Ceza Hukuku

Cezaevinde Disiplin Cezaları: Kınama, Hücreye Koyma ve İnfaz Hâkimliğine İtiraz (5275 m. 37-52)

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

5275 sayılı Kanun kapsamında hükümlüye verilebilecek disiplin cezaları, hücreye koyma süreleri, yasak cezalar, disiplin soruşturması ve infaz hâkimliğine itiraz.

Kısaca

  • Hükümlüye kınama, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma, ücretli çalışmadan yoksun bırakma, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ve hücreye koyma cezaları verilebilir (m. 38/1).
  • Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz (m. 38/2).
  • Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır (m. 52).

Ceza infaz kurumlarında düzenin sağlanması, hem hükümlülerin hem de personelin güvenliği için önemlidir. Bu nedenle kanun, kurumun kurallarını ihlal eden hükümlülere disiplin cezaları uygulanmasına izin verir. Ancak bu yaptırımlar keyfi olamaz; belirli ölçütlere, sürelere ve güvencelere tabidir. Hükümlünün savunma hakkı, cezaların orantılılığı ve yargısal denetim imkânı, hukuk devletinin gereğidir. Bu yazıda 5275 sayılı Kanun’a göre cezaevinde uygulanabilecek disiplin cezalarını, sınırlarını ve itiraz yollarını anlatıyoruz.

Disiplin Cezalarının Niteliği

5275 sayılı Kanun m. 37/1’e göre hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları kusurlu olarak ihlal ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir. Buradan anlaşılacağı üzere disiplin cezası için kusurlu ihlal aranır ve ceza, eylemin niteliği ve ağırlığıyla orantılı olmalıdır.

Ceza Davası ile Disiplin Soruşturması

m. 37/2’ye göre suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez. Yani hükümlü bir eylemi nedeniyle hem ceza davasında yargılanabilir hem de disiplin cezası alabilir. Örneğin cezaevinde başka bir hükümlüyü yaralayan kişi, hem yaralama suçundan yargılanır hem de kurum disiplin cezasına çarptırılır. Bu iki süreç bağımsız yürür ve birbirinin sonucunu beklemek zorunda değildir.

Disiplin Cezası Türleri

m. 38/1’e göre çocuklar haricindeki hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır: kınama; bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma; ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma; haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama; ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma; hücreye koyma. Bu cezalar hafiften ağıra doğru sıralanmıştır. Kural olarak eylemin ağırlığına uygun olan ceza verilir ve daha hafif bir ceza yeterliyse ağır ceza uygulanmamalıdır.

Yasak Cezalar

m. 38/2’ye göre toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz. Bu hüküm, insan onurunun ve işkence yasağının bir yansımasıdır. Toplu ceza, bir hükümlünün eylemi nedeniyle diğer hükümlülerin cezalandırılmasıdır ve yasaktır. Bedensel ceza ve küçültücü muameleler de uygulanamaz. Bu yasakların ihlali, kurum yöneticileri ve görevliler bakımından ayrıca cezai ve disiplin sorumluluğu doğurur. İşkence ve kötü muamele için işkence ve eziyet suçu yazısına göz atabilirsiniz.

Kınama

m. 39/1’e göre kınama cezası, hükümlüye eyleminin kötü niteliğinin ve uygunsuzluğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir. Bu, en hafif disiplin cezasıdır ve genellikle küçük ihlallerde uygulanır. Kınama cezası, hükümlünün iyi hal değerlendirmesinde olumsuz bir kayıt olarak yer alabilir; bu da ileride koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik bakımından önem taşır.

Hücreye Koyma

m. 44/1’e göre hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır. En ağır disiplin cezasıdır. Bir günden on güne kadar hücreye koymayı gerektiren eylemler arasında; kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek, tünel kazmaya teşebbüs etmek, firara teşebbüs etmek, hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak veya isyana kalkışmak, hükümlüler üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, yasaklanmış eşyaları kuruma sokmak ve rüşvet teklif etmek gibi fiiller sayılır. Ceza süresi eylemin ağırlığına göre belirlenir.

Disiplin Soruşturması ve Savunma Hakkı

Disiplin cezası verilmeden önce, hükümlüye isnat edilen eylem bildirilmeli ve savunma hakkı tanınmalıdır. Hükümlü, savunmasını yazılı veya sözlü olarak yapabilir. Kurum disiplin kurulu, delilleri değerlendirir ve karar verir. Savunma hakkı tanınmadan verilen cezalar hukuka aykırıdır ve itirazla iptal edilebilir. Hükümlü, isnat edilen eylemle ilgili kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer delillerin incelenmesini talep edebilir. Ayrıca müdafiden hukuki destek alabilir.

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet ve İtiraz

m. 52/1’e göre disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır. Yani hükümlü, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa infaz hâkimliğine başvurabilir. Başvuruda eylemin işlenmediği, usule uyulmadığı, cezanın ağırlığının orantısız olduğu veya yasak bir ceza verildiği gibi iddialar ileri sürülebilir. Bu başvurunun süresi, İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda düzenlenmiştir ve genellikle kararın tebliğinden itibaren on beş gündür. İnfaz hâkimliği kararlarına karşı da itiraz yolu vardır. Ayrıca diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır (m. 52/2).

Disiplin Cezasının Sonuçları

Disiplin cezaları yalnızca cezaevi içindeki yaşamı etkilemez; iyi hal değerlendirmesi, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi haklardan yararlanma bakımından da sonuç doğurabilir. Ağır disiplin cezaları, hükümlünün iyi halli sayılmasını zorlaştırabilir ve salıverilme tarihini geciktirebilir. Bu nedenle disiplin cezalarına karşı süresi içinde itiraz etmek önem taşır. İyi hal ve denetimli serbestlik için koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik yazısına bakabilirsiniz.

Hükümlü Yakınları İçin Öneriler

Hükümlü yakınları, hükümlünün disiplin cezası aldığını öğrenirse öncelikle cezanın nedenini, süresini ve gerekçesini öğrenmelidir. Ceza kararının bir örneği istenmeli ve itiraz süresi takip edilmelidir. Hükümlü ile görüşme, dilekçe hazırlama ve müdafi görevlendirme süreçlerinde yardımcı olunabilir. Ayrıca cezaevinde kötü muamele iddiası varsa, bu durum ayrıca savcılığa suç duyurusu ile bildirilmelidir. Suç duyurusu için savcılığa şikayet dilekçesi nasıl yazılır yazısına göz atabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Disiplin cezasına karşı itiraz süresini kaçırmak,
  • Savunma hakkının tanınmadığını itirazda ileri sürmemek,
  • Disiplin cezalarının iyi hal değerlendirmesine etkisini göz ardı etmek,
  • Kamera ve tanık delillerinin incelenmesini talep etmemek,
  • Kötü muamele iddiasını ayrıca suç duyurusu ile bildirmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir hükümlüye, kurum eşyalarına zarar verdiği gerekçesiyle savunması alınmadan sekiz gün hücreye koyma cezası verilir. Hükümlü, savunma hakkının tanınmadığını ve eylemi işlemediğini belirterek infaz hâkimliğine başvurur. Hâkimlik, savunma alınmadan ceza verilmesinin usule aykırı olduğunu tespit eder ve disiplin cezasını kaldırır. Bu karar, hükümlünün iyi hal değerlendirmesindeki olumsuz kaydı da ortadan kaldırır.

Sonuç

Cezaevinde disiplin cezaları, belirli sınırlar ve güvencelerle uygulanabilir; yasak cezalar kesinlikle uygulanamaz ve infaz hâkimliğine itiraz hakkı bulunur. Hükümlü veya yakını olarak bir disiplin cezasına karşı hak aramak için ceza hukuku sayfamıza göz atabilir, iletişim üzerinden telefonla veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Cezaevinde hücreye koyma cezası ne kadar sürer?

Hücreye koyma cezası, eylemlerin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulmayı ve her türlü temastan yoksun bırakılmayı ifade eder.

Disiplin cezasına karşı ne yapabilirim?

Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır; yani cezaya karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. Diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı da saklıdır.

Disiplin soruşturması ceza davasına engel olur mu?

Hayır. Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez. İki süreç birbirinden bağımsız yürüyebilir.

Dayanak mevzuat

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 37, 38, 39, 44, 52
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ceza Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler