İdare Hukuku

Memura Uyarma ve Kınama Cezası Hangi Hallerde Verilir? 657 Sayılı Kanun m. 125 Rehberi

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Memura uyarma ve kınama cezası verilmesini gerektiren fiiller, iki cezanın farkı, verme yetkisi ve yedi günlük itiraz yolu 657 sayılı Kanun m. 125 ile anlatılıyor.

Kısaca

  • Uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir; kınama ise kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir (657 sayılı Kanun m. 125/A-B).
  • Geç gelmek, görev mahallini terk etmek, kılık kıyafet kurallarına aykırı davranmak uyarma; emre itiraz etmek, resmî araç gereci özel işte kullanmak kınama sebebidir.
  • Uyarma ve kınama cezalarını disiplin amirleri verir, ceza tebliğinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
  • Savunması alınmadan hiçbir memura disiplin cezası verilemez (m. 130).

Devlet memurunun görev hayatında karşılaşabileceği en hafif iki disiplin yaptırımı uyarma ve kınamadır. İlk bakışta “sadece yazılı bir bildirim” gibi görünseler de bu cezalar memurun özlük dosyasına işlenir, tekerrür halinde daha ağır cezaya dönüşebilir ve bazı terfi ve görevlendirme süreçlerinde memurun aleyhine değerlendirilebilir. Bu nedenle uyarma ve kınama cezasını gerektiren fiilleri ve cezaya karşı hangi yolların açık olduğunu bilmek, memurun haklarını koruması bakımından önemlidir. Bu yazıda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin A ve B bentlerini, verme usulünü ve itiraz süreçlerini anlatıyoruz.

Disiplin Cezalarının Genel Çerçevesi

657 sayılı Kanun’un 124. maddesine göre kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara ve yasakladığı işleri yapanlara, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125. maddede sıralanan disiplin cezalarından biri verilir. Bu cezalar hafiften ağıra doğru uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma şeklinde sıralanır. Cezanın fiile göre belirlenmesi, ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkelerinin bir gereğidir. Disiplin amiri, keyfi biçimde herhangi bir cezayı seçemez; fiilin hangi bent kapsamına girdiğini gerekçeli biçimde ortaya koymak zorundadır.

Uyarma Cezasının Tanımı

Kanun metni uyarmayı, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi olarak tanımlar (m. 125/A). Yani uyarma, bir para kesintisi veya kademe kaybı içermeyen, yalnızca yazılı bir ikazdır. Buna rağmen uyarma cezası da disiplin cezasıdır: savunma alınması, yetkili amir tarafından verilmesi, tebliğ edilmesi ve özlük dosyasına işlenmesi gerekir. Sadece sözlü uyarı, kanundaki anlamıyla uyarma cezası sayılmaz; yazılı olması şarttır. Amirin sözlü ikazı ile disiplin cezası arasındaki bu ayrım, memurun sonradan itiraz veya dava yoluna başvurup başvuramayacağını da belirler.

Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller

Kanun uyarma cezasını gerektiren halleri sekiz bentte sıralar. Başlıcaları şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
  • Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek,
  • Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek,
  • Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak,
  • Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,
  • Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,
  • Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,
  • Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

Bu sayımda dikkat çeken nokta, fiillerin çoğunun “kayıtsızlık” ve “düzensizlik” gibi görece hafif kusurlar olmasıdır. Aynı fiil kasıtlı ve tekrar eden biçimde işlenirse bir üst ceza gündeme gelir.

Kınama Cezasının Tanımı

Kınama, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir (m. 125/B). Uyarmadan farkı, fiilde memura atfedilen kusurun daha belirgin olmasıdır. Uyarma “daha dikkatli ol” derken, kınama “bu davranışında kusurlusun” mesajını taşır. Bu yüzden özlük dosyasında daha ağır bir kayıt oluşturur. Kınama cezası, silinme süresi bakımından da uyarma ile aynı gruptadır; ancak tekerrür değerlendirmesinde bir sonraki ceza olan aylıktan kesmeye giden yolu kısaltır.

Kınama Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller

Kanun kınama sebeplerini on üç bentte sayar. Örnekleri şöyledir:

  • Emir ve görevlerin yerine getirilmesinde, resmî belge, araç ve gereçlerin korunmasında kusurlu davranmak,
  • Eşlerinin veya reşit olmayan ya da mahcur çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,
  • Görev sırasında amire hal ve hareketiyle saygısız davranmak,
  • Hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
  • Devlete ait resmî araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak veya kaybetmek,
  • İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak veya söz ya da hareketle sataşmak,
  • Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak,
  • Verilen emirlere itiraz etmek,
  • Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
  • Kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak,
  • Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

“Emirlere itiraz etmek” bendi uygulamada tartışmalıdır; çünkü hukuka aykırı emri yerine getirmeme yönündeki yasal sorumluluk kuralları ayrıca düzenlenmiştir. Emrin hukuka aykırılığını yazılı olarak bildiren memurun bu nedenle kınama cezası alması hukuka uygun olmayabilir.

Benzer Eylemler ve Kıyas Sorunu

Kanun, sayılan fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı nevi disiplin cezası verileceğini belirtir (m. 125 son bölümü). Bu hüküm, idareye bir ölçüde kıyas yetkisi tanır; ancak bu yetki sınırsız değildir. Benzerlik, fiilin doğrudan sayılan bir bentle nitelik ve ağırlık bakımından örtüşmesini gerektirir. İdare, tamamen farklı bir davranışı “benzer” diyerek cezalandıramaz. Memur da bu noktada savunmasında fiilin hangi bentle benzer sayıldığının açıkça gösterilmediğini ileri sürebilir.

Cezayı Kim Verir?

657 sayılı Kanun’un 126. maddesine göre uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından verilir. Disiplin amirleri kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak özel yönetmeliklerde belirlenir (m. 124/1). Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde vermek zorundadır (m. 128). Bu süre düzenleyici nitelikte olsa da usul güvencesi olarak önem taşır; sürelerin çok aşılması, zamanaşımı bakımından da sonuç doğurabilir. Yetkisiz kişi tarafından verilen ceza, yetki yönünden hukuka aykırı olacağından iptal edilebilir.

Savunma Hakkı Şarttır

Cezanın geçerliliği için en önemli koşul savunmadır. 130. maddeye göre devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde ya da belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Bu nedenle memura savunma yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesi, süre verilmesi ve savunmanın dosyaya girmesi gerekir. Konu ayrıntısıyla disiplin cezası ve savunma hakkı yazısında da ele alınmıştır.

Cezanın Uygulanması ve İşlenmesi

  1. maddeye göre disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine bildirilir. Cezalar memurun özlük dosyasına işlenir (m. 133). Uyarma ve kınama cezalarına çarptırılan memur, cezanın uygulanmasından beş yıl sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Memurun bu süre içindeki davranışları isteğini haklı kılacak nitelikteyse istek yerine getirilir.

İtiraz ve Yargı Yolu

Uyarma ve kınama cezalarına karşı disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz süresi kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür; süresi içinde itiraz edilmeyen ceza kesinleşir. İtiraz mercii, dilekçe ve eklerinin kendisine intikalinden itibaren otuz gün içinde karar vermek zorundadır. İtirazın kabulü halinde disiplin amiri kararı gözden geçirip cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. Ayrıca disiplin cezalarına karşı idari yargıya başvurulabileceği kanunda açıkça belirtilmiştir (m. 135). Dava açma süreleri için idari yargı usul kuralları ayrıca dikkate alınmalıdır; bu nedenle itirazın sonucunu beklerken dava süresinin kaçırılmamasına özen gösterilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Savunma yazısını süresi içinde vermemek ve savunma hakkından vazgeçmiş sayılmak,
  • İtiraz süresi olan yedi günü kaçırmak,
  • Cezanın hangi bende dayandığını incelemeden itiraz dilekçesi yazmak,
  • Sözlü ikazı disiplin cezası sanıp itiraz etmeye çalışmak,
  • Cezanın özlük dosyasından silinme süresini takip etmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir kamu kurumunda çalışan memur, kurumun belirlediği kılık kıyafet düzenine uymadığı gerekçesiyle savunma istenir. Memur savunmasını süresi içinde verir ve uygulamanın yazılı bir düzenlemeye dayanmadığını belirtir. Disiplin amiri yine de uyarma cezası verir. Memur cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz eder ve dayanak düzenlemenin gösterilmediğini ileri sürer. İtiraz kabul edilirse ceza kaldırılır; reddedilirse idari yargıda dava yolu açıktır.

Sonuç

Uyarma ve kınama cezaları hafif görünse de savunma, süre ve itiraz kuralları bakımından ciddi bir usul sürecine tabidir. Cezanın hangi fiile dayandığı, yetkili amir tarafından verilip verilmediği ve savunma hakkının tanınıp tanınmadığı ayrı ayrı incelenmelidir. Disiplin cezası aldığınızı düşünüyorsanız süreleri kaçırmadan hukuki değerlendirme almanız yararlı olur. Ayrıntılı bilgi için idare hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim sayfamızdan telefon veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Uyarma ile kınama arasındaki fark nedir?

Uyarma, memurun görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Kınama ise memurun görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama, uyarmadan bir derece ağır sayılır ve tekerrür halinde ağır ceza uygulanmasında bu sıralama önem taşır.

Göreve geç gelmek hangi cezayı gerektirir?

Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak veya görev mahallini terk etmek 657 sayılı Kanun m. 125/A-b uyarınca uyarma cezası gerektiren fiil olarak sayılmıştır. Devamsızlık süresi uzarsa aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması gündeme gelebilir.

Uyarma cezasına itiraz edilebilir mi?

Evet. Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz merciinin otuz gün içinde karar vermesi gerekir. Disiplin cezalarına karşı ayrıca idari yargıya başvurulabilir.

Savunma alınmadan kınama cezası verilebilir mi?

Hayır. 657 sayılı Kanun m. 130’a göre savunması alınmadan devlet memuruna disiplin cezası verilemez. Savunma için en az yedi gün süre tanınır. Savunma hakkı tanınmadan verilen ceza, şekil yönünden hukuka aykırı olur.

Dayanak mevzuat

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 124, 125, 126, 128, 130, 135
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler