Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davası Usulden Reddedilirse Aynı Dava Yeniden Açılabilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Dava şartı eksikliğiyle usulden reddedilen boşanma davası yeniden açılabilir mi? HMK 114, 115 ve TMK 166/4’teki bir yıllık bekleme ile farkı açıklanıyor.

Kısaca

  • Dava şartı noksanlığı nedeniyle verilen usulden ret, boşanma sebebinin esasını incelemeden verilir; eksik giderildikten sonra yeni bir dava açılması önünde kural olarak engel yoktur.
  • TMK m. 166/4’teki bir yıllık bekleme, boşanma sebeplerinden biriyle açılmış davanın reddi ve bu kararın kesinleşmesiyle başlayan bir süredir; usulden ret kararının bu hükme bağlanıp bağlanmayacağı dosyaya göre değerlendirilmelidir.
  • Görevsizlik veya yetkisizlik kararında yeni dava değil, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi talebi gerekir (HMK m. 20).
  • Yeni dava, yeni dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır; mal rejiminin sona erme tarihi de buna göre kayabilir (HMK m. 118, TMK m. 225/2).

Boşanma davanız “usulden reddedildi” denilince akla ilk gelen soru, bütün sürecin sıfırlanıp sıfırlanmadığıdır. Kısa cevap: usulden ret, mahkemenin boşanma sebebinizi incelemeden önce bir dava şartının eksik olduğunu görmesi demektir ve eksiğin giderilebildiği durumlarda aynı talebi taşıyan yeni bir dava açmanızın önünde kural olarak kanuni bir engel yoktur. Ancak yeni dava, eski davanın bıraktığı yerden değil, dilekçenin kaydedildiği günden itibaren başlar; bunun mal rejimi, geçici önlemler ve süreler üzerinde sonuçları vardır.

Usulden ret ne demektir?

Mahkeme, davanın esasına yani boşanma sebebinin gerçekten var olup olmadığına geçmeden önce dava şartlarının tamam olup olmadığına bakar. HMK’nın 114. maddesi bu şartları sayar: Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması, yargı yolunun caiz olması, mahkemenin görevli olması, kesin yetki hâllerinde mahkemenin yetkili olması, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olması, dava takip yetkisi, vekil aracılığıyla takipte usulüne uygun vekâletname, gider avansının yatırılmış olması, hukuki yarar, aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmemesi ve aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması. Mahkeme bu şartların mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da noksanlığı her zaman ileri sürebilir (HMK m. 115/1).

Noksanlık tespit edilirse mahkeme davanın usulden reddine karar verir. Giderilmesi mümkün bir eksiklik varsa önce tamamlanması için kesin süre verir; süre içinde giderilmemişse davayı usulden reddeder (HMK m. 115/2). Dava şartı eksikliği hüküm anında giderilmişse, başlangıçtaki eksiklik yüzünden dava usulden reddedilemez (HMK m. 115/3).

Usulden ret, esastan retle aynı şey değildir

Burada en sık karıştırılan nokta TMK m. 166/4’tür. Bu hükme göre boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Madde metni “davanın reddine karar verilmesi” der; ret kararının esastan mı usulden mi olması gerektiğini ayrıca belirtmez. Hükmün dayandığı olgu, boşanma sebebiyle açılmış bir davanın reddedilmesi ve ardından bir yıl boyunca ortak hayatın yeniden kurulamamasıdır.

Usulden retle bir ilişki kurulabilir mi sorusunun cevabı, kararın gerekçesine bağlıdır. Mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle boşanma sebebini hiç değerlendirmediyse, bir yıllık beklemeyi başlatan karar niteliğinde olup olmadığı hukuki yoruma açıktır ve bunu varsaymak yerine dosyanın ayrıntılarına bakmak gerekir. Bu yüzden bir yıl beklemek zorunda olduğunuz sonucuna kendiliğinden varmayın; eksik giderilebiliyorsa yeni davayı doğrudan, eksiği tamamlayarak açmak yolu da vardır. Hangisinin sizin için uygun olduğunu belirlemek için dosyayı birlikte gözden geçirmek gerekir. Esastan ret hâli ve sonrasındaki bir yıllık süre için boşanma davası reddedilirse ne olur yazımıza bakabilirsiniz.

Kesin hüküm engeli var mı?

Aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması da bir dava şartıdır (HMK m. 114/1-i). Kesin hükmün oluşması için ise iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK m. 303/1). Bir hüküm, davada ileri sürülen taleplerden yalnızca hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder (HMK m. 303/2). Usulden ret kararında mahkeme boşanma talebi hakkında hüküm kurmadığı için, bu karar ikinci davada kesin hüküm engeli oluşturmaz diye değerlendirilir. Yine de gerekçeli karar, hangi şartın eksik olduğunu tek tek yazar ve yeni davayı bu gerekçeye göre hazırlamanız gerekir.

Görevsizlik ve yetkisizlik kararı farklıdır

Mahkemenin kendisini görevsiz veya yetkisiz bulması da usul eksikliğinden doğan bir karardır; ancak sonuçları farklıdır. Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Bu yetki kesin olmadığından mahkeme onu kendiliğinden inceleyemez. Dava başka bir yerde açıldıysa ve davalının süresindeki itirazı üzerine yetkisizlik kararı verildiyse, karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemeniz gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır (HMK m. 20/1). Bu durumda yeni bir dava açmak yerine, aynı dosyanın gönderilmesi sağlanır ve dava tarihi korunur. Yetki konusunda ayrıntı için boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazımızı okuyabilirsiniz.

Dilekçe eksikliği ve gider avansı

Boşanma davalarında usulden ret ya da davanın açılmamış sayılması, dilekçe eksikliğinden ve gider avansı sorunundan da doğabilir. Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların bilgileri, kimlik numarası, davanın konusu, vakıaların özeti, deliller, hukuki sebepler, açık bir talep sonucu ve imza bulunmalıdır (HMK m. 119/1). Mahkemenin adı, davanın konusu, vakıaların özeti, deliller ve hukuki sebepler dışında kalan eksikler (adres, kimlik numarası, talep sonucu, imza gibi) için hâkim bir haftalık kesin süre verir; süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 119/2). Gider avansı ise dava açarken yatırılması gereken bir tutardır ve avansın yeterli olmadığı davanın sırasında anlaşılırsa iki haftalık kesin süre verilir (HMK m. 120). Bu konuları ayrıntılı ele alan boşanma davasında gider avansı yatırılmazsa ve boşanma davasında dava şartları yazılarını da inceleyebilirsiniz.

Yeni dava açıldığında nelere dikkat edilmeli?

Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m. 118/1). Usulden reddedilen davanın tarihi yeni davaya aktarılamaz; yeni dava, yeni dilekçenin kaydı ile başlar. Bunun üç pratik sonucu vardır.

Birincisi mal rejimidir. Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Dava usulden reddedildiği için rejim sona ermemiştir; yeni davanın açıldığı tarih hesapta esas olur. Eski dava ile yeni dava arasındaki zamanda edinilen mallar bu sebeple farklı bir durumda kalabilir.

İkincisi geçici önlemlerdir. Hâkim, dava açılınca davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri resen alır (TMK m. 169). Eski davada verilmiş tedbir nafakası ya da çocuğa ilişkin geçici düzenleme, dava sona erdiği için devam ettiği varsayılmamalıdır; yeni dava açıldığında talebinizi yenilemeniz ve hâkimin önlemleri yeniden değerlendirmesini sağlamanız gerekir.

Üçüncüsü sürelerdir. Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl ile düşer (TMK m. 161, 162). Eski dava sırasında geçen zamanın bu süreye etkisini kendiliğinden varsaymak yanlış olabilir; süreyi mutlaka somut tarihlerle hesaplatın.

Karara itiraz etmek mi, yeni dava mı?

Usulden ret kararını verdiren eksiklik tamamen sizin kontrolünüzdeyse, örneğin avansın yatırılmaması gibi bir durumdaysa, kanun yoluna başvurup davayı sürdürmek yerine yeni dilekçeyle dosyayı baştan başlatmak daha kısa bir yol olabilir. Mahkeme dava şartı noksanlığını hatalı tespit ettiğini düşünüyorsanız, örneğin yetkili mahkemede dava açtığınız ya da davalı süresinde itiraz etmediği hâlde yetkisizlik kararı verilmişse, kararın gerekçesine karşı kanun yoluna gitmek anlamlı olabilir. Hangi yolun uygun olduğu, ret gerekçesine, kalan sürelere ve mal rejimi tarihinin sizin için taşıdığı önem gibi etkenlere bağlıdır. Mal rejiminin sona erme tarihi önemliyse, ilk dava tarihini koruyabilecek bir yolu aramanız gerekir; çünkü ilk dava tarihi kanun yoluyla ayakta kalırsa, yeni davadaki tarih sonrasına kayma riski doğmaz.

Kararın tebliğ tarihini ve kanun yolu süresini not almak, bu seçimi yapabilmek için ilk iştir. Kanun yolu başvuru süreleri için boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazımız ve istinaf süreci için boşanma davasında istinaf yazımız yol gösterir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş boşanma davası açıyor, ancak gider avansı eksik yatırıldığı için mahkeme kesin süre veriyor. Eksik verilen süre içinde tamamlanamıyor ve mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddediyor. Hâkim boşanma sebebi hakkında hiçbir değerlendirme yapmadığı için bu eş, eksiklikleri gidererek aynı gerekçelerle yeni bir dilekçe hazırlayabilir. Yeni dava boşanmayla sonuçlanırsa, mal rejiminin sona erme tarihi olarak yeni dilekçenin kaydedildiği gün esas alınır; eski davada talep edilen tedbir kararlarının da yeniden istenmesi gerekir. Eş, reddin esastan olduğunu düşünürse ve sebep olarak kusur ispatlanmadığı için dava reddedilmişse, durum farklıdır ve bir yıllık süre sorusu gündeme gelir. Bu örnek yalnızca mantığı göstermek içindir; her dosyada gerekçe ayrıca okunmalıdır.

Sık yapılan hatalar

En sık yapılan hata, kararı okumadan yeni dava açmaktır. Usulden ret gerekçesi belirli bir eksikliği gösterir; aynı eksikliği tekrarlayan yeni dava yine usulden reddedilebilir. İkinci hata, kanun yoluna başvurma süresini kaçırmaktır; ret kararına itiraz edilip edilmeyeceğine karar verirken sürenin dolmasına dikkat edin. Üçüncü hata, görevsizlik veya yetkisizlik kararında iki haftalık başvuruyu atlayıp dosyanın “açılmamış sayılması” sonucunu doğurmaktır. Dördüncü hata, eski davadaki tedbirlerin kendiliğinden sürdüğünü sanmaktır. Beşinci hata ise bir yıllık bekleme süresini kendiliğinden usulden retten başlatmaktır: kanun metni reddedilen davanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl der; usulden ret kararının bu süreyi başlatıp başlatmayacağı gerekçeye göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Usulden ret kararı aldıysanız

Kararın gerekçesi, süre ve yeni dilekçenin içeriği dosyanıza özgü ayrıntılara bağlıdır. Elinizdeki karar ve dosya hakkında bizi telefonla arayabilir ya da WhatsApp üzerinden yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Boşanma sürecine ilişkin diğer konular için aile hukuku sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Usulden ret ile esastan ret arasındaki fark nedir?

Usulden ret, davanın esasına girilmeden dava şartının eksik olması nedeniyle verilir. Esastan ret ise mahkemenin boşanma sebebini inceleyip ispatlanmadığına karar vermesidir. İkincisinde TMK m. 166/4’teki bir yıllık süre gündeme gelir.

Usulden ret kararının ardından hemen yeni dava açabilir miyim?

Reddin sebebi giderilebilir bir eksiklikse, örneğin gider avansının yatırılmaması veya vekâletnamedeki bir eksiklik, eksiği tamamlayarak yeni dava açmak mümkündür. Kararın kesinleşmesini beklemek mi, yoksa kanun yoluna başvurmak mı daha uygun olur sorusu dosyadaki gerekçeye bağlıdır.

Yetkisiz mahkemede açtığım dava için ne yapmalıyım?

Yetkisizlik veya görevsizlik kararında kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemeniz gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır (HMK m. 20).

Yeniden açılan davada tedbir kararları devam eder mi?

Geçici önlemler davanın devamı süresince alınır (TMK m. 169); dava sona erdiğinde bunların kendiliğinden sürdüğü varsayılmamalıdır. Yeni dava açıldığında hâkimin önlemleri yeniden değerlendirmesi için gerekirse talebinizi yenilemeniz gerekir.

Mal rejimi hangi tarihte sona erer?

Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Usulden reddedilen dava sonuçlanmadığı için yeni davanın açıldığı tarih esas alınır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 166, 168, 169, 225
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 19, 20, 114, 115, 118, 119, 120, 303
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler