Evlilik sürerken mal rejimi değiştirilirse eski rejim nasıl tasfiye edilir, alacaklılar nasıl korunur ve boşanmada hangi rejim esas alınır? TMK 208, 212, 213.
Kısaca
- Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir (TMK m. 208).
- Mal ayrılığına geçildiğinde önceki rejimin tasfiyesi, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, önceki rejime ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 212).
- Rejim değişikliği alacaklıların haklarını ortadan kaldıramaz; kendisine mal geçen eş borçlardan kişisel olarak sorumlu olabilir (TMK m. 213).
- Boşanmada uygulanacak kurallar, boşanma davası açıldığı sırada geçerli olan rejime göre belirlenir; sözleşmenin noterde yapılması gerekir (TMK m. 205).
Evlilik sırasında mal rejimini değiştirmek hukuken serbesttir; ama değişikliğin hiçbir şeyi silmeyen, hiçbir alacaklıyı zarara sokmayan bir geçiş olması gerekir. Boşanmada yeni rejim, evlilik boyunca birikmiş malvarlığının hangi kurallara göre hesaplanacağını belirler. Bu yüzden rejim değişikliği, sonradan boşanma kararında sonucu değiştirebilen bir adımdır. Aşağıda neyin değiştiğini, neyin değişmediğini sırasıyla anlatıyoruz.
Kanun ne diyor: her zaman yeni sözleşme yapılabilir
Türk Medeni Kanunu, eşlerin her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebileceğini açıkça söyler (TMK m. 208). Kanun burada bir zaman sınırı koymaz. Evlilik üçüncü yılında da otuzuncu yılında da eşler noterde yeni bir sözleşme imzalayabilir.
Sözleşmenin şekli, evlenmeden önce yapılandan farklı değildir: noterde düzenleme veya onaylama şekli aranır, taraflarca imzalanması zorunludur (TMK m. 205). Seçilebilecek rejimler kanunda yazılı olanlarla sınırlıdır (TMK m. 203). Sözleşmenin ayrıntıları için mal rejimi sözleşmesi nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.
Eşlerden birinin sözleşmeyle rejimi tek başına değiştirmesi mümkün değildir; iki tarafın da iradesi gerekir. Bir tarafın baskısıyla ya da yanıltılarak yapılan imza ise sonradan hukuki tartışma konusu olur; ancak bunu ileri sürecek eş, yanıltıldığını öğrendiği ya da baskının etkisi kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşme onanmış sayılır (TBK m. 39).
Önceki rejim ne olur: tasfiye zorunlu
Yeni rejime geçmek, önceki rejimin kayıtsız şartsız silinmesi anlamına gelmez. Kanuna göre mal ayrılığına geçildiği takdirde, aksine hüküm bulunmadıkça, eşler arasında önceki mal rejiminin tasfiyesi, o önceki rejime ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 212). Pratik karşılığı şudur: edinilmiş mallara katılma rejimindeyken mal ayrılığına geçerseniz, geçiş anına kadar oluşmuş artık değer ve katılma alacağı hesabı yine yapılır; sonra yeni rejim başlar.
Rejim değişikliği, önceki rejimin sona ermesi demektir. Medeni Kanun, rejimin eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona ereceğini düzenler (TMK m. 225). Dolayısıyla yeni sözleşme imzalandığı gün eski rejim sona erer ve hesap o güne göre kapanır. Bu hesabın nasıl yapıldığını katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.
Burada sık düşülen bir yanılgı var: “mal ayrılığına geçtik, artık hiçbir şey paylaşılmaz” düşüncesi. Geçiş öncesi dönemin tasfiyesi yapılmadan ya da eşler bu konuda açık bir anlaşma yapmadan bu sonuca varmak doğru olmaz. Eşler tasfiye konusunda sözleşme içinde nasıl bir düzen kurduklarını açık yazmalıdır.
Geçiş anında hesap nasıl yapılır?
Rejim değiştiği gün eşler fiilen bir mini boşanma hesabı yapmış olur. Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, rejimin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228). Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır (TMK m. 232). Sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235). Bu nedenle geçiş sırasında malların listesini çıkarmak ve değerlerini bir kâğıda yazmak, sonradan çıkabilecek uyuşmazlığı küçültür.
Hesapta yalnız bugünkü mallar değil, eklenecek değerler de vardır. Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229). Dolayısıyla “geçişten hemen önce malı devredelim” tarzı bir plan hesapta karşılık bulabilir. Kişisel mallara ilişkin borçların edinilmiş mallardan ya da tersinden ödenmiş olması halinde de tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir (TMK m. 230).
Eşler isterlerse bu hesabı sözleşmede açık yazar; örneğin hangi malların hangi değerle hesaba girdiğini, alacağın ne zaman ve nasıl ödeneceğini belirler. Katılma alacağı ayın veya para olarak ödenebilir; ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa ertelenmesi istenebilir (TMK m. 239). Bu ayrıntıların sözleşmede önceden belirlenmesi, ileride bir boşanmada güven kazandırır.
Hangi sebeplerle rejim değişir?
Eşlerin sözleşmeyle yaptığı değişiklik, rejimin sona erdiği tek durum değildir. Kanun başka hâlleri de sayar. Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birinin iflasına karar verilirse ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür (TMK m. 209). Mal ortaklığındaki eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir (TMK m. 210). Alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin isteği üzerine hâkim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir (TMK m. 211). Bu hükümler mal ortaklığı rejimini seçmiş eşlere yöneliktir; edinilmiş mallara katılma rejimindeki eşler için aynı otomatik geçiş yoktur.
Bu ayrım önemli, çünkü kimi zaman boşanmadan önce rejimin kendiliğinden değiştiği anlaşılır. Rejimin ne olduğunu doğrulamadan boşanma talebi hazırlamak, hatalı hesap yapmak demektir.
Alacaklılar için güvence: TMK m. 213
Rejim değişikliğinin ardında bazen borç saklama niyeti olur. Kanun bunu öngörmüş: mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur. Ancak, kendisine geçen malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde bu ölçüde sorumluluktan kurtulabilir (TMK m. 213).
Bu hüküm iki yönde çalışır. Alacaklı açısından, eşlerin sözleşmeyle malı “kaçırması” mümkün değildir. Borçlu olmayan eş açısından ise kendisine geçen malın değerinin sorumluluk sınırı olduğunu gösterir. Borç altındaki eşlerin rejim değiştirmesi alacaklıların itiraz edebileceği bir durumdur; bu konu eşin borçlarından sorumluluk başlığında ayrıca ele alınıyor.
Boşanma davasına etkisi
Boşanma açısından rejim değişikliğinin üç sonucu olur.
Hangi rejim uygulanacak? Boşanma davasında hesap, rejimin sona erdiği tarihteki yürürlükte rejime göre yapılır. Mahkeme boşanmaya karar verirse rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Dava açıldığında yürürlükte olan rejim, boşanmada uygulanan rejimdir. Yani evlilik sırasında rejim bir kez mal ayrılığına çevrildiyse, boşanmada katılma alacağı aramazsınız; ancak geçiş öncesine ilişkin hesap daha önce yapılmış ya da yapılması gereken bir konudur.
Geçmişteki hesap. Eski rejimin tasfiyesi yapılmadıysa, bu alacak boşanma sırasında da gündeme gelebilir. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m. 153); asıl güçlük ispattadır. Yıllar sonra geçiş tarihindeki malları ve değerleri göstermek zorlaşır; bu yüzden geçiş sırasında bir mal listesi ve hesap tutanağı hazırlanması önemlidir.
Devirlerin etkisi. Bir eş, rejim değişikliğiyle birlikte malları diğer eşe devrettiyse, bu devirlerin niteliği incelenir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Konuyu mal kaçırma ve eklenecek değerler yazısında anlattık.
Mahkeme kararıyla rejim değişirse
Eşlerin sözleşmeyle yaptığı değişiklik dışında, hâkimin kararıyla da rejim değişebilir. Haklı sebep varsa hâkim, eşlerden birinin isteği üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir (TMK m. 206). Örneğin diğer eşin malvarlığının borca batık olması ya da ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesi haklı sebep sayılır. Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebep ortadan kalkarsa hâkim, eşlerden birinin isteğiyle eski rejime dönülmesine karar verebilir (TMK m. 208/2). Bu dava ve boşanma davası birbirinden farklıdır; ayrım için mal ayrılığına geçiş davası yazısına bakabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Nur ve Tolga yirmi yıldır evli ve yasal rejimdeler. Tolga’nın iş yerinde borç birikiyor. Çift noterde mal ayrılığı sözleşmesi imzalıyor ve tapudaki ev Nur’un adına devrediliyor. Birkaç yıl sonra Tolga’nın alacaklıları icra takibi açıyor ve daha sonra çift boşanma kararı alıyor. Burada sorulacak sorular şunlardır: Rejim değişikliği hangi tarihte yapıldı? Önceki rejimin tasfiyesi gerçekten yapıldı mı? Ev devri alacaklıları zarara uğrattı mı? Alacaklılar TMK m. 213 uyarınca, malın Nur’a geçmesine rağmen haklarını ileri sürebilir; Nur ise kendisine geçen malın borcu karşılamaya yetmediğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Boşanmada Nur’un ya da Tolga’nın hangi taleplerinin kalacağı belgelerle belirlenir.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, sözleşmeyi basit bir idari işlem gibi görmektir. Mal rejimi değişikliğinin sonuçları yıllarca sürer. İkincisi, geçiş öncesi tasfiyeyi yapmadan yeni rejime geçmektir; sonradan “hangi mal ne zaman edinildi” tartışması çıkar. Üçüncüsü, alacaklıları gözardı etmektir; borç varken yapılan geçiş alacaklıyı bağlamaz, alacaklı yine malların üzerinden haklarını alabilir (TMK m. 213). Dördüncüsü, boşanma ihtimali belirmişken diğer eşe baskı yaparak ya da onu yanıltarak sözleşme imzalatmaktır; böyle bir sözleşme sonradan tartışılır. Beşincisi de sözleşmeyi saklamamaktır; noter kopyası olmadan boşanmada hangi rejimin geçerli olduğunu göstermek zorlaşır.
Boşanmada uygulanacak rejimi belirlemek için boşanmada hangi mal rejimi uygulanır yazısını da okuyabilirsiniz.
Kendi durumunuzda ne yapmalısınız?
Rejim değişikliğini düşünüyorsanız, geçiş anındaki tüm mal varlığının listesini çıkarmak, önceki rejime göre bir hesap yapmak ve bunu sözleşmede ya da ayrı bir protokolde yazmak gerekir. Zaten yapılmış bir değişiklik varsa tarih, noter kaydı ve geçiş sonrası yapılan devirler birlikte incelenmelidir.
Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Büronun aile hukuku alanındaki çalışmaları hakkında bilgi sayfasında da bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Evlilik sürerken mal rejimini değiştirebilir miyiz?
Evet. Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilir (TMK m. 208). Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve iki eş tarafından imzalanır (TMK m. 205).
Rejim değiştirince önceki evlilik yıllarındaki mallar kaybolur mu?
Hayır. Mal ayrılığına geçildiği takdirde önceki rejimin tasfiyesi, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, önceki rejime ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 212). Yani eski rejimde oluşan haklar yeni sözleşmeyle kendiliğinden silinmez; nasıl tasfiye edildiği ayrıca belirlenir.
Borçlu bir eş malı diğerine devrederek alacaklılardan kurtulabilir mi?
Kanun bunu engeller. Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Kendisine mal geçen eş borçlardan kişisel olarak sorumlu olabilir (TMK m. 213).
Boşanma davası açıldıktan sonra rejim değiştirmek mümkün mü?
Kanun metni, eşlerin “her zaman” yeni sözleşme yapabileceğini söyler. Ancak boşanma davası sürerken yapılan değişikliğin, diğer eşin haklarına ve katılma alacağına etkisi mahkemede ayrıca incelenir. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229).
Mahkeme mal ayrılığına geçişe karar verdikten sonra eski rejime dönülebilir mi?
Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde hâkim, eşlerden birinin isteği üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir (TMK m. 208/2).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 203, 205, 206, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 225, 228, 229, 230, 232, 235, 239
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 39, 153
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.