Tüketici Hukuku

Kargoyla Gelen Mal Ayıplı Çıktıysa: Koruma, Tespit ve Geri Gönderme Kuralları (TBK 226)

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Başka yerden gönderilen ayıplı malda alıcının koruma yükümlülüğü, gecikmeksizin tespit ettirme, ispat yükü, bozulabilir mallar ve satıcıya bildirim.

Kısaca

  • Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür (TBK m. 226/1).
  • Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmelidir; aksi halde ayıbın malın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.
  • Kısa zamanda bozulma tehlikesi olan malda alıcı, mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkilidir ve durumu satıcıya en kısa sürede bildirmelidir.
  • Kargo teslimi sırasında hasar tutanağı tutulması ispat açısından önem taşır.

İnternetten veya telefonla sipariş edilen ürünlerin büyük kısmı kargo yoluyla teslim edilir. Kargodan gelen paketin ezik olması, ürünün kırık veya eksik çıkması sık karşılaşılan sorunlardır. Bu durumda alıcının ne yapması gerektiği, ürünü nasıl koruyacağı ve satıcıya nasıl iade edeceği çoğu zaman bilinmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 226. maddesi, başka yerden gönderilen ayıplı mallar için alıcıya özel yükümlülükler yükler. Bu yazıda bu yükümlülükleri, tespit ettirmenin önemini ve uygulamadaki en doğru adımları anlatıyoruz.

Hangi Durumlarda Uygulanır?

TBK m. 226, başka yerden gönderilen satılana ilişkindir. Satıcı ile alıcının farklı şehirlerde veya farklı yerlerde bulunduğu ve malın nakliye yoluyla ulaştırıldığı satışlar bu kapsama girer. Kargo, nakliye şirketi ve posta ile gönderilen mallar tipik örneklerdir. Yerinde teslim edilen mallar için bu hükmün özel yükümlülükleri aranmaz; bunlar için genel ayıp ihbarı hükümleri (TBK m. 223) esas alınır. Genel ihbar yükümlülüğü için satın alınan malın gözden geçirilmesi ve satıcıya ayıp bildirimi yazısına bakabilirsiniz.

Korunması İçin Önlem Alma Yükümlülüğü

Kanun m. 226/1’e göre başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Bu, alıcının ayıplı olduğunu iddia ettiği malı ortada bırakıp zarar görmesine göz yummaması anlamına gelir. Örneğin buzdolabı gibi bir mal hasarlı geldiyse, alıcının onu güvenli bir yerde saklaması, daha fazla hasar görmesini önlemesi gerekir. Alıcı ayrıca ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez. Bu yükümlülük, malın iade sürecinde daha fazla zarar görmesini önler ve ayıp iddiasının ispatını kolaylaştırır.

Gecikmeksizin Tespit Ettirme

Kanun m. 226/2’ye göre alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Bu, tespit ettirmenin çok önemli bir hukuki sonucudur. Tespit yaptırılırsa, ayıbın malın alıcıya ulaşmadan önce var olduğu yönünde güçlü bir delil elde edilir ve ispat yükü satıcıya kayabilir. Yaptırılmazsa alıcı, malın teslim anında zaten ayıplı olduğunu tek başına ispatlamak zorunda kalır.

Tespit Nasıl Yapılır?

Usulüne göre tespit; mahkemeden delil tespiti talep etmek, noter aracılığıyla tespit yaptırmak veya uzman kişi ve kurumlardan bilirkişi raporu almak yoluyla yapılabilir. Kargo teslimi sırasında ise şu adımlar çok yararlıdır:

  • Kargo görevlisi huzurunda paketi açmak veya dış hasarı hasar tespit tutanağıyla belgelemek,
  • Ürünün ve ambalajın her açıdan fotoğraf ve video kaydını almak,
  • Hasarı aynı gün satıcıya yazılı bildirmek,
  • Yetkili servis veya teknik servisten arıza raporu almak,
  • Gerekirse asliye hukuk mahkemesinden delil tespiti istemek.

Tüketici işlemlerinde teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde mevcut olduğu karinesi tüketici lehine ispat kolaylığı sağlar; ancak kargo hasarı gibi durumlarda tespit belgeleri yine önemli bir delil olarak değerlendirilir.

Bozulabilecek Mallarda Özel Kural

Kanun m. 226/3’e göre satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa alıcı, onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur. Taze gıda, çiçek, ilaç veya kısa raf ömürlü mallar bu duruma örnektir. Alıcı bu mallarda beklemeden satıcıya haber vermeli ve malın değerini korumak için gerekli adımları atmalıdır. Uygulamada tüketici işlemleri için genellikle satıcı veya kargo şirketiyle yapılacak yazılı anlaşma ve tutanaklar pratik çözüm sağlar.

Satıcıya Bildirim

Koruma ve tespit yükümlülükleri, ayıp ihbarı yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Alıcı, ayıbı satıcıya uygun sürede bildirmek zorundadır. Bildirim yazılı olmalı, malın tanımını, sipariş numarasını, hasarın niteliğini, teslim tarihini ve istenen hakkı içermelidir. Kargo hasarlarında satıcı çoğu zaman sorumluluğu kargo şirketine yükler; ancak alıcı açısından sözleşme satıcıyla yapıldığı için muhatap satıcıdır. Satıcı ile kargo şirketi arasındaki rücu ilişkisi ise kendi aralarında çözülür. Ayıp bildirimi ve seçimlik haklar için ayıplı mal ve tüketicinin seçimlik hakları yazısına bakabilirsiniz.

Geri Gönderme ve Cayma Hakkı

Ayıplı ürünün geri gönderilmesi ile cayma hakkının kullanılması farklı hukuki yollardır. İnternetten alınan üründe tüketici, ayıp olsun olmasın on dört gün içinde cayma hakkını kullanabilir. Ayıp halinde ise ayrıca seçimlik haklar devreye girer. Geri göndermede iade masrafları ayıp nedeniyle yapılıyorsa satıcıya aittir. Ürünü göndermeden önce ambalajlamayı, durumunu belgelemeyi ve kargo gönderi kaydını saklamayı unutmayın. Cayma konusunda tüketici sözleşmelerinde cayma hakkı yazısına da göz atabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kargo teslimi sırasında hasarı tutanağa bağlatmamak,
  • Ürünü hasarlı halde geri gönderirken fotoğraf ve kayıt almamak,
  • Ayıbı satıcıya yazılı bildirmemek,
  • Tespit ettirmeyi geciktirmek,
  • Bozulabilir mallarda satıcıya geç haber vermek,
  • Ürünü koruma önlemlerini almadan iade etmek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tüketici, başka bir şehirdeki mağazadan yeni bir monitör siparişi verir. Kargo görevlisi paketi teslim ederken ambalajın ezik olduğunu fark eder. Tüketici kargo görevlisinin huzurunda paketi açar ve ekranın çatlak olduğunu görür. Hasar tespit tutanağı düzenletir, fotoğraf çeker ve aynı gün satıcıya yazılı bildirim yapar. Ürünü orijinal ambalajında koruyarak saklar. Bu adımlar, ayıbın kargo sırasında oluştuğunu ve teslim anında mevcut olduğunu ispat etmeyi kolaylaştırır.

Sonuç

Başka yerden gönderilen malda alıcı, malı koruma ve gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirme yükümlülüğüne sahiptir; aksi halde ispat yükü ağırlaşır. Kargo teslimi anındaki belgeleme ve satıcıya yazılı bildirim, hakların korunması için en önemli adımlardır. Kargoyla gelen ayıplı ürün uyuşmazlığınız için tüketici hukuku sayfamıza göz atabilir, iletişim sayfasından telefonla veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kargoyla gelen ürün hasarlıysa ne yapmalıyım?

Teslim sırasında paketi kargo görevlisi huzurunda açmak veya en azından dış hasarı tutanakla belgelemek, ürünü ve ambalajı fotoğraflamak ve hemen satıcıya yazılı bildirmek gerekir. Ayrıca durumu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmek, ispat yükünü hafifletir.

Ayıplı ürünü satıcıya geri göndermek zorunda mıyım?

Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez. Yani ürünü uygun şekilde paketleyip koruyarak göndermeli ve gönderi öncesi durumunu belgelemelidir.

Ayıbı tespit ettirmezsem ne olur?

Alıcı satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmezse, ileri sürdüğü ayıbın satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Bu, davada ciddi bir dezavantaj oluşturabilir.

Çabuk bozulan ürünlerde ne yapılır?

Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa alıcı, onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkilidir; satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 223, 226, 227
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8, 11, 12
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Tüketici Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler