Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Yabancı Yatırımcıya Türkiye’de Eşit Muamele İlkesi Nasıl Uygulanır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

4875 sayılı Kanun kapsamında yabancı yatırımcılara Türk yatırımcılarla eşit muamele ilkesi nasıl işler, hangi istisnalar vardır? Bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, yabancı yatırımcılara Türk yatırımcılarla eşit muamele yapılmasını temel ilke olarak benimser.
  • Eşit muamele ilkesi, şirket kuruluşu, ortaklık yapısı ve genel ticari faaliyet bakımından Türk vatandaşlarıyla aynı usul ve esasların uygulanması anlamına gelir.
  • Bazı sektörlerde (örneğin belirli medya, havacılık, madencilik alanları) yabancı sermaye payına ilişkin özel sınırlamalar öngörülebilir.
  • Eşit muamele ilkesi, çalışma izni ve taşınmaz edinimi gibi ayrı kanunlarla düzenlenen konuları kapsam dışında bırakır.

Türkiye’de iş kurmak isteyen yabancı yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri, Türk vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olup olmadıklarıdır. Bu yazıda 4875 sayılı Kanun’un öngördüğü eşit muamele ilkesini ele alıyoruz.

Eşit Muamele İlkesinin Temeli

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Türkiye’nin yabancı sermayeyi teşvik politikasının temel taşlarından biri olarak, yabancı yatırımcılara Türk yatırımcılarla eşit muamele yapılmasını öngörür. Bu ilke, yabancı yatırımcıların şirket kurma, ortak olma ve ticari faaliyette bulunma konularında, kanunda açıkça öngörülen istisnalar dışında ayrımcılığa tabi tutulmaması anlamına gelir. Bu düzenleme, önceki yazılarımızda ele aldığımız şirket kuruluşu ve iş yeri açma süreçlerinin Türk vatandaşlarıyla aynı temel usule tabi olmasının da hukuki dayanağıdır.

Eşit Muamelenin Kapsamı

Eşit muamele ilkesi çerçevesinde yabancı yatırımcılar:

  • Türk vatandaşlarıyla aynı şirket türlerini (limited, anonim şirket gibi) kurabilir,
  • Şirkete %100’e varan oranda ortak olabilir (sektörel sınırlamalar hariç),
  • Kâr transferi, sermaye artırımı gibi konularda Türk yatırımcılarla aynı usule tabidir,
  • Anlaşmazlık durumunda aynı yargı yollarına başvurabilir.

Sektörel İstisnalar

Eşit muamele ilkesi mutlak değildir; bazı sektörlerde ulusal güvenlik, kamu düzeni veya stratejik öneme dayalı gerekçelerle yabancı sermaye payına ilişkin özel sınırlamalar öngörülebilir. Örneğin medya sektöründe yabancı sermaye payına ilişkin özel düzenlemeler, havacılık ve madencilik gibi alanlarda ise ayrı kanunlarla belirlenen sınırlamalar bulunabilir. Bu sınırlamalar, ilgili sektöre özgü kanunlarda düzenlendiğinden, yatırım yapılacak sektörün önceden araştırılması önemlidir.

Eşit Muamelenin Kapsam Dışı Bıraktığı Alanlar

4875 sayılı Kanun’un eşit muamele ilkesi, her konuyu kapsamaz. Özellikle şu iki alan, ayrı kanunlarla düzenlendiğinden eşit muamele ilkesinin doğrudan kapsamı dışındadır:

  • Çalışma izni: Yabancı yatırımcının şirketinde bizzat çalışabilmesi, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında ayrı bir çalışma izni sürecine tabidir; şirket sahibi olmak otomatik çalışma hakkı vermez.
  • Taşınmaz edinimi: Şirketin veya yabancı ortağın taşınmaz edinimi, 2644 sayılı Tapu Kanunu’ndaki mütekabiliyet ve alan kısıtlamalarına tabidir.

Uyuşmazlıkların Çözümü

Yabancı yatırımcılar, yatırımlarına ilişkin uyuşmazlıklarda Türk yargı yollarına başvurabileceği gibi, Türkiye’nin taraf olduğu bazı uluslararası anlaşmalar kapsamında (yatırımı teşvik ve koruma anlaşmaları gibi) uluslararası tahkim yollarına da başvurabilir. Bu imkân, hangi ülkeden geldiğine ve ilgili anlaşmanın kapsamına göre değişir.

Kâr ve Sermaye Transferi

Eşit muamele ilkesinin pratik sonuçlarından biri, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki yatırımlarından elde ettikleri kârı, satış, tasfiye veya diğer gelirleri, bankalar aracılığıyla serbestçe yurt dışına transfer edebilmesidir. Bu transferler, ilgili vergi ve bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi kaydıyla gerçekleştirilir.

Kamu İhalelerine Katılım

Eşit muamele ilkesi, prensipte yabancı sermayeli şirketlerin Türkiye’deki kamu ihalelerine katılabilmesini de kapsar; ancak Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat, bazı ihale türlerinde yerli istekliler lehine fiyat avantajı veya yerli malı tercihi gibi düzenlemeler öngörebilir. Bu düzenlemeler, eşit muamele ilkesinin genel çerçevesi içinde özel bir istisna olarak değerlendirilir.

Teşvik ve Destek Programlarından Yararlanma

Yabancı sermayeli şirketler, belirli şartları sağlamaları kaydıyla Türkiye’nin sunduğu yatırım teşvik ve destek programlarından da Türk şirketleriyle benzer şekilde yararlanabilir. Bu programlar, bölgesel kalkınma, istihdam yaratma veya öncelikli sektörlere yatırım gibi kriterlere göre farklı teşvik unsurları (vergi indirimi, gümrük muafiyeti gibi) sunabilir.

Eşit Muamele İlkesinin Yargısal Denetimi

Bir yabancı yatırımcının eşit muamele ilkesine aykırı bir uygulamayla karşılaştığını düşünmesi hâlinde, ilgili idari işleme karşı idari yargı yoluna başvurması mümkündür. Mahkeme, uygulanan kısıtlamanın kanunda açık bir dayanağı bulunup bulunmadığını ve eşit muamele ilkesinin istisnası kapsamına girip girmediğini inceler. Kanunda açık bir dayanağı bulunmayan, idarenin takdirine dayalı ayrımcı uygulamalar, hukuka aykırılık gerekçesiyle iptal edilebilir.

Şirket Ortaklık Yapısında Yabancı Payının Bildirimi

Yabancı ortaklı şirketlerin, ortaklık yapısındaki değişiklikleri ilgili ticaret sicili müdürlüğüne ve gerekli hâllerde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bildirmesi gerekebilir. Bu bildirim yükümlülüğü, eşit muamele ilkesinin bir istisnası değil, yabancı sermaye hareketlerinin izlenmesine yönelik istatistiki ve idari bir gerekliliktir; şirketin faaliyetine veya ortaklık haklarına bir kısıtlama getirmez.

Uluslararası Yatırım Anlaşmalarının Ek Güvenceleri

Türkiye’nin taraf olduğu ikili yatırımı teşvik ve koruma anlaşmaları, eşit muamele ilkesine ek olarak yabancı yatırımcılara adil ve hakkaniyete uygun muamele, kamulaştırmaya karşı koruma ve serbest transfer güvenceleri gibi ilave haklar tanıyabilir. Bu anlaşmalar kapsamındaki bir uyuşmazlık, iç hukuk yollarının yanı sıra uluslararası tahkim mekanizmalarına da taşınabilir; bu imkânın kapsamı, yatırımcının uyruğu olduğu ülke ile Türkiye arasındaki anlaşmanın hükümlerine göre belirlenir.

Yerel Ortaklık Gereksinimi Bulunan İstisnai Durumlar

Genel kural yabancıların şirkete tam hisseyle sahip olabilmesi olsa da, bazı özel faaliyet alanlarında (örneğin belirli taşımacılık veya güvenlik hizmetleri) yerli ortaklık payı öngören özel düzenlemeler bulunabilir. Bu tür sektörel istisnaların kapsamı zaman zaman değişebildiğinden, yatırım yapılacak faaliyet alanının önceden bir uzmana danışılarak araştırılması, kuruluş sürecinde sürpriz kısıtlamalarla karşılaşılmasını önler.

Eşit Muamele İlkesinin Tarihsel Gelişimi

4875 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce, yabancı yatırımlar Türkiye’de daha kısıtlayıcı bir izin rejimine tabiydi ve yabancı sermaye payına ilişkin çeşitli ön izin şartları aranıyordu. 2003 yılında kabul edilen bu Kanun, yabancı yatırımcılar için önemli bir liberalleşme sağlayarak izin sistemini büyük ölçüde bildirim sistemine dönüştürmüş ve eşit muamele ilkesini bugünkü hâliyle yerleşik hâle getirmiştir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Yabancı bir yatırımcı, Türkiye’de bir yazılım şirketi kurmak ister. Bu sektörde özel bir yabancı sermaye sınırlaması bulunmadığından, yatırımcı şirketin %100 hissesine sahip olarak kuruluşu tamamlar ve Türk yatırımcılarla aynı vergi ve ticaret sicili usulüne tabi olur.

Sonuç

Eşit muamele ilkesi, yabancı yatırımcıların Türkiye’de iş kurarken Türk vatandaşlarıyla temelde aynı haklara sahip olmasını sağlar; ancak çalışma izni ve taşınmaz edinimi gibi konularda ayrı kanunların uygulandığı unutulmamalıdır. Yabancılar hukuku alanında yatırım veya şirket kuruluş sürecinizde bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşit muamele ilkesi ne anlama gelir?

Bu ilke, yabancı yatırımcıların Türkiye’de şirket kurma, yatırım yapma ve ticari faaliyette bulunma bakımından, kanunda öngörülen istisnalar dışında Türk yatırımcılarla aynı usul ve esaslara tabi tutulmasını ifade eder.

Her sektörde yabancı yatırımcı sınırsız pay sahibi olabilir mi?

Hayır, medya, havacılık, madencilik gibi bazı stratejik veya hassas sektörlerde yabancı sermaye payına ilişkin özel kanuni sınırlamalar bulunabilir; bu sınırlamalar eşit muamele ilkesinin istisnalarını oluşturur.

Eşit muamele ilkesi çalışma iznini de kapsar mı?

Hayır, çalışma izni ayrı bir kanun (6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu) kapsamında düzenlenir; yabancı yatırımcının şirketinde bizzat çalışabilmesi için eşit muameleden bağımsız olarak çalışma izni alması gerekir.

Eşit muamele ilkesi taşınmaz edinimini de kapsar mı?

Hayır, taşınmaz edinimi 2644 sayılı Tapu Kanunu’ndaki mütekabiliyet ve alan kısıtlamalarına tabidir; bu konu 4875 sayılı Kanun’un eşit muamele ilkesinden ayrı bir rejime sahiptir.

Dayanak mevzuat

  • 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler