Kayıt dışı gelir iddiasında SGK, banka ve tapu kayıtları mahkeme aracılığıyla araştırılır; ispat yükü, delil sunma ve dilekçe stratejisi.
Kısaca
- Nafaka borçlusunun geliri gizlendiği düşünülüyorsa, resmî kurumlardan ve üçüncü kişilerden bilgi istenmesi mahkemeden talep edilebilir.
- İddia genel kalmamalı; işyeri, faaliyet, mal varlığı gibi olgularla somutlaştırılmalıdır.
- İspat yükü kural olarak iddia eden tarafa aittir; delilleri hâkim serbestçe değerlendirir.
- Karar kesinleştikten sonra gelir artışı ortaya çıkarsa nafaka artırım davası açılabilir.
Nafaka borçlusunun gerçek gelirini gizlediğini düşünüyorsanız, bunu yalnızca söylemekle yetinemezsiniz; iddianızı somutlaştırıp mahkemeden gelir kayıtlarının araştırılmasını istemeniz gerekir. Medeni Kanun nafakayı borçlunun “malî gücü oranında” belirler (TMK m. 175); malî güç ise ancak gerçek gelir ve mal varlığı görülerek ölçülebilir. Gelir kayıt dışıysa, hâkimin elindeki tek bilgi borçlunun beyanı olur. Bu nedenle beyanı doğrulayacak ya da çürütecek delilleri toplamak, dosyanın en önemli işlerinden biri hâline gelir.
Gelir gizlendiğinde neden sorun çıkar?
Nafaka miktarı borçlunun malî gücüne göre belirlendiği için, gelirin eksik gösterilmesi doğrudan miktarı düşürür. Çocuk nafakasında da ölçü, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleridir (TMK m. 330). Borçlu geliri düşük göstermişse, hâkim de düşük gelir üzerinden bir hesap yapabilir.
Gelir gizleme şu biçimlerde karşımıza çıkabilir: Kayıt dışı çalışma, nakit ödeme alma, geliri yakınların hesabına yönlendirme, mal varlığını üçüncü kişiler adına tutma, ticari faaliyeti başkası adına yürütme. Bu iddiaların her birinin ispatı farklıdır; ancak ortak nokta, iddianın somut olgulara dayanması gerektiğidir.
İspat yükü kimde, iddia nasıl somutlaştırılır?
İspat yükü, iddia edilen olgudan lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Borçlunun gerçekte daha yüksek gelir elde ettiğini iddia eden taraf, bunu ispatla yükümlüdür. Taraflar dayandıkları olguları ispata elverişli şekilde somutlaştırmak zorundadır ve hangi delilin hangi olgu için gösterildiğini açıkça belirtmelidir (HMK m. 194).
“Eşim gelirini saklıyor” demek bu anlamda yetersizdir. Daha ayrıntılı bir iddia şöyle olabilir:
- Borçlunun kayıtlı işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir iş yerinde fiilen çalıştığı
- Bir ticari faaliyetin borçlunun yönetiminde olmasına rağmen yakınları adına işlediği
- Borçlunun yaşam düzeninin bildirilen gelirle uyuşmadığı: seyahatler, harcamalar, taşıt kullanımı
- Borçlunun hesaplarına yüksek tutarlı para girişlerinin yapıldığı
Bu olguları yazarken tarih, yer ve kişi gibi ayrıntıları da belirtmek, mahkemenin nereden bilgi isteyeceğini netleştirir.
Mahkeme hangi kayıtları araştırır?
Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bildirimde bulunulur (HMK m. 195). Bu hüküm, gelir araştırmasının dayanağıdır. Uygulamada nafaka istenen dosyalarda mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu kolluk aracılığıyla da araştırtır; yine de bu araştırma sınırlı kalabileceğinden kendi delillerinizi ayrıca göstermeniz gerekir.
Uygulamada talep edilebilecek kayıt türleri şunlardır:
- SGK kayıtları: Sigortalı çalışma, işyeri ve prim bilgileri
- Banka kayıtları: Hesap hareketleri, mevduat, kredi bilgileri
- Tapu kayıtları: Taşınmaz mülkiyeti ve satış işlemleri
- Trafik tescil kayıtları: Araç mülkiyeti
- Vergi dairesi kayıtları: Gelir vergisi mükellefiyeti, ticari faaliyet
- Ticaret sicili: Şirket ortaklığı ve yöneticilik
Hangi kayıttan ne çıkacağını önceden bilmek mümkün değildir; mahkeme talebi uygun bulursa ilgili kuruma yazı yazar. Hangi kurumun hangi bilgiyi vereceği, kurumların kendi mevzuatına bağlıdır. Dilekçede talebinizi hangi kuruma ve neden yönelttiğinizi açıklamak, mahkemenin kararını kolaylaştırır.
Tanık, belge ve yaşam tarzı delilleri
Kayıt dışı gelir iddiasında resmî kayıtlar sonuç vermeyebilir; bu durumda diğer delillere başvurulur. Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği olguyu ve tanıkların adı ile soyadı, tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunmak zorundadır; listede gösterilmeyen kimse tanık olarak dinlenemez (HMK m. 240).
Belge delili olarak şunlar kullanılabilir: Borçlunun işyerinde çalıştığını gösteren fotoğraflar, mesajlar, siparişler, sosyal medya paylaşımları. Bu delillerin hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir. Hukuka aykırı yollarla toplanan delillerin sunulması dosyaya zarar verebilir.
Hâkim delilleri serbestçe değerlendirir (HMK m. 198). Yani tanık beyanı, belge ve yaşam tarzı bulguları birlikte değerlendirilir; kanuni istisnalar dışında hiçbir delilin önceden belirlenmiş bir ağırlığı yoktur.
Bilirkişi ne zaman devreye girer?
Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınabilir (HMK m. 266). Borçlunun karmaşık ticari kayıtları ya da muhasebe belgeleri söz konusuysa, mali müşavir bilirkişi bu belgeleri inceleyebilir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda ise bilirkişiye başvurulamaz.
Dilekçeye nasıl yazılır?
Gelir araştırması talebinin dilekçede açık ve gerekçeli yazılması gerekir. Mahkemeye “araştırılsın” demek yerine, iddianın dayanaklarını sıralamak ve her talebi bir olguya bağlamak daha sağlıklıdır. Dilekçenizde şu sırayı izleyebilirsiniz:
- Borçlunun bildirdiği gelir ve sizin gerçek gelir konusundaki iddianız
- İddianın dayandığı somut olgular: tarih, yer, kişi
- Bu olguların hangi delille ispat edileceği: tanık, belge, kayıt
- Mahkemeden hangi kurumlara hangi yazının yazılmasının istendiği
- Gerekirse bilirkişi incelemesi talebi
Delillerin hangi olgu için gösterildiği açıkça belirtilmezse, mahkeme delilin ilgisini anlayamayabilir (HMK m. 194). Tanık listesinde adı geçmeyen kişi dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m. 240); bu yüzden listenin eksiksiz hazırlanması gerekir.
Borçlunun savunması ve sizin hazırlığınız
Borçlu, gelirinin kayıtlı olduğunu, kayıt dışı gelir iddiasının dayanaksız kaldığını ve zorunlu giderlerinin yüksek olduğunu savunabilir. Bu savunmaya hazırlıklı olmak için, kendi gider kalemlerinizi ve çocuk ihtiyaçlarını belgelemek önemlidir. Karşı tarafın itirazları dosyaya girdikçe, iddianızı hangi olgularla desteklediğinizi netleştirmeniz gerekir. Çünkü ispat yükünü taşıyan taraf olarak, savunmayı çürütecek delillere sahip olmak zorundasınız.
Bir diğer önemli nokta, hukuka uygun delil toplamaktır. Eşinizin telefon ya da hesabına izinsiz girerek elde ettiğiniz bilgiler, dosyaya girmesi hâlinde sorun çıkarabilir. Delilin nasıl elde edildiği, mahkemece değerlendirilebilecek bir konudur; bu nedenle şüpheli bir kaynaktan gelen bilgiyi dosyaya koymadan önce hukuka uygunluğunu düşünmek gerekir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Zeynep’in eşi Alper, SGK kayıtlarında asgari düzeyde bir maaşla görünüyor. Ancak boşanma davası sırasında Zeynep, Alper’in bir arkadaşının dükkânında fiilen çalıştığını, arabayla sık sık şehir dışına çıktığını ve evlilik süresince yaşam düzeninin bildirilen gelirle uyuşmadığını biliyor.
Zeynep dilekçesinde bu olguları tarih ve yer belirterek yazar. Mahkemeden SGK ve banka kayıtlarının, dükkânın bağlı olduğu vergi mükellefiyetinin ve araç kayıtlarının getirtilmesini ister. Dükkân sahibi arkadaşı ve evlilikte yakın çevreyi tanık olarak gösterir. Mahkeme bu delilleri değerlendirir ve Alper’in malî gücü hakkında bir kanaate varır. Sonuç önceden bilinemez; kanaat toplanan delillere ve hâkimin takdirine bağlıdır.
Karar sonrasında gelir artışı ya da gizleme ortaya çıkarsa
Nafaka kararı kesinleştikten sonra borçlunun geliri gerçekten artarsa, tarafların malî durumlarının değişmesi gerekçesiyle iradın artırılması istenebilir (TMK m. 176/4). Kesinleşen karar verilirken gelirin gizlendiği sonradan anlaşılırsa, artırım davasının mı yoksa yargılamanın iadesinin mi gündeme geleceği olaya göre değişir; yargılamanın iadesi ancak kanunda sayılan sebeplere, örneğin lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli davranışına dayanılarak istenebilir (HMK m. 375). Bu yolun süresi hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay, her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (HMK m. 377); süreyi kaçırmamak gerekir. Çocuk nafakasında ise durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m. 331). Artırım davasının şartları ve süreci için nafaka artırım davası yazısına bakabilirsiniz.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Geçmişte gizlenmiş gelir, yeni dava için bir kanıt olabilir; ancak nafakanın hangi tarihten itibaren artırılacağı ve geçmişe dönük bir etkisi olup olmayacağı dosyaya göre değişir. Bu nedenle gelir artışını öğrenir öğrenmez belgelemek ve hızlı davranmak yararlıdır.
Ödenmeyen nafakada malvarlığı araştırması
Gelir gizleme yalnızca miktarı değil, tahsili de zorlaştırabilir. Nafaka borçlusunun mal varlığı ve geliri belirsizse, icra aşamasında da malvarlığı araştırması yapılabilir. Bu aşamanın yöntemleri için nafaka borçlusunun malvarlığının araştırılması yazısına, ödenmeyen nafakanın sonuçları için nafaka borcunu ödememenin sonuçları yazısına göz atabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- İddiayı genel bırakmak: İşyeri, dönem ve olay belirtmeden “gizli geliri var” demek.
- Mahkemeden kayıt getirtme talebini dilekçede açıkça yapmamak.
- Tanık listesini süresinde vermemek veya adres bilgilerini eksik yazmak.
- Hukuka aykırı yollarla elde edilen kayıtlara dayanmak.
- Nafaka kararı kesinleştikten sonra gelir artışını öğrenip hiçbir adım atmamak.
Anayasa Mahkemesi kararı bu tabloyu değiştirir mi?
Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Karar nafakanın süresine ilişkindir; gelirin araştırılması ve ispatı kuralları aynı kalır. Ayrıntı için süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazısına bakabilirsiniz.
Gelir gizleme şüphesinde nasıl ilerlenir?
Gelir gizleme iddiası, somut olgular ve doğru delil planıyla güç kazanır. Hangi kuruma yazı yazılacağı, hangi tanığın gösterileceği ve delillerin süresi içinde sunulması dosyanın seyrini etkiler. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, elinizdeki bilgilerin hukuken nasıl kullanılabileceğini konuşabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile hukuku alanındaki çalışmalar için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz. Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Sık sorulan sorular
Nafaka borçlusunun gerçek geliri nasıl araştırılır?
Mahkemeden SGK, banka, tapu, trafik tescil ve vergi kayıtları gibi resmî kurumlara yazı yazılması talep edilebilir. Mahkeme, incelenmesine karar verdiği ve tarafların elinde olmayan delilleri ilgili makam ve üçüncü kişilerden getirtmek üzere bildirimde bulunur.
Kayıt dışı çalışma tanıkla ispat edilebilir mi?
Evet, tanık delili gösterilebilir. Tanık gösteren taraf, dinletmek istediği olguyu ve tanıkların adı, soyadı ve tebliğe elverişli adreslerini mahkemeye sunmalıdır. Hâkim delilleri serbestçe değerlendirir.
Gelirini gizleyen borçlunun nafakası düşük belirlenirse ne yapılabilir?
Karar kesinleşmeden önce, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Kesinleştikten sonra borçlunun geliri gerçekten artarsa, malî durumun değiştiği gerekçesiyle artırım davası açılabilir. Önceki gelirin hileyle gizlendiği sonradan anlaşılırsa yargılamanın iadesi gündeme gelebilir; bunun süresi hilenin öğrenilmesinden itibaren üç aydır.
Mal varlığını başkasının adına geçiren borçlu için ne yapılır?
Bu durum dosyaya olgu olarak yazılmalı ve tapu, araç kayıtları gibi belgelerle desteklenmelidir. Nafaka alacağının tahsili için borçlunun malvarlığı araştırması ayrıca yapılabilir.
Gelir araştırması boşanma davası sırasında mı yapılır?
Evet, nafaka talebiyle birlikte dava sırasında yapılabilir. Dava sonrasında da gelir değişikliği gerekçesiyle ayrı bir dava açılabilir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175, 176, 330, 331
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 194, 195, 198, 240, 266, 345, 375, 377
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.