Ortak imzalı kira sözleşmesinde eşlerden biri evden ayrılsa da müteselsil sorumluluk sürebilir; kiraya verene karşı borç, rücu ve çıkış yollarını öğrenin.
Kısaca
- Boşanma kararı ve eşler arasındaki protokol, kiraya verenin rızası olmadıkça kira sözleşmesindeki sorumluluğu kendiliğinden sona erdirmez.
- Sözleşmede müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa kiraya veren borcun tamamını dilediği kiracıdan isteyebilir (TBK m. 162, 163).
- Fazla ödeyen kiracı, aksi kararlaştırılmadıkça diğerine payı oranında rücu edebilir (TBK m. 167).
- Borcu üstlenen eşin kurtulması, alacaklı kiraya verenin rızasına bağlıdır (TBK m. 195, 196).
Kira sözleşmesinde ikiniz de kiracı olarak imzalıysanız, evden ayrılmanız ve boşanma kararı almanız kiraya verene karşı sorumluluğunuzu kendiliğinden bitirmez. Sözleşmede müteselsil sorumluluk söz konusuysa kiraya veren, borcun tamamını dilediği kiracıdan isteyebilir; yani eşiniz kirayı ödemediğinde, evde oturmasanız bile size başvurulabilir. Boşanma protokolünde “kirayı eşim öder” yazılması bu durumu ev sahibine karşı değiştirmez; yalnızca sizinle eşiniz arasındaki iç ilişkiyi düzenler.
Kiraya verene karşı sorumluluk nasıl doğar?
Borçlar Kanunu’nda müteselsil borçluluk iki yoldan doğar. Birincisi, birden çok borçludan her birinin alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirmesidir. İkincisi, kanunda öngörülen hâllerdir (TBK m. 162). Sözleşme metninde “kiracılar müteselsilen sorumludur” benzeri bir ifade bulunabilir. Sözleşmenizi okuyup bu ifadenin bulunup bulunmadığına bakmak ilk adımdır.
Müteselsil sorumluluk varsa TBK m. 163 devreye girer: Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. Yani kiraya veren kira alacağı için ikinizden birini seçerek takip yapabilir. Seçilen kişinin “benim evde oturmadığım” savunması, ev sahibine karşı tek başına yeterli bir cevap değildir.
Aile konutuyla ilgili ayrı bir yol daha var. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4). Bu konuyu kiracı olmayan eşin sözleşmenin tarafı olması yazısında ele aldık. Orada anlattığımız bildirim yapıldıysa, o eşin de sorumluluğu sürebilir.
Boşanma kararı ev sahibini bağlar mı?
Hayır. Boşanma kararı, eşler arasındaki evlilik birliğini sona erdirir ve mahkeme kararında yer alan nafaka, velayet gibi konuları düzenler. Kira sözleşmesinin tarafı kiraya verendir. Mahkeme kararı ile ev sahibine “bu eş artık kiracı sayılmaz” dedirtmek mümkün olmaz. Aynı şekilde anlaşmalı boşanma protokolü, eşler arasında geçerli bir sözleşmedir; ev sahibi ise bu sözleşmenin tarafı değildir.
Protokolde bir eşin kira borcunu üstlenmesi, hukuken iç üstlenme sözleşmesi olarak değerlendirilir. TBK m. 195’e göre borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girer. Yani üstlenen eş, size karşı borcu ödemeyi ve sizi borçtan kurtarmayı vaat etmiş olur. Buna karşılık ev sahibi bu vaatten haberdar olmayabilir ve bağlı değildir. Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borçtan kurtarılması ancak borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur (TBK m. 196). Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatıyla yaptığı başka bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılabilir. Bu nedenle sonradan tartışma çıkmasın diye ev sahibinden yazılı muvafakat almak yerinde olur.
Kirayı ödemek zorunda kalırsanız rücu hakkınız ne olur?
Eşinizin ödemediği kirayı ev sahibine siz ödemek zorunda kalırsanız, eşinize karşı rücu hakkınız doğar. TBK m. 167’ye göre aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğer borçludan isteme hakkına sahiptir. Rücu, ancak payı oranında yapılabilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı ise diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdür.
Ayrıca TBK m. 168 uyarınca rücu hakkına sahip borçlu, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Eşler arasındaki ödeme payı protokolde farklı belirlenmişse, iç ilişki ona göre ayarlanır. Örneğin protokolde kiranın tamamının eşte olacağı yazıyorsa, ödemeyi yapan diğer eş bu hükme dayanarak tamamını talep edebilir. Boşanma protokolündeki borç ve kira hükümlerinin nasıl yazılacağı için anlaşmalı boşanma protokolü yazısına bakabilirsiniz.
Sözleşmeden nasıl çıkılır?
Ayrılan eşin sorumluluğunu sona erdirmek için kira sözleşmesinden çıkış yollarının bilinmesi gerekir:
- Kiraya verenle yazılı anlaşma. Ev sahibi, ayrılan eşi sözleşmeden çıkarır ve kalan eşle devam eder ya da sözleşmeyi sona erdirir.
- Belirli süreli sözleşmede süre sonu bildirimi. Konut kiralarında kiracı, süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır; kiraya veren ise süre bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez (TBK m. 347). Fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlı olduğundan (TBK m. 348), bildirimin zamanında ve yazılı yapılması önem taşır.
- Belirsiz süreli sözleşmenin yasal fesih dönemlerine uyularak feshi (TBK m. 328).
Ancak aile konutu olarak kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez (TBK m. 349/1). Rıza alınamazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızadan kaçınırsa hâkimden karar istenebilir. Bu rıza şartı eşler için öngörülmüştür; boşanma kesinleştikten sonra taraflar artık eş olmadığından kural olarak aranmaz, dava sürerken ise geçerlidir. Sözleşmede iki kiracı varsa fesih bildirimi sözleşmenin tamamını sona erdirmeye yöneliktir, yalnız bir kiracıyı sözleşmeden çıkarmaz; bu yüzden ayrılmadan önce durumu ev sahibine yazılı olarak bildirmek ve anlaşmak en sağlam yoldur.
Kira ödenmezse ev sahibi hangi adımları atar?
Kiracı kira bedelini ödemezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu sürede de ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Konut kiralarında bu süre en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işler (TBK m. 315). Bildirimi alan kişi birden fazla kiracıysa ve sorumluluk müteselsilse, ev sahibi takibi yalnız birine yöneltebilir (TBK m. 163); fesih ihtarının hangi kiracıya yöneltileceği ise sözleşmeye ve somut olaya göre ayrıca değerlendirilir. Bildirimi tebliğ alıp sessiz kalmak, evde oturmadığınız için umursamamak en riskli davranıştır; çünkü süre dolarsa sözleşme feshedilebilir ve borç takibe konu olabilir. Ödeme yapmak istemiyorsanız bile itirazlarınızı yazılı yapmak ve sürelere uymak gerekir.
Depozito (güvence) nasıl geri alınır?
Konut kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence para olarak verilmişse kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır. Banka, güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını veya takip yaptığını bankaya bildirmemişse banka, kiracının isteği üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 342). Depozitonun kimin adına yatırıldığını ve protokolde kime bırakıldığını yazılı belirlemek, ileride karışıklığı önler.
Zamanla sorumluluk kendiliğinden azalır mı?
Bu soruya kanun metninden “evden ayrıldıktan şu kadar süre sonra sorumluluk biter” diye bir cevap çıkmaz. Müteselsil borçluluk, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder (TBK m. 163); sözleşme sona ermiş ve kira borcu doğmuşsa bu borç da ayrılan kiracı bakımından geçerliliğini korur. Yani taşınmış olmanız, sözleşme sürdüğü sürece kira borcundan sizi kurtarmaz. Bu yüzden ayrılırken sözleşmenin geleceğini yazılı olarak netleştirmek, yalnızca iyi niyetle yetinmemek gerekir.
Kiracılardan biri ölürse, sözleşme yenilenirse ya da kira ilişkisi başka sebeple değişirse, durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bunlar dosyaya özgü ayrıntılardır; sözleşme, tebligat ve ödeme kayıtlarına bakmadan genel bir cevap vermek yanıltıcı olur.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: İki eş, kira sözleşmesini birlikte imzalamış ve sözleşmede “kiracılar müteselsilen sorumludur” yazıyor. Boşanma protokolünde kadın evde kalacak ve kirayı ödeyecek, erkek ise taşınacak. Birkaç ay sonra kadın kirayı ödemeyi bırakıyor. Ev sahibi, erkeğe başvurabilir; erkek ödedikten sonra rücu yoluna gidebilir ve protokoldeki hükmü delil olarak kullanabilir. Erkeğin ev sahibiyle yazılı bir çıkış anlaşması yapmamış olması, sorumluluğunun sürmesine yol açabilir. Bu örnekte hiçbir tutar ya da sonuç tahmini yapılmamıştır.
Sık yapılan hatalar
- Protokol imzalanınca ev sahibine karşı da kurtulduğunu varsaymak.
- Evden ayrılırken anahtar teslimini ve çıkışı yazılı belgelememek.
- Kira ödemelerini kendi hesabından yapmayıp belge bırakmamak.
- Aile konutu olan kirada eşin rızası olmadan fesih bildirimi göndermek.
- Borç tarihçesini öğrenmeden taşınmak.
Boşanma davası sürerken kira sorumluluğu ayrı bir konudur; boşanma davası sürerken ev kirasını kim öder yazısına bakabilirsiniz. Evde kalmak isteyen eşin durumu için boşandıktan sonra kiralık aile konutunda kalmak isteyen eşin hakları yazısı da yardımcı olur.
Kendi sözleşmenizi birlikte okuyalım
Sorumluluğunuz sözleşmedeki ifadeye, ev sahibinin tutumuna ve protokolün içeriğine bağlıdır. Sözleşmenizi, protokolünüzü ve ödeme belgelerinizi elinize alıp bizi arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler bulunuyor. Boşanmanın diğer hukuki sonuçları için aile hukuku sayfamıza da göz atabilirsiniz. Dosyanızdaki sonuç, belgelerin ayrıntısına göre değişir.
Sık sorulan sorular
Boşanma protokolünde kirayı eşimin ödeyeceği yazıyorsa ev sahibine karşı sorumluluktan kurtulur muyum?
Protokol yalnız eşler arasında bağlayıcıdır. Kiraya veren onu kabul etmedikçe borçlu sıfatınız devam edebilir. Borcu üstlenen eş ile iç üstlenme sözleşmesi yapmış olursunuz; ev sahibi rıza göstermezse borçtan kurtulmuş sayılmazsınız (TBK m. 195, 196).
Evden ayrıldım, eşim kirayı ödemiyor. Ev sahibi benden isteyebilir mi?
Sözleşmede ikiniz de kiracı ve müteselsil sorumlu iseniz evet. Kiraya veren, borcun tamamının veya bir kısmının ödenmesini borçlulardan hepsinden ya da yalnız birinden isteyebilir (TBK m. 163).
Eşim adına ödediğim kirayı geri isteyebilir miyim?
Aksi kararlaştırılmadıkça borçlular iç ilişkide eşit paylarla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ödeyen, fazlayı diğer borçludan isteyebilir (TBK m. 167). Eşler arasındaki ayrı bir anlaşma varsa ona göre belirlenir.
Kira sözleşmesinden nasıl çıkabilirim?
Sözleşmeyi kiraya verenle yazılı bir anlaşmayla sonlandırabilirsiniz. Konut kiralarında belirli süreli sözleşmede kiracı, süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme bir yıl uzar (TBK m. 347); belirsiz süreli sözleşmede yasal fesih dönemlerine uyulur (TBK m. 328). Evlilik sürerken aile konutunda diğer eşin rızası da gerekir (TMK m. 194); boşanma kesinleştikten sonra bu şart kural olarak aranmaz.
Bildirimle sözleşmenin tarafı olan eş de sorumlu mudur?
Evet. Kiracı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelirse, bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4).
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162, 163, 167, 168, 195, 196, 315, 328, 342, 347, 348, 349
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.