Tüketici örgütleri, Bakanlık ve kamu kurumlarının genel tüketici menfaatine ilişkin dava hakları, ihtiyati tedbir, karar ilanı ve seri mal ayıp davalarının kapsamı.
Kısaca
- Tüketici örgütleri, kamu kurumları ve Bakanlık, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi bulunan hallerde ihtiyati tedbir veya durdurma davası açabilir (TKHK m. 73/6).
- Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı kararın yayımlanmasını talep edebilir; kabulü halinde karar ülke çapında en az üç gazetede ilan edilir (m. 73/7).
- Seri malın ayıplı olduğunun tespiti, satışın durdurulması ve toplatılması için Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri dava açabilir (m. 74).
- Bu davalarda dava şartı olarak arabuluculuk aranmaz.
Tüketici hukukunun temel amaçlarından biri, yalnızca tek tek tüketicileri değil, tüketici topluluğunu da korumaktır. Bir işletmenin sistemli olarak haksız şart içeren sözleşme kullanması, güvenliği tehlikeye düşüren bir ürünü piyasaya sürmesi veya yanıltıcı uygulamalarını sürdürmesi durumunda, her tüketicinin ayrı ayrı dava açması pratik değildir. Kanun bu sorunu, tüketici örgütlerine, kamu kurumlarına ve Bakanlığa toplu nitelikli dava hakkı tanıyarak çözer. Bu yazıda 6502 sayılı Kanun’un 73. ve 74. maddelerindeki bu hakları anlatıyoruz.
Tüketici Örgütü Nedir?
Kanunun tanımlar bölümüne göre tüketici örgütleri, tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf veya benzeri kuruluşlardır. Bu örgütler, genel tüketici menfaatini savunmak üzere kanunda belirlenen davaları açma yetkisine sahiptir. Örgütlerin dava ehliyeti, kanunun tanıdığı özel bir yetkidir; sıradan dernek yetkilerinden farklı olarak kamu yararına yönelik bir işlev görür. Ayrıca tüketici örgütleri, tüketici hakem heyetlerinde de üye bulundurur ve Tüketici Konseyine katılır. Tüketici Konseyi, tüketici sorunlarını ve ihtiyaçlarını belirlemek üzere Bakanlığın koordinatörlüğünde yılda en az bir kez toplanır.
Genel Tüketici Menfaatine İlişkin Davalar
Kanunun 73. maddesinin altıncı fıkrasına göre tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hallerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. Bu düzenlemenin üç önemli unsuru vardır. Birincisi, dava genel olarak tüketicileri ilgilendirmelidir; tek bir tüketicinin bireysel sorunu bu kapsamda değildir. İkincisi, Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi bulunmalıdır; yani dava önleyici bir işlev taşır. Üçüncüsü, haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlar bu fıkra kapsamı dışındadır; bunlar için Reklam Kurulu ve idari yaptırım yolu vardır. Bu davalar örneğin haksız şart içeren standart sözleşmelerin kullanımının durdurulması gibi talepleri içerebilir.
İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar hukuka aykırı bir durumun devamını önleyen geçici bir korumadır. Tüketici örgütleri ve diğer yetkili kuruluşlar, dava açarken veya dava sırasında, mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunabilir. Tedbir kararının verilebilmesi için, yaklaşık ispat ve gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun bulunması gerekir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 ve devamı). Örneğin güvenlik riski taşıyan bir ürünün satışının geçici olarak durdurulması, tedbirle sağlanabilir. Tedbir kararı hızlıca verilebildiğinden, tüketicilerin zarar görmesi henüz gerçekleşmeden önlenebilir.
Karar İlanı
Kanunun 73. maddesinin yedinci fıkrası, genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacının verilen kararların yayımlanmasını talep edebileceğini belirtir. Talebin mahkemece kabul edilmesi halinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. Bu düzenleme, tüketicilerin haklarını öğrenmesini ve haksız uygulamaların bilinmesini sağlar. Aynı zamanda davalı işletmeler için itibar açısından caydırıcı bir yaptırımdır. Karar ilanı masrafları davalıdan alındığı için tüketici örgütünün mali yükü olmaz.
Seri Mal Ayıp Davaları
Kanunun 74. maddesi ayrı bir dava türü düzenler. Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri dava açabilir. Mahkeme, seri malın ayıplı olduğunu tespit ederse, ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurma veya ayıbı giderme kararları verebilir. Üretici veya ithalatçı, mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbını ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Ayıbın ortadan kalkmasının imkânsız olması halinde mal, üretici veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır; toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir. İmha edilen malla ilgili tüketicinin dava ve tazminat hakları saklıdır. Bu düzenleme, ürün güvenliğini ve toplu ayıp sorunlarını çözmeye yöneliktir.
Harç ve Masraf Desteği
Tüketici örgütlerinin dava açmasını kolaylaştırmak için kanun mali destek sağlar. Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu’ndaki harçlardan muaftır. Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda hükmedilen vekalet ücreti Bakanlıkça karşılanır; davalı aleyhine sonuçlanırsa bilirkişi ücreti davalıdan tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıntı için tüketici davalarında harç muafiyeti yazımıza bakabilirsiniz. Bu destek, örgütlerin maliyet nedeniyle dava açmaktan kaçınmasını önler.
Arabuluculuk Şartı Aranmaz
Bu davalar dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Kanunun 73/A maddesi, 73. maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ile 74. maddede belirtilen davalarda dava şartı olarak arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Yani tüketici örgütü veya Bakanlık, genel tüketici menfaatine ilişkin davayı doğrudan tüketici mahkemesinde açabilir. Bu sayede tedbir taleplerinde zaman kaybı yaşanmaz. Kural ve istisnalar için tüketici mahkemesinde dava şartı arabuluculuk yazımıza göz atabilirsiniz.
Bireysel Tüketici İçin Anlamı
Bir tüketici bu davaları kendisi açamaz; ancak tüketici örgütlerine başvurarak şikâyetini iletebilir. Örgüt, konunun genel tüketici menfaatini ilgilendirdiğini değerlendirirse dava açabilir. Bireysel tüketici, kendi zararı için ayrı bir dava veya hakem heyeti başvurusu yapabilir; genel dava sonucunda verilen karar, bireysel davada da delil değeri taşıyabilir. Seri mal ayıp davasına tüketici de taraf olabilir; kanun tüketicilere de bu dava için aktif husumet ehliyeti tanır. Ayıplı mal bireysel hakları için ayıplı mal ve seçimlik haklar yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Bireysel bir sorunu genel menfaat davası sanmak,
- Haksız ticari uygulama ve reklam ihlallerini bu dava türüyle karıştırmak,
- Tedbir talebini gerekçelendirmemek,
- Karar ilanı talebini dava dilekçesine yazmamak,
- Bireysel zarar için ayrıca başvuru yapmayı unutmak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir çocuk oyuncağı serisinin parçalarının kolayca kırılarak küçük parçalar oluşturduğu ve yutma riski taşıdığı ortaya çıkar. Bir tüketici örgütü, satışın durdurulması ve ürünlerin toplatılması için tüketici mahkemesinde seri mal ayıp davası açar; ihtiyati tedbir olarak satışın geçici durdurulmasını ister. Mahkeme tedbiri kabul eder ve ayıbın üç ay içinde giderilmesine karar verir; ayıp giderilemezse mallar toplattırılır. Karar, ülke çapında üç gazetede ilan edilir.
Sonuç
Tüketici örgütleri, kamu kurumları ve Bakanlık, genel tüketici menfaatini korumak için ihtiyati tedbir, durdurma, tespit ve seri mal ayıp davaları açabilir; karar ilanı talep edilebilir ve bu davalarda arabuluculuk şartı aranmaz. Bireysel tüketici ise kendi zararı için hakem heyeti veya mahkeme yolunu kullanır. Toplu bir sorunla karşılaştığınızda hangi yolun uygun olduğunu değerlendirmek için tüketici hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Tüketici örgütleri hangi davaları açabilir?
Genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi bulunan hallerde bunun önlenmesi veya durdurulması için ihtiyati tedbir veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi ve durdurulması davası açabilirler. Haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler bu kapsamın dışındadır.
Karar ilanı nasıl yapılır?
Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talep kabul edilirse karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhal ilan edilir.
Seri mal ayıp davasında ne istenir?
Satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın giderilmesi ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması istenebilir. Ayıbın giderilmesi mümkün değilse mal toplanır ve gerekirse imha edilir.
Bu davalarda harç ve masraf kim öder?
Tüketici örgütleri tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu’ndaki harçlardan muaftır. Üst kuruluşlarca açılan davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması halinde vekalet ücreti Bakanlıkça karşılanır.
Dayanak mevzuat
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73, 74
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389-399
Tüketici Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.