Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Davayı Takip Etmeyen Eşin Hakları Düşer mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davasını takip etmemek dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içinde yenilenmezse davanın açılmamış sayılmasına yol açar; nelerin kaybedildiğini öğrenin.

Kısaca

  • Usulüne uygun davet edilen taraflar gelmez veya takip etmeyeceklerini bildirirse dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m. 150).
  • Tek taraf gelmezse gelenin talebi üzerine yokluğunda devam edilir ya da dosya işlemden kaldırılır; geçerli özrü olmayan taraf yapılan işlemlere itiraz edemez.
  • Boşanma hakkı ve talepler kendiliğinden yok olmaz; ancak açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır ve hak düşürücü süreler ayrıca işleyebilir.
  • Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi yapmayan taraf, o işlemi yapma hakkını kaybeder (HMK m. 94).

Boşanma davası açıldıktan sonra bir tarafın ilgisini kaybetmesi, hiç de nadir görülen bir durum değildir. Barışma ihtimali, taşınma, maddi sıkıntı, ya da “nasılsa avukat takip eder” düşüncesiyle dosyayı unutmak… Peki kanun takipsiz bırakılan boşanma davasına ne yapar? Kısa cevap: boşanma hakkınız bir imza ile kaybolmaz; ama kaybedilen şey takvimdir. Hangi aşamada, hangi sürenin hangi işlemi bağladığını bilmek, hak kaybını önler.

Takip etmemek tam olarak ne anlama gelir?

Kanun “takipsizlik” kavramını tek bir davranışa indirgemez. HMK 150, üç ayrı durumu düzenler. Birincisi, usulüne uygun davet edilmiş tarafların duruşmaya gelmemesi veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleridir. Bu hâlde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İkincisi, yalnız bir tarafın gelmemesidir; gelen tarafın talebi üzerine yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Üçüncüsü, duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmesidir; bu durumda da dosya işlemden kaldırılır (HMK m. 150).

Bu üç durumun ortak noktası, davanın ilerlemesi için gereken adımın atılmamasıdır. Davanın yürümesi için duruşmaya gelmek, kesin süre içinde belge sunmak, gider avansını tamamlamak gibi adımlar gerekebilir. Bunların sonuçları aynı değildir: gider avansı eksikse mahkeme davacıya iki haftalık kesin süre verir (HMK m. 120); avansın yatırılması bir dava şartıdır ve süresinde tamamlanmazsa sonuç işlemden kaldırma değil, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddidir (HMK m. 114, 115).

Dosya işlemden kaldırılınca neler olur?

Dosyanın işlemden kaldırılması, davanın reddi anlamına gelmez; yargılama durur, dosya kenara alınır. Dosyası işlemden kaldırılmış davayı, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan biri dilekçe ile başvurarak yenileyebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten bir ay geçtikten sonra yenileme istenirse yeniden harç alınır; bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde yenilenen dava eski davanın devamı sayılır (HMK m. 150).

Yani üç aylık süre içinde yenilemek mümkündür ve ilk bir ay içinde yenilemenin ek harç yükü doğurmadığı anlaşılmaktadır. Süreyi kaçıran taraf için sonuç ağırdır: işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır (HMK m. 150). Harç tarifesi her yıl güncellendiği için tutar yazmıyoruz; güncel tutarı mahkeme kalemi bildirir.

İkinci takipsizlik: yenilenen davayı tekrar bırakmak

Yenilenen bir dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; bırakılırsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 150). Bu kural, bir tarafın davayı sürekli “yenile-bırak” döngüsünde tutmasını engeller. Boşanma davasında özellikle barışma deneyen çiftler için bu kuralın bilinmesi önemlidir. İlk yenilemeden sonra dosya bir kez daha işlemden kaldırılırsa yine üç ay içinde yenilenebilir; bundan sonraki takipsizlikte dava açılmamış sayılır.

Kanun ayrıca şunu da ekler: hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır (HMK m. 150). Bu cümle önemlidir; çünkü açılmamış sayılan bir dava, sanki hiç açılmamış gibi işlem görür. Dava açıldığında yapılan işlemlere dayanarak bir hak kazandığınızı düşünüyorsanız, bu hakkın dayanağını yeniden değerlendirmeniz gerekir.

“Hakları düşer mi” sorusunun üç katmanı

Soruyu üç ayrı hak kategorisi için ele almak gerekir.

Boşanma hakkı. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan boşanma hakkı için kanunda kendi başına bir hak düşürücü süre yoktur (TMK m. 166). Dava açılmamış sayılsa bile bu sebep bakımından yeniden dava açılabilir. Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde ise farklıdır: davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin ya da sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer (TMK m. 161, 162). Eski dava açılmamış sayılmışsa, bu sürelerin yeniden dava açma bakımından nasıl değerlendirileceği, dosyadaki tarihlere göre ayrıca incelenmelidir. Zina sebebine ilişkin ayrıntı için zina nedeniyle boşanma davası yazımıza, pek kötü davranış için onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Delil ve savunma hakları. Takipsizlik yalnızca davanın kaderini değil, delil hakkını da etkiler. Ön inceleme davetiyesinde, dilekçelerde gösterilip henüz sunulmamış belgeler için iki haftalık kesin süre verildiği ve sunulmazsa o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı ihtar edilir (HMK m. 139). Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar (HMK m. 94). Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı ise davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128). Bu da, delil sunma ve savunma haklarını sınırlı ama kapanmamış bırakır.

Boşanmanın sonuçlarına ilişkin talepler. Nafaka, tazminat, velayet ve kişisel ilişki gibi talepler ya boşanma davasının içinde, ya da ayrı davalarda ileri sürülür. Boşanma davası içindeki talepler dava açılmamış sayılırsa onunla birlikte ortadan kalkar. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra ise evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, kesinleşmeden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178); mal rejimi tasfiyesi bu bir yıllık süreye tabi değildir. Bu süre için ayrıntılı bilgi nafaka ve tazminat davalarında zamanaşımı yazısındadır. Çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri ise hâkim kendiliğinden alır (TMK m. 169); bu önlemlerin dosya işlemden kaldırıldığında nasıl etkilendiği dosyanın durumuna göre incelenmelidir.

Karşı tarafın takipsizliği sizin lehinize midir?

Eşi davayı takip etmeyen taraf için ilk içgüdü, “karşı taraf ilgilenmiyor, dava benim lehime biter” düşüncesidir. Kanun böyle bir otomatik sonuç öngörmez. Gelen tarafın talebi üzerine yargılama devam eder; ama boşanma sebebinin dayandığı olguların varlığına hâkim vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve yemin önerilemez (TMK m. 184). Yani yokluk ya da takipsizlik, ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Konuya ayrıntılı bakmak için davacı gelmezse ve davalı gelmezse yazılarına göz atabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: İki taraf da davetiyeye rağmen ön inceleme duruşmasına gelmiyor ve dosya işlemden kaldırılıyor. Taraflar barışmayı deniyor. Üç ay içinde ne biri ne diğeri yenileme dilekçesi veriyor. Süre dolunca dava açılmamış sayılıyor ve kayıt kapatılıyor.

Bir yıl sonra eşlerden biri yeniden dava açmak istiyor. Bu kurguda önceki dava hiç açılmamış gibi kabul edilse de, yeni davada boşanma sebebinin ne olduğu önem kazanır. Genel sarsılma sebebine dayanılıyorsa ayrı bir hak düşürücü süre sorunu olmayabilir; zina ya da pek kötü davranış gibi sebeplere dayanılıyorsa altı ay ve beş yıllık süreler, olayın öğrenilme ve gerçekleşme tarihlerine göre yeniden incelenir.

Barışmayı düşünürken davayı nasıl ele almalı?

Eşler barışmayı deniyorsa, davayı kendi hâline bırakmak ilk akla gelen yoldur. Oysa bu yol belirsizlik doğurur: dosya işlemden kalkar, üç aylık süre işlemeye başlar, süre dolunca dava açılmamış sayılır. Bu süre boyunca taraflardan biri, tek başına dilekçe vererek davayı yenileyebilir ve karşı tarafın rızasına ihtiyaç duymaz (HMK m. 150). Yani barışma girişimi sürerken bile, eşlerden biri dosyayı canlandırabilir.

Kesin bir sonuç istiyorsanız, davacının davasını geri alması yolu vardır. Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir ve bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m. 123). Takipsiz bırakmakla geri alma arasındaki fark, ikincisinde kararın açıkça verilmesi, birincisinde ise sürelerin kendiliğinden işlemesidir. Hangisinin uygun olduğu, eşlerin niyetine ve dosyanın aşamasına bağlıdır.

Vekille takip edilen davalarda sorumluluk

Davayı avukat aracılığıyla yürütüyorsanız, takip yükümlülüğü yalnızca vekilde değildir. Duruşma davetiyesi, tarafa ya da vekile çıkarılır; ama gelmemenin sonuçlarını dosyanın tarafı olarak siz de paylaşırsınız. Bu nedenle vekille düzenli iletişim kurmak, duruşma tarihlerini ve verilen süreleri birlikte takip etmek yerinde olur. Vekille çalışmanın ayrıntılarını avukatla çalışmak yazısında anlattık. Davetiyedeki ihtarları anlamak için de mahkeme davetiyesi nasıl okunur yazısı faydalıdır.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, işlemden kaldırma kararını davanın bittiği anlamında yorumlamaktır. İkinci hata, üç aylık yenileme süresini ilk bir ay içinde yenilemekle bir ay sonrasını ayırt etmemektir; bir ay geçerse yeniden harç gerekir. Üçüncü hata, ikinci kez işlemden kaldırılan dosyanın da bittiğini sanıp üç ay içinde yenilememek ya da yeniden yenilenen davayı bir kez daha takipsiz bırakmaktır. Dördüncü hata, davacının gelmediği oturumda davalının da hiçbir talepte bulunmamasıdır; gelen tarafın talebi olmadan yargılamaya devam edilmeyebilir. Beşinci hata, duruşma gününü belirleten bir başvuru yapılması gerektiği hâllerde bir ay içinde başvuru yapmamaktır.

Başvuruyu yapacak taraf, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihi ve tebligat tarihini kayda almalıdır. Tarafın davadan feragat etmesi ve davanın geri alınması ise farklı mekanizmalardır; davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir ve bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m. 123). Bu konuda davadan feragat yazısı ayrıntı verir.

Dosyanızın durumuna göre planlama

Dosyanızın işlemden kaldırılıp kaldırılmadığı, yenileme süresinin ne zaman başladığı ve kalan hak düşürücü sürelerin hangi sebebe bağlı olduğu belgelerinize bakılarak belirlenir. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşabilir, çalışma alanımız için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Elinizde son duruşma tutanağı ve davetiyeler varsa görüşmeye birlikte götürmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasını takip etmezsem hakkım düşer mi?

Boşanma hakkınız kendiliğinden düşmez. Ancak takipsiz bırakılan dosya işlemden kaldırılır, üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır ve talepler dahi vaki olmamış sayılır (HMK m. 150). Zina veya pek kötü davranış gibi sebeplerde dava hakkının altı ay ve beş yıllık süreleri ayrıca değerlendirilmelidir (TMK m. 161, 162).

İşlemden kaldırılan dava nasıl yenilenir?

İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması gerekir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten bir ay geçtikten sonra yenileme istenirse yeniden harç alınır; bu harç yenileyen tarafça ödenir (HMK m. 150).

Dava iki kez takipsiz kalırsa ne olur?

Kanuna göre yenilenmiş dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz (HMK m. 150). Yani ilk yenilemeden sonra dosya bir kez daha işlemden kaldırılırsa üç ay içinde yeniden yenilenebilir; bu son yenilemeden sonra bir kez daha takipsiz kalırsa dava açılmamış sayılır.

Karşı tarafın takipsizliği benim lehime mi sonuç doğurur?

Kendiliğinden doğurmaz. Gelen tarafın talebi üzerine yargılama devam edebilir; fakat boşanma sebebinin dayandığı olguların varlığına hâkim vicdanen kanaat getirmedikçe bunlar ispatlanmış sayılmaz (TMK m. 184).

Nafaka ve tazminat taleplerim davanın takipsiz kalmasıyla etkilenir mi?

Dava açılmamış sayılırsa o davadaki talepler de vaki olmamış sayılır. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları ise boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m. 178). Takvimin dosyaya özgü değerlendirilmesi gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 94, 114, 115, 120, 123, 128, 139, 150
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 166, 169, 178, 184
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler