Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Sözleşmeden Dönme ile Fesih Arasındaki Fark

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Sözleşmeden dönme ve fesih farklı hukuki sonuçlar doğurur. Geriye etkili sona erme ile ileriye etkili sona ermenin farkları bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • Sözleşmeden dönme, sözleşmeyi baştan itibaren ortadan kaldırır; taraflar aldıklarını karşılıklı iade eder (TBK m. 126).
  • Fesih ise sözleşmeyi yalnızca ileriye dönük olarak sona erdirir; o ana kadar yapılan ifalar geçerliliğini korur.
  • Sürekli borç ilişkilerinde (kira, hizmet, ortaklık gibi) kural olarak dönme değil fesih uygulanır.
  • Ani edimli sözleşmelerde (satış gibi) temerrüt hâlinde alacaklı kural olarak dönme hakkını kullanabilir.

Bir sözleşmenin sona erdirilmesi söz konusu olduğunda, bu sona ermenin “dönme” mi yoksa “fesih” mi olduğu, doğurduğu hukuki sonuçlar açısından büyük fark yaratır. Bu iki kavram günlük dilde birbirinin yerine kullanılsa da, borçlar hukukunda farklı rejimlere tabidir.

Sözleşmeden Dönme Nedir?

Dönme, bir sözleşmeyi baştan itibaren ortadan kaldıran ve tarafları sözleşme hiç yapılmamış gibi bir duruma sokan bir haktır. TBK m. 125’e göre karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede borçlu temerrüde düşerse, alacaklı borçluya uygun bir süre vererek, bu sürede ifa gerçekleşmezse sözleşmeden dönebilir. Dönme hakkı kullanıldığında sözleşme, kurulduğu andan itibaren geçersiz sayılır.

Dönmenin Sonuçları

TBK m. 126’ya göre sözleşmeden dönüldüğünde taraflar, o ana kadar aldıkları edimleri karşılıklı olarak iade etmekle yükümlü olur. Bu iade ilişkisi, sözleşmenin hiç kurulmamış olması durumuna en yakın hukuki sonucu sağlamayı amaçlar. Ayrıca dönme hakkını kullanan taraf, sözleşmenin hiç yapılmamış olması hâlinde bulunacağı durumun (menfi zararının) tazminini de talep edebilir.

Fesih Nedir?

Fesih ise bir sözleşmeyi yalnızca ileriye dönük olarak sona erdiren bir haktır. Fesih hakkı kullanıldığında, fesihten önceki dönemde yapılan ifalar geçerliliğini korur; taraflar bu dönem için aldıklarını iade etmek zorunda kalmaz. Fesih, özellikle zamana yayılan (sürekli) borç ilişkilerinde uygulama alanı bulur.

Hangi Sözleşmelerde Dönme, Hangilerinde Fesih Uygulanır?

Bu ayrımın temelinde, sözleşmenin ani edimli mi yoksa sürekli mi olduğu yatar:

  • Ani edimli sözleşmeler (satış, tek seferlik hizmet gibi): Edim bir kerede ifa edildiğinden, temerrüt hâlinde dönme hakkı uygulanır ve taraflar aldıklarını iade eder.
  • Sürekli borç ilişkileri (kira, hizmet, ortaklık, abonelik gibi): Edim zamana yayılı olarak ifa edildiğinden, geçmişte kullanılmış hizmetin “iadesi” fiilen mümkün olmadığından, sona erme kural olarak fesih şeklinde gerçekleşir ve yalnızca ileriye etkili sonuç doğurur.

Karma Nitelikli Sözleşmelerde Durum

Bazı sözleşmeler hem ani edimli hem sürekli unsurlar içerebilir; örneğin bir kısmı teslim edilmiş, bir kısmı devam eden bir hizmet sözleşmesinde, sona ermenin dönme mi fesih mi sayılacağı, sözleşmenin ifa edilen ve edilmeyen kısımlarına göre ayrı ayrı değerlendirilebilir. Bu tür karma durumlarda mahkemeler, sözleşmenin bütününü inceleyerek hangi kısmın iadeye, hangi kısmın yalnızca ileriye dönük sona ermeye tabi olacağını belirler.

Dönme ve Feshin Tazminat Sonuçları

Her iki kurumda da alacaklı, sözleşmenin ihlali nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep edebilir; ancak zararın hesaplanma yöntemi farklılaşabilir. Dönmede menfi zarar (sözleşmenin hiç yapılmamış olması durumuna dönüş) esas alınırken, fesihte genellikle yalnızca fesih tarihine kadar oluşan zarar ve bazı hâllerde ileriye dönük kayıplar tazminat kapsamına girebilir.

Sözleşmede Dönme ve Fesih Haklarının Ayrıca Düzenlenmesi

Taraflar, sözleşmede dönme ve fesih hakkının hangi hâllerde ve nasıl kullanılacağını ayrıca ve ayrıntılı biçimde düzenleyebilir. Bu tür bir düzenleme, kanunun genel hükümlerinden farklı ve daha ayrıntılı bir prosedür öngörebilir; örneğin belirli bir ihlalin doğrudan fesih sebebi sayılacağı veya belirli bir gecikme süresinin dönme hakkını doğuracağı kararlaştırılabilir. Bu tür maddelerin net ve açık biçimde kaleme alınması, ileride çıkabilecek yorum uyuşmazlıklarını azaltır.

Dönme Hakkının Kullanım Şekli

Dönme hakkı, karşı tarafa yöneltilecek tek taraflı bir irade beyanıyla (bozucu yenilik doğuran hak) kullanılır ve bu beyan karşı tarafa ulaştığı anda sonuç doğurur; ayrıca mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak taraflar arasında dönme hakkının doğup doğmadığı veya usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığı konusunda uyuşmazlık çıkarsa, bu husus dava yoluyla tespit ettirilebilir. Dönme beyanının yazılı olarak ve mümkünse noter kanalıyla yapılması, hem beyanın içeriğinin hem de karşı tarafa ulaştığı tarihin ispatı açısından önemlidir.

Fesih Hakkının Kullanım Şekli ve Türleri

Fesih hakkı da kural olarak tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılır; ancak bazı sürekli borç ilişkilerinde kanun, fesih için belirli bir bildirim süresine uyulmasını (süreli fesih) veya haklı bir sebebin bulunmasını (haklı sebeple fesih) arayabilir. Süreli fesihte taraf, sözleşmeyi dilediği zaman feshedebilir ancak karşı tarafa kanunda veya sözleşmede öngörülen süre kadar önceden bildirimde bulunmalıdır. Haklı sebeple fesihte ise, sözleşmenin devamını çekilmez hâle getiren önemli bir nedenin varlığı aranır ve bu fesih genellikle derhal sonuç doğurur.

Dönme ve Fesih Hakkının Sözleşmede Sınırlandırılması

Taraflar, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde dönme ve fesih haklarının kullanım şartlarını kanundaki genel düzenlemelere göre daraltabilir veya genişletebilir; ancak bu tür sınırlamaların, emredici hükümlere ve dürüstlük kuralına aykırı olmaması gerekir. Örneğin bir tarafın fesih hakkını tamamen ortadan kaldıran veya makul olmayan ölçüde zorlaştıran bir madde, genel işlem koşulu denetimine tabi tutulabilir ve geçersiz sayılabilir.

Uygulamada Dönme mi Fesih mi Sorusunun Önemi

Bir uyuşmazlıkta hangi kurumun (dönme veya fesih) uygulanacağının yanlış tespiti, talep edilecek tazminatın kapsamını ve iade yükümlülüğünün doğup doğmayacağını doğrudan etkiler. Bu nedenle dava açılmadan önce, sözleşmenin ani edimli mi yoksa sürekli nitelikte mi olduğunun ve ifanın ne kadarının gerçekleştiğinin doğru analiz edilmesi, hem dava dilekçesinin doğru hazırlanması hem de talep edilecek tazminatın doğru hesaplanması açısından belirleyicidir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir alıcı, sipariş ettiği makinenin sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesi üzerine satıcıya ek süre tanır. Bu sürede de teslim gerçekleşmeyince alıcı sözleşmeden döner; satıcı, önceden alınan bedeli iade etmekle yükümlü olur. Buna karşılık, aynı alıcının aylık bakım hizmeti aldığı bir sözleşmede hizmet sağlayıcının sürekli aksaklık yapması hâlinde, alıcı sözleşmeyi feshederek yalnızca ileriye dönük olarak sona erdirir; geçmişte alınan hizmetler için ödenen bedeller kural olarak iade edilmez.

Sonuç

Sözleşmeden dönme ile fesih arasındaki fark, hangi hukuki sonuçların (iade mi, yalnızca ileriye dönük sona erme mi) uygulanacağını belirleyen kritik bir ayrımdır. Bir sözleşmeyi sona erdirirken hangi yolun izleneceğinin doğru tespiti için borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Bir satış sözleşmesinden dönme ile kira sözleşmesinin feshi neden farklı sonuç doğurur?

Satış gibi ani edimli sözleşmelerde dönme, sözleşmeyi baştan itibaren ortadan kaldırdığından taraflar aldıklarını iade eder. Kira gibi sürekli borç ilişkilerinde ise geçmişte kullanılan hizmetin geri verilmesi mümkün olmadığından, sona erme yalnızca ileriye dönük olarak (fesih) sonuç doğurur.

Dönme hakkını kullanan taraf ayrıca tazminat isteyebilir mi?

Evet, TBK m. 125 ve m. 126 çerçevesinde dönme hakkını kullanan alacaklı, sözleşmenin hiç yapılmamış olması hâlinde bulunacağı durumun (menfi zararının) tazminini de talep edebilir.

Fesih için de ihtar ve ek süre şartı aranır mı?

Bu, sözleşmenin türüne ve fesih sebebine göre değişir; bazı sürekli borç ilişkilerinde haklı sebeple fesih için ihtar veya ek süre şartı aranmayabilir, bazı sözleşmelerde ise kanun veya sözleşme özel prosedürler öngörebilir.

Dönme hakkı kullanıldıktan sonra vazgeçilebilir mi?

Dönme beyanı karşı tarafa ulaştığında kural olarak sonuç doğurur ve tek taraflı olarak geri alınamaz; ancak taraflar karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi yeniden kurabilir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 125-126
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler