Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Sürecinde Eşin Ortak Olmayan Eve İzinsiz Girmesi Konut Dokunulmazlığını İhlal Eder mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Ayrı eve taşınan eşin evine izinsiz girmek TCK m. 116 kapsamında konut dokunulmazlığını ihlal sayılabilir; evlilik birliğindeki rıza istisnası ve yapılacaklar.

Kısaca

  • Bir kimsenin konutuna rızasına aykırı olarak giren kişi, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır; fiil cebir, tehdit veya gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 116).
  • Evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin rızası varsa kanundaki cezalar uygulanmaz; ancak bu rızanın meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
  • Eşlerden biri ayrı eve taşındıysa, o ev yalnızca onun kullandığı konut olarak değerlendirilebilir; ortak konuttan farklı bir hukuki durum doğabilir.
  • Şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başlayarak altı aydır; ayrıca 6284 sayılı Kanun’dan tedbir istenebilir.

Evlilik sorunları büyüyünce eşlerden biri çoğu zaman başka bir eve taşınır: anne babasının yanına, kiralık bir daireye ya da bir yakınının boş evine. Ayrılığın ilk haftalarında, çocukların eşyaları, belgeler ya da “konuşmak için” gerekçeleriyle, ayrılan eşin evine diğerinin habersiz gelmesi sık yaşanan bir durumdur. Kapıyı açmak, anahtarla girmek ya da bir komşunun kapıyı açmasından yararlanmak mümkündür. Soru şu: Hâlâ evli olduğumuza göre bu suç sayılır mı? Kısa cevap: evlilik, eşin başka bir konuta rızasız girme hakkı vermez; Türk Ceza Kanunu m. 116 bunu konut dokunulmazlığının ihlali olarak cezalandırabilir. Ancak kanunda evlilik birliğine özgü bir rıza istisnası da vardır ve her olay aynı sonucu doğurmaz.

Kanun metni ne diyor?

TCK m. 116/1, bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişiyi, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırır. Dördüncü fıkra bu fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde cezayı bir yıldan üç yıla kadar hapse yükseltir. Yani suçun iki temel şekli vardır: rızaya aykırı girmek ve rıza ile girdikten sonra çıkmamak.

Konut kavramı yalnızca sahibi olunan evle sınırlı düşünülmemelidir; kişinin fiilen yaşadığı yer, örneğin kiralık daire ya da akrabanın evinde kalınan oda da konut sayılabilir. Önemli olan, o yerin kişinin yaşama alanı olmasıdır. Bu yüzden “tapu benim, anahtarı da var” demek, kapıyı açma hakkını kendiliğinden doğurmaz; kimin o yeri kullandığı belirleyicidir.

Evlilik birliği istisnası nasıl işler?

TCK m. 116/3 şöyle der: evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Bu hüküm, aynı evi paylaşan eşlerden birinin başka birini eve almasına izin verebileceğini, diğerinin buna itiraz etse bile cezai sorumluluğun doğmayabileceğini anlatır. Başka bir deyişle, ortak yaşanan konutta bir kişinin rızası yeterli olabilir.

Bu istisna ayrılığı fiilen başlamış, ayrı eve taşınmış eş için nasıl işler? Ayrı eve taşınan eşin kullandığı konut artık ortak bir konut olmayabilir. Eğer ev yalnızca taşınan eşin yaşadığı yer ise, “evlilik birliğinde ortak kullanım” gerekçesi zayıflar ve diğer eşin rızasız girmesi 116/1 kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda evin kiracısının kim olduğu, kimin anahtarı olduğu, ayrılığın ne zaman başladığı ve eşlerin konutu daha önce birlikte kullanıp kullanmadığı gibi ayrıntılar önem kazanır. Kesin bir hüküm kurmak için dosyanın bütününe bakmak gerekir.

Aile konutu ile ayrı konut farkı

Türk Medeni Kanunu m. 186’ya göre eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı konuttur ve m. 194 ile korunur: eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu koruma, eşin konuttan yoksun bırakılmasını önlemeyi amaçlar.

Ancak m. 194, “ayrı eve taşınan eşin yeni evine istediği zaman girme” hakkı vermez. Koruma, aile konutu içindir. Taşınan eşin yeni evi aile konutu niteliğinde olmayabilir; çünkü o ev eşlerin birlikte seçtiği ve birlikte yaşadığı yer değildir. Bu fark, ceza hükmü açısından önemlidir: aile konutuna girmek ile ayrı eve girmek aynı hukuki sonuçları doğurmaz. Aile konutu şerhi hakkında aile konutu şerhi nedir, nasıl konulur yazısını okuyabilirsiniz.

Kimin şikâyeti, ne zaman?

TCK m. 116/1, mağdurun şikâyetini arar. Yani temel suçta konutuna girilen kişi şikâyet etmezse soruşturma yapılamaz; dördüncü fıkradaki ağırlaştırılmış hâl için metinde ayrıca şikâyet şartı yazılı değildir. Şikâyet süresi, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlayarak altı aydır (TCK m. 73). Başvuru Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluğa yapılabilir; yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olabilir (CMK m. 158).

Şikâyet ederken şunları not etmek yararlıdır: giriş tarihi ve saati, girişin hangi yolla yapıldığı (anahtar, zorlama, kapıyı açtırma), kimlerin tanık olduğu, evde bir şey alınıp alınmadığı ve varsa güvenlik kamerası ya da komşu ifadesi. Kamera kaydı varsa görüntü zaman içinde silinebilir; bu nedenle hızlı davranmak gerekir.

Gece, cebir ya da tehdit varsa

Kapıyı zorla açmak, eşyalara zarar vermek, içeride bulunan kişiyi tehdit etmek ya da gece vakti girmek, fiilin ağırlığını değiştirir. Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 116/4). Tehdit ayrı bir suç olarak da gündeme gelebilir: hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı tehdidi altı aydan iki yıla kadar hapis gerektirir (TCK m. 106). Bu tür bir olayda aynı anda birden çok suç söz konusu olabilir; hangi hükümlerin birlikte uygulanacağına savcılık ve mahkeme karar verir. Tehdit mesajı ya da tehdit içeren bir konuşma yaşandıysa boşanma sürecinde eşten gelen tehdit mesajları yazısına bakabilirsiniz.

Tekrarını önlemek için hangi yollar var?

Bir kez giriş olduysa ve tekrarından çekiniyorsanız, ceza şikâyetinin yanında önleyici yollar da var. 6284 sayılı Kanun m. 5, hâkimin şiddet uygulayan kişi hakkında verebileceği tedbirleri sayar: şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmama, müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılma, korunan kişiye, bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmama gibi. Kanun m. 4 ise evli kişinin müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi gibi koruyucu tedbirleri düzenler. Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilebilir (m. 8). Başvuru yolları için 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır yazısı yol gösterir.

Boşanma davası açıksa, hâkim davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına ve geçimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler arasında barınma düzeni de yer alır; ayrıntılar için boşanma davasında geçici önlemler yazısına bakabilirsiniz.

Boşanma davasında bu davranış nasıl görülür?

İzinsiz girme olayı, boşanma davasında kusur değerlendirmesine konu olabilir. Türk Medeni Kanunu m. 162, pek kötü ya da ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunan eşe karşı boşanma davası açılabileceğini söyler. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) genel sebebi de bu olayla birlikte ileri sürülebilir. Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış saymaz ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184).

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Hakan ve Sevgi aylardır tartışıyor. Sevgi çocuğuyla birlikte annesinin evine taşınır. Bir akşam Hakan, elindeki yedek anahtarla Sevgi’nin kaldığı eve girer. Sevgi bağırır, Hakan “benim karımın evi” diyerek içeri geçer. Sevgi ertesi gün karakola giderek şikâyette bulunur.

Bu örnekte hâkim ya da savcı şu soruların cevabını arar: Ev kimin kullanımındaydı, yedek anahtar nasıl elde edildi, Sevgi daha önce Hakan’ın girmesine rıza göstermiş miydi, giriş sırasında tehdit ya da cebir var mıydı, gece mi yapıldı? Bu sorular hep birlikte bir sonuç doğurur. Örnekten hangi karar çıkacağını söylemek mümkün değildir; yalnızca soruların hangi eksende yöneldiğini gösterir.

Eşyalarınızı almak için eve gitmeniz gerekiyorsa

Ayrılık sırasında en sık yaşanan nedenlerden biri eşya ve belge almaktır; kimlik, okul evrakı, ilaç, çocuğun oyuncakları gibi. Bu durumda girişin sorun çıkarmaması için kuralı basit tutun: önce yazılı bir mesajla gün ve saat önerin, cevabı saklayın, mümkünse yanınızda güvendiğiniz bir kişiyle gidin ve eve ancak kapıyı açan kişinin izniyle girin. Rıza bir kez verilmiş olsa bile, rıza ile girdikten sonra çıkmamak da suç tanımının bir parçasıdır (TCK m. 116/1); bu yüzden belirlenen süreden uzun kalmayın. Karşı taraf eşyaları vermeyi reddediyorsa, bunu mesajla kayda geçirin ve hâkimden talepte bulunmayı değerlendirin; 6284 sayılı Kanun kapsamında bir tedbir süreci varsa kişisel eşya ve belgelerin kolluk eliyle teslimi de istenebilir (m. 8/7). Kapıyı zorlamak çözüm olmaz.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, “nasıl olsa eşim” diyerek rızayı varsaymaktır; kanun rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olmasını arar. İkinci hata, eşin evine, çocuğa bakma veya belge alma bahanesiyle yedek anahtarla girmeyi normal saymaktır. Üçüncü hata, girişi yaşayan kişinin şikâyeti geciktirmesidir; altı aylık süre işler. Dördüncü hata, kamera ya da tanık gibi delilleri toplamamaktır. Beşinci hata da misilleme olarak karşı tarafın evine gitmektir: aynı davranışı tekrarlamak, kendi aleyhinize iki ayrı suç dosyası üretmek anlamına gelir.

Kendi durumunuz için

Bir kez giriş olduysa ya da giriş korkusu varsa, evin hukuki durumu, ayrılığın başlangıcı ve elinizdeki deliller yol haritasını belirler. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında ulaşım bilgileri yer alır. Boşanma sürecinin genel çerçevesi için aile hukuku sayfasını da inceleyebilirsiniz. Eşin sizi evden çıkarması ya da eve almaması gibi ters yöndeki durum için de eşi evden kovmak veya eve almamak terk sayılır mı yazısını okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim taşındığım eve anahtarla girdi, suç olur mu?

Konutunuza rızanız olmadan girmek TCK m. 116 kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali olabilir. Aile konutu olup olmadığı, anahtarı nasıl elde ettiği ve evin kime ait olduğu gibi ayrıntılar değerlendirmeyi değiştirir. Somut olay özelinde durum bir avukatla gözden geçirilmelidir.

Evlilik birliği olduğu için eşim rızasız girebilir mi?

Evlilik tek başına bu hakkı vermez. Kanun, evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin rızası varsa cezayı uygulamasa da, bu rızanın meşru bir amaca yönelik olmasını arar. Bu nedenle ayrı yaşayan eşlerin birbirinin konutuna girme hakkı kendiliğinden yoktur.

Gece vakti girilirse ceza değişir mi?

Evet. Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde TCK m. 116/4 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Şikâyet için ne kadar süre var?

Konut dokunulmazlığını ihlalin temel şekli şikâyete bağlıdır; cebir, tehdit veya gece vakti işlenen ağırlaştırılmış şekil için metinde şikâyet şartı yazılmamıştır. Şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir (TCK m. 73).

Eve girmeyi önlemek için mahkemeden ne istenebilir?

Şiddet ya da şiddet tehlikesi varsa 6284 sayılı Kanun m. 5 uyarınca korunan kişiye, bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmama gibi tedbirler istenebilir. Boşanma davası açıksa TMK m. 169 uyarınca eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemler de gündeme gelir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 106, 116
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 184, 186, 194
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 4, 5, 8
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler