İş veya eğitim için ayrı şehirde yaşamak tek başına terk değildir; terk için yükümlülüklerden kaçınma kastı aranır (TMK m. 164). Boşanma etkisi ve dikkat noktaları.
Kısaca
- Terk, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ayrılmayı gerektirir; işin ya da eğitimin gerektirdiği ayrılık bu maksadı taşımaz (TMK m. 164/1).
- Eşler konutu birlikte seçer (TMK m. 186); ayrı şehirde yaşama kararı ortak karar mı, tek taraflı bir bırakış mı sorusu belirleyicidir.
- Her eş meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir; ancak birliğin huzur ve yararı gözetilir (TMK m. 192).
- Ayrı yaşama, ortak hayatı sürdürmeme ve ilgisizlikle birleşirse boşanma sebebine dönüşebilir (TMK m. 166/1).
Eşiniz başka bir şehirde çalışıyor ya da okuyorsa ve bu yüzden aynı evde yaşamıyorsanız, bu durum tek başına terk sayılmaz. Medeni Kanun terkte bir “maksat” arar: eş, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmiş olmalıdır (TMK m. 164/1). İşin ya da eğitimin gerektirdiği ayrılık, bu maksadı taşımayabilir. Ama ayrılık uzar, ilgi azalır, geçim ihmal edilirse yukarıdaki tablo değişebilir.
Terk için aranan şey ayrılık değil, kasttır
Türk hukuku “ayrı evde oturmak” ile “terk” arasında ayrım yapar. Terk, kanunda tanımlandığı biçimde ortak konutu yükümlülüklerden kurtulma niyetiyle bırakmaktır. Evin dışında yaşayan eşin amacı çalışmak, okumak ya da görev gibi bir zorunluluk olabilir; bu durumda amaç evliliği bitirmek ya da yükümlülüklerden kaçınmak değildir. Bu fark hâkimin değerlendirmesinde belirleyicidir.
Medeni Kanun’da evliliğin temel kuralı birlikte yaşamaktır: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (TMK m. 185/3). Ancak aynı kanun, eşlere meslek ve iş seçimi konusunda özgürlük tanır: eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir; yalnızca birliğin huzur ve yararı göz önünde tutulur (TMK m. 192). Yani iş için başka şehre taşınmak kendi başına kusur değildir, ama ailenin yapısına zarar verecek biçimde yapılırsa tartışma konusu olabilir.
Konut ortak kararla seçilir
Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler (TMK m. 186/1). Ayrı şehirde yaşama durumu bu kural açısından önemli bir soru doğurur: İkiniz de bu düzene razı mıydınız, yoksa bir taraf diğerinin onayı olmadan yaşam düzenini mi değiştirdi?
- İkisi birlikte “birkaç yıl bu düzen” dediyse, bu ortak karardır ve terk sayılmaz.
- Bir eş, diğerine haber vermeden başka şehirde iş bulup taşınıyor ve sonra dönmüyorsa durum şüpheli hâle gelir.
- Çocuklar varsa ve bir eş onların bakımını tek başına bırakıyorsa, mahkeme bu durumu ayrıca değerlendirir.
Hâkim, ayrılığa ortak karar verilmiş mi, bunu zamanla birlikte gösteren mesajlar, zaman çizelgesi ve tanık beyanları var mı diye bakar.
Terk iddiası ne zaman gündeme gelir?
Ayrı şehirde yaşama düzeni başlangıçta masumdur ama zamanla evlilik yükümlülüklerinden uzaklaşmaya dönüşebilir. Kanun terk için ayrılığın en az altı ay sürmesini, devam etmesini ve ihtarın sonuçsuz kalmasını arar (TMK m. 164). Gurbet düzeninde şu işaretler terk iddiasını güçlendirir:
- Eş iş veya eğitim bittiği hâlde haklı sebep olmadan eve dönmemektedir,
- Ziyaretler tamamen kesilmiş, iletişim sonlandırılmıştır,
- Geçim katkısı sağlanmamaktadır,
- Çocuklarla ilgilenilmemektedir.
Eşiniz bunlardan birkaçını yapıyorsa, ihtar süreci gündeme gelebilir. İhtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez; ihtarda eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği bildirilir ve bu iki ay geçmeden dava açılamaz (TMK m. 164/2). İşin ya da eğitimin gerçekten sürdüğü, ayrılığın zorunlu olduğu durumlarda ise “haklı sebep” savunması öne çıkar. Haklı sebep konusunu haklı sebeple evden ayrılmak yazımızda ele aldık.
Terk olmasa da boşanma sebebi olabilir
Terk şartları oluşmasa bile, ayrılık nedeniyle evlilik bağı çözülmüş olabilir. TMK m. 166/1, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede evlilik birliği temelinden sarsılmışsa eşlerden her birinin boşanma davası açabileceğini söyler. Bu sebepte ihtar şartı yoktur; ancak hâkim, evliliğin sarsılmasına yol açan olaylara ve kusur dağılımına bakar.
Uzun süreli ayrılığın boşanma davasındaki yeri ayrı bir konudur. Gurbet ve uzun ayrılık yazımızda ayrılığın kusur değerlendirmesine etkisini anlattık. Eşlerin yıllardır aynı evi paylaşmadığı durumlar için ayrılık süresi bitince boşanma davası yazısı da yardımcı olabilir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Cem, başka bir şehirde yüksek lisansa başlıyor. Eşi Elif ile birlikte kararlaştırdıkları bu düzenin iki yıl süreceğini konuşuyorlar. Cem her hafta sonu dönüyor, aylık giderlere katkıda bulunuyor. İkinci yılın sonunda Cem mezun oluyor ve aynı şehirde bir iş buluyor; Elif’e dönmeyeceğini söylemiyor ama dönmek için de adım atmıyor. Aylarca ziyaret etmeyip yalnızca telefonla görüşüyor.
Eğitim süresince ayrılık, ortak karar ve düzenli ziyaretle birlikte terk sayılmaz. Eğitim bittikten sonra haklı sebep olmaksızın dönmemek ise, ihtar süreci tamamlandıktan sonra, terk iddiasının konusu olabilir. Bunun sonucunu önceden söylemek mümkün değildir; mahkeme eşin tutumuna, zamanlamaya ve ayrılığın nedenlerine birlikte bakar.
Çocuklar ve geçim: ayrılık yükümlülüğü kaldırmaz
Ayrı şehirde yaşayan eşin yükümlülükleri sürer. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır (TMK m. 186/3). Çocuk varsa bakım, eğitim ve gözetim ortak sorumluluktur (TMK m. 185/2). Ayrı yaşayan eş geçim katkısını kesmişse, bu hem kusur olarak değerlendirilebilir hem de talep hâlinde hâkimin geçici önlem almasına yol açabilir.
Dava açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan barınma, geçim ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Dava açılmadan da eşlerden biri hâkimden ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkının belirlenmesini isteyebilir (TMK m. 196). Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa ya da diğer eş haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa, parasal katkı ve konuttan yararlanmaya ilişkin önlemler de istenebilir (TMK m. 197).
Sık yapılan hatalar
Ayrı şehirde yaşama konusunda iki yönde hata yapılır. Birincisi, ayrılığı ortak karar olarak yaşayıp sonra tek taraflı “terk” diye adlandırmaktır; bu iddia ortak kararı gösteren yazışmalarla çürütülebilir. İkincisi, işin gerektirdiği ayrılığı hiç belgelemeden bırakmaktır: görevlendirme yazısı, kayıt belgesi, sözleşme gibi belgeler sonradan “kasıtlı değildi” demenin dayanağıdır.
Bir başka hata, ziyaret ve iletişimi kaydetmemektir. Haftalık görüntülü görüşme, bayram ziyaretleri, para gönderme kayıtları ayrılığın bir kopuş olmadığını gösterir. Ayrıca iddia eden taraf ispat yükünü taşır (HMK m. 190); terk iddiasında bulunuyorsanız maksadın varlığını, yani eşin yükümlülüklerden kaçınmak istediğini göstermeniz gerekir.
Farklı meslek ve iş koşullarında ayrılık
Ayrı şehirde yaşama durumları birbirine benzemez. Bir eşin işi nedeniyle haftanın büyük bölümünü başka şehirde geçirmesi, vardiyalı ya da görevlendirmeli çalışanlarda sık görülen bir düzendir. Eğitim için ayrılık ise belirli bir süresi olan ve genellikle önceden bilinen bir dönemdir. Bu iki durumda ayrılığın amacı açıktır: yükümlülükten kaçınmak değil, mesleki ya da akademik bir hedefi gerçekleştirmek.
Ayrılığın süresi ve sonu belli değilse, yani “bir süre sonra döneriz” denilen ama hiç dönülmeyen bir düzen söz konusuysa, işin niteliği değişir. Mahkeme, ayrılığın zorunluluk mu yoksa tercih mi olduğuna bakar. Örneğin aynı şehirde iş bulma imkânı varken yine de ayrı yaşamayı sürdürmek, kast tartışmasını gündeme getirebilir. Buna karşılık sektörün gereği başka şehirde çalışmak zorunda olan eş için durum farklıdır.
Askerlik, kamu görevi ve zorunlu hizmet
Kamu görevlilerinin tayini, askerlik ya da zorunlu hizmet nedeniyle ayrı yaşama, eşin iradesine bağlı olmayan bir ayrılıktır. Bu tür ayrılıklar terk sayılmaz; çünkü ortak konuta dönmemek haklı sebebe, yani görevin gerektirdiği zorunluluğa dayanır. Terk sebebinin ana unsuru olan “yükümlülüklerden kaçınma maksadı” burada bulunmaz.
Bununla birlikte, eşi görev yerine taşımanın mümkün olup olmadığı, aile birliğinin korunması için bir araya gelme çabası gösterilip gösterilmediği, ziyaretlerin ihmal edilip edilmediği gibi olgular genel boşanma sebebi açısından değerlendirilir. Zorunlu ayrılık kusur sayılmaz, ama ilgisizlik ve ihmal kusur sayılabilir.
Çocuk ve geçim açısından ayrı şehir düzeni
İş veya eğitim için ayrı yaşayan eş, evlilik birliğinin giderlerine katılmayı sürdürmelidir. Eğer bu eş ayrı şehirde yaşamaya başladıktan sonra geçim katkısını kesmişse ya da çocukları ihmal etmişse, ayrılığın nedeni masum olsa bile bu davranışlar ayrı bir kusur olarak ele alınır. Hâkim bu durumu boşanma davasında kusur değerlendirmesinde, dava öncesinde ise eşlerin başvurusu üzerine alınacak önlemlerde dikkate alabilir (TMK m. 196, 197).
Çocukların okul yaşamı ve yaşadıkları yer, ayrılığın kimin sorumluluğunda olduğunu da gösterir. Çocuklar bir eşle kalıyorsa, diğer eşin düzenli temas kurması, bakım giderlerine katkısı ve çocuklarla ilgisi hem ayrılığın niteliğini hem de ileride velayet ve kişisel ilişki düzenlemesini etkileyebilir (TMK m. 182).
Terk iddiasına karşı hazırlanacak belgeler
Ayrı şehirde yaşayan ve terk iddiasıyla karşılaşan eş, kendini savunmak için şu belgeleri toplamalıdır:
- İş sözleşmesi, görevlendirme yazısı ya da öğrenci belgesi gibi ayrılığın sebebini gösteren evraklar.
- Eşle birlikte alınmış ortak karara işaret eden yazışmalar.
- Düzenli ziyaret, bayram ve tatil geçirme kayıtları; bilet ya da seyahat belgeleri.
- Aile giderlerine katkıyı gösteren banka dekontları.
- Çocuklarla iletişimi gösteren görüntülü görüşme ve mesaj kayıtları.
Bu kayıtlar, ayrılığın kopuş değil düzen olduğunu gösterir. İddia eden taraf ise tam tersini, yani ziyaretlerin kesildiğini, iletişimin koptuğunu ve geçimin ihmal edildiğini yazılı ve tanıklı biçimde ortaya koymalıdır.
Ayrı şehirde yaşayan eşle ilgili kararlar: telefonla ya da WhatsApp’tan anlatabilirsiniz
Ayrı şehirde yaşama düzeni masum bir ortak karar da olabilir, evliliğin çözülmesinin başlangıcı da. Hangisi olduğu yazışmalara, ziyaret sıklığına ve geçim katkısına göre belirlenir. Kendi durumunuzda terk iddiası, ihtar yolu ya da genel boşanma sebebi ihtimalini birlikte değerlendirmek isterseniz, telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında ayrıntılar yer alıyor. Daha geniş çerçeve için aile hukuku sayfasına ve terk nedeniyle boşanma yazısına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Eşim başka şehirde çalışıyor, bu terk sayılır mı?
Tek başına sayılmaz. Terk için yükümlülüklerden kaçınma maksadı aranır. İşin gerektirdiği ayrılık, ortak karar ve düzenli ziyaretle birlikte sürüyorsa terk sayılmaz. Ancak ilgisizlik ve geçim yükümlülüğünün ihmali varsa tablo değişebilir.
Eşim eğitim için yurt dışına gitti ve dönmüyor, ne olur?
Eğitim süresi boyunca ayrılık normaldir. Süre bittikten sonra haklı sebep olmadan dönmemek terk iddiasını gündeme getirebilir. Bunun için ihtar süreci dahil kanundaki şartlar tamamlanmalıdır.
Ayrı şehirde yaşamak boşanma sebebi olabilir mi?
Terk şartları oluşmasa bile, ayrılık ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez hale getiriyorsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle dava açılabilir. Mahkeme ayrılığın sebebine, eşlerin tutumlarına ve kusur durumuna bakar.
Ayrı yaşayan eş geçim yükümlülüğünden kurtulur mu?
Hayır. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadır (TMK m. 186/3). İş için ayrı yaşıyor olmak bu yükü ortadan kaldırmaz.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164, 166, 169, 182, 185, 186, 192, 196, 197
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.