Kira Hukuku

Konut Kiralarında Kiracının On Beş Günlük Fesih Bildirimi Nasıl Yapılır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Belirli süreli konut kirasında kiracı sözleşmenin uzamasını önlemek için ne zaman ve nasıl bildirimde bulunmalıdır? On beş günlük süre kuralı.

Kısaca

  • Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kiracı, sürenin bitiminden en az on beş gün önce fesih bildiriminde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar (TBK m. 347).
  • Bu on beş günlük süre, kiracının sözleşmeyi sona erdirme iradesini kiraya verene zamanında duyurması için öngörülmüştür.
  • Fesih bildirimi, TBK m. 348 uyarınca yazılı şekilde yapılmak zorundadır; sözlü bildirim geçerli sayılmaz.
  • Süre kaçırıldığında sözleşme kendiliğinden bir yıl uzar; kiracı bu durumda ancak bir sonraki dönem için tekrar bildirimde bulunabilir.
  • Kiraya veren, bu bildirim süresine güvenerek taşınmazı yeniden kiralama hazırlığı yapabileceğinden, sürenin kaçırılması kiraya veren için de önemli sonuçlar doğurabilir.

Belirli süreli bir konut kira sözleşmesinin süresi dolduğunda, kiracının taşınmazda kalmaya devam etmek istemediği durumlarda dikkat etmesi gereken önemli bir süre bulunmaktadır: on beş günlük fesih bildirim süresi.

Sürenin Pratikte Sıkça Gözden Kaçırılması

Uygulamada birçok kiracı, sözleşmenin süresinin dolacağını bilse dahi, taşınma kararını son ana kadar erteler ve bu on beş günlük bildirim yükümlülüğünü tamamen unutur. Bu durum, taşınma planı netleşmiş olsa bile salt bildirim eksikliği nedeniyle sözleşmenin istenmeyen şekilde bir yıl daha uzamasına yol açabileceğinden, kiracıların bu süreyi takvimlerine önceden not etmesi önemle önerilir.

On Beş Günlük Sürenin Yasal Dayanağı

TBK m. 347 uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için kendiliğinden uzamış sayılır. Bu düzenleme, kira ilişkisinin sürekliliğini koruyarak kiracının barınma güvenliğini destekleyen, ancak aynı zamanda kiracıya sözleşmeyi sona erdirme imkânı da tanıyan dengeli bir kuraldır.

Sürenin Hesaplanması

On beş günlük süre, sözleşmenin belirlenen bitiş tarihinden geriye doğru hesaplanır. Örneğin sözleşme 30 Haziran’da sona eriyorsa, kiracının fesih iradesini en geç 15 Haziran’a kadar kiraya verene bildirmiş olması gerekir. Bu hesaplamanın doğru yapılması, kiracının istemeden sözleşmenin bir yıl daha uzamasına razı olmuş duruma düşmesini önler.

Bildirimin Yazılı Şekilde Yapılması Zorunluluğu

TBK m. 348 uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması zorunludur. Kiracının kiraya vereni sözlü olarak veya telefonla bilgilendirmesi, kanunun aradığı şekil şartını karşılamaz ve hukuken geçerli bir fesih bildirimi sayılmaz. Bu nedenle bildirimin noter kanalıyla veya en azından yazılı ve tebliğ tarihi ispatlanabilir bir şekilde (iadeli taahhütlü mektup gibi) yapılması önerilir.

Sürenin Kaçırılmasının Sonuçları

Kiracı on beş günlük süre içinde yazılı bildirimde bulunmazsa, sözleşme aynı koşullarla (aynı kira bedeli, aynı süre) bir yıl için kendiliğinden uzar. Bu durumda kiracı, o yıl içinde taşınmazdan ayrılmak istese dahi, kural olarak sözleşmenin devamıyla bağlı kalır; erken ayrılma isteği TBK m. 325’teki erken tahliye hükümlerine tabi olur ve kiracı makul bir süre için kira bedelinden sorumlu tutulabilir.

Kiraya Veren Açısından Sürenin Önemi

Kiraya veren de bu on beş günlük sürenin işleyişine güvenerek hareket eder; kiracıdan bildirim gelmezse taşınmazı yeniden kiraya vermek için hazırlık yapmayabilir. Bu nedenle kiracının süresinde bildirimde bulunmaması, yalnızca kiracıyı değil, kiraya verenin planlamasını da etkileyen bir durumdur.

Belirsiz Süreli Sözleşmelerle Karşılaştırma

Bu on beş günlük süre kuralı, yalnızca belirli süreli sözleşmeler için geçerlidir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise taraflar, genel fesih dönemi ve bildirim süresi kurallarına (TBK m. 328-330) göre hareket eder; bu kurallar genellikle daha uzun bir bildirim süresi (örneğin üç aylık fesih dönemi) öngörür. Sözleşmenin türünün doğru tespiti, hangi sürenin uygulanacağının belirlenmesi için ön koşuldur.

Bildirimin Kime Yapılacağının Doğru Tespiti

Fesih bildiriminin, kira sözleşmesinin gerçek tarafı olan kiraya verene veya kiraya verenin yetkili temsilcisine yapılması gerekir. Taşınmazın yönetimini üstlenen bir emlak yönetim şirketi varsa, bildirimin bu şirkete yapılmasının yeterli olup olmadığı, yönetim sözleşmesindeki yetki kapsamına göre değerlendirilmelidir; tereddüt hâlinde bildirimin doğrudan kiraya verene de ayrıca yapılması önerilir.

Bildirimin Erken Yapılmasının Avantajları

Kiracıların, on beş günlük asgari süreyi son ana bırakmak yerine, taşınmadan çıkma kararını verir vermez bildirimde bulunması, hem kiraya verenle olan ilişkinin sağlıklı sürmesini sağlar hem de olası bir tebligat gecikmesi riskini ortadan kaldırır. Son güne bırakılan bildirimler, posta veya kargo gecikmeleri nedeniyle süresinde ulaşmama riskiyle karşı karşıyadır.

Birden Fazla Kiracının Bulunduğu Sözleşmelerde Bildirim

Birden fazla kişinin birlikte kiracı olduğu sözleşmelerde, fesih bildiriminin geçerli sayılabilmesi için kural olarak tüm kiracıların ortak iradesini yansıtması gerekir. Kiracılardan yalnızca birinin tek taraflı bildirimi, diğer kiracıların sözleşmedeki konumunu etkilemeyebilir; bu nedenle ortak kiracılıklarda fesih kararının tüm taraflarca birlikte alınması ve bildirilmesi önemlidir.

İşyeri Kiralarında Aynı Sürenin Uygulanması

On beş günlük bildirim süresi, yalnızca konut kiralarına özgü değildir; çatılı işyeri kiraları için de aynı kural geçerlidir. İşyeri kiracılarının, ticari faaliyetlerini planlarken bu süreyi ve yazılı bildirim zorunluluğunu dikkate alması, iş sürekliliğinin sağlanması açısından önemlidir; özellikle taşınma kararının önceden planlanması gereken büyük ölçekli işletmeler için bu sürenin takvimlere işlenmesi önerilir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir kiracı, bir yıllık kira sözleşmesinin bitimine on gün kala taşınmazdan ayrılmak istediğini kiraya verene sözlü olarak bildirmiştir. Sözleşme süresi dolduğunda kiraya veren, yazılı bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek sözleşmenin bir yıl daha uzadığını iddia etmiş; yapılan değerlendirmede sözlü bildirimin TBK m. 348 kapsamında geçerli sayılmadığı tespit edilmiştir.

Kefil Varsa Bildirimin Etkisi

Kiracının süresinde fesih bildiriminde bulunması ve sözleşmenin sona ermesi, kira sözleşmesine kefil olan kişinin sorumluluğunun da o dönem itibarıyla sona ermesini sağlar. Kefil, kiracının bu bildirimi zamanında yapıp yapmadığını takip etmekte menfaat sahibidir; zira bildirimin yapılmaması hâlinde sözleşme uzayacağından kefilin sorumluluğu da (kefalet sözleşmesinin kapsamına göre) devam edebilir.

Sonuç

Konut kiralarında on beş günlük fesih bildirim süresi ve bu bildirimin yazılı şekilde yapılması zorunluluğu, kiracıların sıkça gözden kaçırdığı ama önemli sonuçlar doğuran bir kuraldır. Sürenin ve şekil şartının baştan doğru bilinmesi, kiracıların istemedikleri bir sözleşme uzamasıyla karşılaşmasının önüne geçer. Kira sözleşmenizin sona erme sürecinin doğru yönetimi için kira hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

On beş günlük süre neyi ifade eder?

Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, kiracının sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden uzamasını önlemek istiyorsa, sürenin bitiminden en az on beş gün önce kiraya verene yazılı fesih bildiriminde bulunması gerekir.

Süre kaçırılırsa ne olur?

On beş günlük süreye uyulmazsa, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için kendiliğinden uzamış sayılır; kiracı bu durumda yeni uzama döneminin sonunu beklemek zorunda kalır.

Bildirim sözlü yapılabilir mi?

Hayır, TBK m. 348 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması zorunludur.

Bu süre hangi kira sözleşmeleri için geçerlidir?

Bu kural, belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleri için geçerlidir; belirsiz süreli sözleşmelerde ise genel fesih dönemi ve bildirim süresi kuralları uygulanır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 347, 348
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Kira Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler