Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Eşin Evine Yaptığım Tadilat ve Masraf İçin Değer Artış Payı Alınır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşinizin evine tadilat, ek kat veya masraf yaptıysanız boşanmada değer artış payı isteyebilir misiniz? TMK 227 şartları, hesap ve ispat anlatıldı.

Kısaca

  • Bir eş diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almadan katkıda bulunmuşsa, değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı doğar (TMK m. 227/1).
  • Alacak, malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
  • Katkı yapılan malın karşı eşin kişisel malı ya da ona ait başka bir mal olması gerekir; kendi malınıza yaptığınız masraf bu kapsama girmez.
  • Faturalar, banka kayıtları, keşif ve bilirkişi raporu ispatın temelidir; ödemenin kimin parasıyla yapıldığı da gösterilmelidir.
  • Alacak çoğunlukla boşanma davasından ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davasında istenir.

Eşinizin ailesinden kalan eve ya da onun adına kayıtlı daireye yıllar içinde mutfak yaptırdınız, çatıyı yeniden kapattırdınız, belki bir kat çıktınız. Para sizin cebinizden çıktı, tapu eşinizde duruyor. Boşanma kararı geldiğinde tapuya bakılıp “ev eşinizin” denir; harcadığınız paranın akıbeti ise belirsiz kalır. Kanun bu durumu yok saymaz: bir eş diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m. 227/1). Bu alacak, harcadığınız paranın iadesi değil, mala yansıyan değer artışı üzerinden hesaplanır.

Değer artış payı alacağı ne demek?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin malları kişisel ve edinilmiş olarak ayrılır. Bir eşin diğerinin malına yaptığı katkı bu iki kesim ayrımının dışına çıkan ayrı bir alacak doğurur. Buna değer artış payı denir ve genel katılma alacağından farklıdır: katılma alacağı edinilmiş mallardaki artık değerin yarısıdır (TMK m. 236); değer artış payı ise belirli bir mala yapılan katkının orana göre karşılığıdır. Konuyu genel çerçevesiyle değer artış payı alacağı makalesinde de ele almıştık. Burada eşin evine yapılan masraf üzerinden somutlaştırıyoruz.

Hükmün işlemesi için dört unsur birlikte aranır. Katkı yapan bir eş olmalı, katkı diğer eşe ait bir mala yapılmalı, katkı o malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik olmalı ve karşılığında hiç ya da uygun bir karşılık alınmamış olmalıdır. Bu unsurlardan biri eksikse alacak doğmaz.

Evde yapılan masraf katkı sayılır mı?

Tadilat, onarım, ek inşaat, çatı yenileme, ısı yalıtımı, mutfak ve banyo yenileme gibi masraflar malın iyileştirilmesi ya da korunması kapsamında değerlendirilebilir. Mal bir arsaysa üzerine yapılan bina da iyileştirme olarak ele alınır; bu konuda eşin arsası üzerine yapılan ev makalesi ayrı bir ayrıntı veriyor. Aynı şekilde malın edinilmesi için verilen para da katkı sayılır; evin satın alınmasına destek, taksit ödemesi ya da peşinat bunlardandır.

Her harcama katkı sayılmaz. Günlük bakım, kullanım gideri, aylık aidat gibi harcamalar malın edinilmesi, iyileştirilmesi ya da korunması niteliği taşımıyorsa değer artış payı doğurmaz. Değerlendirme mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılır; bilirkişi, masrafın evin değerine ne kadar yansıdığını inceler. Harcamanın büyüklüğü tek başına belirleyici değildir; harcama büyük olsa bile malın edinilmesi, iyileştirilmesi ya da korunması niteliği taşımıyorsa alacak da yoktur.

Alacak nasıl hesaplanır?

Kanun hesaplamanın iki yolunu birlikte verir. Alacak, katkı oranına göre ve malın tasfiye sırasındaki değerine bağlı olarak hesaplanır. Bir değer kaybı söz konusu olduğunda ise katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/1). İlk durumda evin bugünkü değeri ve sizin katkınızın toplam değer içindeki oranı belirleyicidir. İkinci durumda ev değer kaybetmişse alacağınız küçülmez; yaptığınız katkının yapıldığı andaki değeri esas alınır.

Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2); dava reddedilirse rejim sona ermez. Edinilmiş mallar rejimin sona erdiği sırada mevcut olanlar bakımından tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235). Bu iki hükmün birlikte okunması, alacağın dava tarihine kadar yapılan katkıları esas alan, ancak değerlemenin tasfiye anındaki değere göre yapıldığı bir yapı kurar. Dava tarihinden sonra yapılan masraflar rejimin dışında kaldığı için ayrı bir hukuki incelemeye tabidir.

Alacak ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; borçlu eş derhâl ödemenin ciddî güçlükler doğuracağını gösterirse ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir ve tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz işler (TMK m. 239). Eve el konulması ya da evin satılması gerekmez; alacak genellikle para alacağı şeklindedir.

Paranın kimin malvarlığından çıktığı neden önemli?

Katkıyı yapan eşin ödemeyi hangi mal kesiminden yaptığı hesabın niteliğini etkiler. Evlilik gelirinden, yani edinilmiş mallardan ödeme yapıldıysa, katkı edinilmiş malların bir parçası olan paranın diğer eşin malına aktarılması anlamına gelir. Kendi kişisel malından, örneğin miras kalan paradan ödeme yapıldıysa, kişisel mal kesiminden diğer eşin malına katkı söz konusudur. Her iki durumda da değer artış payı hükmü uygulanır, ancak ispat ve hesapta ödemenin kaynağı önem kazanır.

Ev, katkıyı yapan eşin kendi kişisel malıysa durum farklıdır: bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkı, TMK m. 230/3 uyarınca denkleştirme konusu olur. Evlilikten önce alınan ev ve taksit hesabı makalesi bu ayrımın pratik yüzünü gösteriyor.

İspat: faturadan bilirkişiye

Değer artış payı alacağını talep eden eş, katkısını ve bu katkının mala yansıdığını ispatlamak zorundadır. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimsenin ispat yükü, bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilmesi, ispat dengesini belirler (TMK m. 222). Pratikte şu belgeler ilk sırada yer alır.

  • Müteahhit ya da usta ile yapılan sözleşme, fatura ve makbuzlar.
  • Masrafın ödendiği hesabın dökümü ve dekontlar.
  • Tadilat öncesi ve sonrası fotoğraflar, belediyeden alınan ruhsat ve yapı kullanma izni gibi resmî kayıtlar.
  • Malzeme alımına ilişkin fişler, nakliye belgeleri.
  • Tanık beyanı, özellikle işin yapıldığını ve parayı kimin verdiğini bilen ustalar.

Tanık delili her işlemde geçerli olmayabilir; belirli bir değeri aşan işlemler senetle ispatlanır (HMK m. 200). Eşler arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir (HMK m. 203/1-a); ustalara yapılan ödemeler ise genellikle belgelenebilir olduğundan dosyada belgeyi önceden toplamak güvenli yoldur.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Hakan’ın evlenmeden önce babasından miras kalan müstakil bir evi var. Evlilikte eşi Merve, evin çatısını yeniletmek, ısı yalıtımı ve yeni bir mutfak yaptırmak için kendi maaşından ödeme yapıyor; ödemelerin dekontları ve ustalarla yapılan sözleşme duruyor. Merve bu evde Hakan’la birlikte oturuyor, kira ödemiyor. Boşanma davası açılıyor; mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erecek ve Merve değer artış payı talep ediyor.

Hâkim, evin tasfiye sırasındaki değerini ve yapılan onarımların bu değere etkisini bilirkişiye sorabilir. Bilirkişi, yenilemelerin evin değerini ne ölçüde artırdığını ve Merve’nin katkısının toplam değere oranını hesaplar. Hakan, Merve’nin evde kira ödemeden oturmasının bir karşılık olduğunu savunabilir; bu durumda oturma süresi ile masrafın büyüklüğü karşılaştırılır. Kararda sonuç, bu etkenlerin hepsinin birlikte tartılmasına bağlıdır. Bu bir örnektir; gerçek dosyada kalemler ve sonuç farklı olabilir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, ödeme belgesi toplamamaktır. Ustaya elden verilen paranın kaydı yoksa katkıyı kanıtlamak zorlaşır. İkinci hata, masrafı “evimize” yaptığımızı düşünüp aynı zamanda eşinizin malı olduğunu ihmal etmektir. Tapu eşinizin adınaysa katkı da onun malına yapılmıştır; hakkınızı alacak olarak talep edersiniz.

Üçüncü hata, süreleri karıştırmaktır. Boşanmadan doğan dava hakları kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m. 178). Katılma alacağı ve değer artış payı bu bir yıllık sürenin dışında tutulur; uygulamada genel zamanaşımı, yani on yıl kabul edilir (TBK m. 146). Bu ayrım dosyaya göre teyit edilmelidir; süre kaçırmamak için gecikmeden başvurmak yerindedir.

Dördüncü hata, davayı yanlış kalemde açmaktır. Değer artış payı ile katılma alacağı ayrı taleplerdir. Değer artış payı ile katılma alacağının aynı davada istenmesi makalesi bu bölümü anlatıyor. Beşinci hata, masrafı ödeyen kişiyi belgelememektir; ödeme eşinizin hesabından ya da ortak hesaptan çıkmışsa katkının kimden geldiği tartışma konusu olur.

Dava açmadan önce neler yapılabilir?

Değer artış payı hesabı, evin durumunu gösteren belgelerin zamanında toplanmasına dayanır. Tadilat tamamlanmışsa önceki ve sonraki hâlini gösteren fotoğraflar, malzeme listeleri ve ustaların iletişim bilgileri toplanmalıdır. Belediyeden alınan tadilat ruhsatı ya da yapı kullanma izni, katkının resmî kaydıdır. Tapu müdürlüğünden evin tapu kaydı ve varsa daha önceki satış değerleri temin edilebilir.

Dava açıldıktan sonra hâkim, davanın devamı süresince eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re’sen alabilir (TMK m. 169); evin satılmasından ya da üzerine yeni bir yük bindirilmesinden endişe ediyorsanız bu önlem talep edilebilir. Mahkeme, evin değerini ve katkının mala yansımasını keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirler. Keşif günü evin gerçek durumunun görülebilmesi için ustalar ya da komşular tanık olarak gösterilebilir. Dava sürerken evden çıkmanız gerekirse, evin son hâlini gösteren fotoğraf ve videoları çıkmadan önce kaydetmeniz yararlıdır.

Hesabın ne kadar sürebileceğini önceden söylemek zordur; bilirkişi raporu, keşif ve karşı tarafın itirazları süreyi etkileyen etkenlerdir. Bu nedenle belgeleri baştan düzenli bir klasörde toplamak, hem raporun daha sağlam hazırlanmasını hem de itirazlara hızlı cevap verilmesini sağlar.

Kendi masrafınızı birlikte hesaplamak

Eşin evine yapılan masraf için değer artış payı hakkı, doğru kalem ve doğru belgelerle ortaya konulduğunda anlamlı bir alacağa dönüşebilir. Hangi masrafın katkı sayılacağı, bilirkişinin nasıl bir hesap yapacağı ve karşı tarafın ne savunacağı dosyaya göre değişir. Belgelerinizi topladıysanız durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Mal rejiminin temeli için edinilmiş mallara katılma rejimi, bilirkişi süreci için mal paylaşımı davasında bilirkişi raporu makalelerine bakabilirsiniz. Bürodaki çalışma alanları için aile hukuku sayfası da var.

Sık sorulan sorular

Eşimin babasından kalan eve tadilat yaptırdım. Masrafın tamamını geri alabilir miyim?

Hesap harcadığınız paranın iadesi üzerinden değil, katkınız oranında ve malın tasfiye sırasındaki değerine göre yapılır (TMK m. 227/1); değer artmışsa alacak masraftan fazla da olabilir. Malda değer kaybı varsa katkınızın başlangıçtaki değeri esas alınır.

Boya, badana gibi küçük onarımlar da sayılır mı?

Kanun, malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıdan söz eder. Bakım onarımı korumaya girebilir; ama tasfiyede bu masrafların malın değerinde bir artış doğurup doğurmadığı bilirkişi tarafından incelenir. Harcama malın korunması ya da iyileştirilmesi niteliği taşımıyorsa alacak da doğmaz.

Masrafı kredi çekerek yaptım. Bu da katkı sayılır mı?

Evet, yapılan masraf katkıdır. Önemli olan ödemenin kimin malvarlığından yapıldığıdır. Krediyi evlilik gelirinizle ödediyseniz edinilmiş mallardan eşinizin malına katkı olmuş olur. Kredi sözleşmesi ve geri ödeme dekontları saklanmalıdır.

Ev eşimin adına, ama ikimiz orada oturduk. Oturmamız karşılık sayılmaz mı?

Kanun, katkının hiç ya da uygun bir karşılık almadan yapılmasını arar. Eşinize ait evde oturmak tek başına uygun bir karşılık sayılıp sayılmayacağı olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Yapılan masrafın büyüklüğü ve oturmanın süresi bu değerlendirmede etkili olur.

Değer artış payı davasını boşanma davasının içinde mi açmalıyım?

Genellikle ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası olarak açılır. Boşanma dilekçesine yazılmazsa hak kaybolmaz. Değer artış payı, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren işleyen bir yıllık süreye (TMK m. 178) tabi değildir; uygulamada on yıllık genel zamanaşımı uygulanır (TBK m. 146). Yine de beklemeden açmak yerindedir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 178, 222, 225, 227, 230, 235, 236, 239
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200, 203
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler