Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Çocuğun Kendi Geliri Varsa İştirak Nafakası Düşer mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Çocuğun kendi geliri olması iştirak nafakasını kendiliğinden kaldırmaz. Kanun çocuğun gelirini ölçütlerden biri sayar; azaltma veya kaldırma için dava gerekir.

Kısaca

  • Medeni Kanun çocuğun gelirlerinin nafaka miktarının belirlenmesinde göz önünde bulundurulacağını söyler.
  • Çocuğun geliri olması nafakayı kendiliğinden sona erdirmez; azaltma veya kaldırma hâkimden istenir.
  • Çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuğun bakımı için kullanılabilir; mal varlığının kendisinden harcama ise sınırlıdır ve kanun belirli hâllerde hâkim iznini arar.
  • Durumun değişmesi hâlinde hâkim nafakayı yeniden belirler veya kaldırır.

Çocuğun kendi geliri varsa iştirak nafakası düşer mi sorusunun kısa cevabı şudur: gelir, nafakanın miktarını etkileyen bir ölçüttür ama nafakayı kendiliğinden bitirmez. Medeni Kanun’un 330. maddesi, nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirlerinin de göz önünde bulundurulacağını açıkça yazar. Ödemeyi azaltmak ya da durdurmak istiyorsanız bunu hâkimden istemeniz gerekir.

Kanun çocuğun gelirini nasıl ele alıyor?

Madde 330’un ilk fıkrası nafaka miktarını çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri üzerinden belirler. Aynı fıkra, çocuğun gelirlerinin de göz önünde bulundurulacağını ekler. Bu cümle nafakayı düşüren bir formül değil, hâkimin hesaba katması gereken bir veridir.

Gelir kavramı geniş düşünülebilir: çocuğun düzenli bir işten kazancı, burs, kira ya da faiz geliri, miras yoluyla edindiği bir malın getirisi gibi kalemler dosyaya girebilir. Çocuğun neyi, ne kadar ve ne sıklıkla kazandığı, bu kazancın gerçek ihtiyacı ne ölçüde karşıladığı hâkimin takdir alanındadır.

Gelir olması neden nafakayı otomatik bitirmez?

Çünkü kanun iki şeyi birlikte okur: çocuğun ihtiyacı ve ana babanın bakım borcu. Madde 327’ye göre çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gereken giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Çocuğun geliri varsa bu, hâkimin miktarı belirlerken dikkate alacağı bir veridir; borcun ne ölçüde hafifleyeceği ya da ortadan kalkıp kalkmayacağı, gelirin çocuğun ihtiyacını ne ölçüde karşıladığına göre dosyada değerlendirilir.

Çocuğun geliri sınırlı olabilir. Çalışma hayatına yeni giren genç, kazandığı parayla barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık giderlerini tek başına karşılayamayabilir. Bu yüzden hâkim, gelirin tutarı kadar ihtiyaç tablosuna da bakar.

Çocuğun mallarını ve gelirlerini ebeveyn kullanabilir mi?

Burada ayrı kurallar devreye girer. Ana ve baba, velâyetleri kaldırılmadıkça çocuğun mallarını kullanabilir (madde 354). Çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere harcanabilir, gelir fazlası çocuk mallarına katılır (madde 355). Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler de çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir (madde 356). Çocuğun kendi kişisel kazancı ise ayrı bir kurala bağlıdır: bu kazancın yönetimi ve ondan yararlanma hakkı çocuğa aittir; çocuk ana veya babasıyla birlikte yaşıyorsa onlar çocuktan bakımı için uygun bir katkıda bulunmasını isteyebilir (madde 359).

Mal varlığının kendisinden harcama ise sınırlıdır. Madde 327’nin ikinci fıkrası, ana ve babanın yoksul olmaları, çocuğun özel durumunun olağanüstü harcamalar gerektirmesi ya da olağan dışı bir sebebin bulunması hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar harcayabileceğini söyler.

Bu kurallar nafaka açısından şu sonucu doğurur: nafaka ödeyen ebeveyn, çocuğun hesabında para olduğu için nafakayı kendiliğinden kesemez. Çocuğun gelirinin ve mal varlığının nafakaya etkisi, kendiliğinden bir kesinti olarak değil, hâkimin madde 330 kapsamındaki değerlendirmesi olarak gündeme gelir.

Gelirin türüne göre değerlendirme nasıl değişir?

Her gelir aynı ağırlığı taşımaz. Hâkimin bakışında en az üç soru öne çıkar: gelir düzenli mi, ihtiyaçlara yetecek büyüklükte mi ve çocuğun elinde mi?

Çalışma geliri. Çocuk düzenli olarak çalışıyor ve sigortalıysa bordro ve sosyal güvenlik kayıtları gelirin ispatı için kullanılır. Yarı zamanlı, dönemsel ya da stajyer niteliğindeki çalışmalar, tam bir geçim kaynağı sayılmayabilir. Çocuğun hem okuyup hem çalışması hâlinde eğitim süresi ve zamanı da değerlendirmeye girer.

Burs ve yardımlar. Eğitim bursu, kredi ya da kurum desteği çocuğun giderlerine karşılık gelmek üzere verilir. Hâkim, bursun hangi gider kalemlerini karşıladığına bakar; yurt ve yemek karşılığı verilen bir destek ile yalnızca harç karşılığı bir destek aynı sonucu doğurmaz.

Mal varlığından doğan gelir. Miras ya da bağış yoluyla çocuğa geçen bir mal, kira ya da faiz getirebilir. Çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuğun bakımına ayrıldığı için (madde 355), bu gelirin hesaba nasıl yansıyacağı dosyaya özgü olarak değerlendirilir.

Telif, sosyal medya ve benzeri kazançlar. Düzensiz ve belirsiz kazançlarda, gelirin süreklilik taşıyıp taşımadığı ve ispatı tartışma konusu olur. Bu tür gelirleri öne süren tarafın belgelemesi beklenir.

Gelir mi, yoksa değişen başka bir durum mu?

Bazen asıl değişiklik çocuğun geliri değil, ebeveynin durumudur: işini kaybetmek, emekli olmak, yeni bir bakmakla yükümlü olunan kişi ya da sağlık gideri gibi etkenler de ödeme gücünü etkiler. Madde 331 yalnızca “durumun değişmesi” der; bu geniş ifade çocuğun geliri gibi tek bir sebebe bağlanmamıştır. Dilekçede değişen tüm olguları, tarihleriyle birlikte, sıraya koymak iyi bir yöntemdir.

Aynı ölçü çocuğun lehine de çalışır. Çocuğun ihtiyaçları artmışsa, örneğin özel bir eğitim ya da tedavi gerekiyorsa, nafaka artırımı istenebilir; bunun için çocuk nafakası artırımı yazısı açıklayıcıdır.

Nafakayı azaltmak ya da kaldırmak için ne yapılır?

Madde 331, durumun değişmesi hâlinde hâkimin istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyeceğini ya da nafakayı kaldıracağını söyler. Çocuğun geliri oluşmuşsa bu, “durumun değişmesi” olarak ileri sürülebilir. Talep eden taraf, değişikliği ve bunun nafakaya etkisini belgeleyerek göstermelidir.

Başvuru aile mahkemesine yapılır. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, 4). Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (madde 177). Dilekçede çocuğun gelirinin ne olduğu, ne zaman başladığı, süreklilik taşıyıp taşımadığı ve giderlerinin ne kadarını karşıladığı açıkça yazılmalıdır. Azaltma ve kaldırma davası hakkında nafaka azaltma ve kaldırma davası ve çocuk nafakası indirim talebi yazıları da size yol gösterebilir.

Bu süreçte önemli bir uyarı var: mahkeme karar verene kadar mevcut nafaka kararı geçerlidir. Gelir olduğu için ödemeyi kendi başınıza durdurursanız, alacaklı icra yoluna gidebilir ve nafaka ilamlarını yerine getirmeyen borçlu için İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsini öngörür. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Bu bir hak değil, hâkimin takdirine bağlı bir imkândır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Boşanma sonrasında çocuk annenin yanında yaşıyor ve baba aylık iştirak nafakası ödüyor. Çocuk on yedi yaşında ve hafta sonları bir kafede part-time çalışmaya başlıyor. Aylık kazancı, okul servisi ve cep harçlığını zor karşılıyor; kira, yemek, sağlık ve eğitim giderleri ise annenin sırtında.

Baba “çocuk artık para kazanıyor” gerekçesiyle ödemeyi kesmeye karar veriyor. Bu karar yanlış zemindedir: kanun çocuğun gelirini ölçüt sayar, ama miktarı kendiliğinden sıfırlamaz. Baba haklı bir azaltma gerekçesi görüyorsa dava açmalıdır; mahkeme, çocuğun gelirinin sınırlı ve geçici olduğu yönündeki karşı delilleri de değerlendirir. Mahkeme, çocuğun gerçek ihtiyaç tablosuna, annenin ve babanın gelirine ve gelirin süreklilik taşıyıp taşımadığına bakar. Sonuç, bu tartıdan çıkar; önceden tahmin yürütmek doğru olmaz.

Çocuk ergin olduğunda gelir sorusu nasıl değişir?

Madde 328’e göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (madde 11). Uygulamada iştirak nafakası da erginlikle kendiliğinden sona erer. Çocuk ergin olduktan sonra eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erene kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Burada “kendilerinden beklenebilecek ölçüde” ifadesi önemlidir: ergin çocuğun kendi kazancı bu beklentiyi etkileyebilir.

Yani çocuk ergin olduğunda gelirinin ağırlığı artabilir. Eğitim dönemi nafakasını ergin çocuk kendi adına ister ve çalışarak okuyan bir gencin kazancı, ebeveynlerden beklenebilecek katkının ölçüsünü etkileyebilir. Bu aşamanın ayrıntıları için boşanma sonrası ergin çocuk nafakayı kendisi tahsil edebilir mi yazısına bakabilirsiniz.

Delil olarak neler sunulabilir?

Çocuğun geliri üzerinden yapılan bir azaltma ya da kaldırma talebinde şu belgeler dosyaya girer:

  • Çocuğun çalıştığı işyerine ait sosyal güvenlik kayıtları ve bordro ya da banka dekontları.
  • Burs ya da benzeri düzenli gelirin ödeme belgeleri.
  • Çocuğun mal varlığına ilişkin tapu, hesap ve araç kayıtları.
  • Çocuğun aylık giderlerini gösteren belgeler: barınma, ulaşım, eğitim, sağlık.
  • Karşı ebeveynin gelir ve gider durumu.

Karşı taraf, çocuğun gelirinin geçici, düzensiz ya da yetersiz olduğunu göstermek için kendi belgelerini sunar. İki tarafın belgeleri birlikte okunur.

Delilleri sunarken kronolojiyi gözetmek yararlıdır. Çocuğun gelirinin başladığı tarih, nafaka kararının tarihinden sonra ise “durumun değişmesi” iddiası daha rahat kurulur; gelir daha önce de vardıysa hâkim, nafaka belirlenirken bunun zaten hesaba katıldığını düşünebilir. Bu yüzden dilekçede, nafaka kararı verildiği günkü durumla bugünkü durumu yan yana anlatın.

Sık yapılan hatalar

Ödemeyi kendiliğinden kesmek. Bu, ödenmeyen nafaka kapsamına girer ve icra yolunu açar. Önce dava, sonra karar. Ayrıntı için ödenmeyen nafaka ve tazyik hapsi yazısını okuyabilirsiniz.

Çocuğun hesabındaki parayı ebeveynin parası saymak. Çocuğun malvarlığı çocuğa aittir; gelirleri öncelikle çocuğun bakımına gider, sermayesinden harcama ise sınırlıdır ve kanunda sayılan hâllerde hâkim izni aranır.

Gelirin geçici olduğunu göz ardı etmek. Kısa süreli ya da dönemsel gelirler, kalıcı bir durum değişikliği sayılmayabilir.

Nafakayı yalnızca gelirle ilişkilendirmek. Kanun ölçüt olarak ihtiyaçları ve ebeveynlerin hayat koşullarını da sayar. Bu bakış, boşanmada çocuk nafakası ergin olunca sona erer mi yazısında da görülüyor.

Kendi durumunuz için nasıl ilerlemelisiniz?

Çocuğun geliri ya da malvarlığı nafakayı etkileyebilir, ama sonucu belirleyen şey o gelirin niteliği, süreklilik düzeyi ve çocuğun gerçek ihtiyacıdır. Hesaplama dosyaya özgüdür; genel bir bilgiyle karar vermek yerine elinizdeki belgelerle durumunuzu değerlendirmek sağlıklı olur.

Kendi dosyanızla ilgili sorularınız için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; bilgiler iletişim sayfasında yer alıyor. Çocuk ve nafaka hukukuna dair diğer yazılar için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz. Nafakanın genel ölçütleri ise nafaka miktarı nasıl belirlenir yazısında toplanmıştır.

Sık sorulan sorular

Çocuk çalışmaya başlarsa nafaka otomatik kesilir mi?

Hayır, ödeme kendiliğinden durmaz. Kanun çocuğun gelirini ölçüt olarak sayar, ama nafakanın azaltılması ya da kaldırılması hâkimden istenmesi gereken bir taleptir. Karar beklenmeden ödemeyi kendiliğinden kesmek icra riski doğurur.

Çocuğa miras kalan mal varsa nafaka düşer mi?

Kanun çocuğun gelirlerini göz önünde bulundurur; mal varlığının getirisi gelir olarak değerlendirilebilir. Bu, nafakanın otomatik düştüğü anlamına gelmez. Hâkim çocuğun ihtiyacını, mal varlığının niteliğini ve ebeveynlerin ödeme gücünü birlikte değerlendirir.

Çocuğun parasını ben harcayabilir miyim?

Çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için kullanılabilir. Mal varlığının kendisine başvurmak ise sınırlıdır ve kanunda sayılan hâllerde hâkim izni gerekir. Çocuğun kendi emeğiyle kazandığı paranın yönetimi ise çocuğa aittir; sizinle birlikte yaşıyorsa ondan bakımı için uygun bir katkı isteyebilirsiniz.

Burs alan çocuk için nafaka kalkar mı?

Burs çocuğun geliri sayılabilir ve nafaka miktarı değerlendirilirken göz önünde bulundurulur. Yine de tek başına nafakayı sona erdirmez. Burs tutarı ile gerçek eğitim ve yaşam giderleri karşılaştırılır.

Nafakayı azaltmak için hangi mahkemeye başvurulur?

Nafaka konusundaki davalara aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Dava, durumun değiştiğini gösteren belgelerle açılır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 11, 177, 327, 328, 330, 331, 354, 355, 356, 359
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 344
  • 4787 sayılı Kanun m. 2, 4
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler