Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmış Eşim Çocuğun Yurt Dışına Çıkmasına İzin Vermiyor, Ne Yapabilirim?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşandığınız eş çocuğun yurt dışına çıkmasına izin vermiyorsa ne yapılır? Mahkemeden izin alma yolu, gerekçenin ispatı ve dikkat edilecek noktalar.

Kısaca

  • İzin verilmemesi, çocuğun yurt dışına çıkamayacağı anlamına gelmez; aile mahkemesine başvurularak çocuğun yararı çerçevesinde karar istenebilir.
  • Boşanmada velayet çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336/3); kişisel ilişki düzenlemesi ise mahkemece belirlenir (TMK m. 182).
  • Kanunda bu başvuruya adını veren tek bir madde yoktur; uyuşmazlık TMK m. 182, 183 ve 339’daki çocuğun menfaati ilkesi çerçevesinde değerlendirilir.
  • İznin reddi gerekçesi (kaçırma endişesi, okul ya da sağlık gibi) ile talep edenin dönüş güvencesi mahkemede tartılır.
  • İzin alındıktan sonra da seyahat planını, dönüş tarihini ve iletişim bilgilerini yazılı olarak paylaşmak sonraki uyuşmazlıkları azaltır.

“Çocuğu bu yaz yurt dışına götüreceğim” cümlesinin karşısında eski eşin “izin vermiyorum” demesi, boşanmış ebeveynlerin sık yaşadığı sıkıntıdır. Önce temel noktayı söyleyelim: kimsenin tek taraflı “hayır”ı bu konuda son söz değildir. Taraflar anlaşamazsa konu aile mahkemesine taşınabilir ve hâkim çocuğun yararını esas alarak karar verir.

Ancak kanunda “yurt dışına çıkış izni davası” diye adlandırılmış tek bir madde bulunmaz. Bu uyuşmazlık TMK m. 182 ve 183 (boşanma sonrası çocukla ilişkinin düzenlenmesi ve durumun değişmesi), m. 323 (kişisel ilişki hakkı) ve m. 339 (çocuğun menfaati ilkesi) çerçevesinde değerlendirilir. Aşağıda o çerçeveyi ve hazırlık adımlarını bulacaksınız.

Önce sizin konumunuzu belirleyin: velayet kimde?

Cevap, çocuğun velayetinin kimde olduğuna ve kararın ne dediğine göre değişir. TMK m. 336/3’e göre boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Velayet sizdeyse çocuğun bakımı, eğitimi ve gündelik kararları konusunda yetki sizindir; kanun bu yetkinin çocuğun menfaatini göz önünde tutarak kullanılmasını ister (TMK m. 339/1). Velayet sizde değilse, çocukla ilişkiniz mahkemece belirlenen kişisel ilişki düzenlemesiyle sınırlıdır.

Bu ayrım pratik sonuç doğurur. Velayet sahibi olarak çocukla tatile gitmek isteyen ebeveynin eski eşi “izin vermiyorum” dese bile, Medeni Kanun’da velayet sahibinin diğer ebeveynden izin alması gibi genel bir şart yoktur; ama kararda ya da protokolde izin şartı bulunuyorsa buna uymak gerekir. Velayet sahibi olmayan ebeveyn ise çocuğu görüşme süresi içinde yurt dışına götürmek için genellikle velayet sahibinin rızasına ya da kararda yer alan bir hükme ihtiyaç duyar.

Karar ya da protokolde yurt dışı hükmü var mı?

İlk bakılacak yer, boşanma kararı veya protokolün kişisel ilişki maddesidir. Protokollerde şu hükümlerden biri yer alabilir: yurt dışına çıkış için yazılı izin, belirli bir süre öncesinden bildirim, belirli ülkelere yasak ya da dönüş biletinin paylaşılması. Böyle bir hüküm varsa ona uymak şarttır; uymazsanız karşı tarafın elinde güçlü bir delil olur.

Hüküm yoksa ya da belirsizse, bu belirsizlik mahkemeden netleştirme istenebileceğini gösterir. Protokollerde yurt dışı seyahat maddesinin nasıl yazılması gerektiğini boşanma protokolünde çocuğun yurt dışı seyahati maddesi yazısında anlattık; pasaport ve belge tarafı için boşanma sonrası çocuğun pasaportu ve seyahat izni yazısına bakabilirsiniz.

Eski eş neden izin vermiyor olabilir?

Mahkeme, reddin gerekçesini tartar. Gerekçeler genellikle birkaç gruba girer.

Dönmeme endişesi. Eski eş, çocuğun gidilen ülkede kalmasından korkar. Bu endişe somut olgulara dayanıyorsa, örneğin yurt dışında yaşama planı, o ülkede yakınların bulunması, yeni bir iş ya da evlilik, mahkeme tarafından ciddiye alınır. Endişe tamamen soyutsa gerekçe zayıf kalır.

Okul ve sağlık. Seyahat tarihi sınav dönemine ya da tedaviye denk geliyorsa mahkeme çocuğun eğitimini ve sağlığını gözetir.

Görüşme düzeniyle çakışma. Tatil, diğer ebeveynin hakkına denk geliyorsa çözüm tarih değişikliği olabilir.

Çekişmenin devamı. Bazen ret, ilişkideki gerginliğin bir uzantısıdır. Mahkeme bu durumu davranışlara bakarak anlamaya çalışır: eski eş geçmişte benzer talepleri hep reddetmiş mi, çocuğun kişisel ilişkisini engelliyor mu?

Mahkemeye nasıl başvurulur?

Başvuru aile mahkemesine yapılır; aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326/1). Dilekçede şunlar bulunmalıdır: çocuğun bilgileri, boşanma kararı, gidilecek ülke ve şehir, gidiş ve dönüş tarihleri, kalınacak adres, seyahatin amacı, gidişin neden çocuğun yararına olduğu ve diğer ebeveynin neden izin vermediği.

Zaman kısıtlıysa dilekçede acele işlem ve geçici tedbir talebini açıkça yazmak gerekir. Mahkeme seyahat tarihinden önce karar verebilirse izin netleşir; yetişemezse seyahat ertelenmek zorunda kalabilir. Bu nedenle başvuruyu seyahate çok az süre kala değil, mümkün olduğunca erken yapmak mantıklıdır.

Dönüş güvencesini nasıl gösterirsiniz?

Mahkemenin asıl sorusu çoğu zaman “çocuk geri dönecek mi?” olur. Cevabı somut belgelerle verirsiniz:

  • Gidiş ve dönüş uçak biletleri,
  • Konaklama rezervasyonu ve adres,
  • Çocuğun okul takvimi (tatilin okul açılışından önce bittiğini gösterir),
  • İş yeriniz ve ikametiniz Türkiye’deyse buna dair belgeler,
  • Seyahat boyunca eski eşle ve çocukla iletişim saatleri.

Bu belgeler tek başına kesin sonuç vermez ama hâkimin kaygısını azaltır. Gidiş amacınızı net anlatmak, dönüş taahhüdünü yazılı sunmak ve dönüş tarihini baştan kesin biçimde belirlemek de bu kaygıyı gidermeye yardımcı olur.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Velayet anneye verilmiş, baba kişisel ilişki düzeni çerçevesinde çocuğu görüyor. Baba, çocuğu yaz tatilinde on gün için akrabalarının yaşadığı bir Avrupa ülkesine götürmek istiyor. Anne, çocuğun geri getirilmeyeceğinden endişe ediyor ve izin vermiyor. Baba mahkemeye başvurup biletleri, konaklama bilgisini ve okul takvimini sunuyor; annenin çocukla kuracağı iletişim için görüntülü görüşme saatleri öneriyor.

Mahkeme babanın Türkiye’de yaşadığını, işinin burada olduğunu, daha önce benzer seyahatlerin sorunsuz geçip geçmediğini ve annenin endişesinin somut dayanağı olup olmadığını inceler. Sonucun hangi yönde çıkacağını önceden söylemek doğru olmaz; her bir belge ve olgu dosyaya göre ağırlık kazanır.

İzin verirse: yazılı muvafakatin içeriği

Eski eşiniz izin vermeye yanaşıyorsa, sözlü “tamam” yerine yazılı bir metin almak sizi ileride korur. Metinde çocuğun adı ve kimlik bilgileri, seyahat edecek ebeveynin bilgileri, gidilecek ülke veya ülkeler, gidiş ve dönüş tarihleri, kalınacak adres ve iletişim bilgileri yer almalıdır. İmzaların noterde onaylatılması, metne sonradan itiraz edilmesini zorlaştırır; belge istenen yerlerde de işe yarayabilir. Genel ve süresiz izinler yerine tek bir seyahatle sınırlı izin tercih edilir; çünkü hem veren hem alan taraf için neyin kararlaştırıldığı net olur.

Pasaport işlemleri ve havalimanı uygulamaları ayrı bir idari alandır; hangi belgenin istendiği zamanla değişebilir. Seyahatten önce ilgili kurumdan güncel şartları öğrenmek gerekir. O idari ayrıntıya burada girmiyoruz.

Mahkeme sürecinde çocuğun yeri

İzin davasında da son söz çocuğun yararındadır. TMK m. 182/3 kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarını esas tutar. Çocuk yeterince büyükse hâkim çocuğu dinleyebilir; TMK m. 339/3, çocuğun olgunluğu ölçüsünde hayatını düzenleme olanağı tanınmasını ve önemli konularda düşüncesinin göz önünde tutulmasını ister. Küçük çocuklar için ise genellikle pedagog ya da psikolog gibi uzmanların değerlendirmesi devreye girer.

Çocuğun yaşı küçükse seyahatin yarattığı alışkanlık değişikliği de tartılır. Uzun süreli ayrılık, çocuğun diğer ebeveynle bağını zayıflatabilir; bu nedenle seyahatin süresi ve belirliliği de tartılan etkenlerdendir: kısa ve tarihleri belli bir seyahatte dönüş güvencesi göstermek daha kolayken, uzun ve belirsiz süreli planlarda mahkeme daha ayrıntılı bir inceleme yapabilir. Bu bir kural değil, hâkimin takdirinde ağırlık taşıyabilecek bir etkendir.

Kararın kapsamı dosyaya göre değişir; dar bir seyahat için de verilebilir, daha geniş bir düzenleme de içerebilir. Karar metninin ne dediğini ve nelere şart koyduğunu dikkatle okumak gerekir.

Çocuk gerçekten götürülür ve dönmezse

Çocuğun yurt dışına izinsiz götürülüp alıkonulması hâlinde bambaşka bir yol devreye girer. 25 Ekim 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşmeye taraf ülkeler arasında, velayet hakkı ihlal edilerek götürülen veya alıkonulan çocuğun iadesi için 5717 sayılı Kanun çerçevesinde başvuru yapılabilir. Başvuru Merkezî Makam olan Adalet Bakanlığına ya da Sözleşmeye taraf diğer bir devletin merkezî makamına yapılabilir (5717 sayılı Kanun m. 7). Bu kanunun uygulandığı çocuk, on altı yaşını tamamlamamış kişidir (5717 sayılı Kanun m. 3). Ayrıntıyı çocuğun yurt dışına götürülmesi ve Lahey Sözleşmesi yazısında anlattık.

Bu yolun varlığı, izin sürecini daha önemli kılar: izin alınmadan yapılan bir götürme sonradan uluslararası bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Yurt dışına çıkış yasağı konusu ayrı bir başlıktır; ilgili yazıya yurt dışına çıkış yasağı kaldırma sayfasından ulaşabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, izin verilmediği için “yine de götürürüm” demek. Bu hem uluslararası uyuşmazlık riskini hem de ileride velayet ya da kişisel ilişki tartışmalarında aleyhe delil oluşturma riskini doğurur. İkinci hata, belgesiz başvuru yapmaktır. Üçüncü hata, ret gerekçesini küçümsemek; endişe gerçekse çözümü uzatır. Dördüncü hata ise, seyahat planını sözlü bırakmaktır.

Seyahat dönüşü sorun çıkması hâlinde kişisel ilişkinin kısıtlanması gündeme gelebilir; bu ihtimal için kişisel ilişkinin kısıtlanması yazısına göz atabilirsiniz.

Durumunuza göre yol haritası

Yapılacak ilk iş, boşanma kararı ve protokolünü okuyup yurt dışı hükmü olup olmadığını görmektir. İkinci adım yazılı bir seyahat planı hazırlayıp eski eşe sunmaktır. Anlaşma çıkmazsa aile mahkemesine başvurulur; seyahat tarihi yakınsa dilekçede geçici tedbir talebi de açıkça yazılır. Elinizdeki belgelerle durumunuzu anlatmak isterseniz bürodan telefonla ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ulaşım bilgileri iletişim sayfasında. Alanımız hakkında bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Sonuç, dosyanızın ayrıntısına ve hâkimin takdirine göre değişir.

Sık sorulan sorular

Velayet bendeyse çocuğu yurt dışına götürmek için eski eşimin izni gerekir mi?

Medeni Kanun’da velayet sahibine yurt dışı seyahati için diğer ebeveynin izni gibi genel bir şart konmamıştır. Ancak karar ya da protokolde izin şartı varsa ona uymanız gerekir ve seyahat diğer ebeveynin görüşme günlerine denk geliyorsa bu hakkı ihlal etmemelisiniz. Pasaport ve kurumsal işlemlerde ise uygulamada belge istenebilir; ayrıntı için dosyanıza bakılmalıdır.

Görüşme günlerimde çocuğu yurt dışına götürmek istiyorum, eski eşim kabul etmiyor.

Mahkeme kişisel ilişki düzenlemesini yaparken tatil ve yurt dışı seyahatini de düzenleyebilir. Karar bu konuda sessizse velayet sahibinin rızasını almanız beklenir; rıza yoksa aile mahkemesinden izin ya da düzen değişikliği istenebilir.

Mahkeme izni nasıl alınır, ne kadar sürer?

Aile mahkemesine dilekçeyle başvurulur. Süre mahkemenin iş yüküne ve dosyanın yapısına bağlıdır; seyahat tarihi yakınsa dilekçede geçici tedbir ya da acele görülmesi talebini açıkça belirtmek gerekir.

Eski eşim çocuğu yurt dışına götürüp dönmezse ne olur?

Velayet hakkınız ihlal edilerek çocuk Sözleşmeye taraf bir ülkeye götürülmüş ya da orada alıkonulmuşsa 5717 sayılı Kanun kapsamında Adalet Bakanlığı Merkezî Makam aracılığıyla iade başvurusu yapılabilir. Velayet sizde değilse ve yalnız kişisel ilişki hakkınız varsa kanun iadeyi değil, bu hakkın korunması veya kurulması talebini düzenler (5717 sayılı Kanun m. 1, 11). Ayrıntı için çocuğun yurt dışına götürülmesi ve Lahey Sözleşmesi yazısına bakabilirsiniz.

Çocuğun görüşü izin davasında önemli mi?

Yaşı ve olgunluğu elverişliyse çocuğun düşüncesi mahkemece dikkate alınır. Küçük yaştaki çocuklarda uzman raporu daha belirleyici olabilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 183, 323, 326, 336, 339
  • 5717 sayılı Kanun m. 1, 3, 7, 11
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler