Aile Hukuku ve Boşanma

Taksitli veya Leasingli Araç Boşanmada Nasıl Paylaşılır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanmada taksitli veya leasingli araç, değerinden kalan borç düşülerek hesaplanır; ödemenin hangi dönemde yapıldığı katılma alacağını belirler.

Kısaca

  • Taksitli aracın boşanmadaki değeri, aracın tasfiye anındaki değerinden ona ilişkin kalan borç düşülerek bulunur.
  • Boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erdiği için hangi taksitin evlilik içinde, hangisinin dava sonrasında ödendiği hesabı etkiler.
  • Leasingde araç sözleşme süresince kanunen kiralayan şirkete aittir; bu durumda paylaşılan şey araç değil, ödenen bedeller ve kiracının sözleşmeden doğan hakkıdır.
  • Toplam artık değer sıfırın altına düşmez; borç araçtan fazlaysa diğer eş bu eksiği yarıya bölüp yüklenmez.
  • Bankaya karşı borçlu, sözleşmeyi imzalayandır; eşler arası hesap bundan bağımsız yapılır.

Taksitle alınmış bir araç boşanmada “araç mı borç mu” sorusunu birlikte getirir. Kural şudur: Araç evlilik içinde alınmışsa edinilmiş maldır ve değeri üzerinden hesap yapılır; kalan taksit borcu bu değerden düşülür. Leasingte ise çoğu zaman paylaşılacak şey aracın kendisi değil, bugüne kadar ödenen bedellerin ve sözleşmeden doğan hakkın değeridir.

Bu iki durumu yan yana anlatmak mümkün, ama sonucu etkileyen ayrıntı sözleşmenizde saklıdır.

Taksitli Aracın Değeri Nasıl Bulunur?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde (TMK m. 202) her eşin artık değeri ayrı ayrı hesaplanır. Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Taksitli araç için bu şu demektir: Aracın değeri bir yanda, ona ilişkin kalan kredi ya da taksit borcu diğer yanda durur. Fark, o eşin edinilmiş mal toplamına yazılır.

Değer belirlenirken malın tasfiye anındaki değeri esas alınır (TMK m. 235). Ödeme tarihindeki fiyat değil, araç bugün ne kadar eder, ona bakılır. Aracın yaşı, kilometresi, hasar geçmişi bu değeri değiştirir. Mahkeme değeri çoğunlukla bilirkişiye sordurur; bilirkişi raporu hukuken bir hesap aracıdır, mahkemeyi bağlayan kesin hüküm değildir. İtiraz edecekseniz rapor tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksiklerin tamamlattırılmasını ya da yeni bilirkişi atanmasını isteyebilirsiniz (HMK m. 281). Bilirkişiye başvurunun kuralı için HMK m. 266 madde metnine bakılabilir.

Dava Tarihi Neden Bu Kadar Önemli?

Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Taksit sürerken dava açıldıysa, iki ayrı dönem ortaya çıkar. Dava tarihine kadarki taksitler evlilik süresinde ödenmiştir. Dava tarihinden sonraki taksitler ise rejim bittikten sonra ödenmiş olur.

Dava tarihinde aracın borcu ne kadar kalmışsa, o tutar edinilmiş mal hesabında borç olarak yer alır. Dava sonrasında taksitleri ödeyen eş bunun kendi katkısı olduğunu ve hesapta ayrıca dikkate alınması gerektiğini ileri sürebilir; bu iddia belgeyle kurulmalıdır ve sonucu mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır. Genel çerçeveyi mal rejimi ne zaman sona erer yazısında bulabilirsiniz.

Borç Araçtan Fazlaysa Ne Olur?

Sık karşılaşılan bir durum şudur: Araç hasarlanmış ya da değer kaybetmiş, ödenmemiş taksit toplamı ise aracın bugünkü değerini aşıyor. Kanun, artık değer hesabında “değer eksilmesinin göz önüne alınmayacağını” söyler (TMK m. 231/2). Bu, toplamda eksi artık değer çıkan eşin bu eksiği diğer eşle paylaşamayacağı, yani diğer eşin eksiğin yarısını yüklenmeyeceği anlamına gelir. Toplam bakiye eksiye düşmez, sıfır sayılır.

Dikkat edilecek nokta, bu kuralın yalnızca eşler arasındaki hesapta geçerli olmasıdır. Bankaya karşı borç aynen devam eder. Her eş kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224). Kredi sözleşmesini kim imzaladıysa banka ondan talep eder; boşanma kararı bankanın alacağını ortadan kaldırmaz. Protokolle borcun devri konusu için boşanma protokolündeki kredi borcu bankaya karşı geçerli mi yazısına bakabilirsiniz.

Leasingli Araçta Durum Farklı mı?

Leasing, yani finansal kiralama, taksitli satıştan farklı kurulur. Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir (6361 sayılı Kanun m. 23). Kullanan taraf kira benzeri bedeller öder; sözleşmede kararlaştırılmışsa süre sonunda aracı satın alma hakkına sahip olur. Bu nedenle sözleşme bitmeden eşlerden biri aracın maliki sayılmaz.

Mülkiyet henüz şirketteyse, “araç edinilmiş maldır, değeri bölüşülür” demek yetmez. Hesaba girebilecek olan, evlilik içinde ödenen bedeller ve sözleşme sonunda aracı devralma hakkı gibi ekonomik değerlerdir. Sözleşmede ne yazdığına, ödemelerin ne kadarının yapıldığına ve sözleşmenin kimin adına olduğuna göre hesap biçimlenir. Burada kesin bir formül vermek yerine sözleşmenin ve ödeme planının incelenmesi gerekir diyebiliriz.

Sözleşmenin sonunda aracı satın alma opsiyonunu kullanmak da ayrı bir karardır. Araç değeri kalan bedelden yüksekse opsiyon hakkı bir değer taşır; kalan bedel yüksekse taşımayabilir.

Peşinat ve Taksit Farklı Kaynaklardan Geliyorsa

Peşinatı evlilik öncesi birikimden veya miras yoluyla gelen paradan, taksitleri ise maaştan ödemiş olabilirsiniz. Kişisel mallara ilişkin borçlar edinilmiş mallardan, ya da tersi biçimde ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir (TMK m. 230). Katkı varsa, denkleştirme katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır. Bu mekanizmayı evlilik öncesi alınan araç üzerinden aracın parası evlilik öncesi alınıp taksitleri evlilikte ödendiyse yazısında ayrıntılı işledik.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Mehmet evlilik içinde banka kredisiyle, kendi adına bir araç satın alıyor. Taksitlerin bir bölümü ödenmişken eşi boşanma davası açıyor. Dava tarihinde araç piyasada belli bir değerde, bankadan alınan kredinin ise belli bir bakiyesi var.

Mahkeme önce aracın bugünkü değerini bilirkişiyle saptar. Sonra dava tarihindeki kalan kredi bakiyesini bu değerden düşer. Çıkan fark Mehmet’in edinilmiş malları arasında yer alır. Mehmet’in başka edinilmiş malı yoksa onun artık değeri bu farktan ibarettir ve eşi bunun yarısı üzerinde hak kazanır. Eşinin de edinilmiş malı varsa iki artık değer karşılaştırılır, alacaklar takas edilir (TMK m. 236). Bu örnek bir sonuç tahmini değildir; yalnızca hesabın sırasını göstermek içindir.

Sözleşmede Nelere Bakılır?

Taksitli satış, tüketici kredisi ve leasing sözleşmeleri dışarıdan benzer görünse de hukuki yapıları farklıdır. Dosyanızı değerlendirirken şu sorulara sözleşme üzerinden cevap aranır: Sözleşmenin tarafı kim, yalnız siz mi, eşiniz mi, yoksa ikiniz de mi? Aracın mülkiyeti kimde? Kredili alımda araç çoğunlukla alıcı adına noterde devredilip tescil edilir; kredi veren lehine araç üzerine rehin konmuş olabilir. Aracın kasko ve trafik sigortası hangi adla yapılmış? Sözleşmede erken kapatma ya da devir için şirket onayı gerekiyor mu?

Son soru boşanma protokolünde sıkça atlanır. Araç bir eşe bırakılacak, borç da onda kalacaksa, bunu banka ya da finansman şirketi kabul etmediği sürece eski sözleşme taraf olarak diğer eşi de bağlamaya devam edebilir. Eşler arasındaki anlaşma ile şirketin rızası ayrı konulardır.

Aracı Kullanan Eş Taksiti Ödemeye Devam Ediyorsa

Dava sürerken çoğu zaman araç eşlerden birinin elinde kalır ve taksitler aynı hesaptan çekilmeye devam eder. Bu dönemde, dava tarihinden sonra ödenen taksitlerin kimin cebinden çıktığını net tutmak gerekir. Taksit ortak hesaptan gidiyorsa ve o hesaba hâlâ ortak maaş yatıyorsa, ödeme kaynağı tartışma konusu olabilir.

Basit bir önlem, dava tarihinden itibaren taksit ödemelerinin kimin hesabından yapıldığını belgelemektir. Her ay dekontu saklamak, tartışmalı bir iddiayı baştan sağlama alır. Bu dönemde ayrıca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Aracın kullanımı ve taksit yükü bu önlemlerin konusu olabilir; ayrıntı için mal yönetimine ilişkin geçici önlemler yazısına bakabilirsiniz.

Araç Değeri ile Kalan Borç Arasındaki Fark Büyükse

Kimi zaman aracın değeri kalan borcun hayli üstündedir; kimi zaman da tersidir. İki uç da farklı davranmayı gerektirir.

Değer borcun üstündeyse araç, fark kadar bir artık değer yaratır ve aracı kullanan eş için hesaba yazılır. Aracı elinde tutmak isteyen eş, katılma alacağını ödemek durumunda kalabilir; ödeme güç olursa erteleme istenebilir (TMK m. 239). Borç değerin üstündeyse araçtan eksi bir bakiye doğar; bu eksi aynı eşin diğer edinilmiş mallarından düşülür, toplam artık değer ise sıfırın altına inmez. Diğer eş bir şey ödemek zorunda olmaz, ancak aracı bırakan eşin bankaya karşı borcu sürebilir.

Pratikte bu fark, aracı kimin alacağına dair kararı da etkiler. Değerin borçtan çok düşük olduğu bir araçta, aracı almak ekonomik olarak cazip olmayabilir. Eşlerin anlaşmasıyla aracın satılıp borcun kapatılması da çözüm olabilir. Satış bedeli borcu karşılamıyorsa kalan kısım konusu da anlaşmada açıkça yazılmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilecekler

En sık hata, “araç benim adıma, borç da benim adıma, o halde araç da borç da bana ait” demektir. Evlilik içinde alınan araç ruhsatta kimin adına yazılırsa yazılsın, aksi ispat edilmedikçe edinilmiş maldır (TMK m. 222). Ruhsat ve mülkiyet ayrımı için boşanmada araç paylaşımı yazısı yararlı olur.

İkinci hata, dava devam ederken kredi borcunu ödemeyi bırakmaktır. Ödenmeyen taksit bankaya karşı temerrüde ve gecikme faizine yol açabilir, kredi kaydınızı da etkiler. Üçüncüsü, davayı beklerken aracı satıp borcu kapatmak ya da başkasına devretmektir. Dava açıldıktan sonraki satış aracı hesaptan çıkarmaz; mal rejimi dava tarihinde sona erdiğinden araç o andaki edinilmiş mallar arasında kalır (TMK m. 225/2, 235). Dava öncesinde, katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ise edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229); satmadan önce nasıl bir iz bıraktığınızı düşünün. Bu konuda mal kaçırma ve eklenecek değerler yazısı kapsamlı bilgi verir.

Dördüncüsü, belgeleri eksik tutmaktır. Aşağıdaki belgeler gerçekten hesabı belirler:

  • Kredi veya leasing sözleşmesi ve ödeme planı
  • Dava tarihi itibarıyla kalan borç bakiyesini gösteren banka ya da şirket yazısı
  • Taksitlerin hangi hesaptan çekildiğini gösteren hesap hareketleri
  • Araç ruhsatı, tescil ve sigorta kayıtları

Katılma Alacağı Hemen Ödenir mi?

Katılma alacağı bazen aracın bedelini aşar ve borçlu eş için ödeme güç olur. Böyle bir durumda borçlu eş, ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir (TMK m. 239/2). Konuyla ilgili ayrıntıyı katılma alacağı hemen ödenmek zorunda mı yazısında bulabilirsiniz. Genel hesap yöntemi için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısına da bakabilirsiniz.

Kendi Aracınızın Hesabı İçin

Aracınızın taksit mi leasing mi olduğu, sözleşmenin kimin adına bulunduğu, peşinatın kaynağı ve dava tarihindeki bakiye bir arada değerlendirilmediğinde yapılan hesap yanıltıcı olur. Belgelerinizi hazırlayıp durumunuzu anlatmak isterseniz büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. İrtibat bilgileri için iletişim sayfasına, çalışma alanı için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Araç kredisi bitmediyse boşanmada araç nasıl paylaşılır?

Aracın tasfiye zamanındaki değerinden ona ilişkin kalan borç düşülür. Kalan tutar edinilmiş mal olarak o eşin artık değerine girer; diğer eş bu artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 231, 236).

Leasingli araç da edinilmiş mal sayılır mı?

Leasingde araç sözleşme boyunca kanunen finansal kiralama şirketinin malıdır (6361 sayılı Kanun m. 23). Eşin elindeki hak ve ödediği bedeller evlilik içinde karşılığı verilerek elde edildiyse, bunların değeri mal rejimi hesabında yer alabilir. Sözleşmenin içeriği sonucu belirler.

Borç araç değerinden fazlaysa eşim farkı yarı yarıya öder mi?

Artık değer hesabında değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231/2). Yani toplamda eksi çıkan artık değer sıfır sayılır; diğer eş bu eksiği paylaşmak zorunda olmaz.

Dava açıldıktan sonra ödediğim taksitler hesaba girer mi?

Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. O tarihten sonra kendi gelirinizden ödediğiniz taksitler ayrıca değerlendirilir; bunların hesapta nasıl yer alacağı dosyaya ve belgelere bağlıdır.

Kredi sözleşmesi eşimin adına ama araç bende. Bankaya kim borçlu?

Bankaya karşı borçlu, kredi sözleşmesinde taraf olan kişidir. Boşanma kararı bankanın alacağını değiştirmez; eşler arasındaki paylaşım ise ayrıca mal rejimi hesabıyla yapılır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 202, 222, 224, 225, 229, 230, 231, 235, 236, 239
  • 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu m. 23
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266, 281
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler