Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Kararındaki Velayet Değişikliği İhtarı Ne Anlama Gelir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma kararındaki velayet değişikliği ihtarı, kişisel ilişki düzenine uyulmazsa velayetin değişebileceği uyarısıdır; TMK m. 182/2 ve 324/3’e göre anlatıyoruz.

Kısaca

  • Mahkeme boşanma kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182/2).
  • Aynı kural velayet kendisine bırakılan ebeveyn için TMK m. 324/3’te de yer alır; ihtar, kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara yapılır.
  • İhtar kendiliğinden velayeti değiştirmez; değişiklik için hâkimin çocuğun menfaatini değerlendirdiği ayrı bir karar gerekir.
  • Her engelleme velayet değişikliği sonucu doğurmaz; kanun çocuğun menfaatine aykırı olmama şartını açıkça koyar.
  • Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarına uyulmaması ayrıca 5395 sayılı Kanun m. 41/F’deki disiplin hapsi yaptırımına konu olabilir.

Boşanma kararında “kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceği ihtar olunur” yazan bir cümle görmüşseniz, bu cümle mahkemenin bir uyarısıdır: Çocuğun diğer ebeveynle görüşme düzenine uymazsanız velayet değişebilir. İhtar velayeti kendiliğinden değiştirmez, ama ileride değişiklik talep edilirse bu uyarının kararda yer almış olması önem taşır. Hüküm, Türk Medeni Kanunu m. 182/2 ve m. 324/3’te yer alır.

Karar metninin sonunda yer alan bu cümle gözden kaçabilir. Oysa hem velayeti alan hem de görüşme hakkı tanınan ebeveyn için pratik sonucu vardır. Aşağıda ihtarın ne dediğini, nereden geldiğini ve nelere bağlı olarak velayet değişikliğine yol açabileceğini anlatıyoruz.

İhtar hangi kanun değişikliğiyle geldi?

24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun, Medeni Kanunun iki maddesine ihtar hükmü ekledi. İlki TMK m. 182’nin ek ikinci fıkrasıdır: Mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenler; kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.

İkincisi TMK m. 324’ün ek üçüncü fıkrasıdır: Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Birinci hüküm boşanma veya ayrılık kararı içindir; ikincisi kişisel ilişki kurulmasına dair kararlarda taraflara yapılacak ihtarı düzenler.

İhtar tam olarak ne söylüyor?

İhtarın üç unsuru vardır. Birincisi, yükümlülüğün konusudur: kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri. Yani kararda belirlenen gün, saat, teslim yeri ve süre. İkincisi, yükümlünün kim olduğudur: TMK m. 324/3 metni velayet kendisine bırakılan ebeveyni açıkça anar; m. 182/2 ise yükümlüyü ayrıca belirtmez. Üçüncüsü, sonuçtur: velayet “değiştirilebilir”. Kanun “değiştirilir” demez; hâkime takdir yetkisi bırakır.

Ayrıca TMK m. 324/1, ana ve babadan her birine, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınma yükümlülüğü getirir. İhtar bu yükümlülüğün somut bir uyarısı gibi işler. Kişisel ilişkinin nasıl kurulduğunu çocukla şahsi ilişki kurulması yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Her engelleme velayet değişikliği sebebi midir?

Hayır. Kanun, “çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla” ifadesini hem m. 182/2’de hem m. 324/3’te kullanır. Bu ifade, hâkimin sadece ihlalin varlığına bakmayacağını, değişikliğin çocuğa ne getireceğini de tartacağını gösterir. Velayeti alan ebeveyn bir görüşmeyi aksatmış olabilir; ama ihlal bir defaya mahsus ve haklı bir nedene dayanıyorsa, çocuğun yaşam düzenini değiştirmek çocuğun yararına olmayabilir.

Türk Medeni Kanunu ayrıca velayetin yasal sebep olmadıkça ana ve babadan alınamayacağını söyler (TMK m. 335). İhtar bu genel ilkeyi ortadan kaldırmaz. İhtarın yaptığı şey, görüşme düzenine uymamayı velayet değişikliği için yasal bir sebep olabileceği şeklinde kanunda açıkça ortaya koymaktır. Değişikliğe karar vermek için yine de somut olgular, delil ve çocuğun yararı değerlendirilir.

Velayet değişikliği nasıl talep edilir?

İhtar tek başına velayeti değiştirmeyeceği için, diğer ebeveynin ayrı bir başvuru yapması gerekir. TMK m. 183, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını söyler. Kişisel ilişkinin engellenmesi de bu çerçevede dile getirilebilecek bir olgudur. Davanın hangi mahkemede açılacağı ve kimin karşısında yürüyeceği için boşandıktan sonra velayet değişikliği davası hangi mahkemede açılır yazısına bakabilirsiniz. Genel çerçeve ise velayet değişikliği davası yazısında anlatılmıştır.

Dilekçede ihlallerin ne zaman ve nasıl gerçekleştiği, hangi tarihlerde görüşme yapılmadığı, çocuğun nerede bulunduğu ve karardaki ihtar açık biçimde belirtilir. Bu olguların delillendirilmesi gerekir. Dilekçede nelerin bulunacağı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119’da sayılmıştır; olayları ve her olayı ispatlayacak delilleri sıra numarası altında yazmak önemlidir.

Ceza ve idari yaptırımla ilişkisi

İhtar, velayet bakımından sonuç doğurur; ama kişisel ilişki kararının uygulanması başka bir yoldan da zorlanabilir. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na göre adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir (m. 41/A). Çocuk teslimine dair teslim emrine aykırı hareket edenler hakkında bir ay içinde şikâyet yapılırsa üç aya kadar (m. 41/F/1), kişisel ilişki kararlarına ilişkin teslim emrine aykırılıkta ise üç günden on güne kadar disiplin hapsi söz konusu olabilir (m. 41/F/2). Kişisel ilişki için çocuk teslim alan ebeveyn çocuğu belirlenen sürenin bitiminde getirmezse üç aya kadar disiplin hapsi öngörülür (m. 41/F/3). Bu süreç için çocuk teslimine uymamanın sonuçları yazımızı da okuyabilirsiniz.

Çocuğun görüşmesini engelleyen ebeveyn için ceza hukuku boyutunu ayrıca boşanma sonrası kişisel ilişkiyi engelleme cezası yazısında ele alıyoruz. Bu yollar birbirinin yerine geçmez: Müdürlüğe başvuru uygulamayı zorlar, disiplin hapsi yaptırım getirir, velayet değişikliği ise düzenin tamamını yeniden kurar.

İhtar yalnızca velayet sahibini mi bağlar?

TMK m. 324/3’teki ihtar velayet sahibi ebeveyne yönelik bir uyarıdır; ama kişisel ilişki düzeninin diğer yüzü de vardır. Velayeti olmayan ebeveynin görüşme hakkı bir yükümlülükle birlikte gelir. TMK m. 324/2’ye göre kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ana ve baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırsa veya çocukla ciddî olarak ilgilenmezse ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. Yani düzen iki yönlü işler: Görüşmeyi engelleyen velayet sahibi için velayet değişikliği riski, görüşmeyi kötüye kullanan ya da çocukla ilgilenmeyen ebeveyn için görüşme hakkının kısıtlanması riski vardır. Bu ikinci ihtimali boşandıktan sonra kişisel ilişkinin kısıtlanması yazısında ayrıca ele alıyoruz.

Velayeti olmayan ebeveyn bakımından bir yükümlülük daha vardır. Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Kanun bu yükümlülüğü ve görüşme düzenini ayrı hükümlerde düzenler. Çocuk için ödenen nafakanın niteliği iştirak nafakası yazımızda anlatılmıştır.

İhtar mahkemenin karar vermesi için ne zaman yeterli olur?

İhtarın varlığı, ihlalin ağırlığını ve bilinçli olup olmadığını göstermek açısından yardımcı olabilir; çünkü uyarı yapılmış ve taraf bu uyarıdan haberdar edilmiştir. Yine de hâkim yalnız uyarının yapılmış olmasına bakarak karar vermez. Hâkim, ihlalin tekrarlanıp tekrarlanmadığına, nedenine, çocuğun ihlalden nasıl etkilendiğine ve velayet değişikliğinin çocuğa getireceği yarar ya da zarara bakar. Bu değerlendirmede çocuğun yaşı, olgunluğu, okul ve çevre düzeni de gündeme gelebilir.

Velayet değişikliği davasında ihlalin belgelenmesi zor olabilir. Görüşme tutanakları, müdürlüğe yapılan başvuruların kayıtları, yazışmalar ve tanık anlatımları delil olabilir. Bunların hangisinin yeterli olacağını kanun tek tek saymaz; her dosyada deliller bir bütün olarak değerlendirilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Boşanma kararında velayet anneye verilmiş, baba için iki haftada bir hafta sonu görüşme düzenlenmiş ve karara ihtar eklenmiş olsun. Anne, çocuk hastayken bir hafta sonu görüşmeyi yerine getirmediyse, mahkeme bu tek olayın nedenine bakar; hasta çocuğun sağlık raporu varsa onu da değerlendirir.

Buna karşılık annenin görüşme günlerinde çocuğu defalarca başka şehre götürdüğü, telefonu cevaplamadığı ve babanın başvurularına rağmen teslim yapılmadığı bir tablo daha farklı değerlendirilir. Hâkim, ihlallerin sıklığına, nedenlerine, çocuğun babayla bağına ve velayet değişikliğinin çocuğun okulu, çevresi ve bakım düzeni üzerindeki etkisine bakar. Hâkimin hangi sonuca varacağını önceden söylemek mümkün değildir. Çocuğun görüşünün alınması ve sosyal inceleme raporu da bu değerlendirmenin parçası olabilir; bunun için velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazısına bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, ihtarı boş bir kalıp cümle saymaktır. Karar metnindeki bu cümle, ileride dilekçede dayanak olarak kullanılabilir. İkinci hata, ihtarı otomatik bir yaptırım sanmaktır; kanun hâkime takdir yetkisi verir ve çocuğun menfaati ölçüt olarak açıkça yazılmıştır. Üçüncü hata, ihlal kayıtlarını tutmamaktır. Görüşmenin yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte hangi mesajın atıldığı ve müdürlüğe yapılan başvurular dosyada somut olarak gösterilebilmelidir.

Dördüncü hata, görüşmeyi aksatan tarafın haklı sebeplerini göz ardı etmektir. Çocuğun sağlık durumu, okul sınavı ya da güvenlik endişesi gibi nedenler hâkim tarafından değerlendirilir. Beşinci hata, velayeti olmayan ebeveynin çocuğu görüşme süresi bitince geri getirmemesidir; bu davranış da yaptırıma bağlanmıştır (5395 sayılı Kanun m. 41/F/3). İhtar yalnız velayet sahibine yönelik gibi görünse de görüşme düzenine uymak her iki taraf için önemlidir.

Kendi kararınızdaki ihtarı nasıl okumalısınız?

Karar metninizde ihtar var mı, hangi ibareyle yazılmış, kişisel ilişki düzeni gün ve saat olarak ne zaman başlıyor? Bu üç soruya bakmak ilk adımdır. Velayeti alan taraf olarak görüşme düzenini aksatmamak, velayeti olmayan taraf olarak ise kayıtlarınızı düzenli tutmak durumunuzu güçlendirir. İhtarın yazılı olmadığı eski kararlarda da TMK m. 183’ün genel hükmü saklıdır.

Dosyanıza göre ne yapabileceğinizi konuşmak isterseniz iletişim sayfamızdaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Aile hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilirsiniz. Karar kesinleşmiş olsa da her dosyanın ayrıntısı farklıdır; kesin değerlendirme ancak karar metni ve belgeler üzerinden yapılabilir.

Sık sorulan sorular

Karar metnine ihtar yazılmışsa velayet otomatik olarak değişir mi?

Hayır. İhtar bir uyarıdır; velayeti kendiliğinden değiştirmez. Kanun velayetin “değiştirilebileceğini” söyler ve bunu çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydına bağlar. Değişiklik için hâkimin ayrıca karar vermesi gerekir.

Çocuğu eski eşimle görüştürmezsem velayetim hemen elimden alınır mı?

Hemen alınmaz, ancak risk doğar. Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi ebeveyn için velayet değişikliği gündeme gelebilir (TMK m. 324/3). Mahkeme değişikliğin çocuğun menfaatine aykırı olup olmadığını tartar.

2021’den önce verilmiş boşanma kararlarında ihtar yer alır mı?

İhtar hükmü, 24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanunla TMK m. 182 ve 324’e eklenmiştir. Eski tarihli kararlarda ihtar bulunmayabilir; kararınızda ihtar olup olmadığını karar metninden kontrol etmeniz gerekir.

Görüşmeye gelmeyen ya da çocuğu geri getirmeyen ebeveyn için de ihtar geçerli mi?

İhtar hükmü özellikle velayet kendisine bırakılan ebeveynin kişisel ilişki düzenini yerine getirmemesine yöneliktir. Görüşmeyi kullanan ebeveynin çocuğu geri getirmemesi ise 5395 sayılı Kanun m. 41/F/3 kapsamında ayrıca yaptırıma bağlanmıştır.

İhtar kararda yoksa velayet değişikliği davası açılamaz mı?

Açılabilir. Kanun, ihtarın kararda yer almasını velayet değişikliği davasının şartı olarak öngörmez. Yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim TMK m. 183 uyarınca gerekli önlemleri alır; ihtar yalnız kişisel ilişki ihlaline dayanan taleplerde ek bir dayanaktır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 183, 324, 335
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A, 41/F
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119
  • 7343 sayılı Kanun (24/11/2021; TMK m. 182 ve 324’e ihtar hükmünün eklenmesi)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler