Emekli ikramiyesi evlilik öncesi çalışmayı da kapsıyorsa boşanmada uygulamada ağırlıklı olarak yalnız mal rejiminin sürdüğü döneme denk gelen kısım paylaşılır.
Kısaca
- Kurumların yaptığı ödemeler edinilmiş mal grubundadır; ödemenin bir kısmı evlilik öncesi çalışmaya dayanıyorsa uygulamada ağırlıklı olarak yalnız mal rejiminin sürdüğü döneme denk gelen kısım hesaba alınır, kanunda açık bir oran yoktur.
- Boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer; ikramiye bu tarihten önce alınmışsa mevcut para ya da yerine geçen mal hesaba girer.
- Sosyal güvenlik kurumunca irat yerine yapılan toptan ödemede ileriki döneme ait bölüm, kanundaki peşin sermaye formülü uyarınca kişisel mal sayılır; emekli aylığıyla birlikte ödenen ikramiye aylığın yerine geçmediğinden kural olarak bu kapsamda değildir.
- Hizmet süresinin evliliğe denk gelen bölümü, bilirkişi hesabıyla oranlama yöntemiyle belirlenmeye çalışılır; kanunda bu konuda ayrıntılı bir formül yoktur.
Emekli olduğunuzda elinize geçen toplu ödeme, boşanma davasında beklenmedik bir anda masaya gelebilir. İkramiye yirmi beş yıllık hizmete dayanıyor, ama evlilik bunun yalnızca on yıllık dilimini kapsıyorsa soru gerçekten zordur: evlilikten önceki çalışmanın karşılığı da eşle paylaşılacak mı? Kanun bu konuda bir oran ya da formül vermez. Bu nedenle cevap, mal rejiminin genel kuralları ve dosyadaki belgeler üzerinden bulunur ve ayrıntıya göre değişir.
Kurum ödemesi hangi mal grubunda?
Edinilmiş mal grubu TMK m. 219’da sayılmıştır. Çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik kurumları ya da personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler edinilmiş maldır. Emekli ikramiyesi, sandığın ya da kurumun yaptığı bir ödeme olduğu için ilk bakışta bu gruba girer.
Kanunun bu ayrımı yapmasının sebebi, mal rejiminin evlilik süresince birlikte kazanılanı paylaştırma amacıdır. Fakat burada ince bir nokta var: edinilmiş mal, rejimin devamı süresince karşılığı verilerek elde edilen değerdir. İkramiyenin bir bölümü evlilikten önceki çalışmaya dayanıyorsa, o bölümün “rejimin devamı süresince” elde edilip edilmediği sorusu ortaya çıkar.
Evlilik öncesi çalışma tartışması
Bir görüş, ödemenin tek bir kalem olduğunu ve ödendiği tarihte elde edildiğini savunur; buna göre evlilik içinde alınan ikramiyenin tamamı edinilmiş maldır. Uygulamada ağırlık kazanan yaklaşım ise ödemeyi hizmet yıllarına bölerek bakar: yalnız mal rejiminin sürdüğü döneme denk gelen kısım edinilmiş mal sayılır, evlilik öncesi çalışmanın karşılığı hesaba alınmaz. Medeni Kanun’da kişisel mal, rejimin başlangıcında eşe ait olan malvarlığı değerleri ve bunların yerine geçen değerlerdir (TMK m. 220); kanun oranlamayı açıkça düzenlemediği için karşı görüş de savunulur. 1 Ocak 2002’den önce evlenenlerde katılma rejimi o tarihten itibaren işlediğinden (4722 sayılı Kanun m. 10), oranlamada esas alınan dönem evlilik tarihinden değil, 1 Ocak 2002’den başlar.
Bu yaklaşımda izlenen yöntem, bilirkişinin hizmet süresini ikiye ayırıp evlilik süresine denk gelen bölümü orantı yoluyla belirlemesidir. Oranlamanın hizmet yılı üzerinden mi, ücret ağırlığı üzerinden mi yapılacağı da kanunda yazılı değildir; hâkim farklı yaklaşımları dikkate alır. Hukuken tek doğru bir hesap olduğunu söylemek yanıltıcı olur.
Toplu ödeme ve peşin sermaye kuralı
Kanunda bu başlıkla doğrudan ilgili somut bir hesap kuralı vardır. TMK m. 228’e göre eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış toptan ödeme veya iş gücü kaybı tazminatı, bunun yerine ömür boyu irat bağlanmış olsaydı, rejimin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacaksa, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır. Başka bir deyişle, toplu ödemenin geleceğe dönük geçim işlevini taşıyan kısmı paylaşım dışında kalır.
Kural, aylık bağlanması yerine toptan yapılan ödemeler içindir. Emekli aylığıyla birlikte ödenen ikramiye aylığın yerine geçmediğinden kural olarak bu kapsama girmez; ödemenin hukuki dayanağı kurumun yazısından anlaşılır. Kapsama giriyorsa hesap aktüeryal bir bilirkişi işidir.
Dava tarihinin rolü
Mal rejimi, mahkeme boşanmaya karar verirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Edinilmiş malla kişisel mal, bu andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228). Zamanlamaya göre farklı ihtimaller ortaya çıkar.
İkramiye dava tarihinden önce alınmış ve para hâlâ duruyorsa, tasfiye anındaki değerle hesaba katılır (TMK m. 235). Para bir araç, taşınmaz ya da yatırıma dönüştüyse yerine geçen değer olarak aynı gruba girer. Para harcanmışsa mevcut olmadığı için hesapta yer almaz; ancak karşılıksız kazandırma ya da katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devir söz konusuysa TMK m. 229 çerçevesinde edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.
Dava tarihinden sonra alınan ikramiye ise rejim sona erdikten sonra elde edildiği için kural olarak hesaba girmez. Burada da hakkın evlilik döneminde doğmuş bir yönü olup olmadığı tartışılabilir, ama bu tartışmalıdır ve dosyadaki ayrıntıya göre değerlendirilir.
Emekli maaşı ve aylıklar
İkramiyeden farklı olarak aylık gelir şeklindeki emekli maaşı, evlilik süresince ve dava tarihine kadar aylık olarak alınıp harcanır ya da birikir. Gelecekte alınacak aylıklar mal rejimi hesabında malvarlığı değeri sayılmaz; hesaba giren, aylıklarla biriktirilen ve dava tarihinde mevcut olan malvarlığıdır. Dava tarihinden sonra alınan maaş ise artık mal rejimi hesabına dahil edilmez. Maaşın nafaka ödeme gücüne etkisi ayrı bir konudur ve emekli maaşından nafaka kesintisi yazısında anlatılıyor.
Artık değere ve katılma alacağına yansıması
Hesabın son aşaması bellidir. Artık değer, edinilmiş mallardan borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır; değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231). Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (TMK m. 236). İkramiye kaynaklı birikim bu hesabın tek kalemidir; kalan tüm edinilmiş mallarla birlikte toplam değer hesaplanır. Hesap adımları için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısına bakabilirsiniz.
Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun biçimde azaltabilir veya kaldırabilir. Diğer sebeplerde böyle açık bir hüküm yoktur.
İkramiyeyle alınan mal ve borç kapatma
İkramiye bir mala dönüşebilir. Kredi borcu kapatılır, araç ya da ev alınır, bir yakına yardım edilir. Bu noktada TMK m. 230 devreye girebilir. Kişisel mala ilişkin bir borç edinilmiş mallardan ödenmişse veya tersi olmuşsa, tasfiyede denkleştirme istenebilir. Örneğin evlilik öncesinde edinilmiş kişisel bir mala ilişkin kredi borcunu emekli ikramiyesiyle kapatmışsanız, edinilmiş mal niteliği taşıyan para kişisel mala ilişkin borca gitmiştir. Karşı taraf, bu ödeme için denkleştirme talep edebilir.
Aynı şekilde, evlilik öncesinde edinilmiş bir taşınmazın iyileştirilmesi için ikramiyeden para harcanmışsa, bu katkı katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre hesaba yansıtılabilir. Hesabı yapacak kişinin paranın izini sürebilmesi için ödemenin hangi hesaba girdiğini ve nereye çıktığını gösteren banka kayıtları gerekir. İşe yarar belgeler arasında kurumdan gelen ödeme yazısı, banka dekontları ve tapu ya da araç devrine ilişkin kayıtlar yer alır.
Kurum yazısı ve hizmet dökümü neden belirleyici?
Hesabın doğru kurulabilmesi için ödemenin hangi hukuki dayanağa göre yapıldığının bilinmesi gerekir. Aynı adla anılan ödemeler, farklı kurumlarda farklı niteliklere sahip olabilir. Bu nedenle mahkeme, ödemeyi yapan kuruma yazı yazarak ödemenin türünü, tutarını, hesaplama dönemini ve ödeme tarihini sorar. Kurumun cevabı, bilirkişinin oranlama yaparken başlangıç noktası olur.
Hizmet dökümü de aynı ölçüde önemlidir. Çalışmaya ne zaman başlandığı, kesintisiz mi sürdüğü, yurt dışı ya da borçlanılan sürelerin bulunup bulunmadığı, ödemenin bu sürelerden hangisine dayandığı bu belgeden anlaşılır. Evlilik tarihiyle karşılaştırıldığında hangi hizmet diliminin evliliğe denk geldiği ortaya çıkar. Belgeleri baştan temin etmek, dosyanın ilerleyen aşamalarında zaman kazandırır.
Bir diğer konu, hesaplanan alacağın ödenme biçimidir. Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür (TMK m. 239). Borçlu eş ödemenin hemen yapılması kendisi için ciddî güçlük doğuracaksa uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. İkramiyesini harcamış bir eş açısından bu hüküm önem taşır; ayrıntı için katılma alacağının ödenmesi yazısına bakabilirsiniz.
Varsayımsal örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Cemal otuz yıl devlet kurumunda çalışıp emekli oldu ve toplu bir ikramiye aldı. Evlilik, hizmetin son on beş yılına denk geliyor. Boşanma davası açıldığında ikramiye hâlâ banka hesabında duruyor. Eşi Selma, ikramiyenin tamamının edinilmiş mal olduğunu, çünkü evlilik içinde alındığını savunuyor. Cemal ise hizmetin yarısının evlilik öncesine ait olduğunu, o kısmın paylaşılmaması gerektiğini söylüyor.
Mahkeme önce ödemenin niteliğini kurum yazısından öğrenir. Toptan ödeme olup olmadığına, ileriki döneme ait iradın bulunup bulunmadığına bakar. Ardından bilirkişi hizmet süresini, evlilik tarihini ve ücret seyrini esas alarak bir oran önerir. Taraflar buna itiraz edebilir. Sonuç, hâkimin hangi yaklaşımı benimseyeceğine ve kanıtlanan olgulara bağlıdır; baştan söylemek doğru olmaz.
Sık yapılan hatalar
En yaygın hata, ikramiye alındığı anda parayı başka bir yere aktarmak ve bunun paylaşımı engelleyeceğini düşünmektir. Para başka bir mala dönüşse bile yerine geçen değer olarak izlenir. İkinci hata, kurum yazısını ve hizmet döküm belgesini dosyaya sunmamaktır; hesabın temeli bu belgelerdir. Üçüncü hata, evlilik tarihiyle hizmet başlangıcı tarihlerini karıştırmaktır; oranlama bu iki tarihe dayanır.
Benzer birikimler için emekli ikramiyesi ve birikimler yazısına, henüz doğmamış haklar için kıdem tazminatı henüz alınmadıysa yazısına göz atabilirsiniz. Genel bilgi için boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır sayfası kullanışlıdır.
Kendi ikramiyeniz için ne yapabilirsiniz?
Hizmet dökümünüzü, evlilik tarihinizi ve ikramiyeye ilişkin kurum yazısını bir araya getirmeniz ilk adımdır. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. Sizin dosyanızda hakkın doğum tarihi, dava tarihi ve paranın akıbeti sonucu belirleyen ayrıntılardır. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, çalışma alanlarımız ise aile hukuku sayfasında yer alıyor.
Sık sorulan sorular
Evlenmeden önce yirmi yıl çalıştım. Emekli ikramiyemin tamamı paylaşılır mı?
Kural olarak hayır. Kanun kurum ödemelerini edinilmiş mal sayar, ancak uygulamada ağırlıklı yaklaşım yalnız mal rejiminin sürdüğü döneme denk gelen kısmın hesaba alınmasıdır. 1 Ocak 2002’den önce evlendiyseniz bu dönem o tarihten başlar (4722 sayılı Kanun m. 10). Kanunda açık bir oran olmadığından hesap yöntemi dosyadaki belgelerle belirlenir.
İkramiyeyi dava açılmadan önce aldım ve harcadım. Hesaba girer mi?
Rejimin sona erdiği tarihte mevcut olmayan, harcanmış paralar kural olarak edinilmiş mal hesabına girmez. Fakat para başka bir mala dönüşmüşse yerine geçen değer olarak hesaba girer. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ise edinilmiş mallara eklenir.
Emekli maaşı da paylaşılır mı?
Gelecekte alınacak aylıklar mal rejimi hesabında malvarlığı değeri olarak yer almaz; hesaba girenler, rejimin devamı süresince alınıp biriken ve dava tarihinde mevcut olan edinilmiş mallardır. Dava tarihinden sonra alınan maaşlar rejim sona erdiği için artık değer hesabına girmez.
İkramiyeyi dava tarihinden sonra alırsam ne olur?
Mal rejimi dava tarihinde sona erdiği için sonradan alınan ödeme kural olarak hesap dışıdır. Ancak ödeme hakkının evlilik döneminde doğup doğmadığı ayrıca tartışılabilir. Bu tür durumlarda hesabı yapacak bilirkişi ve hâkim, hak doğum tarihine bakar.
Kıdem tazminatı ile emekli ikramiyesi aynı kurala mı tabi?
İkisi de çalışma geçmişine dayanır ve ikisinde de dava tarihi, hak doğumu ve evlilik süresi belirleyicidir. Ancak ödemeyi yapan merci ve ödemenin hukuki niteliği farklı olduğundan dosyadaki belgeye göre ayrı ayrı değerlendirilir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 220, 225, 228, 229, 230, 231, 235, 236, 239
- 4722 sayılı Kanun m. 10
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.