Aile Hukuku ve Boşanma

Değer Artış Payından Yazılı Olarak Vazgeçilebilir mi? Boşanmada Etkisi

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşler değer artış payından yazılı anlaşmayla vazgeçebilir mi? Pay oranını değiştirme, yazılı şekil, boşanmada etkisi ve iptal yolları (TMK 227/3) anlatıldı.

Kısaca

  • Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir ya da pay oranını değiştirebilir (TMK m. 227/3).
  • Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzaları zorunludur (TBK m. 14); sözlü vazgeçme, hak düşürücü sonuç doğurmaz.
  • Vazgeçme yalnız değer artış payına ilişkindir; artık değere katılmada başka bir esas ise önceden ancak mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilebilir (TMK m. 237, 238).
  • Hata, hile veya korkutma ile imzalanmış bir belge bağlayıcı olmayabilir (TBK m. 30, 36, 37); bildirim süresi bir yıldır (TBK m. 39).
  • Boşanma protokolünde mal rejimine ilişkin haklar açıkça yazılmadıkça veya saklı tutulmadıkça belirsizlik doğar.

Evlenirken ya da evlilik sürerken, bir eşin diğerine ait eve yaptığı katkı için ileride alacak istememek isteyebileceği olur. “Bu ev senin, ben sadece destek oluyorum” denir. Kanun bu isteği tanır, ama şekil şartına bağlar: eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler (TMK m. 227/3). Bu cümle üç şeyi söyler: vazgeçmek mümkündür, bunun yolu yazılı anlaşmadır ve vazgeçmek yerine oranı değiştirmek de seçenektir. Aşağıda bu üç noktanın pratik anlamını, sınırlarını ve boşanma dosyasındaki etkisini ele alıyoruz.

Değer artış payı bir vazgeçilebilir haktır

Değer artış payı, bir eşin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almadan katkıda bulunması hâlinde doğan alacaktır (TMK m. 227/1). Bu hak, katılma alacağından bağımsız olarak vazgeçilebilir bir haktır. Katılma alacağı artık değerin yarısı üzerinden doğan ve mal rejimi sona erince hesaplanan bir haktır (TMK m. 236); değer artış payı ise belirli bir mala yapılmış katkıya bağlıdır ve eşler bunu kendi aralarında düzenleyebilir.

Kanun bu serbestliği ayrıca açık hükümle verir. Düzenlemenin pratik değeri şuradadır: bir eşin diğerine ait mala yapacağı katkıyı, alacak hakkı doğurmayacak şekilde baştan kayıt altına almak mümkündür. Bu kayıt, hem katkıyı yapan eşin hem de mal sahibi eşin ileride yaşayacağı uyuşmazlığı azaltır.

Neden yazılı olması gerekir?

Kanun “yazılı bir anlaşma” der. Borçlar Kanunu, yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunmasını zorunlu tutar (TBK m. 14). Genel kural olarak sözleşmeler, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir; ancak kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir ve öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK m. 12). Dolayısıyla sözlü bir “ben bir şey istemem” beyanı, hak düşürücü sonuç doğurmaz.

Anlaşmanın içeriğinde şunlar yer almalıdır: hangi mala yapılan katkıdan vazgeçildiği, vazgeçmenin kapsamı (tamamı mı, bir kısmı mı, oran değişikliği mi), tarafların kimlikleri ve imzaları. Belge belirsizse, yani “hiçbir hak iddia etmeyeceğim” gibi genel bir ifade taşıyorsa, hangi alacakları kapsadığı yoruma açık kalır. Bu belirsizlik bir tarafı mağdur edebilir, bu nedenle somut yazılmalıdır.

Vazgeçme ile oran değişikliği farklı sonuçlar doğurur

Eşler katkı için tamamen vazgeçmek yerine alacağın oranını değiştirmeyi seçebilir. Kanunun varsayılan hesabı, katkının toplam değere oranına göre değer artışından pay verir. Anlaşmayla bu oran, katkıyla orantılı yasal pay yerine daha küçük ya da daha büyük bir pay olarak belirlenebilir. Oran değiştiren bir anlaşma, katkıyı yapan eşe belirli bir güvence verir ve malın değer kaybı ya da kazancı hesabını sadeleştirir.

Her iki seçenekte de anlaşmanın tarihi önemlidir. Anlaşma, katkının yapılmasından önce ya da sonra düzenlenebilir; kanun bunu sınırlamaz. Ancak katkıdan sonra yapılan bir vazgeçme, bir eşin elde edeceği alacağı doğduktan sonra feragat etmesi anlamına gelir. Bu nedenle sonradan düzenlenmiş vazgeçme belgelerinde irade serbestliği ve belgenin hangi koşullarda imzalandığı daha çok tartışma konusu olur.

Mal rejimi sözleşmesi ile karıştırmayın

Eşlerin mal rejimini kanun sınırları içinde seçmesi, kaldırması veya değiştirmesi mal rejimi sözleşmesiyle yapılır; bu sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve eşler tarafından imzalanır (TMK m. 203, 205). Değer artış payına ilişkin yazılı anlaşma ise kanun metninde yalnızca yazılı anlaşma olarak anılır. Mal rejimi sözleşmesine eklenen bir madde ise noter şekline tabidir.

Burada ayrım şudur: artık değere katılmada başka bir esas ancak mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilebilir (TMK m. 237). Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesi hâllerinde, kanundaki düzenlemeden farklı anlaşmalar ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir (TMK m. 238). Değer artış payına ilişkin vazgeçme ise kanunun ayrı bir fıkrasında yazılı anlaşmaya bırakılmıştır. İki alacağı karıştırmak, vazgeçme belgesinin kapsamını yanlış anlamaya yol açar. Mal rejimi sözleşmesi nasıl yapılır makalesinde bu kurumun şeklini bulabilirsiniz.

Belge baskıyla veya yanıltılarak imzalandıysa

Yazılı belge imzalanmış olması, her koşulda bağlayıcı olduğu anlamına gelmez. Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşme ile bağlı olmaz (TBK m. 30). Karşı tarafın aldatması sonucu sözleşme yapan, yanılması esaslı olmasa bile bağlı değildir (TBK m. 36). Korkutma sonucu sözleşme yapan da bağlı değildir (TBK m. 37). Belgenin boşanma sürecinde, taraflar arasındaki gerginlik içinde imzalandığı iddia ediliyorsa bu hükümler gündeme gelir.

Kanun burada süre de koymuştur: yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılmayı ya da aldatmayı öğrendiği veya korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m. 39). Bu süre kısa olduğu için şüphe duyulan bir belge hızla incelenmelidir.

Boşanma protokolünde dikkat edilecek noktalar

Anlaşmalı boşanmada hazırlanan protokol, eşlerin mal rejimine ilişkin haklarını da düzenleyebilir. Burada üç yol vardır. Mal rejimi hakları açıkça saklı tutulur ve sonradan ayrı dava açılır. Mal rejimi hakları protokolde ayrıntılı biçimde tasfiye edilir ve karşılıklı vazgeçme yazılır; hâkimin onayladığı ve kesinleşen protokoldeki açık vazgeçme, uygulamada katılma alacağını da kapsayacak şekilde bağlayıcı kabul edilmektedir. TMK m. 238 ise evlilik sürerken önceden yapılan farklı paylaşım anlaşmalarına ilişkindir. Ya da protokol bu konuda sessiz kalır. Sessizlik, hakların sona erdiği anlamına gelmez; ancak genel nitelikte bir “karşılıklı hak talebi yoktur” ifadesi varsa, hangi alacakların bu ifadeye girdiği tartışma çıkarabilir.

Bu nedenle protokolde değer artış payı ile katılma alacağı ayrı ayrı ve açık yazılmalıdır. Hakların saklı tutulduğu hâlde, protokolde mal rejimi tasfiyesi saklı tutulursa ne olacağı da yazılmalıdır. Protokol hazırlarken anlaşmalı boşanma protokolü makalesindeki kontrol listesini de gözden geçirebilirsiniz.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Sevgi ile Ozan evlendikten bir süre sonra, Sevgi’nin ailesinden kalan bir arsa üzerine ev yapmaya karar veriyor. Ozan, yapım masraflarının büyük kısmını kendi birikiminden karşılayacak. Yapıma başlamadan önce düzenlenen yazılı bir anlaşmada, Ozan’ın evin değerindeki artıştan pay almayacağı yazılıyor. Anlaşma iki tarafça imzalı.

Yıllar sonra boşanma davası açılıyor. Ozan, değer artış payı talep ediyor; Sevgi yazılı anlaşmaya dayanıyor. Hâkim, belgenin kapsamını, imzaların geçerliliğini ve belgenin hangi şartlarda imzalandığını inceler. Anlaşma açık ve imzalıysa, vazgeçme geçerli olabilir. Ozan anlaşmanın baskıyla imzalandığını ya da yanıltıldığını savunursa, bu iddiayı kanıtlaması ve bir yıllık bildirim süresini dikkate alması gerekir. Anlaşmanın geçerli olması, Ozan’ın katılma alacağı gibi diğer haklarını ortadan kaldırmaz. Bu bir örnektir; gerçek dosyada belgenin içeriği sonucu değiştirir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, sözlü verilen sözün bağlayıcı olduğunu varsaymaktır. Ne vazgeçen ne de vazgeçilen taraf sözle yetinmemelidir. İkinci hata, yazılı belgeyi çok genel tutmaktır. “Bütün haklarımdan vazgeçiyorum” cümlesi, hangi malı ve hangi alacağı kapsadığını belirsiz bırakır.

Üçüncü hata, vazgeçme ile katılma alacağını aynı sanmaktır; ikisi ayrı kurallara bağlıdır. Dördüncü hata, imza öncesi hukuki danışmanlık almamaktır. Özellikle boşanma sürecinde imzalanan belgeler, sonradan çözülmesi güç sonuçlar doğurabilir. Beşinci hata, imzalı belgenin bir kopyasını saklamamaktır; belge kaybolursa içeriğini kanıtlamak zorlaşır.

Vazgeçme belgesinde neler yazılmalı?

Yazılı bir vazgeçme anlaşması hazırlanırken, belgenin ileride tartışma çıkarmaması için bazı unsurların açık yazılması gerekir. Hangi malın kastedildiği, tapu bilgileriyle birlikte gösterilmelidir. Hangi katkıdan vazgeçildiği, örneğin mutfak yenileme, inşaat bedeli ya da peşinat gibi, belirtilmelidir. Vazgeçmenin kapsamı da netleştirilmelidir: değer artışından tamamen mi vazgeçiliyor, yoksa pay oranı mı değiştiriliyor? Tarih, tarafların kimlik bilgileri ve imzalar belgenin bütünlüğünü sağlar.

Her iki tarafın birer asıl nüshaya sahip olması da iyi bir uygulamadır. Yazılı şekil için imza aranır (TBK m. 14). İmzalı mektup, güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler yazılı şekil yerine geçebilir; adi bir mesaj yazışmasının bu şekil şartını karşılayıp karşılamadığı tartışmaya açıktır. Bu nedenle önemli bir vazgeçmeyi mesajla bırakmak yerine imzalı bir belgeye bağlamak güvenlidir.

Vazgeçmeden önce düşünülmesi gerekenler

Vazgeçme, ileride doğacak bir hakkı kısıtlamak anlamına gelir. Özellikle uzun süren evliliklerde bir eşin diğerinin evine yıllar içinde yapacağı katkının büyüklüğü baştan kestirilemez. Pay oranının değiştirilmesi bu belirsizliği azaltabilir: örneğin katkının belirli bir kısmı için alacak hakkı tanınırken kalan kısmı için vazgeçilir. Belgeyi imzalamadan önce, imzalayan eşin belgenin sonuçlarını bilmesi, gerekirse bir hukukçuya danışması yerinde olur. Boşanma sırasında hazırlanan protokollerde bu konuya ayrıca dikkat etmek için boşanma protokolünde mal paylaşımı maddesi makalesine bakabilirsiniz.

Evlilik sürerken imzalanan belgelerle boşanma sırasında imzalanan belgeler arasında önemli bir fark vardır. Evlilik sürerken yapılan düzenleme çoğunlukla gelecekteki bir katkıya ilişkindir; boşanma sırasındaki düzenleme ise zaten doğmuş bir alacağa ilişkin olur. İkincisinde taraflar çoğu zaman gergin olduğundan, belgenin hangi koşullarda ve hangi karşılıkla imzalandığı daha sıkı incelenir.

Belgenizi birlikte okumak

Vazgeçme belgesi imzalamadan önce ya da elinizdeki bir belgenin kapsamını anlamak için önce metne bakmak gerekir. Belgenin tarihi, kapsamı, kime hitap ettiği ve imzaların koşulları sonucu değiştirir. Dosyanız için durumunuzu anlatmak isterseniz iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Alacağın temeli için değer artış payı alacağı ve karşılıksız katkı şartı makalelerine bakabilirsiniz. Bürodaki çalışma alanları için aile hukuku sayfası da var.

Sık sorulan sorular

Evlenirken eşime ait eve katkı yaparsam alacak istemeyeceğimi yazılı olarak bildirebilir miyim?

Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler (TMK m. 227/3). Anlaşmanın imzalı olması gerekir. Anlaşma mal rejimi sözleşmesi niteliğindeyse noter şekli ayrıca gündeme gelir.

Sözlü olarak 'hakkımı istemiyorum' dedim. Bu bağlayıcı olur mu?

Kanun yazılı anlaşma arar. Sözlü bir beyan, tek başına vazgeçme sayılmaz. Bu söz karşı tarafça kanıtlanabilse bile yazılı şekil şartı eksik kalır. Ancak sözün varlığı davranışlarla birlikte başka hukuki sonuçlar doğurup doğurmadığı ayrıca incelenir.

Boşanma protokolünde 'karşılıklı hiçbir hak talebimiz yok' yazıyorsa değer artış payı da biter mi?

Genel bir ifade her alacak kalemini kapsayıp kapsamadığı tartışma konusu olur. Protokoldeki yazılı beyanın açıkça mal rejimine ilişkin alacakları kapsayıp kapsamadığı yoruma açıktır. Bu yüzden protokolde değer artış payı ve katılma alacağını ayrı ayrı yazmak gerekir.

Vazgeçme belgesini baskı altında imzaladım. Geri dönebilir miyim?

Korkutma sonucu imzalanan sözleşme bağlayıcı olmayabilir (TBK m. 37). Korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirmeniz gerekir (TBK m. 39). Delillerin toparlanması süreyi kaçırmadan yapılmalıdır.

Pay oranını değiştirmek ne demek?

Kanun, katkı yapan eşin alacağını katkı oranında belirler. Eşler yazılı anlaşmayla bu oranı, örneğin katkının daha küçük ya da daha büyük bir kısmı olarak belirleyebilir. Anlaşma, değer artış payı alacağının hesabında yasal orana göre öncelikli olur.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 203, 205, 227, 236, 237, 238
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 12, 14, 30, 36, 37, 39
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler