Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmış Eşten Çocuğun İadesini İsterken Lahey Davası Harca Tabi mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

5717 sayılı Kanun kapsamında Türkiye’de görülen Lahey çocuk iade davası harca tabi değildir. Yargılama masrafları, avukat gideri ve adli yardım.

Kısaca

  • 5717 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan dava ve işler, yani Türkiye’de görülen iade davası harca tabi değildir (5717 sayılı Kanun m. 27/1).
  • Çocuk Türkiye’den başka bir ülkeye götürülmüşse iade davası o ülkenin makamlarında görülür; oradaki masraf kuralları o ülkenin hukukuna bağlıdır.
  • Yargılama masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanır, ancak davayı kaybedene yükletilir; avukat katılımından ve çocuğun iadesinden doğan masraflar ödenekten karşılanmaz.
  • Başvuruda bulunan kişi adli yardımdan yararlanabilir (5717 sayılı Kanun m. 28); iade davası Merkezî Makam adına başsavcılıkça açılır (m. 7/2).
  • Normal velayet davası veya kişisel ilişki davası gibi 5717 dışındaki davalar bu muafiyetin kapsamında değildir.

Boşandığınız eşle çocuğun yerinin izinsiz değiştirilmesi ya da alıkonulması yüzünden Lahey Sözleşmesi’ne dayanan bir iade sürecine giriyorsanız, ilk korkulardan biri masraftır: dava harcı, avukat ücreti, yurt dışı işlemler. Doğrudan cevap verelim: 5717 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan dava ve işler harca tabi değildir. Kanun m. 27/1 bunu açıkça söyler. Yani Türkiye’deki mahkemede, Lahey Sözleşmesi çerçevesinde açılan iade davasında harç yatırma yükü yoktur.

Bir ayrımı baştan netleştirelim. Türkiye’deki mahkemeler, başvuru yapıldığı sırada çocuğun halen oturduğu yer mahkemeleridir (5717 sayılı Kanun m. 6/2); yani çocuk Türkiye’deyken devreye girerler. Çocuk Türkiye’den başka bir ülkeye götürülmüşse iade davası o ülkenin makamlarında görülür ve oradaki masraf kuralları o ülkenin hukukuna bağlıdır; yabancı hukuka dair ayrıntıyı burada vermiyoruz. Aşağıdaki harç ve masraf anlatımı Türkiye’de görülen davalar içindir.

Harç muafiyeti her masrafın sıfır olacağı anlamına gelmez. Yargılama masrafları, avukat gideri ve iade sırasında doğan harcamalar ayrı değerlendirilir. Aşağıda bunların hangi kurala bağlandığını açıklıyoruz.

Lahey davası nedir, kimin için işler?

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair 25 Ekim 1980 tarihli Sözleşme, velayet hakkı ihlal edilerek götürülen veya alıkonulan çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini amaçlar. Türkiye’de bu Sözleşmenin uygulanması 5717 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Kanun, yer değiştirme veya alıkoyma sırasında velayet ya da kişisel ilişki haklarının ihlalinden hemen önce mutat meskeni taraf ülkelerden birinde bulunan çocuklara uygulanır (5717 sayılı Kanun m. 2). Kapsama giren çocuk, on altı yaşını tamamlamamış kişidir (5717 sayılı Kanun m. 3).

Boşanmış eşler arasında bu uyuşmazlık yaşanabilir: Çocuk velayet sahibinden izinsiz götürülür veya tatil için götürülüp geri getirilmez. İade davası bu durumda çocuğun mutat meskenine dönmesini hedefler; velayetin esası burada tartışılmaz. Kanun, iade talebinin reddine karar verilirse velayet hakkına dair karar verilebileceğini söyler (5717 sayılı Kanun m. 12). İade yolunun genel çerçevesi için çocuğun yurt dışına götürülmesi ve Lahey Sözleşmesi yazısına bakabilirsiniz.

Harç: kanun ne diyor?

5717 sayılı Kanun m. 27/1: “Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işler harca tâbi değildir. Yargılama masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanır. Bununla birlikte yargılama masrafları davayı kaybedene yükletilir.” Bu cümlede üç ayrı kural vardır:

  1. Dava ve işler harca tabi değildir.
  2. Yargılama masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanır.
  3. Yargılama masrafları davayı kaybedene yükletilir.

Üçüncü kural önemlidir: harç yoktur, ama yargılama masrafı davayı kaybedene yükletildiği için dava sonunda masraf yönünden sonuç değişebilir. Bu masrafın kapsamı ve miktarı dosyadaki işlemlere göre belirlenir; burada bir tutar vermek mümkün değildir.

Hangi masraflar ödenekten karşılanmaz?

Aynı maddenin ikinci fıkrası bir istisna koyar: başvuruda bulunan adına bir avukat veya müşavirin katılımından doğan masraflar ile çocuğun iadesi sebebiyle doğan masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanmaz (5717 sayılı Kanun m. 27/2). Pratikte bu şu anlama gelir:

Avukat gideri. İade davası Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığınca açıldığından (5717 sayılı Kanun m. 7/2) başvuru sahibinin kendi avukatını tutması zorunlu değildir. Avukat tutarsanız bu masraf ödenekten karşılanmaz; kendiniz üstlenirsiniz.

Çocuğun iadesi sebebiyle doğan masraflar. Kanun “çocuğun iadesi sebebiyle doğan masraflar” ibaresini kullanır ve kalemlerini saymaz; hangi harcamanın bu kapsama girdiği somut dosyada netleşir, girenler ödenek dışında kalır.

Bu ayrım, “dava harca tabi değil” cümlesinin eksik anlaşılmasını önler: harç yok, ama iade sürecinin bütün gideri sıfır değildir.

Adli yardım imkânı

5717 sayılı Kanun m. 28’e göre bu Kanunun uygulanmasında başvuruda bulunan, adli yardımdan yararlanabilir. Adli yardım, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun kişilere sağlanan bir düzendir (HMK m. 334). Kanun maddesi bu hakkı tanır; başvurunun usulü, ölçüleri ve hangi mercie yapılacağı ayrıca ilgili mevzuatta belirlenir. Bu yüzden ekonomik güçlük yaşıyorsanız, iade başvurusunu geciktirmeden adli yardım talebini de araştırmak yararlıdır.

Adli yardıma başvurmak iade başvurusunun hızını etkilememelidir; çünkü bu davalar basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülür (5717 sayılı Kanun m. 9/2) ve adli tatilde de görülür (5717 sayılı Kanun m. 16).

Başvuru süreci ve masrafın doğduğu noktalar

Çocuğun yerinin haksız olarak değiştirildiğini veya alıkonulduğunu ileri süren kişi, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu merkezî makama ya da Merkezî Makama veya Sözleşmeye taraf diğer herhangi bir devletin merkezî makamına başvurabilir (5717 sayılı Kanun m. 7/1). Davayı Merkezî Makam adına başsavcılık açar. Mahkeme, esasa girmeden önce çocuğun iadesini uzmanlardan da yararlanarak sulh yoluyla teşvik eder (5717 sayılı Kanun m. 8); sulh sağlanamazsa yargılamaya devam olunur.

Masraf bakımından şu aşamalar önemlidir: başvuru belgelerinin hazırlanması ve çevirisi, avukat tutulacaksa vekâlet ilişkisi, çocuğun yer değiştirmesi sırasındaki yolculuk, uzman incelemesi ve davanın sonunda masrafın kaybedene yüklenip yüklenmediği. Hangi kalemlerin hangi aşamada çıkacağı, çocuğun hangi ülkede olduğuna ve davanın seyrine göre değişir.

Karar sonrası: kanun yolu ve uygulama

İade veya kişisel ilişki kararları kesinleştiğinde yerine getirilir; karara karşı Merkezî Makam, başvuruda bulunan veya davalı kanun yoluna başvurabilir (5717 sayılı Kanun m. 17). Kesinleşmiş ilamlar, 2021’de yapılan değişiklikle, Çocuk Koruma Kanunu’nun ilgili kısmına göre teslim emri tebliğ edilmeksizin yerine getirilir (5717 sayılı Kanun m. 18). Bu aşamada da harç konusu aynı kanun kapsamında değerlendirilir; ancak iade sebebiyle doğan masraflar yukarıda anlatıldığı gibi ödenek dışı kalır.

Dava sürerken mahkeme çocuğun yüksek yararını korumak için geçici koruma tedbirlerine karar verebilir; bunlar arasında çocuğun bakım ve gözetimi üzerine alan akrabalardan birine teslimi, güvenilir bir aile yanına yerleştirilmesi ya da resmî veya özel kuruma yerleştirilmesi sayılır (5717 sayılı Kanun m. 10). Çocuğun bir aile yanına veya paralı özel bir kuruma yerleştirilmesi hâlinde doğan giderler Devletçe ödenir, ödenecek tutar mahkemece tespit edilir (5717 sayılı Kanun m. 26). Yani masraf tartışması yalnızca başvuru sahibini değil, mahkemenin aldığı koruma tedbirlerinin giderini de ilgilendirir.

Bu hükümler, masrafın sadece “kim öder” sorusu olmadığını, hangi işleme bağlı olarak değiştiğini gösterir. Bu nedenle başvuru yapmadan önce planlanan işlemleri ve olası giderleri kabaca listelemek yararlıdır.

Çocuğun iadesi ve velayet davası: masraf açısından fark

İade davası ile velayet davasının hukuki doğası farklıdır. Çocuğun iadesine dair bir karar verilmişse bu hükümde ayrıca velayete ilişkin karar verilmez; iade talebi reddedilirse velayet hakkına dair karar verilebilir (5717 sayılı Kanun m. 12). İade davası sürerken velayet davası açılmışsa, velayet davası bekletilir (5717 sayılı Kanun m. 14). Bu iki dava birleştirilmişse iade davası tefrik edilerek öncelikle görülür (5717 sayılı Kanun m. 15). İki davanın ilişkisini boşanmış eşle Lahey iade davası ve velayet davası yazısında ayrıca ele alıyoruz.

Masraf açısından önemli olan şudur: 5717 sayılı Kanun m. 27 yalnızca bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işler için geçerlidir. Normal bir velayet değişikliği davası, kişisel ilişki davası veya nafaka davası bu kanun kapsamında açılmıyorsa genel harç kurallarına bağlıdır. Harç tarifesi her yıl güncellenir; güncel tutar için adliyeden bilgi almak gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Yurt dışında yaşayan boşanmış çiftin çocuğu babayla yaşıyor; anne, tatil için çocuğu Türkiye’ye getiriyor ve dönüş tarihinde geri götürmüyor. Baba iade için başvuruyor, dava Türkiye’de başsavcılık aracılığıyla açılıyor. Baba ayrıca kendi avukatını tutmak istiyor ve ekonomik gücü sınırlı.

Bu örnekte Türkiye’deki iade davası için harç yatırılmaz. Baba kendi avukatını tutarsa bu gider ödenekten karşılanmaz; ama adli yardım talebinde bulunabilir. Dava sonunda yargılama masrafları davayı kaybedene yükletilir. Çocuğun geri götürülmesi sırasında doğan giderler ise iade sebebiyle doğan masraf sayılırsa ödenek dışında kalır. Olay tersine işleseydi, yani çocuk Türkiye’den yurt dışına götürülseydi, dava o ülkede görülecek ve masraf kuralları o ülkenin hukukuna bağlı olacaktı. Sonuç, yani çocuğun iadesine karar verilip verilmeyeceği, dosyadaki delillere ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, “harç yok” cümlesinden “masraf yok” sonucunu çıkarmak. İkinci hata, adli yardımı hiç araştırmadan avukat gideri nedeniyle başvuruyu ertelemek. Üçüncü hata, normal velayet davasının da harçsız olduğunu sanmak. Dördüncü hata, çocuğun mutat meskeninin kanunun aradığı ülkede olup olmadığını kontrol etmeden başvuru hazırlamak; Sözleşme yalnızca taraf ülkeler arasında işler.

Yurt dışına götürülen çocuk için izin konusu ve izin verilmemesi hâlinde izlenecek yol ayrı bir başlıktır; boşanmış eşim çocuğun yurt dışına çıkmasına izin vermiyor yazısı bu yönü anlatıyor.

Durumunuzda masrafı nasıl planlarsınız?

Her dosyada masraf kalemleri farklı çıkar: çocuğun hangi ülkede olduğu, avukatla çalışılıp çalışılmayacağı, çeviri ihtiyacı ve davanın seyri bunları belirler. Elinizdeki boşanma kararı, çocuğun kimlik bilgileri, götürülme tarihi ve yazışmalarla durumunuzu anlatmak isterseniz bürodan telefonla ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ulaşım bilgileri iletişim sayfasında. Alanımız hakkında bilgi için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz. Sonuç, dosyanın ayrıntısına ve mahkemenin takdirine bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Lahey davası için mahkemeye harç yatırmam gerekir mi?

Dava Türkiye’de görülüyorsa hayır: 5717 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan dava ve işler harca tabi değildir. Çocuk Türkiye’den yurt dışına götürülmüşse dava çoğunlukla o ülkede görülür ve masraf kuralları o ülkenin hukukuna bağlıdır. Her iki hâlde de avukat gideri gibi masraflar ayrı bir konudur.

Yargılama masraflarını kim öder?

Masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanır, ancak davayı kaybedene yükletilir. Başvuru sahibi adına katılan avukat veya müşavirin masrafları ile çocuğun iadesi nedeniyle doğan masraflar ise kovuşturma ödeneğinden karşılanmaz.

Avukat tutmak zorunda mıyım?

İade davası Merkezî Makam adına başsavcılıkça açılır; kanun avukat tutmayı zorunlu kılmaz. Ancak başvuru sahibi dilerse avukatla temsil edilebilir; bu durumda avukat masrafı ödenekten karşılanmaz.

Adli yardım nasıl alınır?

5717 sayılı Kanun m. 28, başvuruda bulunanın adli yardımdan yararlanabileceğini belirtir. Başvurunun hangi mahkemeye ve hangi belgelerle yapılacağı dosyaya göre değişir; ilgili adliyeden bilgi alınmalıdır.

Çocuğun iadesi talebi reddedilirse velayet davası harca tabi olur mu?

İade talebi reddedilirse mahkeme velayete dair karar verebilir (5717 sayılı Kanun m. 12). Bu karar kanunun uygulanmasından doğan bir işlem olduğu ölçüde harç muafiyeti kapsamında düşünülebilir; ayrıca açılan bağımsız bir velayet davası ise bu kanunun kapsamı dışında kalır ve genel harç kurallarına tabidir.

Dayanak mevzuat

  • 5717 sayılı Kanun m. 2, 3, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 26, 27, 28
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 334
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler