Sözlü kira sözleşmesi hukuken geçerli midir, hangi hususlar ispatlanabilir, hangi delillerle uyuşmazlıklar çözülür? Kiracı ve kiraya veren için rehber.
Kısaca
- Kira sözleşmesi kanunda genel bir şekil şartına bağlanmadığından sözlü olarak da geçerli şekilde kurulabilir.
- Sözlü sözleşmede kira bedeli, süre ve tarafların anlaştığı özel şartlar ispat sorunu doğurabilir.
- Banka dekontu, tanık beyanı ve elektronik yazışmalar sözlü sözleşmenin varlığını ispatlamada kullanılabilir.
- Fesih bildirimi ve tahliye taahhüdü gibi bazı işlemler için kanun yazılı şekli zorunlu tutar.
- Uyuşmazlık riskini azaltmak için sözlü anlaşmaların dahi kısa bir yazılı belgeyle desteklenmesi önerilir.
Kira ilişkilerinin önemli bir kısmı, özellikle güven ilişkisine dayanan aile içi veya tanıdık kiralamalarda, herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadan sözlü anlaşmayla kurulmaktadır. Bu durum sözleşmenin geçerliliğini etkilemese de, uyuşmazlık çıktığında ciddi ispat sorunlarına yol açabilmektedir.
Sözlü Kira Sözleşmesi Hukuken Geçerli midir?
Türk Borçlar Kanunu’nda kira sözleşmesinin kurulması için genel bir şekil şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle taraflar arasında kira bedeli, kiralananın teslimi ve kullanım amacı konusunda sözlü olarak varılan anlaşma, hukuken geçerli bir kira sözleşmesi doğurur. Yazılı sözleşme yapılmamış olması, kira ilişkisinin varlığını veya sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
İspat Yükü Kimdedir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel ilkeleri gereğince, bir hakkı iddia eden taraf o hakkın dayanağını ispatla yükümlüdür. Sözlü kira ilişkisinde kiracı olduğunu iddia eden kişi, kiralananı fiilen kullandığını ve kira bedeli ödediğini; kiraya veren ise alacaklı olduğu kira bedelini ispatlamak durumundadır. Belirli bir tutarın üzerindeki hukuki işlemlerde senetle ispat kuralı gündeme gelebileceğinden, tanık beyanı tek başına yeterli olmayabilir.
Hangi Deliller Kullanılabilir?
- Banka kayıtları: Düzenli olarak aynı kişiye yapılan ödemeler ve açıklama kısmındaki “kira” ibaresi güçlü bir delildir.
- Yazışmalar: SMS, WhatsApp veya e-posta yazışmaları taraflar arasındaki anlaşmanın içeriğini gösterebilir.
- Tanık beyanı: Kiralananın teslim edildiğine veya kullanıldığına ilişkin tanık beyanları destekleyici delil olarak değerlendirilir.
- Fiilî kullanım: Elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin kiracı adına olması veya kiracının adresinin ikametgâh olarak kayıtlı olması fiilî kullanımı gösterir.
Yazılı Şeklin Zorunlu Olduğu İstisnai Haller
Kira sözleşmesinin kurulması şekle bağlı olmasa da, TBK m. 348 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildirimi yazılı yapılmak zorundadır. Aynı şekilde tahliye taahhüdünün geçerli sayılabilmesi için de yazılı ve tarihli olması gerekir (TBK m. 352/1). Sözlü kira ilişkisi kurulmuş olsa bile, bu iki işlemin yazılı yapılması zorunludur.
Sözlü Kira İlişkisinde Alt Kira ve Devir Sorunları
Sözlü kurulan kira ilişkilerinde, kiracının kiralananı bir başkasına devretmesi veya alt kiraya vermesi durumunda da ispat güçlükleri yaşanabilir. Kiraya verenin bu devre veya alt kiraya rıza gösterip göstermediği, yazılı bir belge bulunmadığında yalnızca tanık beyanlarıyla ortaya konulmaya çalışılır. Bu belirsizlik, hem kiraya veren hem de devralan kişi açısından risk oluşturduğundan, alt kira veya devir gibi işlemlerin en azından kısa bir yazılı onayla belgelenmesi önerilir.
Sözlü Sözleşmede Kiralananın Ayıplı Tesliminin İspatı
Sözlü kira ilişkilerinde yalnızca kira bedeli değil, kiralananın hangi durumda teslim edildiği de ispat sorunu doğurabilir. Kiracı, kiralananın ayıplı teslim edildiğini iddia ettiğinde (TBK m. 304-305), bu iddiasını fotoğraf, tanık beyanı veya teslim anında düzenlenmiş bir tutanakla desteklemesi gerekir. Yazılı sözleşme yapılmamışsa dahi, taşınmazın teslim edildiği tarihte durumunu gösteren fotoğrafların çekilmesi ileride büyük fayda sağlar.
Uzun Süreli Sözlü Kira İlişkilerinde Risk Artışı
Sözlü kira ilişkisinin uzun süre devam etmesi, ispat sorununu daha da karmaşık hâle getirebilir. Zira zaman geçtikçe tanıkların hafızası zayıflayabilir, yazışmalar kaybolabilir veya taraflar arasındaki ilişkinin niteliği (kira mı, kullanım ödüncü mü) tartışmalı hâle gelebilir. Özellikle aile bireyleri veya yakın tanıdıklar arasında bedelsiz ya da sembolik bedelle yapılan kullanımlarda, ilişkinin kira sözleşmesi mi yoksa TBK m. 379 vd.’de düzenlenen kullanım ödüncü (ariyet) sözleşmesi mi olduğu ayrı bir uyuşmazlık konusu olabilir. Bu ayrım, tahliye ve tazminat taleplerinde uygulanacak hükümleri doğrudan etkiler.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir kiracı, akrabasına ait bir daireye sözlü anlaşmayla taşınmış ve kira bedelini her ay elden ödemiştir. Ödemelerin belgelenmemesi nedeniyle, kiraya veren daha sonra kira bedelinin ödenmediğini iddia etmiş ve tahliye talebinde bulunmuştur. Kiracının elinde ödeme yaptığına dair banka kaydı bulunmadığından, uyuşmazlık ancak tanık beyanları ve dolaylı delillerle çözülebilmiştir.
Sözlü Sözleşmenin Sonradan Yazılı Hâle Getirilmesi
Sözlü olarak başlayan bir kira ilişkisinin daha sonra yazılı bir sözleşmeyle güvence altına alınması her zaman mümkündür ve önerilir. Taraflar, o ana kadar sözlü olarak uygulanan şartları (kira bedeli, ödeme günü, güvence bedeli gibi) yazılı bir belgeye dökerek imzalayabilir. Bu durumda yazılı sözleşmenin, geçmişe dönük olarak ilişkinin başladığı tarihi de içerecek şekilde düzenlenmesi, kira yılı ve artış hesaplamalarındaki karışıklıkların önüne geçer.
Sözlü Kira İlişkisinde Tahliye Süreci
Sözlü kira ilişkisi devam ederken kiraya verenin tahliye talep etmesi gerektiğinde, dayanacağı sebep yine TBK m. 350-352’de sayılan sebeplerden biri olmalıdır. Ancak sözlü ilişkilerde tahliye taahhüdü gibi yazılı şekle bağlı araçlar bulunmadığından, kiraya verenin genellikle ihtiyaç veya temerrüt gibi sebeplere dayanması gerekir. Temerrüt nedeniyle tahliyede kiracıya gönderilecek otuz günlük ödeme ihtarının yazılı ve ispatlanabilir şekilde (noter kanalıyla) yapılması, sözlü ilişkinin taşıdığı belirsizliği bir ölçüde telafi eder.
Sözlü Kira İlişkisinde Depozito Uyuşmazlıkları
Sözlü kira ilişkilerinde en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri de depozito bedelinin tutarı ve verildiği konusundadır. Kanuna göre güvence bedeli üç aylık kira bedelini aşamaz ve para olarak verilmişse kiraya verenin muvafakati olmadan çekilemeyecek bir hesapta tutulmalıdır; ancak sözlü ilişkilerde bu bedelin elden ve belgesiz teslim edilmesi sıkça görülür. Bu durumda depozitonun verildiğini ispat yükü kiracıya ait olduğundan, ödemenin banka kanalıyla yapılması veya en azından imzalı bir belge alınması büyük önem taşır.
Sonuç
Sözlü kira sözleşmesi hukuken geçerli olsa da, uyuşmazlık çıktığında tarafları zor bir ispat sürecine sokabilir. Mümkün olduğunca kısa da olsa yazılı bir sözleşme yapılması, ödemelerin banka kanalıyla gerçekleştirilmesi ve önemli işlemlerin (fesih, tahliye taahhüdü) yazılı şekilde belgelenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer. Kira ilişkinizle ilgili hukuki değerlendirme için kira hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sözlü olarak kurulan kira sözleşmesi mahkemede geçerli sayılır mı?
Evet, kira sözleşmesinin kurulması şekle bağlı olmadığından sözlü anlaşma da geçerlidir; ancak tarafların iddialarını ispatlaması gerekir.
Sözlü kira sözleşmesinde kira bedeli nasıl ispat edilir?
Banka havalesi/EFT açıklaması, düzenli ödeme geçmişi, tanık beyanı ve taraflar arasındaki yazışmalar kira bedelinin ispatında kullanılabilir.
Sözlü sözleşmede tahliye taahhüdü geçerli olur mu?
Hayır, tahliye taahhüdünün geçerli sayılabilmesi için TBK m. 352/1 uyarınca yazılı ve tarihli olması zorunludur; sözlü taahhüt bu anlamda geçerlilik doğurmaz.
Sözlü kira ilişkisinde depozito ispatlanabilir mi?
Depozitonun elden ve belgesiz verilmesi ispat güçlüğü yaratır; banka kanalıyla ödeme yapılması veya imzalı makbuz alınması bu riski azaltır.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 300, 340, 348, 352
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 200
Kira Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.