Aile Hukuku ve Boşanma

Çocuklar Reşit Olmuşken Boşanmak: Velayet Yok Ama Hangi Konular Kalır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Çocuklar ergin olmuşsa velayet ve kişisel ilişki kararı verilmez; yoksulluk nafakası, mal rejimi tasfiyesi ve eğitim süren çocuğun bakımı gündemde kalır.

Kısaca

  • Çocuklar onsekiz yaşını doldurmuşsa velayet düzenlemesi konusu kalmaz; kısıtlanıp velayet altında bırakılan ergin çocuk bunun istisnasıdır (TMK m. 11, 335).
  • Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar devam eder (TMK m. 328).
  • Boşanmada yoksulluk nafakası, tazminat ve mal rejimi tasfiyesi çocukların yaşından bağımsız olarak tartışılır (TMK m. 174, 175, 236).
  • Çocukların ergin olması boşanma sebebini ya da ispat kurallarını değiştirmez; ancak delil ve tanık bakımından yeni bir tablo ortaya çıkarabilir.

Çocukları büyütmüş, evlendirmiş ya da üniversiteye göndermiş bir çift, evliliklerini yıllar sonra bitirmeye karar veriyor. İlk kuşkulu soru çoğu zaman şu oluyor: “Çocuklar büyüdüğüne göre velayet, nafaka, görüşme gibi konular bizi ilgilendirir mi?” Cevabın ilk yarısı rahatlatıcı: erginlerde velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yok. İkinci yarısı ise beklenenden uzun: boşanmanın en ağır mali başlıkları çocuklar büyüse bile masada kalır.

Erginlik ne zaman başlar ve velayeti nasıl etkiler?

Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m. 11). Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır (TMK m. 335/1). Boşanma kararı verilirken hâkim, “olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten” sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182/1). Bu düzenleme küçük çocuk içindir. Çocuklarınızın tamamı ergin olmuşsa velayet kimde kalsın, kişisel ilişki nasıl işlesin gibi sorular dosyada yer almaz.

Karışık bir tablo da mümkündür: bir çocuğunuz ergin, diğeri henüz küçükse velayet ve kişisel ilişki kararı yalnızca küçük çocuk için verilir. Ergin kardeşe dair ayrı bir düzenleme yapılmaz. Küçük çocuğun velayet ölçütleri için velayet kime verilir: kriterler yazımıza bakabilirsiniz. Velayetin ne zaman sona erdiği sorusunu da boşandıktan sonra velayet çocuk kaç yaşına gelince sona erer yazısında anlattık.

İstisna: kısıtlı ergin çocuk

Erginlik kural olarak velayeti bitirir; ancak kanun bir istisna tanır. Kısıtlanan ergin çocuklar, hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana ve babanın velayeti altında kalırlar (TMK m. 335/2). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen ya da sürekli yardım gereken kişinin kısıtlanması mümkündür (TMK m. 405). Bu durumdaki bir çocuk için boşanma davasında velayet, bakım ve kişisel ilişki sorunu devam eder. Bu konuyu boşanma davasında kısıtlı ergin çocuğun velayeti yazısında ayrıca anlattık.

Burada kısıtlama kararı olmadan engelli ya da bakıma muhtaç çocuğun durumu tartışılırsa, kanundaki erginlik kuralı yine geçerlidir; hukuki velayet için kısıtlama kararı gerekir. Bu fark, aileler için önem taşır ve dosyaya erken belge koymak gerekir.

Çocuk için bakım ve eğitim nafakası ne olur?

Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328). Bu hüküm yüksek öğrenim gören çocuklar için önemlidir: onsekiz yaşını geçmiş olsa bile eğitimi sürüyorsa çocuğun bakım ihtiyacı devam edebilir.

Boşanmada velâyet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3); bu iştirak nafakası küçük çocuk içindir. Uygulamada boşanma davasında ergin çocuk için nafakaya hükmedilmez; eğitimi süren ergin çocuk bu hakkı kendi adına, ayrı bir nafaka davasıyla ister. Çocuk ergin ve eğitimde değilse bakım borcu ergin olmakla sona erer; yine de yoksulluğa düşecek altsoya karşı kanunda yardım nafakası yükümlülüğü (TMK m. 364) ayrıca vardır, ama bu boşanma davasının değil ayrı bir nafaka davasının konusudur. Ayrıntılar için boşanmada çocuk nafakası ergin olunca sona erer mi, ergin çocuk nafakayı kendisi ister mi ve üniversite okuyan çocuk için nafaka yazılarına bakabilirsiniz.

Eğitimi süren çocuk için bu süreyi belirleyen şey, ebeveynlerden beklenebilecek ölçüde bakım yükümlülüğüdür; yani erginlik yaşı gelince yükümlülüğün otomatik olarak bittiğini varsaymak yanlış olur. Hangi durumda ne yapılacağı, çocuğun eğitim belgelerine ve ebeveynlerin mali gücüne bağlıdır.

Çocuklar büyük olsa da asıl yük nafaka ve mal rejiminde

Çocuk sorunları ortadan kalktığında geriye eşlerin birbirine karşı hakları kalır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla isteyebileceği bir ödemedir (TMK m. 175). Maddî ve manevî tazminat (TMK m. 174) ile mal rejimi tasfiyesi de çocukların yaşından bağımsız yürür. Yasal rejimde boşanmada her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236/1). Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer; edinilmiş mallar rejimin sona erdiği sırada mevcut olanlar ve tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 225/2, 235).

Bu yüzden büyümüş çocuklu boşanmalar çoğu zaman “mal ve nafaka davası”na dönüşür. Çocuk konusu kapandığı için uyuşmazlık parasal alanda yoğunlaşır. Yoksulluk nafakasının güncel durumu için bir not gerekir: Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. O güne kadar mevcut hüküm uygulanır, kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden kalkmaz. Süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazısı bu konuyu işliyor; mali kısım için edinilmiş mallara katılma rejimi yazısını da okuyabilirsiniz.

Boşanma sebebi ve ispat çocukların yaşıyla değişmez

Çocukların büyümüş olması, boşanma sebebini ya da ispat kurallarını değiştirmez. Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa her eş boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Hâkim, dayanılan olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; yemin teklif edilemez, ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin anlaşması gerekir (TMK m. 166/3). Süre şartı yıllarca süren evliliklerde sorun olmaz; eşler anlaşabiliyorsa bu yol açıktır; anlaşmalı boşanma protokolü yazısı hazırlığa yardımcı olur.

Dava sürerken hâkim eşlerin barınmasına, geçimine ve mal yönetimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler eşlere ve küçük çocuklara yöneliktir; büyük çocuk eşlerden birinin yanında yaşıyorsa eşin barınma ihtiyacı bu önlemlerle düzenlenir, ergin çocuğun kendi giderleri ise onun ayrı talebine kalır.

Miras tarafında da bir ayrım vardır. Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybeder (TMK m. 181). Bu yüzden yıllar sonra boşanan çiftler, vasiyet ve miras planlarını boşanma kararından sonra yeniden gözden geçirmelidir. Çocukların kendi miras konumu eşlerin boşanmasıyla değişmez; ancak mal paylaşımının sonucu, ileride mirasa girecek malvarlığının bileşimini etkiler.

Ergin çocuk tanık olarak çağrılırsa

Büyümüş çocuklar dava sürecinde farklı roller üstlenebilir. Tanık olarak dinlenebilirler; aile içi olayları gözlemlemiş olabilirler. Ancak taraflardan birinin altsoyu olan kişi tanıklıktan çekinebilir (HMK m. 248); hâkim bu hakkı tanığa önceden hatırlatır (HMK m. 247/2). Tanık beyanı ise hâkimin serbest takdirine tabidir. Çocuğa tanıklık yükleyip yüklememek, aile ilişkisini de etkileyen ayrı bir düşünce konusudur. Tanık delillerinin genel mantığı için boşanma davasında tanık delili yazısına bakabilirsiniz.

Çocukların yetişkin olmasıyla taraflar arasında kurulan aile içi dengeler de değişir. Çocukların anne babasının boşanmasına karşı çıkması hukuken bir engel değildir; ancak ilişkilerin yürümesi, mal paylaşımında ya da konutun kullanımında anlaşmayı kolaylaştırabilir.

Büyümüş çocuk evde yaşıyorsa konut ne olur?

Ergin çocuğun ailenin evinde yaşamaya devam ettiği durumlar da vardır. Bu durum, boşanma sürerken konutun kimin kullanımına bırakılacağı sorusunu karmaşıklaştırır. Evlilik sürerken aile konutu üzerinde eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez ve üzerindeki hakları sınırlayamaz; maliki olmayan eş tapuya şerh koydurabilir (TMK m. 194). Dava açıldıktan sonra ise barınmaya ilişkin geçici önlemleri hâkim kendiliğinden alır (TMK m. 169). Ergin çocuğun hangi evde kalacağı, hukuken eşlerin değil çocuğun kendi tercihidir; ancak konutun kimin kullanımında olacağı, çocuğun bakımı ve ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilir.

Konutun boşanma sonrası kime kalacağı, mülkiyet ve mal rejimi hesabına göre belirlenir. Bu konuda boşanma davasında aile konutunun eşlerden birine tahsisi yazısı yol gösterir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir çiftin üç çocuğu var: biri evli, biri çalışıyor, en küçüğü üniversite öğrencisi ve ergin. Anne yıllardır çalışmıyor, baba kamuda emekli. Evlilik yirmi sekiz yıl sürmüş.

Bu dosyada velayet kararı yok; çünkü çocuklar ergin ve kısıtlı değil. Fakat en küçüğün eğitimi devam ettiği için bakımı konusu masada; bu bakım boşanma davasında değil, çocuğun kendi açacağı nafaka davasında istenir. Anne yoksulluğa düşecekse nafaka talep edebilir. Evlilik sırasında edinilen taşınmazlar ve emeklilik ödemeleri artık değer hesabına girer. Boşanma hâkimi nafaka talep eden eşin yoksulluğunu, kusur dağılımını ve mal rejimini; çocuğun açacağı davada hâkim ise eğitim durumunu ve ana ile babanın mali gücünü değerlendirir. Sonuç bugünden söylenemez.

Büyümüş çocukların dosyadaki rolü çoğunlukla bilgi vermek ve duygusal destek olmakla sınırlı kalır; hukuki sonuçlar eşlerin kendi hak ve borçları üzerinden belirlenir. Bu yüzden çocukların kimin yanında olacağı sorusu yerine, nafaka ve mal rejimi hesabına odaklanmak dosyayı daha sağlıklı yönetmeye yardım eder.

Sık yapılan hatalar

  • “Çocuklar büyüdü, dosya sadeleşti” sanmak. Mali konular çocuk yaşından bağımsızdır.
  • Eğitim süren çocuğun bakımını unutmak. Eğitim sona erene kadar yükümlülük devam edebilir.
  • Kısıtlama gerektiren çocuk için geç hareket etmek. Ergin ama bakıma muhtaç bir çocuk için kısıtlama ve vasi süreci boşanmadan önce planlanmalıdır.
  • Delilleri çocuklara taşımak. Çocuğu ebeveynler arasındaki uyuşmazlığa sürüklemek, hem ilişkiyi hem de dosyayı olumsuz etkiler.
  • Sürelere dikkat etmemek. Boşanmadan doğan dava hakları hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar; mal rejimi tasfiyesi ayrıca değerlendirilir.

Kendi dosyanız için nereden başlamalısınız?

Çocukları ergin olmuş çiftlerde boşanma dosyası, aile ilişkilerinden çok mali konulara odaklanır. İletişim sayfasından büroyu arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. Büronun çalışma alanları için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuklarımız yirmi yaşında. Boşanmada velayet kararı verilir mi?

Hayır. Velayet yalnızca ergin olmayan çocuk için söz konusudur; erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m. 11). Hâkim boşanma kararında velayeti ya da kişisel ilişkiyi ergin çocuk için düzenlemez.

Çocuğumuz üniversitede okuyor. Nafaka hâlâ devam eder mi?

Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328/2). Bu hakkı ergin çocuk kendi adına ayrı bir davayla ister; boşanma davasında ergin çocuk için nafakaya hükmedilmez.

Çocuklar ergin ama engelli. Velayet yine konu olur mu?

Ergin çocuk kısıtlanmışsa ve hâkim vasi atanmasına gerek görmediyse çocuk ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m. 335/2). Bu durumda velayet ve bakım konusu boşanma dosyasında yeniden gündeme gelebilir.

Çocuklar büyük olduğu için boşanmak daha mı kolay?

Hukuki açıdan boşanma sebepleri ve ispat kuralları çocukların yaşına göre değişmez. Çocukların ergin olması velayet ve kişisel ilişki düzenlemesini ortadan kaldırarak dosyayı bu yönüyle sadeleştirir; ama eğitimi süren çocuğun bakımı, eşler arasındaki nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gündemde kalır.

Büyük çocuk tanık olarak dinlenebilir mi?

Ergin çocuk davanın tarafı olmadığı için tanık olarak dinlenebilir; ancak taraflardan birinin altsoyu olarak tanıklıktan çekinme hakkı vardır (HMK m. 248). Tanıklık yaparsa değeri, hâkimin delilleri serbestçe takdiriyle belirlenir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 11, 166, 169, 174, 175, 181, 182, 184, 194, 225, 235, 236, 328, 335, 364, 405
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 247, 248
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler