Çocuğu olan eşler anlaşmalı boşanırken velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası düzenlenmeli. Hâkim bu maddeleri çocuğun yararına göre denetler.
Kısaca
- Çocuklu çiftte anlaşmalı boşanmanın tek farkı, protokolde çocuğa ilişkin düzenlemenin de bulunması ve hâkimin bunu uygun bulmasıdır (TMK m. 166/3).
- Hâkim, ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkileri düzenlerken çocuğun yararını esas alır; protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m. 166/3, 182).
- Çocuğun bakım ve eğitim gideri ana ve baba tarafından karşılanır; velayeti kullanmayan eş de gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182, 327).
- Çocuğa ilişkin maddeler sonradan değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir; yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim gerekli önlemleri alır (TMK m. 183).
Çocuğunuz varsa anlaşmalı boşanma yine mümkündür; ama protokolün en çok dikkat isteyen kısmı çocuğa ilişkin bölümdür. Kanun, hâkimin yalnızca eşlerin iradesini değil, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi de uygun bulmasını şart koşar (TMK m. 166/3). Yani siz ve eşiniz hangi konularda anlaşırsanız anlaşın, çocukla ilgili kısım hâkimin çocuğun yararı süzgecinden geçer.
Hâkim çocuk bölümünde hangi sorulara cevap arar?
Hâkimin elindeki temel yetki, boşanma kararı verirken ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenlemektir. Bunu yaparken olanak bulundukça ana ve babayı dinler (TMK m. 182). Protokolde bu konularda hazırlanan metin, hâkimin değerlendirmesinin başlangıç noktasıdır; hâkim gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir ve bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir (TMK m. 166/3).
Hâkim şu sorulara cevap arar: çocuk kimin yanında kalacak, diğer ebeveyn çocuğu ne zaman ve nerede görecek, çocuğun bakım ve eğitim giderlerini kim, ne ölçüde karşılayacak, okul ve sağlık kararlarında kim söz sahibi olacak. Bunlar hukuken “velayet”, “kişisel ilişki” ve “iştirak nafakası” başlıkları altında toplanır.
Velayet: kime verilir, nasıl yazılır?
Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş ya da ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir. Velayet, boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Protokolde genellikle “çocuğun velayetinin anneye (veya babaya) bırakılmasını kabul ediyoruz” gibi bir cümle yer alır. Hâkim bu tercihi çocuğun yararına uygun bulursa onaylar.
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: velayeti diğer tarafa bırakan eş, çocuk hakkındaki sorumluluğundan kurtulmuş olmaz. Çocuğun bakım ve eğitim giderleri ana ve baba tarafından karşılanır (TMK m. 327). Velayeti kullanmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182). Velayet kriterlerinin genel çerçevesi için velayet kime verilir kriterler yazımıza, ortak velayet tartışması için ortak velayet yazımıza bakabilirsiniz.
Kişisel ilişki: gün, saat ve yer yazılmalı mı?
Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 323). Protokolde bu hakkın nasıl kullanılacağını ayrıntılı yazmak, ileride yaşanacak sorunları azaltır. Hafta içi ve hafta sonu görüşme günleri, saatleri, çocuğun teslim alınacağı ve teslim edileceği yer, bayram ve yaz tatili düzeni, çocuğun hastalığı gibi durumlarda esneklik bu başlıklar arasındadır. “Uygun zamanlarda görüşecek” gibi muğlak ifadeler, iki tarafın niyeti iyi olsa bile sorun doğurabilir.
Kişisel ilişki kurma hakkı sınırsız değildir. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür; kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse ya da bu yükümlülüklere aykırı davranılırsa hak reddedilebilir veya alınabilir (TMK m. 324). Velayeti kullanmayan eşin çocukla kişisel ilişkisi düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m. 182). Bayram ve tatil düzenini nasıl yazabileceğinizi protokolde bayram ve tatil görüşme düzeni yazımızda ele aldık.
İştirak nafakası: çocuğun giderleri nasıl karşılanır?
Çocuğun bakım ve eğitim giderleri için nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir ve her ay peşin ödenir (TMK m. 330). Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar sürer (TMK m. 328). Bu nedenle protokole yazarken miktarı, ödeme gününü ve artış şeklini açıkça yazmak önemlidir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m. 330).
Çocuk nafakasından protokolle vazgeçmek, hâkim tarafından uygun bulunmayabilir; çünkü hak çocuğa aittir ve ana babanın kanundan doğan bir görevidir. Konunun ayrıntıları için iştirak nafakası ve protokolde çocuğun nafakasından vazgeçilebilir mi yazıları faydalıdır.
Protokole eklenebilecek diğer çocuk maddeleri
Kanunun zorunlu saydığı başlıkların dışında, ailenin ihtiyacına göre ek maddeler yazılabilir. Çocuğun hangi okula gideceği, özel ders ve etkinlik masraflarının nasıl paylaşılacağı, sağlık giderlerinin ve özel sağlık sigortasının kimin tarafından karşılanacağı bunlardan bazılarıdır. Kanun, ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları almasını ve uygulamasını ister (TMK m. 339). Protokolde bu kararların nasıl alınacağını yazmak, ileride “kim karar verecek” tartışmasını azaltır.
Başka bir şehre taşınma ve yurt dışı seyahat de önceden düşünülmesi gereken konulardandır. Velayeti kullanan ebeveyn taşınmak isterse kişisel ilişkinin nasıl sürdürüleceği tartışma konusu olabilir; bunun için velayet sahibi ebeveyn çocukla başka şehre taşınabilir mi yazısına bakabilirsiniz. Taraflar isterse protokole taşınmadan önce haber verme veya yazılı onay alma gibi usuller de ekleyebilir; hâkim bunların çocuğun yararına uygun olup olmadığını değerlendirir.
Çocuğun yaşı düzeni nasıl etkiler?
Küçük bir çocuk için kısa ve sık görüşmeler, büyük bir çocuk için ise okul ve arkadaş düzenine uyumlu esnek takvimler daha uygun olabilir. Çocuğun görüşü de yaşına ve olgunluğuna göre dosyada önem taşıyabilir. Kanunda yaşa göre sabit bir tablo bulunmaz; çocuğun yararı somut olayda belirlenir. Bu nedenle protokolü hazırlarken çocuğun gerçek günlük hayatını düşünmek gerekir: servis saatleri, kurs günleri, hastalık dönemleri, bakıcı veya büyükanne gibi yardımcı kişiler.
Çocuğun görüşünün velayet kararındaki yeri konusunda velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Hâkim çocuk bölümünü onaylamadan önce hangi belgeleri isteyebilir?
Çocuğun düzenine ilişkin maddeler için hâkim, tarafların beyanlarının yanı sıra ek belgeler isteyebilir. Çocuğun nüfus kaydı, okul durumu, sağlık bilgisi ve iki ebeveynin yaşam koşulları bu belgeler arasında düşünülebilir. Bunların hepsi her dosyada istenmez; takdir hâkime aittir. Yine de bu bilgileri önceden derleyip hazır bulundurmak, duruşmada sorulara net cevap vermenizi sağlar.
Sosyal inceleme ve hâkimin değişiklik yetkisi
Aile mahkemelerinde görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar, mahkemenin istediği konularda taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapıp sonucunu bildirebilir (4787 sayılı Kanun m. 5). Sosyal inceleme, hâkimin gerekli gördüğü hâllerde başvurduğu bir araçtır; çocuğun yararı bakımından şüphe duyarsa bu araçlardan yararlanabilir. Sürecin ayrıntıları için velayet davasında sosyal inceleme raporu yazısına bakabilirsiniz.
Hâkimin bir de değişiklik yetkisi vardır. Çocuğa ilişkin bir maddeyi çocuk yararına aykırı bulursa taraflara bunu bildirir; değişiklik taraflarca da kabul edilirse boşanma kararı verilir. Tarafların değişikliği kabul etmemesi hâlinde anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu nedenle protokolün çocuk bölümünü baştan gerçekçi ve dengeli yazmak zaman kazandırır.
Sonradan ne olur? Değişen koşullar
Çocuğa ilişkin düzenleme, boşanma kararıyla sonsuza dek kilitlenmez. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, kendiliğinden ya da ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Mahkeme kararında ayrıca, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği ihtar edilir (TMK m. 182). Bu konunun dava boyutunu velayet değişikliği davası yazımızda anlattık.
Karara girmiş kişisel ilişki veya teslim hükümlerine uyulmuyorsa, bu kararlar çocuğun yerleşim yeri müdürlüğünce yerine getirilir (5395 sayılı Kanun m. 41/A). Uygulama boyutu için boşanma protokolüne uymayan eşe karşı yollar yazısına göz atabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eş A ve Eş B’nin sekiz yaşında bir çocuğu var. Protokolde velayetin A’da kalması, B’nin iki haftada bir hafta sonu ile bayramların bir kısmında çocuğu alması, aylık bir iştirak nafakası ödemesi kararlaştırılıyor. B protokole ayrıca çocuğun yaz tatilinde iki hafta kendisiyle seyahat etmesini yazdırmak istiyor.
Hâkim bu maddeleri okurken çocuğun yaşı, okul takvimi, yolculuğun niteliği ve iki ebeveynin işbirliği ihtimali gibi etkenleri tartar. Yaz tatili maddesinde çocuğun yurt dışına gidip gitmeyeceği, tarihler ve eşin onayı gibi ayrıntılar yazılmamışsa, hâkim bunların netleştirilmesini isteyebilir. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; ama protokol ne kadar somut yazılırsa hâkimin değerlendirmesi o kadar kolaylaşır.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, çocuğun yararını eşlerin pazarlık konusu gibi görmektir: örneğin mal paylaşımında taviz karşılığı görüşme hakkını kısıtlamak. İkinci hata, kişisel ilişkiyi “uygun zamanlarda” gibi belirsiz bırakmaktır. Üçüncü hata, nafakayı yazıp artış ve ödeme günü gibi ayrıntıları atlamaktır. Dördüncü hata, çocuğun okul, sağlık ve yurt dışı seyahatine ilişkin kararların kim tarafından verileceğini düşünmemektir.
Çocuklu protokol hazırlarken protokolde velayet ve kişisel ilişki maddesi ve çocuğun menfaatine aykırı protokol maddeleri yazılarına da bakmanızı öneririz.
Çocuğunuzun düzeni için nasıl destek alabilirsiniz?
Çocuğun yaşı, okul düzeni, iki evin mesafesi ve ebeveynlerin iş saatleri, her ailede farklı bir düzen gerektirir. Hazır bir şablon bu ayrıntıları karşılamayabilir. Durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasında bilgiler yer alıyor; genel bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Buradaki bilgiler genel niteliktedir ve sonuç vaadi içermez.
Sık sorulan sorular
Çocuk konusunda yazdığımız maddeleri hâkim aynen onaylar mı?
Her zaman değil. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmedilir (TMK m. 166/3). Çocuğa ilişkin bölümde esas ölçü çocuğun yararıdır.
Velayet protokolde ortak olarak yazılabilir mi?
Kanun, evlilik devam ettiği sürece velayetin birlikte kullanıldığını, ortak hayata son verilmişse hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğini söyler; boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Kanunda ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm yoktur; ancak uygulamada, eşlerin birlikte istediği ve çocuğun yararına uygun görülen hâllerde ortak velayete karar verilebildiği kabul edilmektedir. Hâkim bu talebi çocuğun yararı bakımından ayrıca denetler.
Çocuğun nafakasından protokolle vazgeçebilir miyim?
Çocuğun bakım ve eğitim gideri, ana ve babanın kanundan doğan yükümlülüğüdür ve bu borç çocuğun ergin olmasına kadar sürer (TMK m. 327, 328). Bu yüzden çocuk nafakasından protokolle vazgeçmek, hâkim tarafından uygun bulunmayabilir.
Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmazsa ne olur?
Mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182). İcra yolu ise Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre müdürlükler eliyle işler (5395 sayılı Kanun m. 41/A).
Hâkim çocuğu dinler mi?
Kanun, hâkimin olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra düzenleme yapmasını öngörür (TMK m. 182). Gerekli gördüğünde sosyal inceleme gibi araçlardan yararlanabilir. Çocuğun dinlenmesi ayrı bir konudur ve çocuğun yaşı ile olayın niteliğine bağlıdır.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 182, 183, 323, 324, 327, 328, 330, 336, 339
- 4787 sayılı Kanun m. 5
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.