Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması: Borç İlişkisinde Hakkını Kaybetmek (TMK 2)

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Hakların kullanımında ve borçların ifasında dürüstlük kuralına uyma zorunluluğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmaması ve borç ilişkisindeki örnekler.

Kısaca

  • Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK m. 2).
  • Dürüstlük kuralı borç ilişkisinin kuruluşundan sona ermesine kadar her aşamada uygulanır ve hâkim bunu kendiliğinden dikkate alabilir.
  • Çelişkili davranış, hakkın gecikmeyle kullanılması ve orantısız sonuç doğuran talepler hakkın kötüye kullanılması örnekleridir.
  • Koşulun engellenmesi, ayıp bildirimi ve zamanaşımı savunması gibi konularda dürüstlük kuralı özel sonuçlar doğurabilir.

Hukuk, hak sahiplerine geniş yetkiler tanır; ancak bu yetkilerin sınırsız olmadığı da temel bir ilkedir. Bir kişi hakkını yasal bir yetkiye dayanarak kullanıyor olsa bile, bu kullanımın dürüstlük kurallarına aykırı ve kötü niyetli olması halinde hukuk düzeni bu davranışı korumaz. Borç ilişkilerinde bu ilke, alacaklının alacağını geç talep etmesinden borçlunun kendi eliyle koşulun gerçekleşmesini engellemesine kadar birçok alanda uygulanır. Türk Medeni Kanunu m. 2, dürüstlük kuralını ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenler ve tüm özel hukukun temel ilkelerinden birini oluşturur. Bu yazıda bu ilkeyi, borç ilişkisindeki yansımalarını ve sınırlarını anlatıyoruz.

Kanuni Dayanak

TMK m. 2/1’e göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. TMK m. 2/2’ye göre bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu iki fıkra birlikte şu ilkeyi ifade eder: hak sahibi, hakkını dürüst ve iyi niyetle kullanmalı; borçlu, borcunu dürüstlük kurallarına uygun biçimde ifa etmelidir. Ayrıca TMK m. 3’e göre kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Bu genel hükümler, Borçlar Kanunu’ndaki özel hükümlerle birlikte uygulanır.

Dürüstlük Kuralının Rolü

Dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet), tarafların birbirlerine karşı dürüst, güvenilir ve makul davranmasını gerektiren bir davranış standardıdır. Bu kuralın borç ilişkisindeki başlıca işlevleri şunlardır:

  • Yorum ve tamamlama işlevi: Sözleşmenin yorumunda ve boşluklarının doldurulmasında tarafların güven ilişkisi esas alınır. Bu konuda sözleşmenin yorumlanması ilkeleri yazısına bakabilirsiniz.
  • Ek yükümlülükler doğurma işlevi: Taraflar, açıkça yazılmamış olsa bile birbirlerini bilgilendirme, koruma, işbirliği yapma ve sadakat gösterme yükümlülükleri altına girer.
  • Sınırlama işlevi: Hakların ve yetkilerin aşırı, kötü niyetli ve haksız biçimde kullanılmasını sınırlar.
  • Düzeltme işlevi: Sözleşmedeki hükümlerin somut olayda aşırı adaletsiz sonuç doğurması halinde, hükmün uygulanmasını dengeler.

Bu işlevler, borç ilişkisini yalnızca yazılı metinlerden ibaret olmaktan çıkarıp, karşılıklı güvene dayalı bir ilişki haline getirir.

Hakkın Kötüye Kullanılması

Hakkın kötüye kullanılması, hak sahibinin hakkını hukuk düzeninin tanıdığı amaca aykırı, başkasına zarar verme amacıyla veya orantısız ve haksız sonuç doğuracak biçimde kullanmasıdır. Kanun “açıkça” kötüye kullanmadan söz eder; yani her sert veya sert talep hakkın kötüye kullanılması sayılmaz; kötüye kullanımın açık ve belirgin olması gerekir. Hakkın kötüye kullanılması genellikle şu durumlarda kabul edilir:

  1. Yalnızca zarar verme amacı: Hakkın, kendisine hiçbir yarar sağlamadan sadece karşı tarafı zarara sokmak için kullanılması.
  2. Orantısız sonuç: Hak sahibinin elde edeceği yarar ile karşı tarafın uğrayacağı zarar arasında çok büyük oransızlık bulunması.
  3. Çelişkili davranış (venire contra factum proprium): Kişinin önceki davranışıyla güven oluşturup sonra bu davranışla çelişen bir tutum içine girmesi.
  4. Hakkın uzun süre kullanılmayıp güven yaratılması (hakkın zayıflaması): Hak sahibinin uzun süre hakkını kullanmayarak karşı tarafta hakkın kullanılmayacağı yönünde meşru güven oluşturması ve sonradan ansızın hakkını ileri sürmesi.
  5. Dürüstlük kuralına aykırı yolla hak elde etme: Hakkın hile, baskı veya kötü niyetle elde edilmesi.

Borç İlişkisinde Uygulama Örnekleri

Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması, borç ilişkilerinin birçok alanında etkili olur:

  • Koşulun engellenmesi: TBK m. 175’e göre taraflardan biri koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa koşul gerçekleşmiş sayılır. Bu konuda şarta bağlı sözleşme geciktirici ve bozucu koşul yazısına bakabilirsiniz.
  • Şekil eksikliğinin ileri sürülmesi: Uzun süre sözleşmeyi uygulamış ve yararlanmış bir tarafın, şekil eksikliğini sonradan ileri sürmesi bazı durumlarda dürüstlük kuralına aykırı sayılabilir. Ancak şekil şartı kamu düzenine ilişkinse, bu istisna sınırlıdır. Bu konuda yazılı şekil şartı aranan sözleşmeler yazısına göz atabilirsiniz.
  • Zamanaşımı def’i: Borçlunun, alacaklıyı zamanaşımı süresi içinde dava açmaktan alıkoyacak davranışlarda bulunup sonra zamanaşımı def’ini ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılması olabilir. Zamanaşımı savunması için zamanaşımı def’i nasıl ileri sürülür yazısı yol göstericidir.
  • Ayıp bildirimi: Satıcının, alıcının ayıp bildirimini haksız yere geç yapıldığı gerekçesiyle reddetmesi; ancak kendisinin ayıbı bilerek gizlemesi durumunda, dürüstlük kuralı alıcıyı korur. Bu konuda alıcının muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğü yazısına bakabilirsiniz.
  • Fesih ve cayma hakkı: Hakkın, karşı tarafı ağır zarara uğratmak amacıyla veya haksız avantaj sağlamak için kullanılması.
  • Cezai şartın talebi: Cezai şartın, alacaklının hiçbir zararı olmadığı ve aşırı biçimde talep edildiği durumlarda hâkimin müdahalesi. Cezai şart konusunda cezai şart nedir nasıl talep edilir yazısı yararlıdır.
  • Kira ve tahliye: Kiraya verenin hakkını kötü niyetle, örneğin gerçek ihtiyaç olmadığı halde tahliye için kullanması gibi durumlar.

Dürüstlük Kuralının Hâkim Tarafından Kendiliğinden Gözetilmesi

Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı, kamu düzeniyle ilgili genel bir ilke olduğundan, hâkim taraflar ileri sürmese de bu ilkeyi kendiliğinden dikkate alabilir. Ancak uygulamada hâkimin bu ilkeyi uygulayabilmesi için davada ileri sürülen olgular arasında dürüstlük kuralına aykırılığı gösteren maddi olayların bulunması gerekir. Taraflar, bu nedenle savunmalarını hakkın kötüye kullanılması iddiasına dayandırmak istiyorlarsa, somut olguları ve delilleri sunmalıdır. Hâkim bu ilkeyi uygularken çok dikkatli olmalıdır: dürüstlük kuralı, sözleşmeye bağlılık ilkesini ve hukuki güvenliği ortadan kaldıracak biçimde geniş yorumlanmamalıdır.

Dürüstlük Kuralının Sınırları

Dürüstlük kuralı bir “genel çare” değildir. Bu ilkenin uygulanmasında şu sınırlara dikkat edilir:

  • İstisnai uygulama: Kural olarak sözleşmeler tarafların iradesine göre uygulanır; dürüstlük kuralı, ancak açıkça haksız ve aşırı sonuçları düzeltmek için devreye girer.
  • Açık kötüye kullanım aranır: Basit sertlik veya katılık hakkın kötüye kullanılması sayılmaz.
  • Kanunun emredici hükümlerinin yerine geçmez: Dürüstlük kuralı, kanunun açık emredici hükümlerini ortadan kaldırmak için kullanılamaz.
  • Somut olaya göre değerlendirilir: Her olayın kendi koşulları, tarafların konumu ve güven ilişkisi dikkate alınır.

Dürüstlük Kuralı ve Genel İşlem Koşulları

Dürüstlük kuralı, hazır sözleşmelerde yer alan haksız şartların denetiminde de önemli bir ölçüttür. Karşı tarafın aleyhine olan, dürüstlük kuralına aykırı ve tek yanlı olarak yazılmış hükümler genel işlem koşulları denetiminde geçersiz sayılabilir. Bu konuda genel işlem koşulları ve haksız şart denetimi yazısına bakabilirsiniz. Ayrıca aşırı yararlanma (gabin) hükümleri de dürüstlük ve hakkaniyet ilkeleriyle bağlantılıdır; bu konuda gabin aşırı yararlanma nedeniyle sözleşmenin iptali yazısına göz atabilirsiniz.

Hak Sahibi İçin Pratik Öneriler

  • Hakkınızı kullanırken orantılılığı ve karşı tarafın meşru menfaatlerini gözetin,
  • Hakkınızı uzun süre kullanmayacaksanız, karşı tarafa hakkınızı saklı tuttuğunuzu yazılı bildirin,
  • Önceki davranışlarınızla çelişen bir talep ileri sürmeden önce sonuçlarını değerlendirin,
  • Sözleşmedeki hakları makul ve iyi niyetle kullanın,
  • Talebinizin gerekçesini ve amacını belgelendirin.

Karşı Taraf İçin Pratik Öneriler

Karşı taraf, hakkın kötüye kullanıldığını düşünüyorsa, bu iddiayı somut olaylara ve delillere dayandırmalıdır: yazışmalar, önceki uygulamalar, kabul edilen davranışlar ve güven oluşturan beyanlar. Ayrıca kötüye kullanımın açık ve belirgin olduğunu, hak sahibinin elde edeceği yarar ile uğranılacak zarar arasındaki oransızlığı göstermek gerekir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Dürüstlük kuralını her adaletsiz görülen durumda uygulanabilecek genel bir kural sanmak,
  • Hakkın kötüye kullanılması iddiasını somut olgu ve delil olmadan ileri sürmek,
  • Kendi çelişkili davranışlarının sonuçlarını göz ardı etmek,
  • Hakkı uzun süre kullanmayıp karşı tarafta güven oluşturmak,
  • Sözleşmedeki açık hükmün dürüstlük kuralıyla otomatik ortadan kalkacağını düşünmek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir kiraya veren, kiracının kira bedelini yıllarca her ayın on beşinde ödemesini sessizce kabul eder; sözleşmede ayın beşi yazmaktadır. Bir gün kiracıyla arası bozulunca, ödemenin geç yapıldığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmeye çalışır. Kiraya verenin yıllarca uygulamayı kabul ederek güven oluşturması ve sonra ani biçimde geçmişe dönük katı bir talep ileri sürmesi, dürüstlük kuralına aykırı bir çelişkili davranış olarak değerlendirilebilir. Mahkeme, somut olayın koşullarına göre hakkın kötüye kullanıldığına karar verebilir.

Sonuç

Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu ilke borç ilişkisinin her aşamasında etkilidir; ancak istisnai ve dikkatle uygulanmalıdır. Hakkınızın kullanımı veya bir talebe karşı savunma konusunda borçlar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte inceleyebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Hakkın kötüye kullanılması ne demektir?

Bir hakkın, hukuk düzeninin tanıdığı amaca aykırı biçimde veya başkasına zarar vermek amacıyla açıkça kötü niyetle kullanılmasıdır. Bu durumda hak sahibi, hakkını kullanmış olsa bile hukuk düzeni bu kullanımı korumaz ve talep reddedilebilir.

Yıllarca kabul ettiğim bir uygulamayı sonradan itiraz edebilir miyim?

Uzun süre boyunca bir durumu sessizce kabul edip karşı tarafta güven oluşturan kişinin, sonradan çelişkili davranışla hakkını ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı olabilir. Ancak her gecikme hakkı ortadan kaldırmaz; somut olayda güven oluşturma ve haksız sonuç değerlendirilir.

Hâkim dürüstlük kuralını kendiliğinden uygular mı?

Evet. Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kamu düzeniyle ilgili genel bir ilkedir; hâkim bunu taraflar ileri sürmese de kendiliğinden dikkate alabilir. Ancak uygulamada tarafların bu konuda somut olgu ileri sürmesi gerekir.

Dürüstlük kuralı sözleşmedeki açık hükmü ortadan kaldırabilir mi?

Dürüstlük kuralı, sözleşme hükmünün aşırı ve haksız sonuç doğuran biçimde uygulanmasını sınırlayabilir; ancak sözleşme özgürlüğünü ve öngörülebilirliği ortadan kaldırmamalıdır. Bu nedenle mahkemeler bu ilkeyi dikkatle ve istisnai olarak uygular.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 3
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 1, 2, 175
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler

  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Kullanma Ödüncü Sözleşmesi

    Bir eşyayı bedelsiz kullanmak üzere ödünç almak hukuken nasıl düzenlenir? Kullanma ödüncünde tarafların hak ve yükümlülükleri anlatılıyor.

    4 dk okuma
  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Borç Olmayan Şeyin Ödenmesi

    Yanlışlıkla ödenen bir borç geri istenebilir mi? TBK m. 78 ve 81 çerçevesinde borç olmayan şeyin ödenmesi ve geri isteme şartları anlatılıyor.

    4 dk okuma