Tüketici Hukuku

Tüketici Mahkemesi Görevi ve Yetkisi: Dava Nerede Açılır? Yerleşim Yeri Seçeneği

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemesinin görevi, tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede dava açabilmesi ve genel yetki kuralıyla ilişkisi.

Kısaca

  • Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir (TKHK m. 73/1).
  • Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (m. 73/5).
  • Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar.
  • Dava açmadan önce arabulucuya başvurma veya hakem heyetine başvurma zorunluluğu uyuşmazlığın değerine ve türüne göre değişir.

Tüketici hukukunda davanın nerede açılacağı, hem masraf hem de zaman bakımından belirleyici olabilir. Başka ildeki bir satıcıyla yaşanan uyuşmazlıkta tüketicinin satıcının yerleşim yerine gidip dava açması, çoğu zaman haktan vazgeçmek anlamına gelir. Kanun bu sorunu, tüketiciye kendi yerleşim yerinde dava açma imkânı vererek çözer. Bu yazıda tüketici mahkemesinin görevini ve yetkisini, dava öncesi zorunlu başvuru yollarıyla ilişkisini anlatıyoruz.

Görev: Tüketici Mahkemeleri

6502 sayılı Kanun’un 73. maddesinin birinci fıkrası, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu belirtir. Yani ayıplı mal ve hizmet, mesafeli satış, cayma hakkı, tüketici kredisi, haksız şartlar gibi tüketici hukukuna ilişkin davalar, genel hukuk mahkemesinden ayrı bir görev alanındadır. Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; taraflar anlaşsa bile başka bir mahkemeyi görevli kılamazlar ve mahkeme görevsizliği kendiliğinden gözetir. Görevsiz mahkemede açılan davada mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir; bu nedenle davanın doğru mahkemede açılması zaman kazandırır.

Tüketici Mahkemesi Olmayan Yerler

Her yerde ayrı bir tüketici mahkemesi kurulmamıştır. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar. Bu durumda dava dilekçesinde mahkemeyi “tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi” olarak belirtmek yerindedir; ancak bu ifade eksik olsa bile mahkeme davanın niteliğini re’sen belirler. Görevli mahkemenin adı önemli olmakla birlikte, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliği taşıması esastır. Bu nitelik, taraflardan birinin tüketici, diğerinin satıcı veya sağlayıcı olmasına dayanır.

Yetki: Tüketicinin Yerleşim Yeri

Kanunun 73. maddesinin beşinci fıkrasına göre tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Genel yetki kuralı olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi, davalının yerleşim yerindeki mahkemeyi yetkili kılar. Tüketici hukukunda bu kurala ek olarak tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Böylece tüketici, hem davalı satıcının yerleşim yerindeki mahkemede hem de kendi yerleşim yerindeki mahkemede dava açma seçeneğine sahiptir. Tüketicinin avantajı şudur: başka ildeki bir satıcıya karşı dava açarken kendi ilinde yargılama yaptırabilir. Bu düzenleme, uyuşmazlığa taraf olmanın maliyetini düşürür.

Yetki Şartlarının Geçersizliği

Sözleşmelerde sıkça görülen “uyuşmazlık halinde satıcının bulunduğu yerdeki mahkemeler yetkilidir” tarzındaki şartlar, tüketici işlemlerinde tüketici aleyhine dengesizlik yaratıyorsa haksız şart olarak değerlendirilebilir. Haksız şartlar tüketiciyi bağlamaz. Bu nedenle tüketici, sözleşmedeki yetki şartına rağmen kendi yerleşim yerindeki mahkemede dava açabilir. Yetki itirazı ise davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; süresinde yetki itirazında bulunulmazsa mahkeme yetkili hale gelebilir. Tüketici yönünden ise doğru mahkemeyi seçmek, sonradan yetkisizlik kararı nedeniyle zaman kaybını önler.

Dava Şartı: Hakem Heyeti veya Arabuluculuk

Mahkemede dava açmadan önce başvuru yolları da göz önünde tutulmalıdır. Değeri parasal sınırın altında olan uyuşmazlıklarda önce tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur; heyet kararına ise itiraz mahkemede görülür. Değeri sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; bu kuralın istisnaları vardır. Ayrıntı için hakem heyetine başvuru zorunluluğu ve tüketici mahkemesinde dava şartı arabuluculuk yazılarına bakabilirsiniz. Bu dava şartlarının atlanması, davanın usulden reddedilmesine yol açar.

Yabancı Unsurlu Uyuşmazlıklar

Satıcı yurt dışında bulunuyorsa veya tüketici işlemi sınır ötesi nitelikteyse, yetki ve uygulanacak hukuk konuları ayrıca değerlendirilir. Bu durumda milletlerarası özel hukuk kuralları devreye girer ve tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi konusunda özel düzenlemeler uygulanabilir. Bu konuyu yurt dışı tüketici sözleşmesinde hukuk ve yetkili mahkeme yazısında ayrıntılı anlattık.

Dava Dilekçesinin Hazırlanması

Dava dilekçesinde tarafların kimlik ve adres bilgileri, uyuşmazlığın konusu, olayların kronolojik anlatımı, talep edilen çözüm ve deliller açıkça yazılmalıdır. Tüketici davaları basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü için deliller dilekçe ile birlikte sunulmalı ve ellerindeki belgeler dilekçeye eklenmelidir. Bu konuyu tüketici davalarında basit yargılama usulü yazımızda ele aldık.

Sık Yapılan Hatalar

  • Genel hukuk mahkemesinde dava açıp görevsizlik nedeniyle zaman kaybetmek,
  • Sözleşmedeki yetki şartına bağlı olduğunu düşünmek,
  • Dava öncesi zorunlu başvuruları (heyet veya arabuluculuk) atlamak,
  • Yerleşim yeri belgesini dosyaya eklememek,
  • Satıcının yurt dışında olduğu hallerde yetkili mahkemeyi araştırmamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tüketici, başka ildeki bir mobilya firmasından yüksek bedelli yatak odası takımı satın alır ve ayıplı teslim edilen ürün için bedel iadesi ister. Değer, hakem heyeti sınırının üzerindedir; bu nedenle önce arabulucuya başvurur. Anlaşma sağlanamayınca kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde dava açar. Sözleşmedeki “satıcının şehrindeki mahkemeler yetkilidir” şartı, tüketiciyi bağlamaz.

Yetki İtirazı ve Görev İtirazı Arasındaki Fark

Görev ve yetki kavramları birbirinden farklı sonuçlar doğurur. Görev kamu düzenine ilişkindir; mahkeme bunu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir ve taraflar anlaşmayla değiştiremez. Yetki ise kural olarak kesin olmayan bir konudur; davalı süresi içinde ve usulüne uygun yetki itirazında bulunmazsa mahkeme yetkili hale gelir. Bu fark, tüketici açısından pratik bir sonuç doğurur: tüketici, kendi yerleşim yerinde dava açtığında satıcı yetki itirazında bulunmasa bile yargılama o mahkemede devam eder. Satıcı yetki itirazında bulunursa mahkeme, kanundaki seçimlik yetki kuralını göz önünde tutarak itirazı değerlendirir.

Yerleşim Yerinin Belgelenmesi

Tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açarken, yerleşim yeri belgesi veya nüfus kayıt örneği dava dilekçesine eklenebilir. Yerleşim yeri, kişinin sürekli oturma amacıyla bulunduğu yerdir. Geçici olarak başka yerde bulunan tüketici, asıl yerleşim yeri esas alınarak dava açmalıdır. Yerleşim yeri tartışması çıkarsa mahkeme, adres kayıt sistemi ve diğer belgelere göre durumu belirler. Bu nedenle adres bilgisinin doğru ve güncel tutulması, hem tebligat hem yetki konusunda kolaylık sağlar.

Sonuç

Tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir; tüketici kendi yerleşim yerindeki mahkemede de dava açabilir. Dava öncesi zorunlu başvuruları atlamamak ve doğru mahkemeyi seçmek zaman ve hak kaybını önler. Dava açma sürecinde destek almak isterseniz tüketici hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tüketici davasını nerede açabilirim?

Tüketici, davayı genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde açabileceği gibi, kendi yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açabilir. Bu seçenek tüketiciyi korumak için tanınmıştır.

Tüketici mahkemesi olmayan yerde ne olacak?

Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu davalara tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Görevli mahkeme açısından dava bir tüketici davasıdır ve tüketici hükümleri uygulanır.

Bu görev kuralı kamu düzenine ilişkin midir?

Tüketici mahkemelerinin görevi kamu düzenine ilişkin olup mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Taraflar anlaşarak başka bir mahkemeyi görevli kılamaz.

Satıcıyla yapılan sözleşmedeki yetki şartı bağlayıcı mıdır?

Tüketiciyi aleyhine yetkili mahkemeyi belirleyen sözleşme hükümleri, tüketici işlemlerinde haksız şart olarak değerlendirilebilir ve tüketiciyi bağlamaz. Tüketici kanundaki yerleşim yeri seçeneğini kullanabilir.

Dayanak mevzuat

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6, 10, 114
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Tüketici Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler