişirse, örneğin ebeveynlerden biri başka bir yere gider, evlenir ya da ölürse, 183. madde uyarınca hâkim re’sen ya da ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.

Kısıtlama başvurusunu ne zaman düşünmelisiniz?

Gencin on sekiz yaşına yaklaştığı bir dönemde boşanma davası sürüyorsa kısıtlama konusunu davanın ardına bırakmamak daha sağlıklıdır. Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayan biri hakkında da kısıtlama kararı verilebilir; karar ergin olduktan sonra sonuç doğurur (m. 419/2). Böylece on sekizinci yaşta bir temsil boşluğu oluşması önlenebilir. Çünkü ergin olduğu andan itibaren, kısıtlama kararı alınmadığı sürece ana babanın yasal temsil yetkisi kalmaz. Banka, sağlık kurumu, kamu kurumları gençle muhatap olur; ana babanın “ben bakıyorum” demesi bu durumu değiştirmez. Böyle bir tabloda gencin çıkarına olan, ehliyet eksikliğinin mahkeme kararıyla kayıt altına alınması ve ona yasal temsil yolunun açılmasıdır.

Başvuruyu desteklemek için gencin tıbbi durumunu gösteren raporlar, tedavi geçmişi ve günlük yaşamdaki yetersizliği ortaya koyan belgeler önemlidir. Medeni Kanun’un 405. maddesi, yalnızca işlerini göremeyen değil, korunması ve bakımı için sürekli yardım gereken veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergini de kapsar. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir (m. 409). Ayrıntılı süreç için kısıtlama kararı ve kısıtlamanın kaldırılması yazısına bakmak yararlı olur.

Vasi atanırsa velayetin durumu ve ebeveynin rolü

Hâkim vasi atanmasına gerek görürse kısıtlı ergin çocuk ana babanın velayeti altında kalmaz; bu durumda çocuğu vasi temsil eder ve vasi vesayet makamının denetiminde çalışır. Vesayet makamı, haklı sebepler engel olmadıkça öncelikle yakın hısımlardan birini vasi atar ve ana ya da babanın gösterdiği kişiyi gözetir (m. 414, 415). Ebeveynin vasi atanması ya da atanmaması kendi başına bir değer yargısı değildir. Vasinin sorumlulukları vasinin görev ve sorumlulukları yazısında anlatılıyor.

Vesayet altındaki kişinin mal varlığı bakımından da koruyucu hükümler vardır. Örneğin vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır (m. 449). Velayet altında kalan kısıtlı ergin için de bu koruma anlayışı geçerlidir, çünkü velayetteki temsilde kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler, vesayet makamının iznine bağlı hususlar dışında uygulanır (m. 342/3).

Ebeveynler arasında anlaşmazlık varsa

Boşanan ebeveynler kısıtlı ergin çocuğun bakımı konusunda anlaşamazsa iki ayrı yol açılır. Birincisi, boşanma davası içinde velayetin ve kişisel ilişkinin 182 ve 336. maddeler çerçevesinde düzenlenmesidir. İkincisi, koşulları varsa vesayet makamının devreye girmesi ve vasi atanmasıdır. Hangi yolun uygun olduğu, ebeveynlerin birbirleriyle iş birliği yapıp yapamadığına, gencin bakımını fiilen kimin yürüttüğüne ve gencin kendi durumuna bağlıdır. Her iki yolda da ölçüt, kısıtlı gencin korunması ve bakımının aksamamasıdır.

Dosyanızın ayrıntısı için

Kısıtlı ergin çocuk bulunan bir boşanma davasında hem kısıtlama hem boşanma hem de bakım düzeni birlikte düşünülmelidir. Kendi durumunuzu anlatmak için telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında büronun bilgileri yer alıyor. Aile hukuku alanındaki çalışmalar için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuk ergin olunca velayet kendiliğinden biter mi?

Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve velayet ergin olmayan çocuk için söz konusudur. Ancak ergin olduktan sonra kısıtlanan çocuk için hâkim vasi atanmasına gerek görmezse ana babanın velayeti altında kalmaya devam eder.

Hangi hâllerde ergin biri kısıtlanır?

Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için sürekli yardım gereken kişi kısıtlanır. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı gibi nedenlerle devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olanlar da kısıtlanabilir. Engelliliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin, kısıtlanmasını kendisi de isteyebilir.

Kısıtlama kararı olmayan ergin çocuk adına ana baba işlem yapabilir mi?

Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan erginin fiil ehliyeti vardır; kısıtlama kararı olmadan ana baba onu yasal temsilci sıfatıyla temsil edemez. Ayırt etme gücü bulunmayan erginin işlemleri ise geçerli sonuç doğurmaz. Bu nedenle gerekli durumda kısıtlama süreci başlatılır.

Boşanmada kısıtlı ergin çocuğun velayeti kime verilir?

Kanun, boşanmada bu çocuğun velayetinin kime bırakılacağı için ayrı bir kural koymaz; 335/2 ile genel ilkeler birlikte uygulanır: boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Hâkim çocuğun ihtiyaçlarını ve ana babanın bakım gücünü dikkate alır.

Velayet yerine vasi atanması ne zaman gündeme gelir?

Hâkim vasi atanmasına gerek görürse kısıtlı ergin çocuk velayet altında kalmaz. Ana babanın velayeti kaldırılırsa ya da bakım görevini yerine getiremediği anlaşılırsa vasi atanması söz konusu olabilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 10, 11, 14, 15, 182, 183, 328, 335, 336, 342, 348, 364, 405, 406, 408, 409, 414, 415, 419, 448, 449
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler