Tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvuru şartı; hakem heyeti görevi, tedbir davaları ve taşınmaz uyuşmazlıklarına ilişkin istisnalar.
Kısaca
- Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TKHK m. 73/A/1).
- Hakem heyeti görevindeki uyuşmazlıklar, heyet kararına itirazlar, 73/6 ve 74. madde davaları ile taşınmazın aynından doğan tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı değildir.
- Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmelidir; eklenmezse davanın usulden reddi riski doğar (Arabuluculuk Kanunu m. 18/A).
- İlk toplantıya katılmama nedeniyle yargılama giderinin yarısından sorumlu tutulma kuralı tüketici aleyhine uygulanmaz.
Tüketici mahkemesinde dava açmayı düşünen birinin ilk kontrol etmesi gereken konu, arabuluculuğun dava şartı olup olmadığıdır. Bir dava şartı eksikliği, davanın esasına hiç girilmeden usulden reddedilmesine yol açar ve tüketici hem zaman hem de bazı masrafları kaybeder. 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi, tüketici mahkemelerinde arabuluculuğu genel olarak dava şartı yapar; fakat bu kuralın önemli istisnaları vardır. Bu yazıda kuralı, istisnaları ve uygulamada dikkat edilecek noktaları anlatıyoruz.
Genel Kural: Arabuluculuk Dava Şartıdır
Kanunun 73/A maddesinin birinci fıkrasına göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu, 22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunla eklenmiş bir düzenlemedir. Dava şartı, davanın esasına girilebilmesi için yerine getirilmesi gereken bir usul şartıdır; eksikliği halinde mahkeme davayı esastan incelemez. Dava öncesi arabuluculuk, tarafları uzlaştırarak mahkemenin iş yükünü azaltmayı ve uyuşmazlığı daha hızlı ve masrafsız bitirmeyi amaçlar.
Kapsam Dışı Kalan Uyuşmazlıklar
Aynı fıkra, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmadığı hususları sayar:
- Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar: Değeri parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda zaten hakem heyeti başvurusu zorunludur; bu nedenle ayrıca arabuluculuk aranmaz.
- Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar: Heyet kararına itiraz doğrudan tüketici mahkemesine yapılır.
- 73. maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar: Tüketici örgütleri, kamu kurumları ve Bakanlığın, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanuna aykırı durumun doğma tehlikesi bulunan hallerde açtığı ihtiyati tedbir ve tespit davaları.
- 74. maddede belirtilen davalar: Seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılmasına ilişkin davalar.
- Tüketici işlemi niteliğindeki ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar: Örneğin taşınmazın mülkiyetine ilişkin ayni haklardan doğan tüketici uyuşmazlıkları.
Bu istisnaların dışında kalan tüm tüketici davaları için arabulucuya başvuru dava şartıdır. Uygulamada değeri hakem heyeti sınırını aşan ayıplı mal, ayıplı hizmet, mesafeli satış ve tüketici kredisi uyuşmazlıkları çoğunlukla arabuluculuk kapsamındadır.
Başvuru Usulü
Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır (Arabuluculuk Kanunu m. 18/A/4). Büro, kayıtlı arabulucular listesinden bir arabulucu belirler; ancak tarafların listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde bu arabulucu görevlendirilir. Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hallerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmaması, anlaşma sağlanması veya anlaşamama hallerinde faaliyeti sona erdirir ve son tutanağı düzenler. Bu tutanak, davanın açılabilmesi için gerekli belgedir.
Son Tutanağın Dava Dilekçesine Eklenmesi
Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin ikinci fıkrasına göre davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkeme davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi halde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Bu sert sonuç, arabuluculuk sürecine ve belgesine gereken önemi verilmesini gerektirir.
Tüketiciyi Koruyan Özel Hükümler
Tüketici kanunu, arabuluculuk sürecinde tüketiciyi korumak için özel hükümler koyar. Birinci koruma, Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin on birinci fıkrasının tüketici aleyhine uygulanmamasıdır. Bu fıkra, geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan tarafın, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulmasını ve vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesini düzenler. Tüketicinin bu yönden korunması, tüketicinin arabuluculuğa katılmama nedeniyle cezalandırılmamasını sağlar; ancak bu, arabuluculuğa katılmanın yararsız olduğu anlamına gelmez, çünkü uyuşmazlığı hızlı çözme fırsatıdır. İkinci koruma ise arabuluculuk ücretine ilişkindir; bunu arabuluculuk ücreti yazımızda anlattık.
Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa
Taraflar arabuluculuk sonunda anlaşırsa, anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, taraflarca ve arabulucu tarafından imzalanır ve şartları taşıyorsa icra edilebilirlik şerhi alınarak ilam niteliği kazanabilir. Anlaşma belgesinin bağlayıcılığı konusunda arabuluculukta anlaşma tutanaklarının bağlayıcılığı yazısına bakabilirsiniz. Anlaşma halinde dava açılmasına gerek kalmaz; anlaşmaya aykırı davranan taraf hakkında icra yoluna gidilebilir.
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Arabuluculuk sürecine başvurulması zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durdurur. Bu, tüketicinin süresi dolmak üzere olan bir hakkını arabuluculuk sürecinde kaybetmemesi için önemlidir. Ancak süre, son tutanağın düzenlenmesinden sonra yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle son tutanak alındıktan sonra dava açma işleminin geciktirilmemesi gerekir. Ayıplı mal için ihbar ve dava süreleri ile zamanaşımı konusunda ayıplı mal ve ispat yükü yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Arabuluculuğun istisna kapsamındaki bir uyuşmazlık için zorunlu olduğunu sanmak,
- Zorunlu olduğu halde arabulucuya başvurmadan dava açmak,
- Son tutanağı dava dilekçesine eklememek,
- Arabuluculuk toplantısına hazırlıksız katılmak,
- Anlaşma sağlanınca icra edilebilirlik şerhi almayı unutmak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tüketici, yüksek bedelli ayıplı bir otomobil için bedel iadesi istiyor. Değer, hakem heyeti sınırının üzerinde olduğundan önce arabuluculuk bürosuna başvuruyor. Satıcı toplantıya katılıyor ancak anlaşma sağlanamıyor. Arabulucu son tutanağı düzenliyor; tüketici bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek tüketici mahkemesinde davayı açıyor. Aynı tüketici, sadece seri üretim malının satışının durdurulmasını isteyen bir tüketici örgütü olsaydı, arabuluculuğa gerek kalmadan doğrudan dava açabilirdi.
Sonuç
Tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvuru genel olarak dava şartıdır; hakem heyeti görevindeki uyuşmazlıklar, heyet kararına itirazlar, genel tüketici menfaatine ilişkin ve seri mal ayıp davaları ile taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar kapsam dışındadır. Doğru yolun seçimi hak kaybını önler. Uyuşmazlığınız için hangi başvurunun gerekli olduğunu değerlendirmek isterseniz tüketici hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Her tüketici davasından önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
Hayır. Kanun genel kural olarak tüketici mahkemesi uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı yapar; ancak hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, heyet kararına itirazlar, tüketici örgütlerinin genel tüketici menfaatine ilişkin davaları, seri mal ayıp davaları ve taşınmazın aynından doğan tüketici işlemleri kapsam dışındadır.
Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Bu nedenle başvurunun kanunda gösterilen kapsamda gerekli olup olmadığı önceden kontrol edilmelidir.
Son tutanağı dava dilekçesine eklemek şart mı?
Evet. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.
İlk toplantıya katılmazsam yargılama giderinin yarısını ödemek zorunda kalır mıyım?
Arabuluculuk Kanunu’ndaki bu kural tüketici aleyhine uygulanmaz. Tüketici mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmasa da bu nedenle yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulmaz.
Dayanak mevzuat
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A
Tüketici Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.