Aile Hukuku ve Boşanma

Evlilikten Önce Gizlenen Hastalık Nedeniyle Boşanma mı, İptal mi Gerekir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Evlilik öncesi gizlenen ağır hastalıkta evlenmenin iptali ile boşanma farklıdır; iptal için öğrenmeden itibaren altı ay, evlenmeden itibaren beş yıl sınırı vardır.

Kısaca

  • Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse evlenmenin iptali dava edilebilir (TMK m. 150); bu, boşanmadan ayrı bir yoldur.
  • İptal davası hakkı, sebebin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152).
  • Evlilik sonrası ortaya çıkan veya iptal şartlarını karşılamayan durumlarda boşanma sebepleri, örneğin akıl hastalığı (m. 165) veya evlilik birliğinin sarsılması (m. 166), gündeme gelir.
  • Evlenme sırasında evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması ise iptal değil, mutlak butlan sebebidir (TMK m. 145).

Evlenmeden önce eşinizin ağır bir hastalığını gizlediğini sonradan öğrendiyseniz, önünüzde iki farklı hukuki yol vardır: evlenmenin iptali ya da boşanma. İkisi benzer sonuçlara götürebilir ama koşulları, süreleri ve dayandıkları sebepler birbirinden ayrıdır. Medeni Kanun m. 150’ye göre davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse evlenmenin iptali istenebilir; bu hak, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde kullanılmazsa düşer. Süre geçmiş ya da hastalık iptal şartlarını karşılamıyorsa, boşanma yolu açık kalır.

İptal ile boşanma arasındaki temel fark

Boşanma, geçerli kurulmuş bir evliliği sonradan sona erdirir. İptal ise evlenmenin kurulması sırasındaki bir kusuru, yani iradenin sağlıklı oluşmamasını veya belirli bir sebebin bulunmasını konu alır. Kanun iptal sebeplerini sınırlı sayıda ve ayrı ayrı sayar: ayırt etme gücünden geçici yoksunluk (m. 148), yanılma (m. 149), aldatma (m. 150) ve korkutma (m. 151).

Gizlenen hastalık, kanunda aldatma başlığı altında yer alır. Maddenin iki ayrı bendi vardır: eşinin namus ve onuru hakkında aldatılarak evlenmeye razı olmak ve davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmesi. Yani her sır ya da her hastalık değil, yalnızca sağlık bakımından ağır tehlike taşıyan hastalık bu sebebi oluşturur. Bu nedenle hangi hastalığın kapsama girdiği tıbbi bir değerlendirme gerektirir.

Madde 150 hangi hastalıkları kapsar?

Kanun, hastalıkları listelemez; ölçüt olarak “davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturması”nı koyar. Burada iki unsur vardır. Birincisi, hastalığın ağır tehlike oluşturması: yani eşe veya doğacak çocuklara bulaşma ya da onların sağlığını ciddi biçimde etkileme ihtimali. İkincisi, hastalığın davacıdan gizlenmiş olması: bilerek saklanmış ya da söylenmemiş olması.

Eşin hastalığını bilmesine rağmen evlenmiş olması, iptal hakkını ortadan kaldırır; çünkü gizleme unsuru oluşmaz. Hastalığın gizlendiğini ispat etmek davacıya düşer. Tıbbi kayıtlar, sağlık raporları, yazışmalar ve tanık anlatımları bu ispatta kullanılabilir. Bulaşıcı hastalık söz konusu olduğunda eşin cinsel yolla bulaşan hastalığı bulaştırması yazımızda anlattığımız boşanma boyutu da gündeme gelebilir.

Süre: altı ay ve beş yıl

İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152). İki süre birbirini tamamlar: öğrenme tarihi ne olursa olsun, evlenmenin üzerinden beş yıl geçmişse hak düşer; beş yıl dolmamış olsa bile hastalığı öğrendikten altı ay geçmişse yine düşer.

Bu süreler hak düşürücüdür; yani hâkim bunları kendiliğinden gözetir ve süre geçtikten sonra dava kabul edilemez. Öğrenme tarihi önem kazanır: eşin hastalığı ne zaman, nasıl öğrenildiği tanık, belge ve yazışmalarla gösterilebilmelidir. Bu tarihi belirsiz bırakmak, davanın süre yönünden reddedilmesine yol açabilir.

Boşanma yolu ne zaman devreye girer?

İptal süresi geçmişse ya da hastalık iptal şartlarını karşılamıyorsa, boşanma sebeplerine bakılır. Akıl hastalığı söz konusuysa m. 165 uygulanabilir: ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla boşanma davası açılabilir. Madde metni dava hakkının düşmesine ilişkin bir süre öngörmez; ancak raporun alınması ve ortak hayatın çekilmezliğinin gösterilmesi gerekir. Ayrıntıyı akıl hastalığı nedeniyle boşanma yazımızda bulabilirsiniz.

Hastalığın türü ne olursa olsun, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (m. 166/1) genel bir yol olarak açıktır. Gizlenen bir gerçeğin ortaya çıkması, güven ilişkisini sarsmış, ortak hayat sürdürülemez hâle gelmişse bu sebep işletilebilir. Sebebin ayrıntıları için evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazımıza bakabilirsiniz. Gizleme olgusu bu davada da kusur değerlendirmesinde ağırlık taşıyabilir.

Evlenme sırasında akıl hastalığı varsa: mutlak butlan

Bir ayrım daha önemlidir. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunuyorsa, evlenme mutlak butlanla batıldır (TMK m. 145). Yine, evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk da mutlak butlan sebebidir. Kanun akıl hastalarının evlenmesini de, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça yasaklamıştır (TMK m. 133). Evlenecekler ayrıca başvuruda evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını gösteren sağlık raporunu vermek zorundadır (TMK m. 136).

Mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden açılır; ilgisi olan herkes de dava açabilir (TMK m. 146). Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi hâllerinde mutlak butlan davasını yalnız bu eş açabilir (TMK m. 147). Yani bu çok ağır durum, iptal ve boşanmadan farklı bir kategoridir; sizin durumunuz böyleyse hukuki yolun belirlenmesi ayrıca dikkatli bir değerlendirme gerektirir.

İptalin ve boşanmanın sonuçları

Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer; mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m. 156). Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır ve çocuklarla ana baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 157).

Eşler yönünden, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur ve mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158). Butlan davasında yetki ve yargılama usulü bakımından da boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 160). Bu nedenle uygulamada iptal ile boşanma arasındaki mali fark sanıldığı kadar büyük olmayabilir; asıl fark, dava sebebi ve süre koşullarıdır.

Gizleme nasıl ispat edilir?

İptal davasında davacı, hastalığın var olduğunu, ağır tehlike oluşturduğunu ve kendisinden gizlendiğini göstermek zorundadır. Hastalığın varlığı ve niteliği çoğunlukla tıbbi belgelerle ortaya konur; hâkim gerekirse bu konuda bilirkişiden görüş alır. Gizleme ise daha çok olaylarla anlaşılır: evlenmeden önce hastalıkla ilgili soruların geçiştirilmesi, tedavi gördüğünün saklanması, ilaçların gizlice kullanılması ya da evlilik sonrası ortaya çıkan yazışmalar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Tanıklar yalnızca bildiklerini anlatır; eşin içinden geçenleri değil. Bu nedenle tanık anlatımının tarihli, somut olaylara dayanması gerekir. “Biliyordu ama söylemedi” gibi genel ifadeler, hâkimi ikna etmekte yetersiz kalabilir. Sağlık kayıtlarının dosyaya nasıl girdiği de önemlidir; kişisel sağlık verileri hassas olduğundan, bunları kendi başınıza edinmeye çalışmak yerine mahkemeden ilgili kurumdan istenmesini talep etmek daha sağlıklı bir yoldur.

İptal davasında çocukların ve eşin hakları

Hastalığın altsoyun sağlığı bakımından tehlike oluşturduğu bir dosyada çocuklar varsa, onların durumu ayrıca gündeme gelir. Butlana karar verilmesi çocukların evlilik içinde doğmuş sayılmasını engellemez (TMK m. 157); velayet ve kişisel ilişki gibi konularda ise boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Yani iptal, çocuklar bakımından bir boşluk yaratmaz.

Eş bakımından da bazı mali sonuçlar boşanmadakine benzer biçimde düzenlenir. Tazminat, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesi konusunda boşanma hükümleri uygulandığından, iptal davasında bu taleplerin nasıl ileri sürüleceği de dikkatle planlanmalıdır (TMK m. 158). Hangi talebin hangi aşamada isteneceği, dosyanın niteliğine göre değişir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir çift evlenmeden önce uzun süre nişanlı kalmıştır. Evliliğin dördüncü ayında eşlerden biri, diğerinin evlenmeden çok önce tanı almış ve tedavi gördüğü, çocuklara geçme ihtimali taşıyan ağır bir hastalığı bildiği hâlde bunu kendisinden sakladığını öğrenir. Eş, bu bilgiyi öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde iptal davası açarsa, m. 150’nin şartları incelenir.

Hastalığın gerçekten sağlık bakımından ağır tehlike oluşturup oluşturmadığı, gizlenip gizlenmediği ve eşin bunu önceden bilip bilmediği tartışılır. Altı ay geçmişse iptal hakkı düşer; ama aynı olaylar evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinin konusu olabilir. Hangi yolun seçileceği, hastalığın niteliğine, öğrenme tarihine ve tarafların hedefine göre değişir.

İki yolu birlikte düşünmek

Dava açılırken yalnızca iptalin mi, yalnızca boşanmanın mı, yoksa ikisinin birlikte mi ileri sürüleceği önceden düşünülmelidir; bunun usulde nasıl kurulabileceği dosyaya göre değişir. İptal ve boşanma farklı sebeplere dayandığından, dilekçede olayların her iki hukuki sonuca da dayanak olacak biçimde ayrıntılı anlatılması yararlıdır. Dilekçeler aşaması bittikten sonra iddianın serbestçe genişletilememesi, başlangıçtaki planlamayı özellikle önemli kılar.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, süreyi öğrenme tarihinden değil, evlilik tarihinden hesaplamaktır. Altı aylık süre öğrenmeden, beş yıllık süre evlenmeden başlar; hak, bunlardan hangisi önce dolarsa o anda düşer. İkinci hata, her gizlenen hastalığı iptal sebebi saymaktır; kanun yalnızca ağır tehlike oluşturan hastalıkları kapsar. Üçüncü hata, hastalığa dair delilleri toplamadan dava açmaktır. Dördüncü hata, iptal süresi geçtikten sonra tüm yolların kapandığını düşünmektir; boşanma sebepleri ayrıca değerlendirilebilir.

Delil konusunda boşanma davasında sağlık raporunun delil değeri yazımızı, benzer bir gizleme örneği için sabıka kaydını gizleyen eş yazımızı okuyabilirsiniz. Evlenmenin iptalinin genel çerçevesi için evliliğin nispi butlanı yazımız da yararlı olur.

Dosyanızda neye bakılmalı?

Hastalığın ne zaman öğrenildiğini, nasıl öğrenildiğini ve gizlendiğine dair delilleri not edin. Eşin hastalığı önceden bildiğini gösteren tedavi kayıtları ve raporlar önemlidir. Süre hesabı için öğrenme tarihini belgelemeniz gerekir; yazışmalar, tanıklar ya da hastane kayıtları bu tarihi destekleyebilir.

Kendi durumunuz için iptal mi boşanma mı daha uygun, altı aylık süre dolmuş mu, hangi delillerle ilerlenebilir; bunlar dosyaya göre değişir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından büroya ulaşabilir, aile hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Evlilik öncesi gizlenen her hastalık evliliğin iptali sebebi olur mu?

Hayır. Madde 150, yalnızca davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmesini iptal sebebi sayar. Hastalığın bu ağırlıkta olup olmadığı somut olaya ve tıbbi tespite göre belirlenir.

İptal davasını ne kadar süre içinde açmalıyım?

Dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152). Süre hak düşürücüdür; yani geçtikten sonra dava açılsa bile kabul edilemez.

Süre geçmişse boşanma davası açabilir miyim?

Evet, iptal süresinin geçmesi boşanma yolunu kapatmaz. Ancak boşanma, iptalden farklı sebeplere dayanır; ortak hayatın temelinden sarsıldığı veya akıl hastalığı gibi şartlar ayrıca ispatlanmalıdır.

İptal ile boşanmanın sonuçları aynı mı?

Benzer yönleri vardır. Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158). Çocuklar ise evlilik içinde doğmuş sayılır (TMK m. 157).

Hastalığı gizleyen eşten tazminat isteyebilir miyim?

Butlan kararında tazminat konusunda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158). Tazminatın koşulları ve miktarı somut olaya, tarafların kusuruna ve iyiniyet durumuna göre mahkemece değerlendirilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 133, 136, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 156, 157, 158, 160, 165, 166
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler