Tenfiz davasında dilekçe içeriği, ekleneceği belgeler, karşı tarafa tebliğ, itiraz sebepleri, kısmi tenfiz ve kararın temyizinin icrayı durdurması.
Kısaca
- Tenfiz istemi dilekçe ile yapılır; dilekçede taraflar, mahkeme ve ilâmın bilgileri ile kısmi tenfiz isteniyorsa hangi kısım olduğu belirtilir (MÖHUK m. 52).
- Dilekçeye ilâmın onanmış aslı veya örneği, kesinleşme belgesi ve bunların onaylı tercümeleri eklenir (m. 53).
- İstem duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve basit yargılama usulüne göre incelenir (m. 55/1).
- Tenfiz kararına karşı temyiz, yerine getirmeyi durdurur (m. 57/2).
Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de icrasını isteyen kişinin izleyeceği yol, tenfiz davasıdır. Bu dava, sıradan bir alacak davasından farklıdır: mahkeme yabancı kararın esasını yeniden incelemez, yalnızca kanunda sayılan tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığını denetler. Sürecin adımlarını, belgelerin nasıl hazırlanacağını ve itiraz imkânlarını bilmek, işlemin hızlı ve doğru yürütülmesini sağlar. Bu yazıda MÖHUK m. 51-57’deki usulü adım adım anlatıyoruz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir (m. 51/1). Yetkili mahkeme, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesidir. Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse, kanunda belirtilen belirli büyük şehir mahkemelerinden birinden istenebilir (m. 51/2). Bu sayede borçlunun bulunduğu yerde dava açılır ve icra imkânı kolaylaşır. Tenfiz istemekte hukukî yararı bulunan herkes dava açabilir (m. 52/1).
Dilekçenin İçeriği
Tenfiz istemi dilekçe ile yapılır ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede şunlar bulunur: tenfiz isteyenin ve karşı tarafın, varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri; tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, ilâmın tarih ve numarası ile hükmün özeti; tenfiz hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa hangi kısım olduğu (m. 52). Kısmi tenfiz imkânı, bölünebilir kararlarda yalnızca uygulanabilir kısmın icrasını mümkün kılar.
Eklenecek Belgeler
MÖHUK m. 53’e göre dilekçeye şu belgeler eklenir: yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi; ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi. Bu belgelerin onay işlemleri, ilgili ülkenin makamlarında ve uluslararası onay sözleşmeleri çerçevesinde yapılır. Onaysız veya çevirisiz belgeler mahkemece kabul edilmez, süre kaybına yol açar.
Karşı Tarafa Tebliğ
Tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İhtilafsız kaza kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı hükme tabidir; hasımsız ihtilafsız kaza kararlarında ise tebliğ hükmü uygulanmaz (m. 55/1). Karşı tarafın yurt dışında olması hâlinde tebligat uluslararası tebligat usullerine göre yapılır ve süreci uzatabilir. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır, yani yazılı yargılama yerine daha hızlı bir süreç izlenir. Basit yargılama için seri muhakeme ve basit yargılama usulü yazısına bakabilirsiniz.
Karşı Tarafın İtirazı
Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir (m. 55/2). Yani karşı taraf yabancı kararın esasına, yani davanın doğruluğuna itiraz edemez. Bu sınırlama, tenfiz davasını yabancı davanın tekrarı olmaktan çıkarır. Örneğin borcun ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası, yerine getirilme veya engel sebebi kapsamında değerlendirilebilir.
Mahkemenin Kararı
Mahkeme ilâmın kısmen veya tamamen tenfizine ya da isteminin reddine karar verebilir. Bu karar yabancı mahkeme ilâmının altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır (m. 56). Kısmi tenfiz, ilâmın bir kısmının Türk kamu düzenine aykırı olması veya bir kısmının kesinleşmemiş olması gibi durumlarda gündeme gelir. Kararın altına yazılan şerh, ilâmın icra edilebilirliğini gösterir.
İcra ve Temyiz
Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur (m. 57/1). Tenfiz isteminin kabul veya reddi hususunda verilen kararların temyizi genel hükümlere tabidir; temyiz, yerine getirmeyi durdurur (m. 57/2). Bu nedenle tenfiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulursa, icra temyiz sonucuna kadar durur. Alacaklı açısından bu, sürecin uzaması anlamına gelir; borçlu açısından ise haklarını korumak için önemli bir güvencedir. Temyiz yolu için kira davalarında istinaf ve temyiz süreci yazısındaki genel yargı yolu bilgileri de fikir verebilir.
Uygulamada Süre ve Maliyet
Tenfiz davasının süresi, belgelerin eksiksizliği, karşı tarafın tebliğ edilebilmesi ve itirazın varlığına göre değişir. Yabancı belgelerin onay ve tercüme işlemleri masraf ve zaman gerektirir. Ayrıca yabancı davacı ise, teminat gösterme yükümlülüğü gündeme gelebilir; bunun için yabancı davacıdan teminat istenmesi ve karşılıklılık yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Onaysız veya çevirisiz belgelerle başvurmak,
- Kesinleşme belgesini eklememek,
- Yanlış mahkemede dava açmak,
- İtiraz sebeplerini yabancı kararın esasına yöneltmek,
- Temyizin icrayı durdurduğunu hesaba katmamak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Yabancı bir ülkede alacak kararı alan kişi, Türkiye’deki borçlunun yerleşim yeri asliye mahkemesinde tenfiz davası açar. Dilekçeye onaylı ilâm, kesinleşme belgesi ve tercümelerini ekler. Borçlu, borcun kısmen ödendiğini ileri sürerek itiraz eder. Mahkeme ödeme belgesini inceleyip ilâmı ödenmemiş kısım bakımından tenfiz eder. Borçlu temyiz ederse, icra karar kesinleşinceye kadar durur.
Kısmi Tenfiz ve Uygulamadaki Örnekler
Yabancı ilâmın bir kısmı Türk kamu düzenine aykırı veya henüz kesinleşmemişse, mahkeme yalnızca uygulanabilir kısım bakımından tenfiz kararı verebilir. Örneğin bir kararda asıl alacak ile birlikte Türk hukukunun kabul etmediği bir tazminat kalemi varsa, mahkeme yalnızca kabul edilebilir kalemin tenfizine hükmedebilir. Bu nedenle dilekçede talebin hangi kısımlar için yapıldığının açık yazılması, sonuç bakımından önem taşır. Faiz ve yargılama giderleri gibi fer’i alacakların da hangi hukuka göre hesaplanacağı ayrıca tartışılabilir.
Sürecin Planlanması
Tenfiz davasına başlamadan önce borçlunun Türkiye’deki adresini ve mal varlığını araştırmak, doğru mahkemeyi belirlemeyi ve icra aşamasını kolaylaştırır. Belgelerin onay ve tercüme işleri önceden tamamlanırsa, dava sürecinde gereksiz beklemeler yaşanmaz.
Sonuç
Tenfiz davası; doğru mahkemede, eksiksiz belgelerle ve tenfiz şartlarını gösterecek şekilde açılmalıdır. Karşı taraf yalnızca şartlara ve yerine getirmeye ilişkin itiraz edebilir; temyiz ise icrayı durdurur. Yabancı bir ilâmın Türkiye’de icrası için yabancılar hukuku alanında dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfamızdan bize telefonla veya mesajla ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Tenfiz davası dilekçesine hangi belgeler eklenir?
Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ayrıca ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi eklenir.
Karşı taraf tenfize hangi gerekçelerle itiraz edebilir?
Karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı ilâmın kısmen ya da tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.
Tenfiz kararına karşı temyiz edilirse ne olur?
Tenfiz isteminin kabul veya reddi hakkında verilen kararların temyizi genel hükümlere tabidir. Temyiz, yerine getirmeyi durdurur.
Dayanak mevzuat
- 5718 sayılı MÖHUK m. 51-57
Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.