Karşılıklı zina durumunda dava hakkı, kusur dağılımı, tazminat ve nafakanın nasıl etkilendiğini; TMK 161, 166, 174 ve 175 çerçevesinde açıklıyoruz.
Kısaca
- Her iki eş de zina etmişse her biri, diğerinin zinasını öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde dava ya da karşı dava açabilir (TMK m. 161).
- Karşılıklı kusur varsa kusur oranı belirlenir; maddi tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınır (TMK m. 174/1).
- Yoksulluk nafakası için kusurun diğer taraftan daha ağır olmaması aranır (TMK m. 175); kusurlar eşitse bu şart bakımından engel doğmaz; yoksulluğa düşme koşulu ayrıca aranır.
- Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı doğar; fakat itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse boşanmaya yine karar verilebilir (TMK m. 166/2).
- Aldatmayı bağışlayan eşin zina sebebiyle dava hakkı yoktur; karşılıklı af ve karşı dava dosyanın seyrini değiştirebilir.
İki eşin de evlilik dışı bir ilişki yaşadığı dosyalar, boşanma davalarının en karışık türlerindendir. Burada herkesin bir kusuru var gibi görünür ve bu görüntü, “o zaman kimse bir şey isteyemez” sonucuna götürür. Oysa durum bu kadar basit değildir. Kanun, zinayı her eş için ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlemiştir (TMK m. 161); karşılıklı zina, davanın açılmasını engellemez, yalnızca kusurun dağılımını ve mali sonuçları (tazminat, nafaka) farklılaştırır.
Karşılıklı zinada dava hakkı kimde?
Zina sebebiyle dava hakkı, zinayı öğrenen eşe aittir. Medeni Kanun’a göre davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın da dava hakkı yoktur (TMK m. 161).
İki eşin de aldatma yaşadığı bir evlilikte bu şu anlama gelir: Her eş, diğerinin zinasını ne zaman öğrendiğine göre ayrı bir süre saymaya başlar. Birinin süresi dolmuşken diğerinin süresi sürüyor olabilir. Bir eş dava açtığında, diğeri de karşı dava açarak kendi iddiasını ileri sürebilir. Hâkim ikisini birlikte görür ve tek karar verir.
Bu nedenle öğrenme tarihleri çok önemlidir. Hangi eşin, diğerinin ilişkisini ne zaman öğrendiği, süre savunmalarının temelini oluşturur. Süre ayrıntıları için zina nedeniyle boşanma davası yazısına bakabilirsiniz.
Affın ve ikili aldatmanın dava hakkına etkisi
Affeden tarafın dava hakkının olmadığı kuralı, karşılıklı zinada ayrı bir ağırlık kazanır. Bir eş, diğerinin zinasını öğrenip bağışlamışsa, bağışladığı olay nedeniyle zina sebebine dayanamaz. Bağışlama, ancak o olayı kapsar; sonraki yeni olaylar yönünden dava hakkı doğabilir.
Karşılıklı aldatma dosyalarında eşlerden birinin ilişkisi, diğerinin ilişkisini öğrendikten sonra başlamış olabilir. Burada ilişkinin zamanı ve sırası da hâkimin değerlendirmesinde yer alır. Bağışlama, aynı çatı altında yaşamaya devam etmekten çıkarılabilir mi sorusu da ayrıca tartışılır; bu konuyu aynı evde yaşamak af sayılır mı yazısında anlattık.
Evlilik birliğinin sarsılması yolu
Zina sebebi için süre dolmuşsa ya da ispat sorunu varsa, eşlerden her biri evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmek beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığını ileri sürebilir (TMK m. 166/1). Karşılıklı aldatma, kural olarak evlilik birliğinin ağır şekilde zedelendiğini gösterir.
Bununla birlikte, davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, boşanmaya yine karar verilebilir (TMK m. 166/2). Karşılıklı kusur olan dosyalarda kusurların karşılaştırılmasının önemi buradan gelir.
Kusur nasıl dağıtılır?
Karşılıklı zinada hâkim, tarafların kusurlarını karşılaştırır. Kusur eşit çıkabilir, birinin kusuru ağır basabilir. Karşılaştırmada yalnızca zina bakılmaz; ilişkilerin başlangıç zamanı, süresi, aleniyeti, çocuklara yansıması, evliliğin önceki seyri, hakaret, şiddet gibi başka kusurlu davranışlar da incelenir. Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, tarafların ikrarı da hâkimi bağlamaz (TMK m. 184).
Bu nedenle “ben de aldattım ama o da aldattı” dengesi her zaman eşit kusur anlamına gelmez. Hangi tarafın aldatması evlilik birliğini daha ağır bir şekilde sarstı, hangisi önce başladı, hangisi karşı tarafı küçük düşürdü, bunlar dosyanın delillerine göre belirlenir. Kusur değerlendirmesinin genel çerçevesi için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısına bakabilirsiniz.
Tazminat ve nafaka nasıl etkilenir?
Maddi tazminat. Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/1). Karşılıklı zinada kusurlar eşitse ya da isteyen tarafın kusuru ağırsa bu şart sağlanmaz.
Manevi tazminat. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Uygulamada manevi tazminat da kusursuz veya daha az kusurlu tarafa verilmektedir; kusurların eşit bulunduğu dosyada manevi tazminat talebi de kabul görmez. Ayrıntı için boşanmada manevi tazminat yazısına bakabilirsiniz.
Yoksulluk nafakası. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Kusur eşitse bu şart bakımından engel yoktur; fakat ayrıca yoksulluğa düşme koşulu aranır. Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir ve bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır. Eşit kusur ve tazminat/nafaka ilişkisi için eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısını okuyabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: K ve L evlilik süresince ayrı ayrı ilişkiler yaşamış. K, L’nin ilişkisini öğrendikten dört ay sonra dava açıyor. L, cevap dilekçesinde K’nin de aldattığını belirtip karşı dava açıyor. Taraflar çocuk için de velayet talep ediyor.
Bu dosyada hâkim, her iki zina iddiasının ispatlanıp ispatlanmadığına, öğrenme tarihlerine, bağışlama olup olmadığına ve kusur oranına bakar. İki zina da ispatlanırsa kusur karşılaştırması yapılır. Maddi tazminat için kusursuz ya da daha az kusurlu taraf aranır; eşit kusurda bu şart gerçekleşmez. Yoksulluk nafakası için ise yoksulluğa düşme ve kusurun diğerinden ağır olmaması ayrı ayrı sorulur. Örnekte sonuç tahmini yapmıyoruz.
Sık yapılan hatalar
Birincisi, “ben de yaptım, dava açamam” diye düşünüp hakkı kullanmamaktır. İkincisi, karşı dava açma imkânını hesaba katmayıp yalnızca savunmayla yetinmektir. Üçüncüsü, kendi ilişkisini gizlemek için yanlış beyanda bulunmaktır; hâkim tarafların ikrarı ile bağlı olmadığından gerçek durumu ortaya çıkarmaya çalışır. Dördüncüsü, delilleri hukuka aykırı yollarla toplamaktır. Hukuka aykırı delil kullanımı, kendi aleyhinize sonuç doğurabilir. Beşincisi de, çocukların durumu ve velayet konusunu zina tartışması içinde unutmaktır.
Çocuklar ve geçici önlemler
Karşılıklı zina yaşanan dosyalarda öfke ve karşılıklı suçlama çoğu zaman çocuklara yansır. Hâkim, boşanma davası açıldığında davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Çocukların velayeti ise boşanma kararında çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336/3).
Burada önemli nokta şudur: Eşlerin ikisinin de aldatmış olması, velayet bakımından birbirini otomatik olarak eşitlemez ya da dışlamaz. Velayet, çocuğun yararı gözetilerek belirlenir; zina bu değerlendirmede tek başına ölçü değildir. Bu konuyu zina nedeniyle boşanmada velayet kime verilir yazısında ayrıca anlattık.
Delil toplarken karşılıklı dikkat edilecekler
Karşılıklı aldatmada her iki taraf da diğerinin yazışmalarına, hesaplarına ve hareketlerine ilgi duyabilir. Bu noktada herkes için geçerli kural aynıdır: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Karşı tarafın telefonuna izinsiz girmek, özel yazışmalarını ele geçirmek gibi yollar, hem delili değersiz kılabilir hem de sizi ayrı bir sorumluluk altında bırakabilir.
Bu nedenle delil, tanıklık, resmî kayıtlar ve hukuka uygun biçimde elde edilen yazışmalar gibi meşru yollardan hazırlanmalıdır. Kendi ilişkinizin delillerinin karşı tarafça ele geçirilmiş olması ihtimalini de göz önünde bulundurmak, savunmayı önceden planlamak açısından yararlıdır. Delil hazırlığında yol gösterici olarak boşanma davasında hukuka aykırı delil nedir yazısına bakabilirsiniz.
Karşılıklı dava ve usul
Eşlerden biri dava açtığında diğeri cevap dilekçesinde savunma yapabilir ve karşı dava açabilir. Karşı dava, kendi boşanma sebebinizi (örneğin diğer eşin zinasını) ileri sürmenizi sağlar. Dava ve karşı dava birlikte görüldüğünde hâkim, tarafların tüm iddialarını aynı dosyada değerlendirir. Bu durumda iddia ve savunmanın genişletilmesi belirli aşamalarla sınırlıdır (HMK m. 141); dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakati gerekir.
Karşılıklı zina iddialarında her taraf ayrı ayrı ispat yükü altındadır: Kendi iddiasını ispatlamak, diğer tarafın iddiasına karşı savunma yapmak gerekir. İspat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Bu nedenle her iki taraf da delillerini düzenli sunmalıdır. Delil değeri konusunda boşanma davasında zinanın ispatı yazısı yardımcı olur.
Karşılıklı kusur içeren bir dosyaya hazırlık
İki taraflı aldatma dosyalarında hukuki strateji tek yönlü anlatımdan farklıdır. Hangi sebebe dayanılacağı, hangi olayların öne çıkarılacağı, öğrenme tarihleri ve af ihtimali birlikte düşünülmelidir. Dilekçe hazırlarken vakıaların açık özetlerini ve delillerini göstermek zorunludur (HMK m. 119/1); iddia ve savunmanın genişletilmesi ise belirli dilekçe aşamalarıyla sınırlıdır (HMK m. 141).
Dosyanızda karşılıklı zina varsa, bunu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; hangi sebebin nasıl kurulacağı ve hangi taleplerin ileri sürülebileceği dosyanızın ayrıntılarına göre değerlendirilir. İletişim için iletişim sayfasına, çalışma alanı için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Boşanma davasının nasıl açıldığını görmek için boşanma davası nasıl açılır yazımızdan da yararlanabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İki eş de aldattıysa boşanma davası açılabilir mi?
Evet. Zina, eşlerden her biri için bağımsız bir boşanma sebebidir. Her eş, diğerinin zinasını öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde dava açabilir; karşı taraf da kendi sebebini karşı dava ile ileri sürebilir.
Karşılıklı zina kusuru eşitler mi?
Otomatik olarak değil. Hâkim, tarafların ispatlanan davranışlarını karşılaştırarak kusur oranını belirler. Zinanın niteliği, süresi, tarafların diğer davranışları ve olayın aleni olup olmadığı gibi etkenler tartılır.
Maddi tazminat alabilir miyim?
Maddi tazminat, kanuna göre kusursuz veya daha az kusurlu taraf için söz konusudur (TMK m. 174/1). Kusurlar eşitse ya da sizin kusurunuz daha ağırsa bu şart gerçekleşmez ve maddi tazminat talebi kabul edilmez.
Karşılıklı aldatma yoksulluk nafakasını etkiler mi?
Evet. Yoksulluk nafakası isteyen taraf için kusurunun diğerinden ağır olmaması aranır. Kusurlar eşitse nafaka şartlarından biri sağlanmış olabilir; yoksulluğa düşme koşulu ise ayrıca aranır.
Karşı davayı hangi aşamada açmak gerekir?
Karşı dava, cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde verilecek ayrı bir dilekçeyle açılır (HMK m. 133); cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır, mahkeme bu süre içinde istenirse bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir (HMK m. 127). Süresinden sonra açılan karşı dava, asıl davadan ayrılır. Zina sebebinde altı aylık süre de ayrıca işler; bu nedenle öğrenme tarihini not almak önemlidir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 166, 169, 174, 175, 184, 336
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 127, 133, 141, 189, 190
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.