Boşanma kararının kesinleşip kesinleşmediği tebliğ tarihi, iki haftalık süre ve mahkeme kalemine başvuruyla öğrenilir. Adım adım kontrol yolu.
Kısaca
- Kararın kesinleşip kesinleşmediği, ilamın her tarafa tebliğ tarihine, iki haftalık istinaf süresine ve varsa başvuruların akıbetine bakılarak anlaşılır (HMK m. 345).
- Kesin cevabı veren yer, kararı veren ilk derece mahkemesinin yazı işleri müdürlüğüdür; kesinleşme ilamın üzerine şerh olarak yazılır (HMK m. 302).
- Bir taraf istinaf ederse karar kesinleşmez; bölge adliye kararı da temyize elverişliyse tebliğden itibaren iki haftalık temyiz süresi ayrıca işler (HMK m. 361).
- Tebliğ yapılmadıkça süre işlemez; bu yüzden tebliğ tarihini bilmeden kesinleşmeyi hesaplamak yanıltır.
“Kararım kesinleşti mi?” sorusunun cevabı, çoğu zaman bir tarih hesabına ve mahkeme kalemine yapılacak bir ziyarete bağlıdır. Boşanma kararının kesinleştiğini ilamdaki şerhten veya kalemin teyidinden öğrenirsiniz; kendi hesabınızı yapmak için ise tebliğ tarihlerini, süreyi ve karşı tarafın bir başvuru yapıp yapmadığını bilmeniz gerekir. Aşağıda bu kontrolü sırayla yapmanın yolunu anlatıyorum.
Önce şunu ayırın: açıklanan karar ile tebliğ edilen karar
Boşanma davasında hâkim duruşmanın sonunda hükmü açıklar. Bu açıklama ile kanun yolu süresi arasında bir bağ yoktur. Süre, gerekçeli kararın yazılması, imzalanması, mühürlenmesi ve taraflara tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar. Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra nüshalar taraflara verilir, bir nüsha da diğer tarafa tebliğ edilir (HMK m. 301).
Bu yüzden “karar kaç gün önce açıklandı” sorusu, kesinleşme tarihini hesaplamak için işe yaramaz. Önemli olan, ilamın size ve karşı tarafa hangi tarihte usulen tebliğ edildiğidir. Tebliğ edilmemişse süre de işlemeye başlamamıştır; bu konuyu tebligat almadan kesinleşir mi yazısında ayrıca ele aldım.
İki haftalık sürenin hesabı
İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Kanun metni her birine der; yani süre taraf bazlıdır. İlam davacıya bir gün, davalıya başka bir gün tebliğ edilmişse, her iki tarafın süresi kendi tebliğ tarihine göre hesaplanır. Karar, ancak iki tarafın da süresi dolduktan ve kimse başvurmadıktan sonra kesinleşir.
Hesapta bir takvim tutmanız yararlı olur:
- Sizin tebliğ tarihinizi bulun (tebliğ evrakındaki imza tarihi).
- Karşı tarafın tebliğ tarihini kalemden öğrenin.
- Geç olan tebliğin üzerine iki hafta ekleyin.
- Süre bitiminden sonra dosyada yeni bir başvuru olup olmadığını sorun.
Süre iki hafta olarak belirlendiği için hafta sürelerine ilişkin kural uygulanır (HMK m. 92/2). Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü biter (HMK m. 93); adli tatile (yirmi temmuz ile otuz bir ağustos arası) rastlayan sürelerin uzayıp uzamadığı ise dosyanın türüne göre değişir (HMK m. 103, 104); kararda nafaka veya velayet de varsa bu konu kanunda açık değildir. Kendi başvurunuz için uzamaya güvenmeyin, süreyi tatil yokmuş gibi hesaplayın; kesinleşme tarihini kalemden teyit edin. Hesap yanlış çıkarsa süreyi kaçırmak ya da gereksiz beklemek mümkündür. Gün sayımı için ayrıca istinaf süresi hangi günden başlar yazısına bakabilirsiniz.
Karşı taraf başvurduysa ne olur?
Sürenin dolması tek başına kesinleşme anlamına gelmez. Taraflardan biri süresi içinde istinaf dilekçesi vermişse dosya bölge adliye mahkemesine gider ve karar bu aşama sonuçlanana kadar kesinleşmez. İstinaf dilekçesi süresinden sonra verilmişse, kararı veren mahkeme dilekçenin reddine karar verir ve bu ret kararı da iki hafta içinde istinaf edilebilir (HMK m. 346). Bu ayrıntı, kesinleşmeyi geciktirebilen küçük bir durumdur.
İstinaf sonuçlandıktan sonra da hesap bitmeyebilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı temyize elverişliyse, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m. 361). Yargıtay incelemesi sonuçlanana kadar karar yine kesinleşmez. Hangi kararların temyize elverişli olduğunu sizin bilmeniz gerekmez; dosyanız için kalemin ya da avukatınızın teyidi yeterlidir. Temyiz aşaması için temyiz süresi ve dilekçe yazısına bakabilirsiniz.
Başvurudan sonradan vazgeçilirse ne olacağını ise istinaf başvurusundan vazgeçmek yazısında anlattım.
Kalemden öğrenmenin yolu
Kesin cevabı veren yer, kararı veren ilk derece mahkemesinin yazı işleri müdürlüğüdür. Kesinleşme kaydı ilamın altına veya arkasına yazılır; tarih ve mahkeme mührü konur, başkan veya hâkim imzalar (HMK m. 302/4). Kanun yollarından geçerek kesinleşen kararlarda da bu kaydı ve gerekli bildirimleri ilk derece mahkemesi yapar (HMK m. 302/5).
Kaleme giderken yanınızda şunlar olmalıdır:
- Kimliğiniz
- Dosya numaranız (esas ve karar numarası)
- Tebliğ evrakınız ya da ilamın bir örneği
- Vekille takip ediliyorsa vekâletname
Kalem personeline şunu sorun: “Bu dosyada tüm taraflara tebliğ yapılmış mı, istinaf başvurusu var mı ve karar kesinleşme şerhi için hazır mı?” Bu üç soru, ihtiyacınız olan bilgilerin hepsini verir. Şerhin ne olduğu ve ne işe yaradığı için kesinleşme şerhi nedir yazısına bakabilirsiniz.
Kesinleşme neden bu kadar önemli?
Kesinleşmeyi beklerken asıl soru şudur: “Ben ne zaman gerçekten boşanmış sayılırım?” Cevap kesinleşme tarihidir. Karar kesinleşmedikçe aile hukukuna ilişkin hükümler yerine getirilemez; kişiler hukuku ve aile hukuku ile ilgili kararlar kesinleşmeden icra edilemez (HMK m. 350/2). Nafaka kararlarında ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350/1); hangi nafakanın kesinleşmeden önce de istenebileceği nafakanın türüne ve hüküm fıkrasına bağlıdır.
Nüfus kayıtları da kesinleşmeye bağlıdır. Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez (5490 sayılı Kanun m. 35). Kadının bekleme süresi, mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder (5490 sayılı Kanun m. 26); bu süre üç yüz gündür ve doğurmakla biter (TMK m. 132). Dolayısıyla yeniden evlenmeyi düşünüyorsanız kesinleşme tarihi planınızın merkezindedir. Aynı kişiyle yeniden evlenmek isteyenler için boşandıktan sonra aynı kişiyle yeniden evlenmek yazısı da yararlı olabilir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: F, boşanma kararının duruşmada açıklandığını ve üç hafta geçtiğini düşünerek karar kesinleşmiş sanır. Kalemde dosyaya baktırdığında şunu öğrenir: gerekçeli karar F’ye bir tarihte tebliğ edilmiş, karşı tarafa ise tebliğ henüz çıkmamıştır.
F’nin kendi iki haftalığı dolmuş olsa da, karşı tarafın süresi başlamamıştır. Karar kesinleşmemiştir ve kesinleşme için karşı tarafın tebliğinden itibaren iki haftanın da geçmesi gerekir. Üstelik karşı taraf bu süre içinde istinaf edebilir. F böylece doğru adımı atmış olur: “Duruşmadan sonra üç hafta geçti” hesabı değil, tebliğ tarihleri üzerinden gidilen hesap geçerlidir. Bu durumda yapılacak şey beklemek ve tebliğ yapıldığında takvimi yeniden kurmaktır.
Kalemde karşılaşabileceğiniz üç durum
Kalemle görüşürken genellikle şu üç tablodan biriyle karşılaşırsınız.
Birinci durum: karar kesinleşmiş. Tebliğler tamamlanmış, süre dolmuş ve başvuru yapılmamıştır. Kalem kesinleşme kaydını ilamın üzerine yazar. Bu durumda kesinleşme tarihini şerhten okuyup not edin; nüfus kaydının güncellenmesi için mahkeme yazı işleri müdürünün kesinleştirme işleminden itibaren on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirim yapması gerekir (5490 sayılı Kanun m. 55). Bir süre sonra nüfus kaydınızı kontrol edin.
İkinci durum: karar kesinleşmemiş, süre işliyor. Tebliğ yapılmış ama iki haftalık süre dolmamıştır ya da bir taraf süresini kullanabilecek durumdadır. Burada yapılacak şey beklemektir. İsterseniz kendi kanun yolu hakkınızdan feragat ederek kendi tarafınızdaki belirsizliği ortadan kaldırabilirsiniz; ancak feragat, ilamın tebliğinden sonra yapılabilir (HMK m. 349/1). Bu ayrıntıyı kanun yolundan feragat yazısında anlattım.
Üçüncü durum: karar üst mahkemede. İstinaf ya da temyiz başvurusu yapılmıştır. Dosya üst mahkemededir ve karar o aşama bitene kadar kesinleşmez. İstinaf başvurusu kararın icrasını durdurmaz ama kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350). Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350/1). Yani bu aşamada boşanma ve velayet gibi hükümler beklemede kalır; nafaka için dosyanıza özgü değerlendirme gerekir.
Kesinleşmeyi öğrenmek için kullanabileceğiniz belgeler
Kalemle görüşmeye gitmeden önce elinizdeki belgeleri toplamanız sürecin hızlanmasını sağlar. Gerekçeli kararın size tebliğ edildiğini gösteren tebliğ belgesi, kararın kendisi ve dosya numaranız yeterlidir. Tebliğ belgesini kaybettiyseniz kalem dosyadan tebliğ tarihlerini okuyabilir. Karşı tarafa yapılan tebliğ belgesini görmek için dosya incelemesi talep edebilirsiniz.
Dosyayı vekille takip ediyorsanız, kesinleşme bilgisini vekil de alabilir. Bu bilgiyi vekilden isterken tarihleri yazılı olarak talep etmek ve not almak, sonradan hesap yapmayı kolaylaştırır. Bekleme süresi ve bir yıllık dava hakkı süresi gibi süreler kesinleşme tarihine bağlı olduğundan, bu tarihin yanlış bilinmesi hak kaybına yol açabilir; bunu kesinleşme tarihi neden önemli yazısında anlattım.
Sık yapılan hatalar
- Duruşma gününden saymak. Süre tebliğle başlar.
- Yalnız kendi tebliğinize bakmak. Karar kesinleşirken karşı tarafın süresi de dolmalıdır.
- Karşı tarafın başvurusunu kontrol etmemek. Süre dolduktan sonra dosyada başvuru olup olmadığını sormak gerekir.
- Üst mahkemeye şerh sormak. Şerh ve kesinleşme bildirimi ilk derece mahkemesinden alınır.
- Kesinleşmeden işlem yapmaya kalkışmak. Nüfus kaydı kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadan değişmez (5490 sayılı Kanun m. 35); diğer kurumlar da genellikle kesinleşme şerhli ilam arar.
Takvimi dosyanıza göre kurmak
Kesinleşme hesabı, tebliğ tarihlerine, kararın temyize elverişli olup olmadığına ve karşı tarafın davranışına göre dosyadan dosyaya değişir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Boşanma sürecinin genel çerçevesi için aile hukuku sayfasına, kesinleşme sonrası adımlar için kesinleştikten sonra yapılacaklar listesine bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Duruşmada boşanmaya karar verildi, bu kesinleşti demek mi?
Hayır. Duruşmada açıklanan hüküm henüz kesinleşmemiştir. Önce gerekçeli kararın yazılıp taraflara tebliğ edilmesi, sonra kanun yolu süresinin dolması ya da başvuruların sonuçlanması gerekir.
İki haftalık süre hangi günden başlar?
İlamın taraflardan her birine usulen tebliğ edildiği günden başlar (HMK m. 345). Duruşma günü değil, tebliğ günü esastır; iki tarafa tebliğ farklı günlerde yapılmışsa her tarafın süresi ayrı hesaplanır.
Karşı tarafın istinaf edip etmediğini nasıl anlarım?
Dosyayı inceleyerek ya da mahkeme kalemine sorarak. Karşı taraf başvuru yaptıysa dilekçe dosyaya girer ve size tebliğ edilir. Süre dolduğu hâlde kalemden bu konuda bilgi alabilirsiniz.
Kesinleşme tarihini nereden öğrenirim?
İlamın üzerindeki kesinleşme şerhinde tarih yazar. Şerhi kararı veren mahkemenin yazı işleri müdürlüğünden alırsınız. Şerh verilmemişse karar henüz kesinleşmemiş ya da kesinleşme kaydı yapılmamış olabilir.
Kesinleşmeden yeni bir evlilik yapabilir miyim?
Hayır. Boşanma hükmü kesinleşmeden evlilik sona ermiş sayılmaz ve nüfus kayıtları da değişmez. Kadınlar için ayrıca bekleme süresi söz konusudur (TMK m. 132).
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 92, 93, 103, 104, 301, 302, 345, 346, 349, 350, 361
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 132
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 26, 35, 55
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.