MÖHUK m. 2’ye göre hâkim yetkili yabancı hukuku re’sen uygular; içerik tespit edilemezse Türk hukuku devreye girer. Süreç ve tarafların rolü.
Kısaca
- Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili yabancı hukuku re’sen uygular (MÖHUK m. 2/1).
- Hâkim yabancı hukukun içeriğini tespit ederken tarafların yardımını isteyebilir.
- Tüm araştırmalara rağmen yabancı hukukun ilgili hükümleri tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m. 2/2).
- Hukuk seçimine izin verilen hâllerde, tarafların aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır (m. 2/4).
Bir uyuşmazlığın tarafları farklı ülkelerin vatandaşıysa, sözleşme yurt dışında yapılmışsa ya da miras bırakan yabancı bir ülkede yaşamışsa, Türk mahkemesi önünde ilk sorulacak soru çoğu zaman “hangi ülkenin hukuku uygulanacak?” olur. Bu sorunun cevabı verildikten sonra ikinci ve pratikte daha zor soru gelir: yabancı hukuk mahkemede nasıl bilinecek ve uygulanacak? Milletlerarası Özel ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), bu konuda hâkime açık bir görev yükler. Bu yazıda yabancı hukukun uygulanma usulünü, tarafların rolünü ve hukukun tespit edilememesi hâlinde ne olacağını anlatıyoruz.
Kanunun Kapsamı
MÖHUK m. 1’e göre kanun, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuku, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ve yabancı kararların tanınması ile tenfizini düzenler. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır. Yabancılık unsuru; tarafların uyruğu, mutad meskeni, sözleşmenin ifa yeri, malın bulunduğu yer gibi birden fazla ülkeyle bağ kuran her unsur olabilir. Yani bir Türk vatandaşının yurt dışında yaptığı sözleşme de, iki yabancının Türkiye’de yaptığı evlilik de bu kanunun alanına girebilir.
Hâkimin Re’sen Uygulama Görevi
MÖHUK m. 2/1’e göre hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Buradaki “re’sen” ifadesi, hâkimin tarafların talebini beklemeden hukuku araştırıp uygulayacağı anlamına gelir. Yabancı hukuk, bu yaklaşımda bir vakıa gibi ispat edilmesi gereken bir olgu değil, uygulanması gereken bir hukuk kuralıdır. Dolayısıyla taraflar yabancı hukuka hiç değinmemiş olsa bile, kanunlar ihtilâfı kuralı yabancı hukuku işaret ediyorsa hâkim onu uygulamak zorundadır. Bu yükümlülük, özellikle sözleşme ve miras davalarında sonucu doğrudan değiştirebilir.
Tarafların Yardımı
Hâkim yetkili yabancı hukukun içeriğini tespit ederken tarafların yardımını isteyebilir (m. 2/1). Uygulamada bu yardım; ilgili ülkenin kanun metninin çevirisi, içtihat örnekleri, o ülkenin hukukçularından alınan görüş yazıları veya bilirkişi raporu biçiminde ortaya çıkabilir. Taraflar için pratik sonuç şudur: yabancı hukuka dayanan bir taraf, ilgili hükümleri belgeleriyle ve mümkünse onaylı tercümeleriyle mahkemeye sunmalıdır. Hâkimin araştırma görevi olsa da, tarafın sunduğu belge hukukun doğru ve güncel biçimde tespit edilmesini kolaylaştırır ve süreci hızlandırır.
Hukuk Tespit Edilemezse
Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m. 2/2). Bu, son çare niteliğinde bir hükümdür: hâkim önce hukuku bulmak için makul her yolu deneyecek, ancak sonuç alamazsa Türk maddi hukukuna dönecektir. Taraflar açısından bunun anlamı, yabancı hukukun kendi lehine olduğunu düşünen tarafın ilgili hükümleri sunmaması hâlinde Türk hukukunun uygulanabileceğidir. Bu risk, özellikle nadir hukuk sistemlerinde veya eski kanunlarda belirginleşir.
Gönderme (Atıf) Meselesi
Yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kuralı başka bir hukuku yetkili kılıyorsa bunun dikkate alınıp alınmayacağı, MÖHUK m. 2/3’te düzenlenmiştir. Buna göre bu durum yalnızca kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda dikkate alınır ve o hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır. Örneğin bir evlilik ilişkisinde Türk kanunlar ihtilâfı kuralı yabancı ülke hukukunu gösteriyor ve o ülkenin kuralı da üçüncü bir hukuka gönderme yapıyorsa, bu gönderme dikkate alınabilir. Borçlar, eşya, ticaret gibi alanlarda ise yabancı hukukun maddi hükümleri doğrudan uygulanır.
Hukuk Seçimi ve Maddi Hukuk
Uygulanacak hukuku seçme imkânı verilen hâllerde, taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır (m. 2/4). Bu hüküm, sözleşmelerde hukuk seçimi yapan tarafların beklentisini korur: seçilen ülkenin kanunlar ihtilâfı kurallarına değil, doğrudan maddi hukuk hükümlerine bakılır. Böylece hukuk seçimi öngörülebilir ve sonuç odaklı kalır. Sözleşmelerde hukuk seçimi için sözleşmelerde hukuk seçimi yazısını inceleyebilirsiniz.
Çok Hukuklu Devletler
Uygulanacak yabancı hukukun ait olduğu devlet iki veya daha çok bölgesel birime ve bu birimler de değişik hukuk düzenlerine sahipse, hangi bölge hukukunun uygulanacağı o devletin hukukuna göre belirlenir. O devletin hukukunda belirleyici bir hüküm yoksa uyuşmazlıkla en sıkı ilişkili bölgenin hukuku uygulanır (m. 2/5). Federal yapıdaki ülkelerde eyalet hukukları arasında ayrım bu hükmün konusudur. Bu nedenle taraflar, hangi bölgeyle bağ kurduklarını açık biçimde ortaya koymalıdır.
Vatandaşlık ve Dava Tarihi
Yetkili hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad meskene göre belirlendiği hâllerde, aksine hüküm olmadıkça dava tarihindeki vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esas alınır (m. 3). Bu kural, dava süresince değişen bağlantı unsurlarının uyuşmazlığı sürekli yeni hukuka taşımasını önler. Birden fazla vatandaşlık ve vatansız kişiler için özel bir düzenleme vardır; bu konuda birden fazla vatandaşlıkta uygulanacak hukuk yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Yabancı hukuku hiç gündeme getirmeden dava açmak,
- Yabancı kanun metnini onaysız ve çevirisiz sunmak,
- Hukukun güncel halini kontrol etmemek,
- Hukuk seçimi yapılırken kanunlar ihtilâfı kurallarının dışarıda kaldığını bilmemek,
- Türk hukukunun uygulanacağını varsayıp savunmayı buna göre kurmak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Yurt dışında yaşayan bir yabancı, Türkiye’de bulunan bir kişiyle yaptığı sözleşmeden doğan alacağı için dava açar. Sözleşmede yabancı bir ülkenin hukuku seçilmiştir. Hâkim bu hukuku re’sen uygulamak ister ve taraflardan ilgili kanun maddelerini ve çevirilerini sunmalarını talep eder. Davacı belgeleri sunar; davalı ise yalnızca Türk hukukuna dayanır. Hâkim, yetkili hukukun yabancı hukuk olduğunu belirleyerek uyuşmazlığı bu hukuka göre çözer. Belgeler hiç sunulmasaydı ve araştırmalar sonuçsuz kalsaydı, Türk hukuku uygulanabilirdi.
Sonuç
Yabancılık unsurlu davalarda yetkili hukuk yabancıysa bile hâkim onu re’sen uygular; ancak içeriğin ortaya çıkarılmasında tarafların belge desteği büyük önem taşır. Hukuk tespit edilemezse Türk hukuku son çare olarak devreye girer. Sizin de yabancı unsurlu bir uyuşmazlığınız varsa, yabancılar hukuku kapsamında dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Yabancı hukuku tarafların mı ispat etmesi gerekir?
Hayır. MÖHUK m. 2/1 gereğince hâkim yetkili yabancı hukuku re’sen, yani kendiliğinden uygular. Hâkim içeriği tespit ederken tarafların yardımını isteyebilir; ancak yabancı hukukun ispatı klasik anlamda taraflara yüklenmiş bir yük değildir.
Yabancı kanunun metnine ulaşılamazsa ne olur?
Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle tarafların, dayandıkları yabancı hükümleri belgeleriyle sunması davanın seyrini etkileyebilir.
Yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kuralları da dikkate alınır mı?
Yalnızca kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda, yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kuralının başka bir hukuku yetkili kılması dikkate alınır ve o hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır. Diğer alanlarda gönderme kabul edilmez.
Dayanak mevzuat
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 1, 2, 3
Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.