Ticari işlerde faiz oranı serbesttir; faizin faizi ise yalnız cari hesap ve ticari ödünçte, en az üç aylık dönemle geçerlidir. Aykırı faiz yok hükmündedir.
Kısaca
- Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir; ancak bileşik faiz şartı her sözleşmede geçerli değildir (TTK m. 8).
- Faizin anaparaya eklenip birlikte tekrar faiz yürütülmesi, en az üç aylık dönemle ve yalnız cari hesap ile her iki taraf bakımından ticari nitelikteki ödünç sözleşmelerinde geçerlidir.
- Bu şart sözleşenler tacir değilse uygulanmaz ve kanuna aykırı işletilen faiz yok hükmündedir.
- Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır; tüketici işlemlerinde farklı sınırlar uygulanır.
Bir ticari borç uzun süre ödenmediğinde, tarafların en çok merak ettiği konulardan biri faizin nasıl işleyeceğidir. Alacaklı, biriken faize de faiz uygulanmasını isteyebilir; borçlu ise bunun hukuka aykırı olduğunu düşünebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 8. maddesi bu konuda özel bir düzenleme getirir: ticari işlerde faiz oranı serbesttir, ancak faizin faizi olarak bilinen bileşik faiz yalnızca dar bir alanda geçerlidir. Bu yazıda kuralın kapsamını, sınırlarını ve uygulamada dikkat edilecek noktaları anlatıyoruz.
Ticari İşlerde Faiz Oranı Serbestisi
TTK m. 8/1’e göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. Bu, tacirler arasındaki ticari işlemlerde taraflar dilerlerse yasal faiz oranının üstünde ya da altında bir oran kararlaştırabilir anlamına gelir. Serbestlik, sözleşme özgürlüğünün ticari hayattaki yansımasıdır. Buna karşılık, uygulanacak oran taraflarca belirlenmemişse kanuni faiz, anapara ve temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır (TTK m. 9). Temerrüt faizi konusunda ayrıntılı bilgi için ticari alacaklarda temerrüt faizi oranı yazısına bakabilirsiniz.
Oranın serbestçe belirlenmesi, sınırsız olduğu anlamına gelmez. Tarafların ekonomik gücü arasında belirgin dengesizlik varsa ve sözleşme hazır form şeklinde dayatılmışsa, genel işlem koşullarına ilişkin denetim ve dürüstlük kuralı devreye girebilir. Ayrıca tüketici işlemlerinde bu serbestlik geçerli değildir.
Bileşik Faiz Nedir?
Bileşik faiz, belirli dönemlerde işleyen faizin anaparaya eklenmesi ve sonraki dönemde hem anapara hem de birikmiş faiz üzerinden yeniden faiz işletilmesidir. Halk arasında “faizin faizi” olarak bilinir. Örneğin yüz bin liralık borca üç ayda bir faiz eklenip yeni toplam üzerinden faiz yürütülmesi bileşik faiz uygulamasıdır. Bu uygulama borcu hızla büyüttüğü için kanun onu sıkı şartlara bağlamıştır.
Bileşik Faizin Geçerli Olduğu Sınırlı Alan
TTK m. 8/2 uyarınca, üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Bu düzenlemenin üç önemli unsuru vardır:
- Dönem sınırı: Faizin anaparaya eklenme dönemi üç aydan kısa olamaz. Aylık kapitalizasyon şartı geçersizdir.
- Sözleşme türü: Şart yalnızca cari hesap sözleşmelerinde ve ticari ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Satım, hizmet, eser gibi sözleşmelerde bileşik faiz şartı geçerli değildir.
- Tarafların niteliği: Ödünç sözleşmesinde her iki taraf bakımından da ticari iş niteliği bulunmalıdır. Taraflardan biri için iş ticari değilse şart geçersizdir.
Cari hesap sözleşmesi, iki tarafın birbirinden alacaklarını kalem kalem hesaba geçirip hesap kesildiğinde çıkan artan tutarı isteyebileceklerini kararlaştırdıkları sözleşmedir (TTK m. 89). Cari hesapta faiz işletilmesi ve hesap dönemlerinde faizin hesaba eklenmesi bu yapının doğal sonucudur. Cari hesap ilişkisinin ayrıntıları için cari hesap sözleşmesinden doğan alacaklar yazısını okuyabilirsiniz.
Tacir Olmayan Taraf Bakımından Durum
Kanun, ikinci fıkranın sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmayacağını açıkça belirtir. Bu, bileşik faiz şartının bir tarafı tacir olmayan kişiler arasındaki ilişkilerde geçerli olmadığı anlamına gelir. Bir esnaf, serbest meslek sahibi ya da şirket ortağı gibi kişi, kişisel ve tacir olmayan sıfatıyla borçlanıyorsa bileşik faiz şartı ona karşı ileri sürülemez. Tacir sıfatının kimde bulunduğunu belirlemek için tacir sıfatı ve hukuki sonuçları yazısı yol gösterici olabilir.
Tüketici Hükümleri Saklıdır
TTK m. 8/3, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirtir. Tüketici işlemlerinde faiz ve temerrüt konusu tüketicinin korunması hakkındaki mevzuata tabidir ve bu alanda bileşik faiz şartı ticari işlerdeki kadar serbest değildir. Bir taraf tüketici ise, tacirin genel serbestisine güvenmek yerine ilgili özel düzenlemelerin incelenmesi gerekir.
Kanuna Aykırı Faizin Yaptırımı: Yok Hükmünde Sayılma
TTK m. 8/4’e göre maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir. Yok hükmünde olmak, geçersizlikten de ağır bir sonuçtur; işlem hiç hüküm doğurmamış sayılır. Bu nedenle borçlu, kanuna aykırı işletilen faiz kısmını ödemekle yükümlü değildir. Ödeme yapılmışsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade talep edilebilir. İcra takibinde bu tür faiz kalemine karşı itiraz ve gerekirse dava yoluyla haklar korunur. İade taleplerinde sebepsiz zenginleşme davasının şartları yazısı da yararlı olacaktır.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar
Uygulamada hazır sözleşme formlarında “faiz her ay anaparaya eklenir” şeklinde ifadelere rastlanır. Bu tür bir hüküm, ticari satım veya hizmet sözleşmesinde yer alıyorsa, TTK m. 8 çerçevesinde geçerli olmayabilir. Aynı şekilde icra takip talebinde “faizin faizi” işletilmişse, borçlu itiraz edebilir. Hesap kesme döneminin üç aydan kısa olduğu cari hesap sözleşmelerinde de bileşik faiz şartı geçersiz sayılabilir. Bu yüzden faiz hesaplaması yapılırken sözleşmenin türü, dönem uzunluğu ve tarafların sıfatı mutlaka kontrol edilmelidir.
Faiz Hesabında Bilirkişi ve Delil
Faiz uyuşmazlıklarında hesap çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle yapılır. Bilirkişiye sözleşmenin, hesap ekstrelerinin ve ödeme dekontlarının eksiksiz sunulması gerekir. Cari hesaplarda ticari defter kayıtları önemli delildir; ayrıntı için ticari defterlerin delil niteliği yazısına bakabilirsiniz. Faiz hesabında anapara, faiz başlangıç tarihi, uygulanan oran ve dönem sonlarının ayrı ayrı tablolaştırılması, hataların erken fark edilmesini sağlar.
Alacaklı ve Borçlu İçin Pratik Öneriler
- Sözleşmede faiz oranını ve işleme biçimini açıkça yazın.
- Bileşik faiz gerekiyorsa ilişkinin cari hesap veya ticari ödünç niteliğini ve üç aylık dönemi netleştirin.
- Borçlu iseniz faiz hesabını kalem kalem inceleyin ve kanuna aykırı kısma yazılı itiraz edin.
- Ödemeleri dekontla yapın ve faiz hesabına esas belgeleri saklayın.
- Uyuşmazlıkta ticari dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecini unutmayın.
Sık Yapılan Hatalar
- Aylık faiz kapitalizasyonunu her ticari sözleşmede geçerli sanmak,
- Tacir olmayan tarafa da bileşik faiz uygulamak,
- Faiz hesabını denetlemeden ödemek,
- İcra takibinde faiz kalemine itiraz süresini kaçırmak,
- Cari hesap ekstrelerini sürekli itirazsız kabul etmek.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. İki ticari işletme arasında mal tedariği yapılmaktadır ve sözleşmede “vadesinde ödenmeyen bedele aylık faiz uygulanır ve faiz her ay anaparaya eklenir” hükmü yer almaktadır. Alacaklı, borçtan birkaç ay sonra faizli tutarın tamamına yeniden faiz işletir. Bu sözleşme cari hesap veya ticari ödünç sözleşmesi olmadığı ve dönem üç aydan kısa olduğu için bileşik faiz şartı geçerli olmaz. Borçlu, faizin faizi kısmına itiraz ederek yalnızca anapara ve basit faizden sorumlu olduğunu ileri sürebilir.
Sonuç
Ticari işlerde faiz oranı serbesttir ama bileşik faiz yalnızca cari hesap ve iki tarafın da ticari işi niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, en az üç aylık dönemle geçerlidir; aykırı faiz yok hükmündedir. Sözleşmenizdeki faiz hükümlerini ve icra takibindeki faiz hesabını incelettirmek için ticaret hukuku alanında dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ticari sözleşmede faizin faizi işletilebilir mi?
Her sözleşmede işletilemez. Türk Ticaret Kanunu’na göre faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı yalnızca cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Ayrıca eklenme dönemi üç aydan aşağı olamaz.
Tacir olmayan taraf varsa bileşik faiz şartı geçerli olur mu?
Kanun, bu fıkranın sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmayacağını belirtir. Yani taraflardan biri tacir değilse bileşik faiz şartı geçerli sayılmaz.
Kanuna aykırı işletilen faize ne olur?
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir. Yani bu kısım hiç doğmamış sayılır ve ödenmişse iadesi istenebilir.
Ticari işlerde faiz oranını taraflar dilediği gibi belirleyebilir mi?
Evet, TTK m. 8/1 uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. Ancak bu serbestlik tüketici hükümlerini ve genel işlem koşullarına ilişkin denetimi ortadan kaldırmaz.
Dayanak mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 8, 9
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 120
Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.