Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Nafaka Artırım Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Nafaka artırım davasında görevli aile mahkemesi ve nafaka alacaklısının yerleşim yeri yetkisi anlatılıyor; çocuk nafakasında yetkili yerin nasıl bulunacağı da var.

Kısaca

  • Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).
  • Görev aile mahkemesine aittir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, 4).
  • Çocuk nafakasında velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun bırakıldığı tarafın yerleşim yeridir (TMK m. 21).
  • TMK m. 177 kesin yetki koymaz; alacaklı kendi yerleşim yerinde dava açabileceği gibi genel kurala göre davalının yerleşim yerinde de açabilir (HMK m. 6).

Nafaka yıllar önce hükmedilmiş, ama bugünkü yaşam koşulları artık o rakamla örtüşmüyor. Artırım davası açmaya karar verdiniz ve ilk sorunuz şu: hangi mahkemeye gideceğim? Cevap iki başlıkta toplanır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 177). Yani alacaklı, nafakayı ödeyenin şehrine gitmeden kendi bulunduğu yerde dava açabilir; bu yetki kesin olmadığından genel kurala göre borçlunun yerleşim yerinde dava açmak da mümkündür.

Burada görev ve yetki farkını, çocuk nafakasında yerleşim yerinin nasıl bulunacağını ve dava açmadan önce kontrol etmeniz gereken noktaları anlatıyoruz.

Önce görev ve yetki farkı

Hukukta iki ayrı soru vardır. Görev, davaya hangi türdeki mahkemenin bakacağını gösterir. Yetki, aynı türdeki mahkemeler arasında hangi şehrin ya da ilçenin mahkemesinin bakacağını belirler. Nafaka artırım davası için ilk soru “aile mi, asliye hukuk mu?”, ikinci soru “hangi şehir?”dir.

İkisini ayırmak önemlidir, çünkü hata ikisinde de olabilir. Görev kamu düzenine ilişkin bir meseledir ve mahkeme bunu kendiliğinden inceler. Yetki ise ayrı kurallara göre işler; yanlış yerde dava açmak, itiraz hâlinde zaman kaybettirir ve bu riski baştan almamak gerekir.

Görevli mahkeme hangisi?

Aile mahkemeleri, Medeni Kanun’un aile hukukuna ilişkin ikinci kitabından (vesayet kısmı hariç) doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Nafaka davaları, bu kapsama girer. Aile mahkemesi, her ilde ve merkez nüfusu yüzbinin üzerindeki her ilçede kurulur; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlere Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesince bakılır (4787 sayılı Kanun m. 2).

Bu nedenle “mutlaka aile mahkemesi” demek doğru olmaz. Yaşadığınız yerde aile mahkemesi varsa oraya, yoksa belirlenmiş asliye hukuk mahkemesine başvurulur. Hangi mahkemenin görevli olduğunu adliyenin kayıt bürosundan ya da bir avukattan öğrenebilirsiniz.

Yetkili mahkeme hangisi?

Genel yetki kuralı, davalının yerleşim yeri mahkemesini gösterir (HMK m. 6). Yani sıradan bir davada borçlunun yaşadığı yerde dava açarsınız. Fakat kanun, diğer kanunlardaki yetki hükümlerini saklı tutar (HMK m. 5). Medeni Kanun tam da böyle bir özel kural koyar: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).

Bu özel kural alacaklıyı korur. Nafakayı alan kişi, borçlunun yaşadığı şehre gitmek zorunda kalmaz; kendi yaşadığı yerde dava açabilir. Artırım davasını açan genellikle alacaklıdır; dolayısıyla bu kural uygulamada onun yerleşim yerindeki mahkemeyi gösterir. Davanın konusu nafakanın miktarının değişmesi olduğundan, nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması dahil bu kural işler. Medeni Kanun, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebileceğini söyler (TMK m. 176).

Yerleşim yeri nedir, nasıl belirlenir?

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir; bu tanım Medeni Kanun’dadır ve HMK da yerleşim yerinin Medeni Kanun’a göre belirleneceğini söyler (HMK m. 6). Dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri esastır. Eski bir adresiniz nüfus kaydında kalmış olsa bile, fiilen yaşadığınız yerin kanıtlanması önemlidir.

Çocuk nafakasında durum biraz farklıdır. Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir (TMK m. 21). Boşanmış eşlerin ayrı şehirlerde yaşadığı durumda çocuğun yerleşim yeri, velayetin bırakıldığı tarafın yerleşim yeridir. TMK m. 177 “boşanmadan sonra açılacak nafaka davaları” der ve çocuk nafakasını ayrıca anmaz; bu yüzden çocuk nafakası artırımında yetkili yerin bu esasa göre belirleneceğini kesin bir cümleyle söylemek yerine dosyanıza bakarak teyit etmek gerekir.

Çocuk adına dava kim açar? Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; ayırt etme gücüne sahip küçük de nafaka davası açabilir (TMK m. 329). Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m. 331). Çocuk nafakasının artırımına dair ayrıntılı bilgiyi nafaka artırım davası yazısında bulabilirsiniz.

Artırım davasında dilekçe nasıl hazırlanır?

Mahkemenin doğru seçilmesinden sonra dilekçenin içeriği gelir. Dilekçede kararın tarihi, dosya numarası, mevcut nafaka miktarı ve artış talebi yer alır. Neden artış istendiğini somut olarak anlatmak gerekir: Çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarının değişmesi, alacaklının gelirinde düşüş, borçlunun gelirinde artış gibi unsurlar delillerle birlikte sunulur. Miktarın nasıl belirlendiğine dair ölçütler nafaka miktarı nasıl belirlenir yazısında anlatılıyor.

Ek olarak, mevcut kararın bir örneğini ve nüfus kaydını dilekçeye eklemek, mahkemenin dosyayı daha hızlı değerlendirmesine yardımcı olur. Harç ve masraf konusunda tarife her yıl güncellendiği için güncel tutarı mahkeme veznesinden öğrenebilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Boşanma dosyası bir ilde görülmüş ve karar orada verilmiş. Boşanmadan sonra anne, çocuğuyla birlikte başka bir ile taşınıyor ve orada yerleşiyor. Baba ise ilk ilde yaşamaya devam ediyor. Anne, çocuğun artan eğitim giderleri nedeniyle çocuk nafakasının artırılmasını istiyor.

Bu senaryoda dava, çocuğun bırakıldığı anne ve çocuğun yeni yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; kararı veren ilk mahkemeye dönmek zorunda değildir. Ancak yerleşim yerinin gerçekten değiştiğinin kayıtlarla gösterilebilmesi gerekir. Kira sözleşmesi, okul kaydı ve nüfus kaydı bu açıdan yardımcı belgelerdir. Karşı tarafın yetki itirazı ihtimalini baştan hesaba katmak yararlıdır.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, davayı eski karar mahkemesinde açmanın zorunlu olduğunu düşünmektir. Yetki kuralı, kararı veren mahkemeyi değil, nafaka alacaklısının yerleşim yerini gösterir.

İkinci hata, davanın yalnız borçlunun yerleşim yerinde açılabileceğini sanmaktır. Genel kural bu yeri gösterse de boşanma sonrası nafaka davalarında özel kural alacaklıya kendi yerleşim yerinde dava açma imkânı da tanır; hangisinin daha pratik olduğunu baştan tartın.

Üçüncü hata, taşındığınız hâlde adres kaydını güncellememektir. Dava açılacak yer sorusu tartışmalı hâle gelebilir.

Dördüncü hata, görev ve yetkiyi karıştırmaktır. Yaşadığınız yerde aile mahkemesi olmasa bile dava açılabileceği unutulmamalıdır; bu durumda asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Beşinci hata, zamanı hesaba katmamaktır. Artırımın hangi süreye tabi olduğu ayrı bir sorudur ve nafaka artırım talebinin süresi yazısında ayrıca incelenmiştir. Ayrıca aile hukuku kapsamındaki geçici önlemleri anlamak için boşanma davasında geçici önlemler yazısı da yararlıdır.

Yerleşim yeri tartışması çıkarsa

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK m. 19). Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır (TMK m. 20). Bu iki hüküm, taşınma sonrası yetki tartışmasında önemlidir: Yeni şehre yalnızca eşya taşımak yetmez, orada sürekli kalma niyetiyle yerleşmiş olmak gerekir.

Borçlu taraf yetki itirazında bulunursa, alacaklı yerleşim yerini kanıtlamak durumunda kalır. Kira sözleşmesi, abonelik kayıtları, çocuğun okul kaydı ve işyeri belgeleri bu kanıtların başında gelir. Nüfus kaydındaki adres ile fiilî adresin farklı olduğu durumlarda hangi adresin esas alınacağı olayın özelliğine göre değişir.

Yurt dışında yaşayan taraflar

Nafaka alacaklısı yurt dışında yaşıyorsa, yetkili mahkemenin nasıl belirleneceği ayrı bir sorudur. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Bu konuda yabancı ülke hukukuna ilişkin ayrıntı vermek mümkün değildir; yurt dışındaki bir alacaklı ya da borçlu varsa dosyanın özel olarak incelenmesi gerekir. Yurt dışında tahsil konusunu nafaka alacağının yurt dışında tahsili yazısında bulabilirsiniz.

Dava açıldıktan sonra yetki itirazı

Yetki kesin olmadığından mahkeme bunu kendiliğinden incelemez. Davalı yetki itirazını cevap dilekçesinde, yetkili mahkemeyi de göstererek ileri sürmelidir; süresinde itiraz edilmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19). İtiraz yerinde bulunursa mahkeme yetkisizlik kararı verir; dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde başvurmak gerekir, aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m. 20). Bu süreç zaman alır, bu yüzden alacaklı için ilk başvuruda doğru yeri seçmek önemlidir. Alacaklının yerleşim yeri tartışmasız olan bir yerde dava açması, bu aşamada zaman kaybını önler.

Yetkili mahkeme belli olduktan sonra davanın gerisi, deliller ve ispat meselesidir. Artış talebinin dayanağı olan değişikliği somut belgelerle göstermek gerekir. Süreci baştan sona görmek için nafaka artırım davası yazısını okumanızı öneririz.

Artırım davasında dikkat edilecek usul ayrıntıları

Dava dilekçesinde taraflara ait kimlik ve adres bilgileri eksiksiz yazılmalıdır. Eksik bilgi, mahkemenin tamamlama için süre vermesine yol açar. Dilekçenin ekine, daha önce verilen nafaka kararının kesinleşme şerhli bir örneği konmalıdır. Karar numarası ve tarihi dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Çocuk nafakasının artırımı isteniyorsa, çocuğun nüfus kayıt örneği ve velayet bilgisini gösteren belge de eklenir. Çocuğun okul durumu ve giderleri belgelenirse, mahkeme artış gerekçesini daha net görür.

Mahkemeyi dosyanıza göre belirlemek için

Hangi mahkemede dava açacağınız; yerleşim yerinize, çocuğun durumuna ve eski kararın içeriğine göre değişir. Taşınma, ortak velayet ya da yurt dışında yaşama gibi bir durumunuz varsa yetki sorusu karmaşıklaşabilir. Kendi durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Başvuru için iletişim sayfasına, genel bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Nafaka artırım davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetkili yer nafaka alacaklısının yerleşim yeridir (TMK m. 177); bu yetki kesin olmadığından davalının yerleşim yerinde de dava açılabilir (HMK m. 6).

Borçlunun yaşadığı şehirde dava açabilir miyim?

Genel yetki kuralı davalının yerleşim yerini gösterir (HMK m. 6). Boşanmadan sonraki nafaka davaları için TMK m. 177 ayrıca nafaka alacaklısının yerleşim yerini yetkili kılar. Bu yetki kesin olmadığından alacaklı iki yerden birini seçebilir; borçlunun yerleşim yerinde açılan dava da usule uygundur.

Taşındıysam hangi şehirdeki mahkeme yetkili olur?

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri esas alınır. Taşınmanız sonrası yeni adresinizi nüfus kaydıyla ve fiili durumla uyumlu tutmanız faydalıdır.

Çocuk nafakasının artırımı için kim dava açar?

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m. 329). Ayırt etme gücüne sahip küçük de dava açabilir.

Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur?

Yetki kesin olmadığından mahkeme bunu kendiliğinden incelemez; davalı cevap dilekçesinde itiraz etmezse mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19). İtiraz yerinde görülürse yetkisizlik kararı verilir; dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için kanundaki iki haftalık süre içinde başvurmazsanız dava açılmamış sayılır (HMK m. 20). Bu zaman kaybı yaratır; dava açmadan önce yerleşim yerini doğrulamak gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 19, 20, 21, 176, 177, 329, 331
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 5, 6, 19, 20
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler